Diyanet İşleri
Gündüzü de geçimi temin zamanı kıldık.
Nebe suresi
Nebe suresi, 11. ayet. وَجَعَلْنَا ٱلنَّهَارَ مَعَاشًا
vece`alne-nnehâra me`âşâ.
Gündüzü de geçimi temin zamanı kıldık.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yeryüzü, gökler ve yağmurdaki düzen Nebe 6–16 3
Sizleri (erkekli dişili) eşler halinde yarattık.
Uykunuzu bir dinlenme (sebebi) kıldık.
Geceyi (sizi örten) bir elbise yaptık.
Gündüzü de geçimi temin zamanı kıldık.
Üstünüze yedi sağlam gök bina ettik.
Alev alev yanan aydınlatıcı ve ısıtıcı bir kandil yarattık.
(14-16) Taneler, bitkiler, sarmaş dolaş bahçeler çıkaralım diye yağmur yüklü yoğun bulutlardan şarıl şarıl yağmur yağdırdık.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 6–16. ayetler için yazılmıştır.
6. Biz, sizlere pek üstün ve değerli nimetler ihsan ederek sizin için “yeryüzünü bir beşik yapmadık mı?” Yani orası size boyun eğmiş, hazırlanmış, ekin ekmek, meskenler yapmak ve yollar açmak gibi maslahatlarınız için hazır hale getirilmiştir.
7. “Dağları da” sizi çalkalamasın ve sallayıp durmasın diye yeryüzünü sağlamlaştıran “birer kazık” kıldık.
8. “Sizi de çift çift” aynı cinsten erkek ve dişiler olarak “yarattık.” Böylelikle onların birinin diğeri ile sükûn bulmasını, aralarında sevgi ve merhametin oluşmasını, bu çiftten zürriyetin meydana gelmesini sağladık. Bu lütfun kapsamı içerisinde eşlerin birbirleri ile nikâhlanmaları ve bu yolla lezzet almaları da vardır.
9-11. Uykuyu sizin için rahatlayacağınız ve işlerinize ara vereceğiniz bir hâl kıldık. Çünkü çalışma zamanınız sürekli devam edecek olursa bedenlerinize zarar verir.
Yüce Allah, gece ve uyku ile insanları bürüyerek, gündüzün devam eden yorucu hareketlerinin sükûn bulmasını ve faydalı bir şekilde dinlenmelerini sağlamıştır.
12. “Üstünüzde sapasağlam” son derece güçlü ve dayanıklı “yedi” gök “bina ettik.” Yüce Allah, bu gökleri kudreti ile ayakta tutmuş ve onları yeryüzüne bir tavan yapmıştır. Göklerin pek çok faydaları vardır. Bundan dolayı Yüce Allah, bunun faydalı unsurlarından birisi olarak güneşi söz konusu edip şöyle buyurmaktadır:
13. “(Orada) alev alev yanan (ısı ve ışık yayan) bir kandil yarattık.” “Kandil” ifadesiyle Allah, insanlar için zorunlu bir ihtiyaç olan güneşin ışık nimetine dikkat çekmektedir. “Alev alev yanan” ifadesi ile de onun yaydığı ısının mahsulleri olgunlaştırma ve benzeri başka faydalarına dikkat çekmektedir.
14. “Yağmur yüklü bulutlardan sağanak sağanak” oldukça çok miktarda “yağan bir su indirdik.”
15-16. “Ki onunla” buğday, arpa, darı, pirinç ve buna benzer Âdemoğlunun yediği “tahıl, bitki” bu da Yüce Allah’ın, hayvanlara gıda olarak yarattığı tüm bitkileri kapsar “ve ağaçları sarmaş dolaş olmuş” birbiri üzerine sarılmış ve lezzetli bütün meyve türlerinden bulunan “bahçeler çıkaralım diye.”
Değeri ölçülemeyen ve sayılamayacak kadar çok olan bu üstün nimetleri ihsan edeni nasıl inkâr edersiniz? O’nun size haber verdiği öldükten sonra dirilişi ve amellerinizin karşılıklarının görülmesini nasıl yalanlarsınız? Yahut nasıl olur da O’nun nimetlerini O’na isyan yolunda kullanırsınız ve bunca nimetlere nankörlük edersiniz?
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ve gündüzü de bir kazanç ve rızık arama sahası kıldık.
Aynı kök: عيش (8 geçiş)
Andolsun, size yeryüzünde imkan ve iktidar verdik. Sizin için orada birçok geçim imkanları da yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz!
Aynı kök: عيش (8 geçiş)
Orada hem sizin için, hem de sizin rızık vermediğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.
Aynı kök: عيش (8 geçiş)
"Her kim de benim zikrimden (Kur'an'dan) yüz çevirirse, mutlaka ona dar bir geçim vardır. Bir de onu kıyamet gününde kör olarak haşrederiz."
Aynı kök: نهر (113 geçiş)
İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…
Aynı kök: نهر (113 geçiş)
Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…
Aynı kök: نهر (113 geçiş)
Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(10, 11) Geceyi bir örtü, gündüzü de çalışıp kazanma zamanı yaptık.
gündüzü de hayat (sembolü) yaptık.
gündüzü de hayat(ın sembolü).
Gündüzü de geçim meşgalesi kıldık.
Gündüzü bir geçim vakti kıldık.
Gündüzü de çalışıp kazanma zamanı yaptık.
Gündüzü geçim zamanı yaptık.
Gündüzünüzü, geçiminizi sağlama vakti yapmadık mı?
Gündüzü de geçimi sağlama zamanı olarak belirledik.
Gündüzü de geçimi sağlama zamanı olarak belirledik.
Gündüzü bir geçim vakti yaptık.
Ve gündüzü bir meaş yaptık
Gündüzü geçim zamanı yaptık.
Gündüzü geçim zamanı yaptık.
Gündüzü geçim zamanı yaptık.
Gündüzü bir geçim vakti kıldık.
Gündüzü maişet vakti yapdık.
Gündüzü de maişet vakti kıldık.
(1-16) Üzerinde karşıtlaştıkları / ihtilaf ettikleri çok büyük haberden neyi soruşturuyorlar? Hayır İleride bilecekler sonra yine hayır! ileride bilecekler, biz arzı döşek, dağları kazık olarak yapmadık mı? Sizleri de çiftler halinde yarattık, (Ezvac dedi ezdad demedi, eşyada çift kutupluluk yoktur, yoktan var edilenler de çift kutupluluk vardır ezvac denilir) (Halk; eşyanın var oluşuyla alakalı cevheri konulardaki yaratmaktır, Ceale ise: Eşyanın arazi eylemine yönelik yapmaktır.) Arzı biz beşik yapmadık mı? Uykunuzu dinlenme geceyi de örtü / elbise yaptık , gündüzü geçimlik zaman yaptık , üzerinize de yedi sağlam gök bina ettik , akkor halde parlayan lamba yaptık. Sıkışmış yağmur bulutlarından hububat ve bitki / nebat çıkarmak için şarıl şarıl akan su indirdik. (Muğsirat Asr; Sıkıp suyunu çıkarmak demekti r) Dalları iç içe / sarmaş dolaş bahçeler.
Gündüzü de geçim zamanı kıldık.
Gündüzü de geçim zamanı yaptık.
gündüzü ise çalışıp kazanma vakti yaptık dipnot 1 .
Gündüzü çalışıp kazanma vakti kıldık.
Gündüzü de geçimlik kıldık.
Gündüzü de geçimlik kıldık.
Gündüzü, geçim için çalışma zamanı yaptık.
We made the day-time luminous for activity and livelihood.
and the day for your livelihood?
And made the day as a means of subsistence?
and made the day to seek livelihood, dipnot 1
We made the day for earning a living.
And We have made the day for livelihood.
and make the day for livelihood?
And We have made the day for the (various) pursuits of life.
and We appointed day for a livelihood.
And energized you in the day so that you for after your provision
and made the day for livelihood,
We made the day to work in?
and destined the day to the gaining your livelihood;
And made the day for livelihood and activity?
And We have made the daytime for (earning) a livelihood.
And have appointed the day for livelihood.
And the day for seeking livelihood.
and made the day [a symbol of] life.
and made the day for livelihood,
And We made the day to work in
And the day to seek provisions.
And made the day for livelihood
And We made the day a living,
And made the day, life. ('Ma'ash' = Economy = Subsistence = All activities of life = The state of living).
And made the day for finding livelihood
and made the day a source of livelihood.
And We made the day to work in?