Diyanet İşleri
(1-2) Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed haktan) sapmadı ve azmadı.
Necm suresi
Necm suresi, 1. ayet. وَٱلنَّجْمِ إِذَا هَوَىٰ
vennecmi iẕâ hevâ.
(1-2) Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed haktan) sapmadı ve azmadı.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
1. Yüce Allah batan yıldıza, yani gecenin bitişi ve gündüzün gelişi sırasında ufukta kaybolan yıldıza yemin etmektedir. Çünkü bunda Yüce Allah’ın yemin etmesini gerektirecek pek büyük âyetler/deliller vardır. Doğru olan buradaki yıldızın, bütün yıldızları kapsayan bir cins/tür ismi olduğudur.
Yüce Allah, Rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'in getirmiş olduğu ilâhî vahyin doğruluğuna dair yıldızlarla yemin etmektedir. Çünkü bunda hayret uyandıran bir münasebet vardır. Şöyle ki Yüce Allah yıldızları semânın süsü kıldığı gibi, vahiy ve onun etkileri de yeryüzünün süsüdür. Şâyet peygamberlerden miras olarak alınan ilim olmasa idi, insanlar zifiri gecenin karanlığından daha karanlıkta olurlardı.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah -Subhanehu ve Teâlâ- yıldızın batışına yemin etmiştir.
Aynı olay: İsrâ ve Mi'rac · Aynı kök: هوي (38 geçiş)
O, nefis arzusu ile konuşmaz.
Aynı olay: İsrâ ve Mi'rac
Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescid-i Haram'dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya…
Aynı olay: İsrâ ve Mi'rac
(1-2) Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed haktan) sapmadı ve azmadı.
Aynı kök: نجم (13 geçiş)
O, sayelerinde, kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye sizin için yıldızları yaratandır. Bilen bir toplum için ayetleri ayrı ayrı…
Aynı kök: نجم (13 geçiş)
Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan ve Arş'a kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan,…
Aynı kök: نجم (13 geçiş)
O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Bütün yıldızlar da O'nun emri ile sizin hizmetinize verilmiştir. Şüphesiz bunlarda aklını…
Aynı kök: هوي (38 geçiş)
Andolsun, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik. Ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya mucizeler verdik. Onu Ruhu'l-Kudüs…
Aynı kök: هوي (38 geçiş)
Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: "Allah'ın yolu asıl doğru yoldur." Sana gelen ilimden…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Parça parça) indiğinde necm'e (Kur'an'a) yemin olsun.
Vahyin aşama aşama inişi şahit olsun!
Düşün yücelerden inen (Allah'ın mesajının) gözler önüne serdiğini!
Necm'e (bölüm bölüm açığa çıkararak tüm hakikati anlatana) yemin olsun ki,
Battığı zaman yıldıza andolsun;
Battığı zaman yıldıza andolsun ki,
Yemin olsun; battığı zaman Yıldıza!
- Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız Muhammed sapmadı, azmadı. O, arzusuna göre de konuşmuyor. Bildirdikleri, kendisine vahyolunan bir vahiyden ibarettir.
Düşerken yıldızlara ant olsun.
Düşerken yıldızlara andolsun.
İnmekte olan necme (yıldıza, Kur'an'ın inen miktarına) yemin ederim ki,
O necme kasem ederim indiği dem ki
Batan yıldıza ant olsun ki,
Batan yıldıza ant olsun ki,
Batan yıldıza ant olsun ki,
Battığı zaman yıldıza andolsun;
Batdığı dem yıldıza and olsun ki,
Andolsun yıldıza, battığı demde.
(1-18) Battığında / heva olduğunda yıldıza yemin olsun ki , a rkadaşınız şaşırmadı ve azıtmadı . Keyfinden / hevasından konuşmaz / nutuk etmez. O, ancak vahyedilen vahiydir. Ona şiddetli kuvvet sahibi / Cebrail öğretti. Üstün akıl sahibi ve kapsayıcıdır / istiva etmiştir. Ve yüksek ufuktadır. Sonra iyice sokuldu / yaklaştı ve aşağı doğru sarktı . İki yay miktarı yahut daha yakın (ednaa) oldu . Ve O’nun kuluna ne vahyedecekse vahyetti . Ne göründüyse gönlü onu yalanlamadı. Gördükleri üzerine onunla tartışıyor musunuz ? Diğer bir inişinde de Sidretil Müntehada onu gördüydü . (Sidra ağacı nebk denilen iğneli ağaç) Meva cenneti onun yanında ydı (Cennet görüntüsü eşliğinde) Sidreti kaplayan / bürüyen kaplıyordu. Ne gözü kaydı / şaşıladı ne de taşkınlık etti / haddi aştı. Rabbinin en büyük ayetlerinden de gördüydü.
Battığı zaman yıldıza andolsun.
Aşağı kayan yıldıza andolsun ki:
Ortaya çıktığında o yıldıza dipnot 1 (kutup yıldızına) yemin olsun ki dipnot 2
Alçalıp yükseldiğinde o yıldız (çoban yıldızı) önemlidir dipnot 1 .
Yıldıza andolsun batarken.
Yıldıza andolsun batarken.
Yemin olsun inip çıktığı zaman yıldıza/fışkırıp çıktığı zaman çimene/süzülüp aktığı zaman Ülker Yıldızı'na/aşağı indiği zaman o parçalar halinde ağır ağır gelene,
I swear by the celestial body when it goes down to make an apparent descent toward and below the horizon,
By the star when it sets!
By the Star when it goes down,-
By the star when it sets: dipnot 1
By the star when it descends,
By the star when it goes down (or vanishes).
By the star when it sets:
I call to witness every part of the Qur'ân when it is revealed,
By the Star when it plunges,
I (God) swear by the star when it goes down (explode and throw its energy back to the universe creating a nova: The most awesome happening in the universe. )
By the star when it falls,
As the star collapsed.
By the star, when it setteth;
(I swear) By the star when it sets.
And (by) the Star when it tumbles down.
By the Star when it setteth,
I CALL TO witness the star of the pleiades when it has dipped
CONSIDER this unfolding [of God’s message], as it comes down from on high!
By the stars when they fade away!
As the star collapsed.
As the stars fell away.,
By the star when it descends,
By the star when it descends!
Witness are the Stars that set along a course appointed. (They never misguide you. He Who commands them, commands the Messenger (6:98), (56:75). 'Wa' = And = Consider = Witness = For = By. 'Najm' is singular as well as plural in the form of a galaxy).
By the Star when it goes down (and sets)—
By the star when it goes down to set,
And as the star fell away.