Diyanet İşleri
Halbuki onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece zanna uyuyorlar. Şüphesiz zan, hakikat namına hiçbir şey ifade etmez.
Necm suresi
Necm suresi, 28. ayet. وَمَا لَهُم بِهِۦ مِنْ عِلْمٍ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَإِنَّ ٱلظَّنَّ لَا يُغْنِى مِنَ ٱلْحَقِّ شَيْـًٔا
vemâ lehüm bihî min `ilm. iy yettebi`ûne ille-żżanne. veinne-żżanne lâ yugnî mine-lḥaḳḳi şey'â.
Halbuki onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece zanna uyuyorlar. Şüphesiz zan, hakikat namına hiçbir şey ifade etmez.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Lât, Uzzâ ve Menât; meleklere dişi isim vermek Necm 19–30 3
Oysa, Ahiret de dünya da Allah'ındır.
Göklerde nice melekler vardır ki onların şefaatleri; ancak Allah'ın izniyle, dilediği ve hoşnut olduğu kimselere yarar sağlar.
Şüphesiz ahirete iman etmeyenler, meleklere dişi isimleri veriyorlar.
Halbuki onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece zanna uyuyorlar. Şüphesiz zan, hakikat namına hiçbir şey ifade etmez.
Öyle ise bizim zikrimizden (Kur'an'dan) yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimselerden yüz çevir.
İşte onların ilimden ulaşabildikleri nokta! Şüphesiz senin Rabbin, yolundan sapanı daha iyi bilir. O, hidayete ereni de daha iyi bilir.
Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. (Bu) kötülük edenleri yaptıklarıyla cezalandırması, iyilik edenleri de daha güzeliyle mükafatlandırması için (böyle)dir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
28. Üstelik onların bu hususta ne Allah’tan, ne de O’nun peygamberlerinden gelmiş bir ilmî dayanakları da yoktur. Fıtrat ve akıllar da böyle bir şeye delil değildir. Aksine ilim bütünü ile sözlerinin tam aksine delâlet etmekte, Allah’ın çocuk sahibi olmaktan, eşi bulunmaktan münezzeh olduğunu ortaya koymaktadır. Çünkü O, tek ve Sameddir. Doğmamıştır, çocuğu yoktur. Hiçbir kimse de O’na denk değildir.
Melekler, üstün ve şerefli varlıklardır. Yüce Allah’a yakındırlar, O’nun emrini eksiksiz yerine getirirler. “Melekler kendilerine verdiği emirlerde Allah’a isyan etmezler. Ne emir olunurlarsa onu yaparlar.” (et-Tahrîm, 66/6)
Müşrikler, bu çirkin sözleri söylerken hak namına hiçbir değer ifade etmeyen zanna uymaktadırlar. Hak ise mutlaka kat’i delil ve açık belgelerden çıkartılmış yakîn/kesin bilgi ifade eder.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onların melekleri dişi olarak isimlendirmelerinde dayandıkları hiç bir delil yoktur. Bu hususta ancak yalan ve zanna tabi olmaktadırlar. Hiç şüphe yok ki zan ise hakkın yerine geçip bir şey ifade etmez.
Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Aynı kök: غني (73 geçiş) · Ortak kavram: Zan
Onların çoğu ancak zannın ardından gider. Oysa zan, hak namına hiçbir şeyin yerini tutmaz. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarını hakkıyla…
Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Aynı kök: غني (73 geçiş) · Ortak kavram: Zan
Dünya hayatının hali, ancak gökten indirdiğimiz bir yağmurun hali gibidir ki, insanların ve hayvanların yedikleri yeryüzü bitkileri onunla yetişip…
Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
(156-157) Bir de inkarlarından ve Meryem'e büyük bir iftira atmalarından ve "Biz Allah'ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük" demelerinden…
Aynı kök: غني (73 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, halimdir (hemen…
Aynı kök: غني (73 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler…
Aynı kök: غني (73 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
İnsanların hepsi Allah'ın huzuruna çıkacak ve güçsüzler büyüklük taslayanlara diyecek ki: "Şüphesiz bizler size uymuştuk; şimdi siz az bir şey olsun,…
Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
"İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar…
Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onların bu konuda hiçbir bilgisi yoktur. Zandan başka bir şeye uymuyorlar. Şüphesiz ki zan, gerçeklik bakımından hiçbir şey ifade etmez. dipnot 1
Ama onların bu konuda hiçbir bilgisi bulunmamakta, sadece zannın peşine düşmekteler: şu da bir gerçek ki, zan asla gerçeğin yerini tutamaz.
ve onların bu konuda hiçbir bilgileri olmadığından yalnızca zannın ardından giderler ama zan, hiçbir zaman gerçeğin yerini tutmaz.
Oysa bu hususta onların bir ilmi (delilleri) yoktur. . . Onlar ancak zanna uyuyorlar! Muhakkak ki zan, gerçeği yansıtmaz!
Oysa onların bununla ilgili hiçbir bilgileri yoktur. Onlar, yalnızca zanna uymaktadırlar. Oysa gerçekte zan, haktan yana hiçbir yarar sağlamaz.
Halbuki onların bu hususta hiç bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise hiç şüphesiz hakikat bakımından bir şey ifade etmez.
Oysa bu konuda bilgileri yoktur; yalnızca yakıştırıyorlar. Aslında, yakıştırmak, gerçek hakkında hiçbir yarar sağlamaz.
Halbuki onların bu hususta hiç bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise asla gerçeği ifade etmez.
Onların bu konuda bir bilgileri yoktur, sadece sanıları izlemektedirler ve sanılar gerçeğin yerini tutmaz.
Onların bu konuda bir bilgileri yoktur, sadece sanıları izlemektedirler ve sanılar gerçeğin yerini tutmaz.
Aslında onların buna dair bilgileri yoktu, sadece zanna uyuyorlar. Oysa zan gerçekten yana hiçbir şey ifade etmez.
Maamafih ona dair bir bilgileri olduğundan değil sırf zanne tabi' oluyorlar, halbuki zann haktan hiçbir şey'i muğni olmaz.
Oysaki onların bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar yalnızca zanna uyuyorlar. Oysaki zan, "gerçekten" yana hiçbir değer taşımaz.
Oysaki onların bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar yalnızca zanna uyuyorlar. Oysaki zan, "gerçekten" yana hiçbir değer taşımaz.
Oysaki onların bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar yalnızca zanna uyuyorlar. Oysa ki zan "gerçekten" yana hiçbir değer taşımaz.
Oysa onların bununla ilgili hiçbir bilgileri yoktur. Onlar, yalnızca zanna uymaktadırlar. Oysa gerçekte zan, haktan yana hiçbir yarar sağlamaz.
Halbuki onların buna dair de bilgisi yokdur. Onlar kuruntudan başkasına tabi' olmazlar. Kuruntu ise, şübhesiz, hakdan hiç birşey'i ifade etmez.
Halbuki onların bu hususta bilgileri yoktur. Onlar, sadece zanna uyarlar. Zan ise hiç şüphesiz gerçekten bir şey ifade etmez.
(19-30) Sizlerde lat’ı, uzzayı ve diğer üçüncüleri menaatı gördünüz mü? Erkek sizin mi? Dişi O’nun mu? İnsafsızca bir kısmet / taksimat / bölüşüm . Kesin olan şu ki, onlar sizin ve babalarınızın taktığı / isimlendirdikleri, Allah ’ın hiçbir delili indirmediği isimlerdir. Sadece zanna ve nefislerinin / kendilerinin keyflerine uyuyorlar / taabi oluyorlar. Oysa ki onlara Rablerinden kılavuz geldi. Peki, insan arzu ettiğini / temenni ettiğini elde eder mi? (Sizin arzularınızla mı işler yürüyor?) Sonra da / ilk de Allah’ındır. Allah’ın istediği ve razı olduğu kişilere, semalarda var olan nice meleklerin şefaatleri, ancak Allahın izin vermesi sonrası fayda sağlayacaktır. Ahirete / sonraya inanmayanlar melekleri dişi isimlerle isimlendiriyorlar. Onların buna dair bir ilimleri / bilgileri olduğundan değil onlar sadece zanna uyuyorlar. Varsanmak / Zannetmek kesinlikle gerçek olandan hiçbir şey ifade etmez . Zikrimize / hatırlatmamıza yüz çevirenlere ve yalnızca dünya hayatını dileyenlere / murad edenler e sen de sırtını dön. İşte bu onların ilimden ulaş abildikleridir. Rabbin yolundan sapanları elbette biliyor ve O kimin yola girdiğini en iyi bilendir.
Hâlbuki onların buna dair bilgileri yoktur. Onlar ancak zanna uyarlar. Zan ise hiç şüphesiz hak adına hiçbir şey ifade etmez.
Onların bu hususta bir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise haktan hiçbir gerçek kazandırmaz. (Zan ile gerçeğe ulaşılmaz.)
Bu konuda hiçbir bilgileri yoktur, onlar sadece varsayımlarının peşinden giderler. Varsayım, gerçeğin yerini hiçbir şekilde tutmaz dipnot 1 .
Bu konuda ellerinde bir bilgi de yoktur, sadece varsayımlarıyla hareket ederler. Varsayım, gerçeğin yerini tutamaz.
Oysa, bu konuda bir bilgileri yoktur. Sadece zanna tâbi oluyorlar. Zan ise hiç şüphesiz hakikat bakımından bir şey ifade etmez.
Oysa, bu konuda bir bilgileri yoktur. Sadece zanna tabi oluyorlar. Zan ise gerçekten bir şey ifade etmez.
Onların bu konuda hiçbir bilgisi yoktur. Yalnızca sanıya uyuyorlar. Sanı ise haktan hiçbir şey kazandırmaz.
Yet they lack the knowledge giving firm belief of what is true on sufficient grounds, and they follow an emotion, they imagine, will direct them to the attainment and possession of the object from which, in their view, satisfaction is expected. But never does an unverified supposition or an opinion offered on insufficient presumptive evidence replace the truth or conformity with fact.
They have no knowledge to base this on: they merely follow guesswork. Guesswork is of no value against the Truth.
But they have no knowledge therein. They follow nothing but conjecture; and conjecture avails nothing against Truth.
although they have no knowledge regarding that. They only follow their conjecture dipnot 1 and conjecture can never take the place of the Truth.
They have no knowledge of this. They are only following conjecture. Conjecture is of no avail whatever against the truth.
But they have no knowledge thereof. They follow but a guess, and verily, guess is no substitute for the truth.
They do not have any knowledge of that. They follow nothing but conjectures, and indeed conjecture is no substitute for the truth.
But they have no knowledge of the matter. They follow nothing but conjecture, yet by no means can a conjecture be a substitute for the established Truth.
They have not any knowledge thereof; they follow only surmise, and surmise avails naught against truth.
They do not have any knowledge about the nature of the Angles or unseen and just follow their guesses and guess is not a substitute for the truth.
but they have no knowledge thereof; they do but follow suspicion, and, verily, suspicion shall not avail against the truth at all!
While they had no knowledge about this; they only followed conjecture. Conjecture is no substitute for the truth.
But they have no knowledge herein: They follow no other than a bare opinion; and a bare opinion attaineth not any thing of truth.
And they have no knowledge of it; they do not follow anything but conjecture, and surely conjecture does not avail against the truth at all.
And in no way do they have any knowledge thereof. Decidedly they closely follow (nothing) except surmise, and surely surmise does not avail anything against the Truth.
And they have no knowledge thereof. They follow but a guess, and lo! a guess can never take the place of the truth.
Yet they have no knowledge of this, and follow nothing but conjecture, but conjecture cannot replace the truth.
and [since] they have no knowledge whatever thereof, they follow nothing but surmise: yet, behold, never can surmise take the place of truth.
although they have no knowledge ˹in support˺ of this. They follow nothing but ˹inherited˺ assumptions. And surely assumptions can in no way replace the truth.
While they had no knowledge about this; they only followed conjecture. And conjecture is no substitute for the truth.
They had no knowledge about this; they only conjectured. Conjecture is no substitute for the truth.
And they have thereof no knowledge. They follow not except assumption, and indeed, assumption avails not against the truth at all.
But they have no knowledge thereof, they follow only assumption; and assumption avails nothing against the truth.
And since they do not learn the Law of Cause and Effect, they can follow nothing but guesswork. And behold, guesswork can never take the place of Truth. (6:149).
But they do not have knowledge about it. They follow nothing except (their) guesswork; And, surely, guesswork is of no use against Truth.
They do not have knowledge about it. They follow nothing but conjecture, and conjecture is of no avail in (the matter of) Truth.
While they had no knowledge about this; they only followed conjecture. And conjecture is no substitute for the truth.