Necm suresi

Necm suresi, 30. ayet

Necm suresi, 30. ayet. ذَٰلِكَ مَبْلَغُهُم مِّنَ ٱلْعِلْمِ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ ٱهْتَدَىٰ

ẕâlike mebleguhüm mine-l`ilm. inne rabbeke hüve a`lemü bimen ḍalle `an sebîlihî vehüve a`lemü bimeni-htedâ.

Diyanet İşleri

İşte onların ilimden ulaşabildikleri nokta! Şüphesiz senin Rabbin, yolundan sapanı daha iyi bilir. O, hidayete ereni de daha iyi bilir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Necm 27–33 · surenin 30. ayeti / 62

Konu Lât, Uzzâ ve Menât; meleklere dişi isim vermek Necm 19–30 3

  1. Necm 27

    Şüphesiz ahirete iman etmeyenler, meleklere dişi isimleri veriyorlar.

  2. Necm 28

    Halbuki onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece zanna uyuyorlar. Şüphesiz zan, hakikat namına hiçbir şey ifade etmez.

  3. Necm 29

    Öyle ise bizim zikrimizden (Kur'an'dan) yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimselerden yüz çevir.

  4. 30

    İşte onların ilimden ulaşabildikleri nokta! Şüphesiz senin Rabbin, yolundan sapanı daha iyi bilir. O, hidayete ereni de daha iyi bilir.

  5. Necm 31

    Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. (Bu) kötülük edenleri yaptıklarıyla cezalandırması, iyilik edenleri de daha güzeliyle mükafatlandırması için (böyle)dir.

  6. Necm 32

    Onlar, ufak tefek kusurları dışında, büyük günahlardan ve çirkin işlerden uzak duran kimselerdir. Şüphesiz Rabbin, bağışlaması çok geniş olandır. Sizi, topraktan yarattığında da ve analarınızın karnında ceninler iken de, en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, Allah'a karşı gelmekten sakınanları en iyi bilendir.

  7. Necm 33

    (33-34) Şimdi yüz çevireni; pek az verip de kaskatı cimrileşeni gördün mü?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

30. “İşte onların bilgileri ancak bu kadardır.” Yani bilgilerinin varabildiği en son nokta, budur.

Âhirete iman eden, onu tasdik eden, akıl ve fikir sahibi kimselere gelince onların hedefleri ve iradeleri âhiret yurduna yöneliktir. Onların ilimleri, ilimlerin en faziletlisi ve üstünüdür. O da Allah’ın Kitabından ve Rasûlünün sünnetinden alınmadır.

Yüce Allah kimin hidâyete lâyık olduğunu bilir ve o kimselere hidâyet verir. Hidâyete layık olmayan kimseleri de bilir ve onları da kendi nefisleri ile baş başa bırakır, onlara yardım etmez ve onlar da Allah’ın yolundan saparlar. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Şüphesiz Rabbin, yolundan sapanı da pek iyi bilir, hidâyette olanı da pek iyi bilir.” Böylece O, lütfunu lâyık olan kimselere ihsan eder.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Müşriklerin söyledikleri bu söz -melekleri dişi olarak isimlendirmek- onların ulaşabilecekleri ilmin son sınırıdır. Çünkü onlar cahillerdir, gerçek ilme ulaşamamışlardır. -Ey Resul!- Senin Rabbin hak yolundan sapanları en iyi bilendir ve kimin de kendi yolunda hidayet üzere olduğunu en iyi bilendir. Bu hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz.

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ذَٰلِكَ zalike işte budur
  2. مَبْلَغُهُم mebleguhum onların erişebilecekleri kök: بلغ
  3. مِّنَ mine -den
  4. ٱلْعِلْمِ ۚ l-ilmi bilgi- kök: علم
  5. إِنَّ inne şüphesiz
  6. رَبَّكَ rabbeke Rabbin kök: ربب
  7. هُوَ huve O
  8. أَعْلَمُ ea'lemu iyi bilir kök: علم
  9. بِمَن bimen kimseyi
  10. ضَلَّ delle sapan kök: ضلل
  11. عَن an -ndan
  12. سَبِيلِهِۦ sebilihi yolu- kök: سبل
  13. وَهُوَ ve huve ve O
  14. أَعْلَمُ ea'lemu iyi bilir kök: علم
  15. بِمَنِ bimeni kimseyi
  16. ٱهْتَدَىٰ hteda yola gelen kök: هدي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Onlar iki denizin birleştiği yere varınca, balıklarını unuttular. Balık denizde yolunu tutup kayıp gitti.

  • Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Gerçek dua ancak O'nadır. O'ndan başka yalvardıkları ise onların isteklerine ancak, ağzına ulaşmayacağı halde, ulaşsın diye avuçlarını suya uzatan…

  • Ortak kavram: Yol (sebîl) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru…

  • Nisâ 44 olası

    Ortak kavram: Yol (sebîl) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Kendilerine Kitap'tan bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan sapmanızı istiyorlar.

  • Nisâ 88 olası

    Ortak kavram: Yol (sebîl) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Size ne oluyor da münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız? Allah, onları yaptıkları işlerden dolayı baş aşağı ederek eski konumlarına (küfre)…

  • Aynı kök: بلغ (77 geçiş)

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    (6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

59 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İşte onların bilgisi bundan ibarettir. Şüphesiz ki Rabbin -evet yalnızca O- kendi yolundan kimin saptığını çok iyi bilendir ve O kimin doğru yola ulaştığını da çok iyi bilendir. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: En‘âm 6:117; Nahl 16:125; Kasas 28:56, 85; Kalem 68:7.

Mustafa İslamoğlu

Onların bilgi ufku da işte bu (dünya ile) sınırlıdır. Elbet senin Rabbin kendi yolundan kimin saptığını en iyi bilendir, kimin doğru yola yöneldiğini de en iyi bilendir.

Muhammed Esed

ki bu onlar için bilinmeye değer tek şeydir. Şüphe yok ki Rabbin, kimin O'nun yolundan saptığını ve kimin O'nun rehberliğine uyduğunu hakkıyla bilir.

Ahmed Hulusi

Bilgilerinin onları ulaştıracağı son nokta işte budur (dünya zevkleriyle yaşayıp vefat etmek, başkasını düşünemezler)! Muhakkak ki Rabbin "HU" yolundan sapanı daha iyi bilir! "HU" daha iyi bilir hakikate ereni!

Ali Bulaç

İşte onların ilimden yana ulaşabildikleri (son sınır) budur. Şüphesiz, senin Rabbin; kendi yolundan sapanı en iyi bilen O'dur ve hidayet bulanı da en iyi bilen O'dur.

Ali Özek ve heyeti

İşte onların erişebilecekleri bilgi budur. Şüphesiz ki senin Rabbin, evet O, yolundan sapan daha iyi bilir. O, hidayette olanı da çok iyi bilir.

Ali Rıza Safa

Onların erişebilecekleri bilgi, işte bu kadardır. Kuşkusuz, Efendin; O, yolundan sapanı bilir. Ve O, doğru yolda olanı da bilir.

Bayraktar Bayraklı

Onların ilimde aldıkları mesafe bu kadardır. Şüphesiz Rabbin yoldan çıkanı da doğru yola geleni de hakkıyla bilmektedir.

Edip Yüksel

İşte onların ulaştıkları bilgilerinin düzeyi budur. Elbette, Efendin yolundan sapanı iyi bilir, doğru yolda olanı da iyi bilir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İşte onların ulaştıkları bilgilerinin düzeyi budur. Elbette, Rabbin yolundan sapanı iyi bilir, doğru yolda olanı da iyi bilir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte budur onların ilimde erişebildikleri son sınır!. Şüphesiz Rabbin, O en iyi bilendir yolundan sapanı, hem de O en iyi bilendir hidayet yolunu tutanı.

Elmalılı Hamdi Yazır

İşte odur onların ılimden irebildikleri gaye, şübhesiz ki rabbın, odur en bilen yolundan sapanı, hem de odur en bilen hidayeti tutanı

Erhan Aktaş

Onların bilgi düzeyi bu kadardır. Rabb'in, kimin kendi yolundan sapmış olduğunu en iyi bilendir ve O, iletildiği doğru yolda olanı da en iyi bilendir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onların bilgi düzeyi bu kadardır. Rabb'in, kimin kendi yolundan sapmış olduğunu en iyi bilendir ve O, iletildiği doğru yolda olanı da en iyi bilendir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onların bilgi düzeyi bu kadardır. Rabb'in, kimin kendi yolundan sapmış olduğunu en iyi bilendir ve O, iletildiği doğru yolda olanı da en iyi bilendir.

Gültekin Onan

İşte onların ilimden yana ulaşabildikleri (son sınır) budur. Şüphesiz, senin rabbin; kendi yolundan sapanı en iyi bilen O'dur ve hidayet bulanı da en iyi bilen O'dur.

Hasan Basri Çantay

Onların ilimden erebildikleri (son had) işte budur. Şübhesiz ki Rabbin, yolundan sapan kimseleri çok iyi bilenin ta kendisidir. O, hidayet bulan kimseleri de pek iyi bilendir.

İbni Kesir

Onların bilgiden erişebilecekleri işte budur. Muhakkak ki Rabbın; yolundan sapmış olanı en iyi bilendir. Ve O; hidayete ereni de en iyi bilendir.

Mehmet Alagaş

(19-30) Sizlerde lat’ı, uzzayı ve diğer üçüncüleri menaatı gördünüz mü? Erkek sizin mi? Dişi O’nun mu? İnsafsızca bir kısmet / taksimat / bölüşüm . Kesin olan şu ki, onlar sizin ve babalarınızın taktığı / isimlendirdikleri, Allah ’ın hiçbir delili indirmediği isimlerdir. Sadece zanna ve nefislerinin / kendilerinin keyflerine uyuyorlar / taabi oluyorlar. Oysa ki onlara Rablerinden kılavuz geldi. Peki, insan arzu ettiğini / temenni ettiğini elde eder mi? (Sizin arzularınızla mı işler yürüyor?) Sonra da / ilk de Allah’ındır. Allah’ın istediği ve razı olduğu kişilere, semalarda var olan nice meleklerin şefaatleri, ancak Allahın izin vermesi sonrası fayda sağlayacaktır. Ahirete / sonraya inanmayanlar melekleri dişi isimlerle isimlendiriyorlar. Onların buna dair bir ilimleri / bilgileri olduğundan değil onlar sadece zanna uyuyorlar. Varsanmak / Zannetmek kesinlikle gerçek olandan hiçbir şey ifade etmez . Zikrimize / hatırlatmamıza yüz çevirenlere ve yalnızca dünya hayatını dileyenlere / murad edenler e sen de sırtını dön. İşte bu onların ilimden ulaş abildikleridir. Rabbin yolundan sapanları elbette biliyor ve O kimin yola girdiğini en iyi bilendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

İşte onların erişebilecekleri ilim budur. Şüphesiz Rabbin, kimin yolundan saptığını en iyi bilendir. Kimin hidayet üzere olduğunu da en iyi bilen O’dur.

Süleyman Ateş

İşte onların erişebilecekleri bilgi (sınırı) budur. (Bundan ötesine akılları ermez). Şüphesiz Rabbin, yolundan sapanı da iyi bilir ve O, yola geleni de iyi bilir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onların ilimden payları işte bu kadar. Senin Sahibin, yolundan sapanları iyi bilir, doğru yolda olanları da iyi bilir.

Şaban Britch

İşte onların erişebilecekleri ilim budur. Şüphesiz Rabbin, kimin yolundan saptığını en iyi bilendir. Kimin hidayet üzere olduğunu da en iyi bilen O’dur.

Şaban Piriş

İşte onların bilgi seviyeleri budur. Şüphesiz Rabbin, kimin yolundan saptığını en iyi bilen O'dur. Kimin doğru yolda olduğunu da en iyi bilen O'dur.

Yaşar Nuri Öztürk

Onların, ilimden ulaşacakları şey işte budur. Kuşkusuz, yolundan sapmış olanı Rabbin çok iyi bilir. Hidayet üzere yürüyeni de en iyi O bilir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

For this is the ultimate end and the highest attainable point of their intellectual acquaintance with, and perception of, the facts and the truth. Allah is He Who knows best those who wandered from His path, the path of righteousness, and those who have been guided by the spirit of truth into all truth.

Abdul Haleem

Their knowledge does not go beyond that. Your Lord knows best who strays from His path and who follows guidance.

Abdullah Yusuf Ali

That is as far as knowledge will reach them. Verily thy Lord knoweth best those who stray from His Path, and He knoweth best those who receive guidance.

Abul A'la Maududi

that dipnot 1 being the utmost of their knowledge. dipnot 2 Surely your Lord fully knows those who have strayed away from His Path and He also fully knows those who are rightly guided.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is a parenthetical sentence which has been inserted here as an explanation of the preceding verse.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, these people neither know nor can think anything beyond the world and its immediate gains; therefore, it is futile merely to spend time and energy on them.

Aisha Bewley

That is as far as their knowledge extends. Your Lord knows best those who are misguided from His Way and He knows best those who are guided.

Al-Hilali & Khan

That is what they could reach of knowledge. Verily, your Lord it is He Who knows best him who goes astray from His Path, and He knows best him who receives guidance.

Ali Quli Qarai

That is the ultimate reach of their knowledge. Indeed your Lord knows best those who stray from His way, and He knows best those who are [rightly] guided.

Amatul Rahman Omar

That is the highest attainment of their knowledge. Verily, your Lord knows very well those who go astray from His path, as He knows very well those who follow the right guidance.

Arthur John Arberry

That is their attainment of knowledge. Surely thy Lord knows very well those who have gone astray from His way, and He knows very well those who are guided.

Bijan Moeinian

The latter’ knowledge is limited only to this world [which is the subject of the study of science]. Only God knows the best who is following the right highway and who is walking in the back/dirt roads.

E. Henry Palmer

This is their sum of knowledge; verily, thy Lord knows best who has erred from His way, and He knows best who is guided!

Edip-Layth

This is the extent of their knowledge. Your Lord is fully aware of those who strayed away from His path, and He is fully aware of those who are guided.

George Sale

This is their highest pitch of knowledge. Verily thy Lord well knoweth him who erreth from his way; and He well knoweth him who is rightly directed.

Hamid S. Aziz

That is their sum of knowledge; surely your Lord knows best him who goes astray from His path and He knows best him who follows the right direction.

Mahmoud Ghali

That is their attainment of knowledge. Surely your Lord is He Who knows best the ones who have erred away from His way, and He knows best the ones who are guided.

Marmaduke Pickthall

Such is their sum of knowledge. Lo! thy Lord is Best Aware of him who strayeth, and He is Best Aware of him whom goeth right.

Mohamed Ahmed - Samira

This is the farthest limit of their knowledge. Surely your Lord alone knows best who has strayed away from the path and who has come to guidance.

Muhammad Asad

which, to them, is the only thing worth knowing. Behold, thy Sustainer is fully aware as to who has strayed from His path, and fully aware is He as to who follows His guidance.

Mustafa Khattab

This is the extent of their knowledge. Surely your Lord knows best who has strayed from His Way and who is ˹rightly˺ guided.

Progressive Muslims

This is the extent of their knowledge. Your Lord is fully aware of those who strayed away from His path, and He is fully aware of those who are guided.

Rashad Khalifa

This is the extent of their knowledge. Your Lord is fully aware of those who strayed away from His path, and He is fully aware of those who are guided.

Sahih International

That is their sum of knowledge. Indeed, your Lord is most knowing of who strays from His way, and He is most knowing of who is guided.

Sam Gerrans

That is their attainment of knowledge. Thy Lord: He best knows him who strays from His path; and He best knows him who is guided.

Shabbir Ahmed

Such is the sum-total of their knowledge. Behold, your Lord knows best who strays from His Way, and He best knows who goes right.

Syed Vickar Ahamed

That is as far as knowledge will reach them. Surely, your Lord knows best those who wander away from His Path, and He knows best those who receive guidance.

Taqi Usmani

That is the limit of their access to knowledge. Indeed only your Lord knows well about the one who has gone astray from his way, and He knows well about the one who has adopted the right path.

The Monotheist Group

This is the extent of their knowledge. Your Lord is fully aware of those who strayed away from His path, and He is fully aware of those who are guided.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Necm suresi, 30. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Necm suresi, 30. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Necm suresi, 30. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩