Necm suresi

Necm suresi, 48. ayet

Necm suresi, 48. ayet. وَأَنَّهُۥ هُوَ أَغْنَىٰ وَأَقْنَىٰ

veennehû hüve agnâ veaḳnâ.

Diyanet İşleri

Şüphesiz O, başkalarına muhtaç olmaktan kurtardı ve varlık sahibi kıldı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Necm 45–51 · surenin 48. ayeti / 62

Konu Rabbin fiilleri ve helâk edilen kavimler Necm 42–55 3

  1. Necm 45–46

    (45-46) Şüphesiz O, iki eşi, erkeği ve dişiyi, (rahme) atıldığında az bir sudan (meniden) yaratmıştır.

  2. Necm 47

    Şüphesiz tekrar diriltmek de O'na aittir.

  3. 48

    Şüphesiz O, başkalarına muhtaç olmaktan kurtardı ve varlık sahibi kıldı.

  4. Necm 49

    Şüphesiz O, Şi'ra'nın Rabbidir.

  5. Necm 50–51

    (50-51) Şüphesiz O, önce gelen Ad kavmini ve Semud kavmini helak etti ve hiç kimseyi bırakmadı.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

48. Ticaret, çeşitli kazanç yolları olan meslekler ve diğer işler gibi maîşet yollarını kolaylaştırmak sureti ile kulları başkalarına muhtaç olmaktan kurtardığı ettiği gibi, bütün mal çeşitleri ile onları faydalandıran, böylece onlara o malların pek çoğuna sahip olma ve onları biriktirme imkanı veren de O’dur. Yüce Allah’ın kullarına bütün nimetlerin kendisinden olduğunu haber vermesi de O’nun nimetleri arasındadır. Bu da kulların O’na şükretmelerini, O’na hiçbir kimseyi ortak koşmaksızın tek olarak sadece O’na ibadet etmelerini gerektirir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Mal mülk vererek kullarından dilediğini zengin kılan ve insanların kazanç olarak elde ettikleri maldan onlara verendir.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأَنَّهُۥ ve ennehu ve şüphesiz O
  2. هُوَ huve O'dur
  3. أَغْنَىٰ egna zengin eden kök: غني
  4. وَأَقْنَىٰ ve ekna ve bol veren kök: قني

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: غني (73 geçiş)

    Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, halimdir (hemen…

  • Aynı kök: غني (73 geçiş)

    Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için çıkardıklarımızdan Allah yolunda harcayın. Kendinizin göz yummadan alıcısı…

  • Aynı kök: غني (73 geçiş)

    (Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için),…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

59 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Zengin eden de yalnızca O'dur; kısarak veren de.

Mustafa İslamoğlu

Yine elbet zengin eden de O'dur, sınırlayan da O.

Muhammed Esed

isteklerden arındıran ve mülk sahibi kılan yalnız O'dur;

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki "HU"dur, gani eden de fakir kılan da.

Ali Bulaç

Doğrusu, muhtaç olmaktan O kurtardı ve sermaye verip hoşnut kıldı.

Ali Özek ve heyeti

Zengin eden de yoksul kılan da O'dıır.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, O, hem varlıklı yapan hem de yoksulluk verendir. dipnot 465

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 465
    "Hem varlıklı yapan hem de yoksulluk veren" tümcesi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Muhtaç olmaktan kurtarıp, sermaye veren" veya "Zenginlik veren ve gözünü doyuran" veya "Zenginlik veren ve kanaatkar yapan" veya "Zenginlik veren ve nimete boğan" biçiminde çevrilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Zengin eden de yoksul kılan da O'dur.

Edip Yüksel

O'dur Zengin eden, yoksul yapan.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O'dur Zengin eden, yoksul yapan.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Doğrusu zengin eden, sermaye veren de O'dur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hakıkat zengin eden, sermaye veren o

Erhan Aktaş

Zenginlik veren de O'dur, sınırlayan da.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Zenginlik veren de O'dur, sınırlayan da.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Zenginlik veren de O'dur, yetinen kılan da.

Gültekin Onan

Doğrusu, muhtaç olmaktan O kurtardı ve sermaye verip hoşnut kıldı.

Hasan Basri Çantay

Hakıykat şu (İnsanları) başkalarına muhtac olmakdan o kurtardı ve O, sermaye saahibi kıldı.

İbni Kesir

Doğrusu muhtaç olmaktan kurtaran da O'dur, sermaye sahibi kılan da.

Mehmet Alagaş

(43-54) Kesinlikle güldüren de ağlatan da O’dur. Öldüren de dirilten de kesinlikle O'dur. Yine kesinlikle O, erkek ve dişi iki türdeş eşi, döküldüğünde nutfeden yarattı. Diğer türetme /yaratış ta mutlaka Ona aittir. Muhakkak O'dur, O'dur zenginleştiren ve de sınırlayan. (Eqnaa için suyu kanala almaktan sınırlamak anlamı var) Şiğra yıldızının (cahil arapların şans yıldızı) Rabbi de kesinlikle O'dur Evvelki Ad'ı helak eden de kesinlikle O'dur. Geriye bakiye bırakmadığı Semûd’u helak eden de O’dur. Daha önceki Nuh kavmini de helak eden O’dur. Ki onlar kesinlikle daha zalim ve azgın idiler. Mü'tefikatın ise altını üstüne getirdi (Lut kavmine ait şehirlerden sodon) Artık onları ne örttüyse o örttü /kuşattıysa o kuşattı.

Rowwad Tercüme Merkezi

Zengin kılan da, varlıklı eden de O’dur.

Süleyman Ateş

Zengin eden O'dur, bol verip memnun eden O.

Süleymaniye Vakfı

Zengin eden de fakir düşüren de O'dur dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayetin bağlamında yer alan güldürme - ağlatma, can alma - hayat verme, erkeği ve dişiyi yaratma ifadelerindeki zıtlık, "servet biriktirme" anlamındaki "kana (قني)" fiilini if'al babına çeviren hemzenin (أ), fiile izale yani giderme anlamı kazandırdığını göstermektedir. "Fakir düşüren" anlamı bu sebeple verilmiştir (Bakara 2/245, Ankebut 29/62).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İhtiyacınızı karşılayan da O'dur, sizi saygın hale getiren de.

Şaban Britch

Zengin kılan da O’dur, varlıklı eden de.

Şaban Piriş

Zengin kılan da O'dur. Kanaatkar eden de.

Yaşar Nuri Öztürk

Hiç kuşkusuz, zenginlik veren de O'dur, nimete boğan da...

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And that He it is who gives possessions and abundant means; He makes people abound in wealth or natural resources, and it is He Who enriches man with heavenly grace or contents by the fulfillment of a desire or the supply of a want, and it is He Who effects the satisfaction and contented state of mind.

Abdul Haleem

that it is He who gives wealth and possessions;

Abdullah Yusuf Ali

That it is He Who giveth wealth and satisfaction;

Abul A'la Maududi

that He it is Who bestowed wealth and riches, dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Different meanings have been given by the lexicographers and commentators of the word aqna as used in the original. According to Qatadah, Ibn Abbas took it in the meaning of arda (pleased), and according to Ikrimah in the meaning of qannaa (satisfied). According to Imam Razi, whatever is given to a person over and above his need and requirement is aqna. Abu Ubaidah and several other lexicographers have expressed the view that aqna is derived from qunya-tun, which means lasting and secured property, e.g. the house, lands, gardens, cattle, etc. Ibn Zaid, however, has given quite a different meaning of it. He says that aqua here has been used in the sense of afqara (made penniless), and the verse means: He made whomever He pleased rich and whomever He pleased penniless.

Aisha Bewley

that it is He Who enriches and Who satisfies;

Al-Hilali & Khan

And that it is He (Allâh) Who gives much or a little (of wealth and contentment)

Ali Quli Qarai

and that it is He who enriches and grants possessions,

Amatul Rahman Omar

And that it is He Who fulfills the needs and endows (the gift of) capital contentment, and grants wealth.

Arthur John Arberry

and that it is He who gives wealth and riches,

Bijan Moeinian

Know that God is the One Who makes you rich or poor [for trial and maturity].

E. Henry Palmer

and that he enriches and gives possession;

Edip-Layth

He is the One who makes you rich or poor.

George Sale

and that He enricheth, and causeth to acquire possessions;

Hamid S. Aziz

And that He it is Who enriches and gives satisfaction (or fulfilment);

Mahmoud Ghali

And that He, Ever He, enriches and gives property;

Marmaduke Pickthall

And that He it is Who enricheth and contenteth;

Mohamed Ahmed - Samira

That it is He who makes you rich and contented;

Muhammad Asad

and that it is He alone who frees from want and causes to possess;

Mustafa Khattab

And He is the One Who enriches and impoverishes.

Progressive Muslims

And He is the One who makes you rich or poor.

Rashad Khalifa

He is the One who makes you rich or poor.

Sahih International

And that it is He who enriches and suffices

Sam Gerrans

And that it is He who makes free from need and causes to possess,

Shabbir Ahmed

- x And that He it is Who gives wealth and contentment. (Only His Laws can bestow true prosperity).

Syed Vickar Ahamed

And that it is He Who gives wealth and satisfaction;

Taqi Usmani

and that He is the One who gives wealth and preserves (it),

The Monotheist Group

And He is the One who makes you rich or poor.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Necm suresi, 48. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Necm suresi, 48. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Necm suresi, 48. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩