Diyanet İşleri
Bak, onların tuzaklarının sonucu nasıl oldu: Biz onları ve kavimlerini topyekun helak ettik.
Neml suresi
Neml suresi, 51. ayet. فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ مَكْرِهِمْ أَنَّا دَمَّرْنَٰهُمْ وَقَوْمَهُمْ أَجْمَعِينَ
fenżur keyfe kâne `âḳibetü mekrihim ennâ demmernâhüm veḳavmehüm ecme`în.
Bak, onların tuzaklarının sonucu nasıl oldu: Biz onları ve kavimlerini topyekun helak ettik.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sâlih ve dokuz kişilik çete Neml 45–53 3
Şehirde dokuz kişilik bir çete vardı. Bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar ve ıslaha çalışmıyorlardı.
Aralarında Allah adına and içerek şöyle dediler: "Mutlaka onu ve ailesini geceleyin öldüreceğiz, sonra da velisine; 'Biz onun ailesinin öldürülüşüne şahit olmadık. Biz kesinlikle doğru söyleyenleriz', diyeceğiz."
Onlar bir tuzak kurdular. Farkında değillerken Allah da bir tuzak kurdu.
Bak, onların tuzaklarının sonucu nasıl oldu: Biz onları ve kavimlerini topyekun helak ettik.
İşte zulümleri yüzünden harabeye dönmüş evleri! Şüphesiz bunda bilen bir kavim için bir ibret vardır.
İman edip Allah'a karşı gelmekten sakınmakta olanları ise kurtardık.
Lut'u da (Peygamber olarak gönderdik.) Hani o, kavmine şöyle demişti: "Göz göre göre, o çirkin işi mi yapıyorsunuz?"
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
51. “Tuzaklarının âkıbeti nasıl oldu bir bak!” Maksatları gerçekleşti mi? Onlar, bu kurdukları planlarla istediklerini elde edebildiler mi yoksa planları aleyhlerine mi işledi? Tabii ki aleyhlerine oldu zira “biz onları da kavimlerini de hep birlikte helâk ettik.” Onları kökten imha ettik. Gelen azap çığlığı ile onlardan tek bir kimse geride kalmamak üzere helâk oldular.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Kurmuş oldukları tuzaklarının ve planlarının sonu nasıl oldu? Bir bak! Muhakkak ki biz, onları ve toplumlarını kendi katımızdan bir azapla tamamen yok ettik.
Aynı kök: دمر (10 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş)
Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakmadılar mı? Allah, onları yerle bir etmiştir. İnkar edenlere de bu…
Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Sizden önce(ki milletlerin başından) nice olaylar gelip geçmiştir. Yeryüzünde gezin dolaşın da yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu bir görün.
Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)
De ki: "Yeryüzünde gezin dolaşın da (Peygamberleri) yalanlayanların sonu nasıl olmuş bir görün."
Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Onların üstüne bir azap yağmuru yağdırdık." Bak, suçluların akıbeti nasıl oldu.
Aynı kök: مكر (43 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Sâlih
Onlar bir tuzak kurdular. Farkında değillerken Allah da bir tuzak kurdu.
Aynı kök: مكر (43 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş)
Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Bütün tuzaklar Allah'a aittir. O, her nefsin kazandığını bilir. İnkar edenler de dünya yurdunun sonunun kime…
Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: عقب (80 geçiş)
Allah, bunun sonucundan çekinmez de!
Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: كيف (83 geçiş)
Fakat azabım ve uyarılarım nasılmış!
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Bak tuzaklarının sonu nasıl oldu! Onları da toplumlarını da toptan helak etmiştik!
Dön de bir bak bakalım: onların tuzaklarının akıbeti ne olmuş? Elbette ki Biz, onları ve toplumlarını topyekün yerle bir ettik.
Ve sonra, bak onların kurduğu bütün tuzakların sonu ne oldu: onları ve onların peşinden giden toplumu, hepsini yerle bir ettik;
Onların tuzaklarının sonucu nasıl oldu bir bak! Onları da, onların toplumlarını da toptan yerle bir ettik!
Artık sen, onların kurdukları hileli düzenin uğradığı sona bir bak; biz, onları ve kavimlerini topluca yerle bir ettik.
Bak işte, tuzaklarının âkıbeti nice oldu: Onları da, (kendilerine uyan) kavimlerini de (nasıl) toptan helâk ettik!
Artık, tasarladıkları düzenlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak? Onları ve toplumunun tümünü yerle bir ettik.
Bak, işte tuzaklarının sonucu nasıl oldu? Onları da kavimlerini de toptan helak ettik.
Planlarının nasıl sonuçlandığına bak; biz onları, halklarıyla birlikte yerle bir ettik.
Planlarının nasıl sonuçlandığına bak; biz onları, halklarıyla birlikte yerle bir ettik.
Şimdi bir bak! Tuzaklarının akibeti nasıl oldu? Kendilerini ve kavimlerini toptan helak ediverdik.
Şimdi bak! mekirlerinin akıbeti nasıl oldu? Kendileri ve kavimlerini toptan tedmir ediverdik
Onların planlarının sonucunun nasıl olduğuna bak; onları ve halklarını yerle bir ettik.
Onların planlarının sonucunun nasıl olduğuna bak; onları ve halklarını yerle bir ettik.
Onların planlarının sonucunun nasıl olduğuna bak; onları ve toplumlarını yerle bir ettik.
Artık sen, onların kurdukları hileli düzenin uğradığı sona bir bak; biz, onları ve kavimlerini topluca yerle bir ettik.
İşte bak, O tuzaklarının aakıbeti nice oldu! Çünkü biz onları da, kavmlerini de toptan helak etdik.
Düzenlerinin sonunun nice olduğuna bir bak. Biz; onları ve kavimlerini toptan yerle bir ettik.
(45-53) Kesin olan şu ki b iz Semud kavmine kardeşleri Salih'i Allah'a ibadet etmeleri için gönderdik , bir vakit onlar, iki fırka halinde kavga ediyorlardı / hasımlaşıyorlardı. Salih d edi ki ey kavmim güzellikten önce niye kötülüğü çabucak istiyorsunuz, keşke Allah’ın bağışlamasını / istiğfarını istiyor olsaydınız böylelikle belki esirgenmiş olurdunuz. Dediler ki seninle ve beraberindekilerle, biz uğursuzlandık. Salih dedi ki u ğursuzluklarınız Allah’ın yanındandır, bilakis siz imtihan edilen bir kavimsiniz. Şehirde tam dokuz öbektiler, arzda bozgunculuk yapıyorlardı ve ıslah etmiyorlardı. Onu / Salih’i ve yakın çevresini bir gece baskını ile öldürelim, velilerine de onların helakine şahit değiliz, kesinlikle doğru söylüyoruz deriz. Böyle bir tuzağı kurdular, bizde bir tuzak kurduk onlar bilincinde değildiler / şuurunda değildiler. Bak! tuzakları nasıl sonuçlandı , onları (dokuz öbeği) ve kavimlerinin hepsini darmadağın ettik. İşte bunlarda zulümleri nedeniyle bomboş / virane / ıssız evleri, kesinlikle bunda bilen bir kavim için bir gösterge / bir ayet vardır. Biz de iman edenleri sakınmalarından dolayı kurtardık.
Bak, onların tuzaklarının sonucu nasıl oldu. Biz, onları ve kavimlerini topyekûn helâk ettik.
Bak, işte tuzaklarının sonucu nasıl oldu, (nasıl) biz onları ve kavimlerini toptan yıktık, yok ettik.
Bak bakalım oyunları nasıl sonuçlandı. Biz, onları ve toplumlarının tamamını yerle bir ettik.
Bak bakalım oyunları nasıl sonuçlandı. Biz, onları ve toplumlarını tümüyle yok ettik.
Onların tuzaklarının sonu nasıl oldu bir bak! Biz, onları ve toplumlarını toptan kırıp geçirdik.
Onların planlarının sonu nasıl oldu bir bak! Biz, onları ve toplumlarını toptan kırıp geçirdik.
Bir baksana nasıl oldu tuzaklarının sonu! İşte, onları da topluluklarını da hep birlikte yere geçirdik.
And now look at the fatal consequences of their cunning. We simply reduced them together with their people to a useless form.
See how their scheming ended: We destroyed them utterly, along with all their people.
Then see what was the end of their plot!- this, that We destroyed them and their people, all (of them).
So see what was the outcome of the plan they made: We utterly destroyed them and their people, all of them.
So look at the end result of all their plotting; We utterly destroyed them and their whole people!
Then see how was the end of their plot! Verily! We destroyed them and their nation, all together.
So observe how was the outcome of their plotting, as We destroyed them and all their people.
Look, then how (evil) was the end their planning met; We utterly destroyed them and their people one and all.
and behold, how was the end of their device! For We destroyed them and their people all together.
Note the result of their scheme. I destroyed them and their people together.
Behold, how was the end of their plot, that we destroyed them and their people all together!
So see what the result of their planning was! We destroyed them and their people together.
And see what was the issue of their plot: We utterly destroyed them and their whole people;
And they plotted a plot, and We plotted a plot while they perceive not.
So look into how was the end of their scheming, (for) We destroyed them and their people all together.
Then see the nature of the consequence of their plotting, for lo! We destroyed them and their people, every one.
Now see the end of their machinations: We destroyed them and their entire people.
Behold, then, what all their scheming came to in the end: We utterly destroyed them and their people, all of them;
See then what the consequences of their plan were: We ˹utterly˺ destroyed them and their people all together.
So see what the result of their planning was! We destroyed them and their people together.
Note the consequences of their plotting; we annihilated them and all their people.
Then look how was the outcome of their plan - that We destroyed them and their people, all.
Then see thou how was the final outcome of their scheme: that We destroyed them and their people all together,
Behold, then, how their scheme ended. Our Law annihilated them (the corrupt leaders) and their nation, all of them. (The excuse of the masses that their leaders had led them astray will be of no avail 14: 21-22, 34:31-33, 37:25-33).
Then see what was the end of their plan! (Only) this— That We ruined them and their people, altogether.
So, look how was the fate of their plan, that We annihilated them and their people altogether.
So see what the result of their planning was! We destroyed them and their people together.