Neml suresi

Neml suresi, 52. ayet

Neml suresi, 52. ayet. فَتِلْكَ بُيُوتُهُمْ خَاوِيَةًۢ بِمَا ظَلَمُوٓا۟ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّقَوْمٍ يَعْلَمُونَ

fetilke büyûtühüm ḫâviyetem bimâ żalemû. inne fî ẕâlike leâyetel liḳavmiy ya`lemûn.

Diyanet İşleri

İşte zulümleri yüzünden harabeye dönmüş evleri! Şüphesiz bunda bilen bir kavim için bir ibret vardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Neml 49–55 · surenin 52. ayeti / 93

Konu Sâlih ve dokuz kişilik çete Neml 45–53 3

  1. Neml 49

    Aralarında Allah adına and içerek şöyle dediler: "Mutlaka onu ve ailesini geceleyin öldüreceğiz, sonra da velisine; 'Biz onun ailesinin öldürülüşüne şahit olmadık. Biz kesinlikle doğru söyleyenleriz', diyeceğiz."

  2. Neml 50

    Onlar bir tuzak kurdular. Farkında değillerken Allah da bir tuzak kurdu.

  3. Neml 51

    Bak, onların tuzaklarının sonucu nasıl oldu: Biz onları ve kavimlerini topyekun helak ettik.

  4. 52

    İşte zulümleri yüzünden harabeye dönmüş evleri! Şüphesiz bunda bilen bir kavim için bir ibret vardır.

  5. Neml 53

    İman edip Allah'a karşı gelmekten sakınmakta olanları ise kurtardık.

  6. Neml 54

    Lut'u da (Peygamber olarak gönderdik.) Hani o, kavmine şöyle demişti: "Göz göre göre, o çirkin işi mi yapıyorsunuz?"

  7. Neml 55

    "Siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi varıyorsunuz? Doğrusu siz ne yaptığını bilmez bir toplumsunuz."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

52. “İşte zulümleri sebebiyle onların harabeye dönmüş ıssız evleri!” Yani zulümlerinin, Allah’a ortak koşmalarının ve yeryüzünde azgınlık etmelerinin sonucu olarak evlerinin duvarları çatıları üzerine çökmüş, orada daha önce yaşayanlardan hiçbir kimse kalmamış, ıssızlaşmış. Artık orada konup göçen kimse de yok.

“Şüphesiz bunda” hakikatleri “bilen” ve Yüce Allah’ın gerçek dostlarına da düşmanlarına da yaptıklarını düşünen ve bundan ibret alan “bir toplum için” zulmün âkıbetinin yok olmak, helâk edilmek, imanın âkıbetinin ise adalet, kurtuluş ve umduğuna nail olmak olduğunu bilen kimseler için “bir ibret vardır.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şunlar onların evleridir. Duvarları çatılarının üzerine yıkılmış. Zulümleri sebebiyle ahalisinin içinde yaşamadığı bir hale gelmiş. Şüphesiz zulümleri sebebiyle başlarına gelen azapta iman eden kavim için bir ibret vardır. Zira onlar (kâfirlerin başına gelen) azaptan ibret alırlar.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَتِلْكَ fetilke işte şunlar
  2. بُيُوتُهُمْ buyutuhum evleridir kök: بيت
  3. خَاوِيَةًۢ haviyeten çökmüş ıssız kalmış kök: خوي
  4. بِمَا bima yüzünden
  5. ظَلَمُوٓا۟ ۗ zelemu zulümleri kök: ظلم
  6. إِنَّ inne şüphesiz
  7. فِى fi vardır
  8. ذَٰلِكَ zalike bunda
  9. لَـَٔايَةًۭ layeten ibret kök: ايي
  10. لِّقَوْمٍۢ likavmin bir kavim için kök: قوم
  11. يَعْلَمُونَ yea'lemune bilen kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خوي (5 geçiş)

    Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…

  • Aynı kök: خوي (5 geçiş)

    Derken bütün serveti helak edildi. (Yıkılmış) çardakları üzerine çökmüş haldeki bağına yaptığı harcamalar karşısında ellerini oğuşturuyor ve şöyle…

  • Aynı kök: خوي (5 geçiş)

    Halkı zulmetmekteyken helak ettiğimiz, böylece duvarları, çökmüş çatılarının üzerine yıkılmış nice memleketler, nice kullanılmaz kuyular, nice…

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: بيت (73 geçiş)

    "Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup…

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: بيت (73 geçiş)

    Onlar güven içinde dağlardan evler yontuyorlardı.

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: بيت (73 geçiş)

    "Bir de dağlardan ustalıkla evler yontuyorsunuz."

  • Aynı kök: بيت (73 geçiş)

    Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…

  • Aynı kök: بيت (73 geçiş)

    Hani İbrahim, İsmail ile birlikte evin (Kabe'nin) temellerini yükseltiyor, "Ey Rabbimiz! Bizden kabul buyur! Şüphesiz sen hakkıyla işitensin,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

83 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İşte haksızlıkları yüzünden çökmüş, ıssız kalmış evleri! dipnot 1 Gerçeği bilen bir toplum için şüphesiz ki bunda bir ders vardır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet helakin sebebinin "imansızlık" değil, "zulüm" olduğunun apaçık bir delilidir.

Mustafa İslamoğlu

Bak işte onların mekanları: İşledikleri zulümler yüzünden viran ve ıssız kalmış! Elbet bunda, işin bilincinde olan bir toplum için alınacak bir ders mutlaka vardır.

Muhammed Esed

ve işte onların yaşadığı yerler, işledikleri haksızlıklardan ötürü (şimdi) bomboş! Bu (olayda), bilmek, öğrenmek isteyen insanlar için mutlaka bir ders vardır;

Ahmed Hulusi

İşte zulümleri yüzünden yıkılıp harap olmuş evleri. . . Muhakkak ki bu olayda anlayışlı topluluk için bir işaret - ders vardır.

Ali Bulaç

İşte, zulmetmeleri dolayısıyla enkaza dönüşmüş ıpıssız evleri. Şüphesiz bilen bir kavim için bunda bir ayet vardır.

Ali Özek ve heyeti

İşte haksızlıkları yüzünden çökmüş evleri! Anlayan bir kavim için elbette bunda bir ibret vardır.

Ali Rıza Safa

İşte, yaptıkları haksızlıklar yüzünden kalıntı olmuş evleri. Aslında, işte bunda, bilen bir toplum için kesinlikle bir gösterge vardır.

Bayraktar Bayraklı

İşte, haksızlıkları yüzünden çökmüş evleri! Anlayan bir kavim için elbette bunda bir ders vardır.

Edip Yüksel

Zulmetmeleri yüzünden, işte çökmüş evleri... Bilen bir toplum için bunda bir ders olmalı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Zulmetmeleri yüzünden, işte çökmüş evleri... Bilen bir toplum için bunda bir ders olmalı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte haksızlıkları yüzünden çökmüş bomboş evleri! Şüphesiz bunda bilen bir toplum için ibret alacak bir ders vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Daha: evleri çökmüş zulümleri yüzünden bomboş, şübhe yok bunda ılim şanından olan bir kavm için ıbret alacak bir ayet var

Erhan Aktaş

İşte, haksızlıkları nedeniyle harabe olan evleri! Bilen bir toplum için bunda kesinlikle bir ayet dipnot 1 vardır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gösterge. Belirti. Kanıt.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İşte, haksızlıkları nedeniyle harabe olan evleri! Bilen bir toplum için bunda kesinlikle bir ayet dipnot 1 vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gösterge. Belirti. Kanıt.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İşte, haksızlıkları nedeniyle harabe olan evleri! Bilen bir toplum için bunda kesinlikle bir ayet dipnot 1 vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gösterge. Belirti. Kanıt.

Gültekin Onan

İşte zulmetmeleri dolayısıyla enkaza dönüşmüş ıpıssız evleri. Şüphesiz bilen bir kavim için bunda bir ayet vardır.

Hasan Basri Çantay

İşte zulümetmeleri yüzünden çökmüş, ıpıssız kalmış evleri (nin ankaazı)! Şübhe yok ki bilecek bir kavm için bunda (ibret verici) bir nişane vardır.

İbni Kesir

İşte zulmetmelerinden dolayı çökmüş, ıpıssız kalmış evleri. Muhakkak ki bunda; bilen bir kavim için ayet vardır.

Mehmet Alagaş

(45-53) Kesin olan şu ki b iz Semud kavmine kardeşleri Salih'i Allah'a ibadet etmeleri için gönderdik , bir vakit onlar, iki fırka halinde kavga ediyorlardı / hasımlaşıyorlardı. Salih d edi ki ey kavmim güzellikten önce niye kötülüğü çabucak istiyorsunuz, keşke Allah’ın bağışlamasını / istiğfarını istiyor olsaydınız böylelikle belki esirgenmiş olurdunuz. Dediler ki seninle ve beraberindekilerle, biz uğursuzlandık. Salih dedi ki u ğursuzluklarınız Allah’ın yanındandır, bilakis siz imtihan edilen bir kavimsiniz. Şehirde tam dokuz öbektiler, arzda bozgunculuk yapıyorlardı ve ıslah etmiyorlardı. Onu / Salih’i ve yakın çevresini bir gece baskını ile öldürelim, velilerine de onların helakine şahit değiliz, kesinlikle doğru söylüyoruz deriz. Böyle bir tuzağı kurdular, bizde bir tuzak kurduk onlar bilincinde değildiler / şuurunda değildiler. Bak! tuzakları nasıl sonuçlandı , onları (dokuz öbeği) ve kavimlerinin hepsini darmadağın ettik. İşte bunlarda zulümleri nedeniyle bomboş / virane / ıssız evleri, kesinlikle bunda bilen bir kavim için bir gösterge / bir ayet vardır. Biz de iman edenleri sakınmalarından dolayı kurtardık.

Rowwad Tercüme Merkezi

İşte zulümleri yüzünden harabeye dönmüş evleri! Şüphesiz bunda bilen bir kavim için ibret vardır.

Süleyman Ateş

İşte şunlar, zulümleri yüzünden çökmüş, ıssız kalmış evleridir. Şüphesiz bunda bilen bir kavim için ibret vardır.

Süleymaniye Vakfı

İşte yaptıkları yanlışlar yüzünden çökmüş evleri! Bunda bilenler topluluğu için bir ibret vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Çökmüş evleri oradadır; her şey yaptıkları yanlışlar yüzünden olmuştu. Bunda bilenler topluluğu için bir ibret vardır

Şaban Britch

İşte zulmettikleri için harap olmuş evleri. Bilen bir toplum için bunda bir ibret vardır.

Şaban Piriş

İşte zulmettikleri için harap olmuş evleri!.. Bilen bir toplum için bunda bir ibret vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

İşte sana onların, işledikleri zulümler yüzünden çöküp ıpıssız kalmış evleri. Hiç kuşkusuz bunda, ilmi kullanan bir topluluk için kesin bir ibret vardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And you can see how their dwellings stand dilapidated over hills of ruin as a sequel to their iniquities. This is emblematic indeed of Allah's Omnipotence and Authority and a significant sign appreciated by people who comprehend.

Abdul Haleem

As a result of their evil deeds, their homes are desolate ruins- there truly is a sign in this for those who know-

Abdullah Yusuf Ali

Now such were their houses, - in utter ruin, - because they practised wrong-doing. Verily in this is a Sign for people of knowledge.

Abul A'la Maududi

Now behold their houses that lie in utter ruins because of their wrong-doing. Verily there is a Sign in this for the people who know. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, the ignorant people will say, "There is no link between the Prophet Salih (peace be upon him) and his shecamel and the earthquake which struck the people of Thamud. These things have their natural causes. Their occurrence or otherwise has nothing to do with the piety and wickedness of the people of a place, with their highhandedness or their show of mercy. It is meaningless merely to say that such and such a city or land was filled with sin and wickedness, and therefore, it was overwhelmed by flood, or its habitation turned upside down by an earthquake, or it was ruined by a sudden disaster." But the people who possess knowledge know that this universe is being ruled by an All-Wise, All-Knowing One Who is deciding the destinies. His decisions are not subject to physical causes, but the physical causes are subject to His will. His decisions to debase or exalt nations are not taken blindly but with wisdom and justice. In His Book of Law there is also included the principle of retribution, according to which the wicked are made to suffer for their evil deeds even in this world, on moral grounds. The people who are aware of these realities, cannot explain away the occurrence of an earthquake by citing physical and natural causes; they will rather look upon them as the scourge of warning for themselves, and they will learn lessons from it. They will try to understand those moral causes because of which the Creator annihilated a flourishing nation, which He Himself had created. They will divert their conduct and attitude from the track that brings Allah's wrath to the way that joins them to His mercy.

Aisha Bewley

These are the ruins of their houses because of the wrong they did. There is certainly a Sign in that for people with knowledge.

Al-Hilali & Khan

These are their houses in utter ruin, for they did wrong. Verily, in this is indeed an Ayâh (a lesson or a sign) for people who know.

Ali Quli Qarai

So there lay their houses, fallen in ruin, because of their wrongdoing. There is indeed a sign in that for a people who have knowledge.

Amatul Rahman Omar

So their houses are lying deserted over there because of their acting unjustly. Indeed, in this (episode) there is a great sign for a people who would know.

Arthur John Arberry

Those are their houses, all fallen down because of the evil they committed; surely in that is a sign for a people who have knowledge.

Bijan Moeinian

There their houses lie desolate in account of their meanness. There is a lesson in this for the knowledgeable people.

E. Henry Palmer

Thus are their houses overturned, for that they were unjust; verily, in that is a sign to people who do know!

Edip-Layth

So these are their homes, ruined, for what they transgressed. In that is a sign for a people who know.

George Sale

and these their habitations remain empty, because of the injustice which they committed. Verily herein is a sign, unto people who understand.

Hamid S. Aziz

Behold, what was the nature of the consequences of their plotting, for lo! We destroyed them and their people, everyone.

Mahmoud Ghali

So those are their houses, devastated because they did injustice; surely in that is a sign for a people who know (the Truth).

Marmaduke Pickthall

See, yonder are their dwellings empty and in ruins because they did wrong. Lo! herein is indeed a portent for a people who have knowledge.

Mohamed Ahmed - Samira

So these their habitations lie deserted now because of their iniquities. Verily there is a sign in this for those who understand.

Muhammad Asad

and [now] those dwellings of theirs are empty, [ruined] as an outcome of their evil deeds. In this, behold, there is a message indeed for people of [innate] knowledge –

Mustafa Khattab

So their homes are there, ˹but completely˺ ruined because of their wrongdoing. Surely in this is a lesson for people of knowledge.

Progressive Muslims

So these are their homes, ruined, for what they transgressed. In that is a sign for a people who know.

Rashad Khalifa

Here are their homes utterly ruined, because of their transgression. This should be a lesson for people who know.

Sahih International

So those are their houses, desolate because of the wrong they had done. Indeed in that is a sign for people who know.

Sam Gerrans

So those are their houses, desolate because of the wrong they did; in that is a proof for people who know.

Shabbir Ahmed

And now their dwellings are empty, ruined as an outcome of their violation of human rights. Herein, behold, is a sign for those who make use of what they learn.

Syed Vickar Ahamed

Now their houses were like this— In utter ruin, because they did wrong, surely in this, there is a Sign for people with knowledge.

Taqi Usmani

Now those are their houses, lying empty because of their transgression. Surely, in this there are signs for a people who have knowledge.

The Monotheist Group

So these are their homes, ruined, for what they transgressed.In that is a sign for a people who know.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 52. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 52. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 52. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩