Şems suresi

Şems suresi, 15. ayet

Şems suresi, 15. ayet. وَلَا يَخَافُ عُقْبَٰهَا

velâ yeḫâfü `uḳbâhâ.

Diyanet İşleri

Allah, bunun sonucundan çekinmez de!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şems 12–15 · surenin 15. ayeti / 15

Konu Semûd kavmi ve deve Şems 11–15 3

  1. Şems 12

    Hani onların en bedbaht olanı (fesat çıkarmak için) ileri atılmıştı.

  2. Şems 13

    Allah'ın Resulü de onlara şöyle demişti: "Allah'ın devesini ve onun su içme hakkını koruyun."

  3. Şems 14

    Fakat onlar, onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, suçlarından dolayı onları helak etti ve kendilerini yerle bir etti.

  4. 15

    Allah, bunun sonucundan çekinmez de!

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 11–15. ayetler için yazılmıştır.

11. “Semûd, azgınlığı nedeniyle” azgınlaşmaları, hakka karşı büyüklük taslamaları ve rasûllerine karşı direnmeleri sebebi ile “yalanladı.”

12. “Hani onların en azılıları” o dişi deveyi kesmesi için üzerinde ittifak ettikleri şahıs olan kabilenin en bedbaht kişisi Kudâr b. Sâlif deveyi esmek üzere “öne atılmıştı” kabilesi ona bunu yapmasını söylemiş o da dediklerini yerine getirmişti.

13. “Allah’ın rasûlü” Salih aleyhisselam onları sakındırmak üzere “onlara: Allah’ın devesine zarar vermekten ve su hakkını engellemekten sakının, demişti.” Yani Allah’ın sizin için pek büyük bir mucize olarak yaratmış olduğu o deveyi kesmekten sakının. Allah’ın size ihsan etmiş olduğu onun sütünü içme nimetine onu kesmekle karşılık vermeyin.

14. Ancak onlar peygamberleri Salih aleyhisselam’ı “yalanladılar ve deveyi kestiler. Rableri de günahları sebebi ile onlara bir azap gönderdi.” Onların yurtlarını yıktı, gönderdiği azap onların hepsini kuşattı. Üzerlerine uğultulu esen fırtınayı, altlarından da sarsıntı ve zelzeleyi azap olarak gönderdi de hepsi yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar. Onlardan ses seda çıkmaz oldu. “birini bile ayırt etmeden hepsini helak etti.” Verdiği bu cezayı hepsine eşit olarak tattırdı.

15. “O, bunun akıbetinden korkacak değil ya!” Kâhir (her şeye emrini geçiren), hiçbir mahlukun kahır ve tasarrufunun dışında olmadığı, bütün hükümlerinde hikmeti sonsuz olan Allah, nasıl olur da bundan korkar ve çekinir ki?

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, sonucundan korkmadan onları helak eden bir azap gönderdi.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَا ve la ve
  2. يَخَافُ yehafu (Rab) korkmaz kök: خوف
  3. عُقْبَـٰهَا ukbaha bu işin sonundan kök: عقب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, "Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım." demişti.…

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    "Değneğini at." (Musa değneğini attı.) Onu yılanmış gibi hareket eder görünce, dönüp ardına bakmadan kaçtı. (Allah, şöyle dedi): "Ey Musa, korkma!…

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    "Değneğini (yere) at." (Musa, değneğini attı). Onu bir yılanmış gibi süratle hareket eder görünce, arkasına bakmadan dönüp kaçtı. (Bu sefer şöyle…

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: عقب (80 geçiş)

    Bak, onların tuzaklarının sonucu nasıl oldu: Biz onları ve kavimlerini topyekun helak ettik.

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    "İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar…

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve…

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih

    Semud kavmine de kardeşleri Salih'i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka bir ilah yoktur.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

58 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Bu toplum) kendi sonundan da korkmuyordu.

Mustafa İslamoğlu

oysa ki o (kavim) kendi akıbetinden zerrece endişe etmezdi.

Muhammed Esed

çünkü (onlardan) hiçbiri başlarına gelecek şeyin korkusunu taşımıyordu.

Ahmed Hulusi

Bu sonucun Allah'ı korkutacak bir yanı da yok!

Ali Bulaç

(Allah, asla) Bunun sonucundan korkmaz.

Ali Özek ve heyeti

(Allah, bu şekilde azap etmenin) âkıbetinden korkacak değil ya!

Ali Rıza Safa

Sonucundan korkacak değil ya! dipnot 601

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 601
    Allah'a yönelik olarak "Sonucundan korkmaz!" anlamında yazdığımız tümce, kimi Kur'an çevirilerinde Semud toplumuna yönelik anlam verilerek "Sonucundan korkmadılar!" biçiminde çevrilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Çünkü onların hiçbiri, başlarına gelecek şeyin korkusunu taşımıyordu.

Edip Yüksel

Ne var ki hala onların sonlarından ders alınmıyor.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ne var ki hala onların sonlarından ders alınmıyor

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Öyle ya, O, o işin sonundan korkacak değil ki!

Elmalılı Hamdi Yazır

Öyle ya o sonundan korkacak değil ki.

Erhan Aktaş

O cezalandırmasının sonucundan çekinmez.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O cezalandırmasının sonucundan çekinmez.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O cezalandırmasının sonucundan çekinmez.

Gültekin Onan

(Tanrı, asla) Bunun sonucundan korkmaz.

Hasan Basri Çantay

bunun sonundan (hiç bir vech ile) korkmayarak!

İbni Kesir

Bunun sonundan hiç korkmayarak.

Mehmet Alagaş

(11-15) Semud taşkınlığından dolayı yalanladı. En isyankarı ortaya çıktığında, Allah’ın Resulü / Resulullah onlara dedi ki Allah’ın devesine ve su hakkına karışmayın. Onu yalanladılar ve boğazlayarak deveyi öldürdüler. Suçlarını Rableri başlarına geçirdi ve o yeri düzledi / dümdüz etti. Allah onların sonucundan /akıbetinden korkmadı.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah, bunun sonucundan korkmaz!

Süleyman Ateş

(Rab) Bu işin sonundan korkmaz.

Süleymaniye Vakfı

Semud'un sonunun böyle olmasından dolayı Allah bir endişe duymaz. dipnot 1

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ceza onlara, işledikleri suçun karşılığı olarak verilmiştir. Bu sebeple Allah'ın onlara bir haksızlık yapmış olma endişesi yoktur (Nisa 4/40, Tevbe 9/70, Mülk 67/8-11).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Halbuki o hayırsız dipnot 1 , bu işin böyle biteceğini hiç beklemiyordu.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Buradaki zamir, أَشْقَا eşka lafzı ile ilişkilendirilmiştir.

Şaban Britch

Bunun sonucundan da korkmaz.

Şaban Piriş

Bunun sonucundan Allah'ın bir endişesi yoktur.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah, işin sonundan korkacak değil ya!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

For Allah fears no consequences nor to anything ever He is bound.

Abdul Haleem

He did not hesitate to punish them.

Abdullah Yusuf Ali

And for Him is no fear of its consequences.

Abul A'la Maududi

He has no fear of its sequel. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, Allah is not like the kings of the world and the rulers of governments, who, when they want to take some action against a people, are compelled to consider what will be the consequences of their action. Allah’s power is supreme. He had no apprehension that some supporting power of the Thamud would come out to avenge itself on Him.

Aisha Bewley

And He does not fear the consequences.

Al-Hilali & Khan

And He (Allâh) feared not the consequences thereof.

Ali Quli Qarai

And He does not fear its outcome.

Amatul Rahman Omar

And He did not care at all for their end (as to what an utterly miserable state they were reduced).

Arthur John Arberry

and He fears not the issue thereof.

Bijan Moeinian

God does not care about what a dreadful punishment His rebellious creatures knowingly earn for themselves.

E. Henry Palmer

and He fears not the result thereof!

Edip-Layth

Yet, those who came after remain heedless.

George Sale

And he feareth not the issue thereof.

Hamid S. Aziz

And He fears not the result thereof!

Mahmoud Ghali

And He does not fear its Ultimate Outcome.

Marmaduke Pickthall

He dreadeth not the sequel (of events).

Mohamed Ahmed - Samira

He does not fear the consequence.

Muhammad Asad

for none [of them] had any fear of what might befall them.

Mustafa Khattab

He has no fear of consequences.

Progressive Muslims

Yet, those who came after remain heedless.

Rashad Khalifa

Yet, those who came after them remain heedless.

Sahih International

And He does not fear the consequence thereof.

Sam Gerrans

And fears not its final outcome.

Shabbir Ahmed

For none of them had any fear of what might befall them.

Syed Vickar Ahamed

And for Him, there is no fear of its consequences.

Taqi Usmani

And He has no fear of its consequence.

The Monotheist Group

Yet, those who came after remain heedless.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şems suresi, 15. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şems suresi, 15. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şems suresi, 15. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩