Diyanet İşleri
Allah, bunun sonucundan çekinmez de!
Şems suresi
Şems suresi, 15. ayet. وَلَا يَخَافُ عُقْبَٰهَا
velâ yeḫâfü `uḳbâhâ.
Allah, bunun sonucundan çekinmez de!
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Semûd kavmi ve deve Şems 11–15 3
Hani onların en bedbaht olanı (fesat çıkarmak için) ileri atılmıştı.
Allah'ın Resulü de onlara şöyle demişti: "Allah'ın devesini ve onun su içme hakkını koruyun."
Fakat onlar, onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, suçlarından dolayı onları helak etti ve kendilerini yerle bir etti.
Allah, bunun sonucundan çekinmez de!
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 11–15. ayetler için yazılmıştır.
11. “Semûd, azgınlığı nedeniyle” azgınlaşmaları, hakka karşı büyüklük taslamaları ve rasûllerine karşı direnmeleri sebebi ile “yalanladı.”
12. “Hani onların en azılıları” o dişi deveyi kesmesi için üzerinde ittifak ettikleri şahıs olan kabilenin en bedbaht kişisi Kudâr b. Sâlif deveyi esmek üzere “öne atılmıştı” kabilesi ona bunu yapmasını söylemiş o da dediklerini yerine getirmişti.
13. “Allah’ın rasûlü” Salih aleyhisselam onları sakındırmak üzere “onlara: Allah’ın devesine zarar vermekten ve su hakkını engellemekten sakının, demişti.” Yani Allah’ın sizin için pek büyük bir mucize olarak yaratmış olduğu o deveyi kesmekten sakının. Allah’ın size ihsan etmiş olduğu onun sütünü içme nimetine onu kesmekle karşılık vermeyin.
14. Ancak onlar peygamberleri Salih aleyhisselam’ı “yalanladılar ve deveyi kestiler. Rableri de günahları sebebi ile onlara bir azap gönderdi.” Onların yurtlarını yıktı, gönderdiği azap onların hepsini kuşattı. Üzerlerine uğultulu esen fırtınayı, altlarından da sarsıntı ve zelzeleyi azap olarak gönderdi de hepsi yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar. Onlardan ses seda çıkmaz oldu. “birini bile ayırt etmeden hepsini helak etti.” Verdiği bu cezayı hepsine eşit olarak tattırdı.
15. “O, bunun akıbetinden korkacak değil ya!” Kâhir (her şeye emrini geçiren), hiçbir mahlukun kahır ve tasarrufunun dışında olmadığı, bütün hükümlerinde hikmeti sonsuz olan Allah, nasıl olur da bundan korkar ve çekinir ki?
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, sonucundan korkmadan onları helak eden bir azap gönderdi.
Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, "Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım." demişti.…
Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
"Değneğini at." (Musa değneğini attı.) Onu yılanmış gibi hareket eder görünce, dönüp ardına bakmadan kaçtı. (Allah, şöyle dedi): "Ey Musa, korkma!…
Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
"Değneğini (yere) at." (Musa, değneğini attı). Onu bir yılanmış gibi süratle hareket eder görünce, arkasına bakmadan dönüp kaçtı. (Bu sefer şöyle…
Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: عقب (80 geçiş)
Bak, onların tuzaklarının sonucu nasıl oldu: Biz onları ve kavimlerini topyekun helak ettik.
Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
"İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar…
Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve…
Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…
Aynı kıssa: Hz. Sâlih
Semud kavmine de kardeşleri Salih'i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka bir ilah yoktur.…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Bu toplum) kendi sonundan da korkmuyordu.
oysa ki o (kavim) kendi akıbetinden zerrece endişe etmezdi.
çünkü (onlardan) hiçbiri başlarına gelecek şeyin korkusunu taşımıyordu.
Bu sonucun Allah'ı korkutacak bir yanı da yok!
(Allah, asla) Bunun sonucundan korkmaz.
(Allah, bu şekilde azap etmenin) âkıbetinden korkacak değil ya!
Sonucundan korkacak değil ya! dipnot 601
Çünkü onların hiçbiri, başlarına gelecek şeyin korkusunu taşımıyordu.
Ne var ki hala onların sonlarından ders alınmıyor.
Ne var ki hala onların sonlarından ders alınmıyor
Öyle ya, O, o işin sonundan korkacak değil ki!
Öyle ya o sonundan korkacak değil ki.
O cezalandırmasının sonucundan çekinmez.
O cezalandırmasının sonucundan çekinmez.
O cezalandırmasının sonucundan çekinmez.
(Tanrı, asla) Bunun sonucundan korkmaz.
bunun sonundan (hiç bir vech ile) korkmayarak!
Bunun sonundan hiç korkmayarak.
(11-15) Semud taşkınlığından dolayı yalanladı. En isyankarı ortaya çıktığında, Allah’ın Resulü / Resulullah onlara dedi ki Allah’ın devesine ve su hakkına karışmayın. Onu yalanladılar ve boğazlayarak deveyi öldürdüler. Suçlarını Rableri başlarına geçirdi ve o yeri düzledi / dümdüz etti. Allah onların sonucundan /akıbetinden korkmadı.
Allah, bunun sonucundan korkmaz!
(Rab) Bu işin sonundan korkmaz.
Semud'un sonunun böyle olmasından dolayı Allah bir endişe duymaz. dipnot 1
Halbuki o hayırsız dipnot 1 , bu işin böyle biteceğini hiç beklemiyordu.
Bunun sonucundan da korkmaz.
Bunun sonucundan Allah'ın bir endişesi yoktur.
Allah, işin sonundan korkacak değil ya!
For Allah fears no consequences nor to anything ever He is bound.
He did not hesitate to punish them.
And for Him is no fear of its consequences.
He has no fear of its sequel. dipnot 1
And He does not fear the consequences.
And He (Allâh) feared not the consequences thereof.
And He does not fear its outcome.
And He did not care at all for their end (as to what an utterly miserable state they were reduced).
and He fears not the issue thereof.
God does not care about what a dreadful punishment His rebellious creatures knowingly earn for themselves.
and He fears not the result thereof!
Yet, those who came after remain heedless.
And he feareth not the issue thereof.
And He fears not the result thereof!
And He does not fear its Ultimate Outcome.
He dreadeth not the sequel (of events).
He does not fear the consequence.
for none [of them] had any fear of what might befall them.
He has no fear of consequences.
Yet, those who came after remain heedless.
Yet, those who came after them remain heedless.
And He does not fear the consequence thereof.
And fears not its final outcome.
For none of them had any fear of what might befall them.
And for Him, there is no fear of its consequences.
And He has no fear of its consequence.
Yet, those who came after remain heedless.