Hicr suresi

Hicr suresi, 18. ayet

Hicr suresi, 18. ayet. إِلَّا مَنِ ٱسْتَرَقَ ٱلسَّمْعَ فَأَتْبَعَهُۥ شِهَابٌ مُّبِينٌ

illâ meni-steraḳa-ssem`a feetbe`ahû şihâbüm mübîn.

Diyanet İşleri

Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da parlak bir ateş takip etmektedir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hicr 15–21 · surenin 18. ayeti / 99

Konu Gökteki burçlar, yerin yayılması ve rüzgârlar Hicr 16–25 3

  1. Hicr 15

    (14-15) Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıkmaya koyulsalar, yine "Gözlerimiz döndürüldü, biz herhalde büyülenmiş bir toplumuz" derlerdi.

  2. Hicr 16

    Andolsun, biz gökte burçlar yaptık ve onu, bakanlar için süsledik.

  3. Hicr 17

    Onu kovulmuş her şeytandan koruduk.

  4. 18

    Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da parlak bir ateş takip etmektedir.

  5. Hicr 19

    Yeri de yaydık, ona sabit dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü (bir biçimde) her şeyi bitirdik.

  6. Hicr 20

    Orada hem sizin için, hem de sizin rızık vermediğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.

  7. Hicr 21

    Hiçbir şey yoktur ki hazineleri yanımızda olmasın. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

18. “Kulak hırsızlığı yapan hariç” Yani bazı vakitlerde kimi şeytanlar gizlice bir şeyler işitmeye çalışır. Ancak “onun da ardına parlak bir ateş parçası düşer.” Yani onu öldüren yahut da alıklaştıran aşikar ve aydınlık bir ateş parçası, onun arkasına takılır. Bazen bu ateş parçası, o şeytan, kulak hırsızlığı yaparak öğrendiği o sözleri dostuna ulaştıramadan ona yetişir ve böylelikle göğün haberi yere ulaşmadan kesilir. Bazen de bu alevli ateş ona yetişmeden o, çaldığı bu sözü dostuna telkin eder. O dostu da buna yüz yalan daha katar sonra da gökten işitilmiş olan bu sözü kendi doğruluğuna delil diye gösterir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Melekler topluluğunu gizlice dinleyen (şeytan ve cin) ise bundan müstesnadır. Ona da parlak bir gök cismi yetişir ve onu yakıverir.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِلَّا illa ancak hariçtir
  2. مَنِ meni kimse
  3. ٱسْتَرَقَ steraka hırsızlığı eden kök: سرق
  4. ٱلسَّمْعَ s-sem'a kulak kök: سمع
  5. فَأَتْبَعَهُۥ feetbeahu onu kovalar kök: تبع
  6. شِهَابٌۭ şihabun bir alev kök: شهب
  7. مُّبِينٌۭ mubinun parlak kök: بين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: شهب (5 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Ancak onlardan söz kapan olur. Onu da delip geçen bir alev izler (ve yok eder).

  • Aynı kök: شهب (5 geçiş)

    Hani Musa, ailesine, "Ben bir ateş gördüm, ondan size bir haber, yahut ısınasınız diye bir kor ateş getireceğim" demişti.

  • Aynı kök: شهب (5 geçiş)

    "Kuşkusuz biz göğe ulaşmak istedik, fakat onu çetin bekçilerle ve yakıcı ışıklarla dolu bulduk."

  • Aynı kök: سرق (9 geçiş)

    Yaptıklarına bir karşılık ve Allah'tan caydırıcı bir müeyyide olmak üzere hırsız erkek ile hırsız kadının ellerini kesin. Allah, mutlak güç…

  • Aynı kök: سرق (9 geçiş)

    Yusuf, onların yüklerini hazırlatırken su kabını kardeşinin yüküne koydurdu. Sonra da bir çağırıcı şöyle seslendi: "Ey kervancılar! Siz hırsızsınız."

  • Aynı kök: سرق (9 geçiş)

    Dediler ki: "Allah'a andolsun, siz de biliyorsunuz ki biz bu ülkede fesat çıkarmaya gelmedik, hırsız da değiliz."

  • Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    "İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar…

  • Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Fakat kim ki (gayb konusunda) kulak hırsızlığına soyunur, onun peşine ayan açık parlak bir alev takılır.

Muhammed Esed

öyle ki, ((göğün) sırlarını) çalmaya kalkışacak olan(lar)ın ardına hemen parlak bir alev takılır.

Ahmed Hulusi

İşitme (orada açığa çıkan hakikati bedenselliğe mal etme) hırsızlığı yapan müstesna! Onu da apaçık ışık saçan ateş topu (hakikat ilmi nuru) izler.

Ali Bulaç

Ancak kulak hırsızlığı yapan olursa, onu da parlak bir ateş izler.

Ali Özek ve heyeti

Ancak kulak hırsızlığı eden müstesna. Onun da peşine açık bir alev sütunu düşmüştür.

Ali Rıza Safa

Ancak, dinleyerek bilgi hırsızlığı yapan olursa, onu, yakıcı ışınlar izler.

Bayraktar Bayraklı

Ancak, kulak hırsızlığına kalkışan olursa, onun peşine de parlak bir ateş alevi takılır.

Edip Yüksel

Ancak onlardan kulak hırsızlığı eden olursa onu alevli bir ateş mermisi kovalar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ancak onlardan kulak hırsızlığı eden olursa onu alevli bir ateş mermisi kovalar

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ancak kulak hırsızlığı yapan olursa, onu da parlak bir alev takip etmektedir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ancak kulak hırsızlığı eden olur, onu da parlak bir şihab ta'kıb etmektedir

Erhan Aktaş

Ancak, kulak hırsızlığı yapan olursa, onu parlak bir alev kovalar. dipnot 1

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayet, kahinleri, büyücüleri, cinlerle bağlantı içinde olduklarını iddia edenleri yalanlamaktadır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ancak, kulak hırsızlığı yapan olursa, onu parlak bir alev kovalar. dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayet, kahinleri, büyücüleri, cinlerle bağlantı içinde olduklarını iddia edenleri yalanlamaktadır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ancak, kulak hırsızlığı yapan olursa, onu açıkça görünen bir alev kovalar. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayet, kahinleri, büyücüleri, cinlerle bağlantı içinde olduklarını iddia edenleri yalanlamaktadır.

Gültekin Onan

Ancak kulak hırsızlığı yapan olursa, onu da parlak bir ateş izler.

Hasan Basri Çantay

Ancak kulak hırsızlığı eden (şeytan) vardır ki onun ardına da (bakanların) apaçık (gördüğü) bir ateş parçası düşmekdedir.

İbni Kesir

Ancak kulak hırsızlığı yapan olursa; apaçık görülen bir ateş onu kovalar.

Mehmet Alagaş

(1-25) Elif Lâm Râ, bunlar kitabın ve apaçık okunanın / kuranın ayetleridir , nice zaman sonra kafirler keşke teslim olsaydık / Müslüman olsaydık diye arzu edecekler. Sal onları , yesinler tüketsinler emelleri / kişisel hedefleri onları oyalasın dursun, ilerde bilecekler. Biz memleketleri bilenen bir kitapları ol madan yok etmedik / helak etmedik, hiçbir topluluk süresinin önüne ne geçemez ne de erteleyemez. Dediler ki Ey kendis ine hatırlatma indirilen kişi , sen kesin ola rak cinlenmişsin / mecnunsun, eğer sen sözüne bağlı isen bize melek getirsen ya, melekler sadece gerçek olarak inerler ve o zamanda onlar bekletilenlerden olmazlar (Melekler b oş gelmezler azaplı gelirler) biz mu hakkak ki hatırlatıcıyı indiriyoruz ve kesinlikle onu da biz koruyacağız. Kesin olan şu ki, biz, senden önce, evvelki takipçilere de / şiaya da gönderdik, onlar ise elçilerden gelenlerle sadece alay ettiler , böylelikle Onu (Alay etmeyi) suçluların kalbine sokarız, Ona / Resule inanmazlar, kesinlikle evvelkilerin de iş yapış şekli / sünneti buydu. Gökten üzerlerine kapı açsak da ve de onlar gölgelenerek oraya yükselseler bile yine de bakışlarımız sarhoşladı, doğrusu bizler büyülenmiş / sihirlenmiş kavimiz derler. Kesin olan şu ki, gökte burçlar / kuleler / kaleler / takım yıldızları yaptık onları bakanlar için süsledik / ziynetlendirdik, Taş atılmış / recm edilmiş şeytandan da onu koruduk, ancak kim, işitme hırsızlığı yaparsa, apaçık yanan bir yıldız onu da kovalar. Arzı da yayıp uzatarak döşedik, oraya sabiteler attık, orada ölçülü bir şekilde her şeyden bitki yetiştirdik, sizin için ve de henüz kendilerini rızıklandıramadığı nız kimseler için orada geçimlik malzemeler / iaşeler yaptık, hiçbir şey yok ki onun üretilip depolandığı yeri / hazinesi yanımızda olmasın ve biz onu da ancak bilinen bir ayar üzere / takdir üzere indiririz. Aşılama amaçlı rüzgâr göndeririz, gökten su indiririz, onunla sizi sularız, depolandıkları yeri / hazinelerini tutan sizler değilsiniz. (Bulut hazinesi) Kesinlikle biz, diriltiyor ve öldürüyoruz, mirasçılar / varisler de bizleriz. Kesin olan şu ki, sizden kimler öne geçmek / öne alınmak istiyor, biliyoruz kim de ertelenmek / sonraya bırakılmak istiyor onu da biliyoruz. Muhakkak ki Rabbin onları bir araya toparlayacaktır ve kesinlikle O, yargıçtır / hâkimdir, bilendir / alimdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ancak kulak hırsızlığı eden müstesna. Onun da ardına açık (yakıcı) bir alev düşer.

Süleyman Ateş

Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da parlak bir ışın kovalar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ancak kulak hırsızlığı(dinleme) yapan olabilir, onu da hemen parlak bir ateş parçası takip eder.

Şaban Britch

Ancak kulak hırsızlığı eden müstesna. Onun da ardına açık (yakıcı) bir alev düşer.

Şaban Piriş

Ancak kulak hırsızlığı yapmak isteyen olursa onu parlak bir ateş kovalar.

Yaşar Nuri Öztürk

Ancak kulak hırsızlığı eden olur; onun peşine de parlak bir ateş alevi düşer.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He who peers inquisitively into the realm to steal whatever comes to his hearing of the secrets or future events is pursued by a flame of fire which does not miss.

Abdul Haleem

any eavesdropper will be pursued by a clearly visible flame.

Abdullah Yusuf Ali

But any that gains a hearing by stealth, is pursued by a flaming fire, bright (to see).

Abul A'la Maududi

save him who may eavesdrop, dipnot 1 and then a bright flame pursues him. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is the answer to the false claim of the soothsayers, diviners, hermits, conjurers and the like who pretended to receive communications from the Heaven. The Quran says that in fact they do not possess any means of obtaining information about unseen things. Satans, however, try to eaves-drop because they are by nature more like angels than human beings, but in reality, they succeed in obtaining very little information about it.
  2. metne dön, dipnot 2
    In Arabic the word shihab-i-mubin literally means a fiery flame. In Surah (As-Saffaat, Ayat 10), the same thing has been called shihab-i-thaqib (flame that pierces through darkness). This may or may not necessarily be a meteor for it is just possible that it may be some type of rays such as cosmic rays or even a stronger type which we have not been able to discover as yet. Anyhow, if the fiery flame that pursues Satans may be taken to be a meteor, a countless number of these can form a fortification around our sphere of the universe. Scientific observations made with the help of the telescope have shown that billions of these meteors are rushing from space in a mass of rainfall. towards the earth's atmosphere. Such a scene was witnessed in an eastern pan of North America on November 13, 1833.

Aisha Bewley

except for the one who listens stealthily, and he is followed by an open flame.

Al-Hilali & Khan

Except him (devil) who steals the hearing then he is pursued by a clear flaming fire.

Ali Quli Qarai

except someone who may eavesdrop, whereat there pursues him a manifest flame.

Amatul Rahman Omar

As to one who wishes to steal a hearing (of the revelation to distort it) a bright fiery flame pursues him.

Arthur John Arberry

excepting such as listens by stealth -- and he is pursued by a manifest flame.

Bijan Moeinian

If they sneaks around to listen (to the heart beat of the stars as captured by radio telescopes, ) a fiery flame will interrupt their trial.

E. Henry Palmer

save from such as steal a hearing, and there follows him an obvious shooting-star.

Edip-Layth

Except he who manages to eavesdrop, he will be pursued clearly by a flaming meteor.

George Sale

except him who listeneth by stealth, at whom a visible flame is darted.

Hamid S. Aziz

But any that steal a hearing, there follows him a bright flaming fire (or shooting star).

Mahmoud Ghali

Excepting him who (gains) hearing by stealth, (and) so an evidently flaming (meteor) follows him up.

Marmaduke Pickthall

Save him who stealeth the hearing, and them doth a clear flame pursue.

Mohamed Ahmed - Samira

Except the ones who listen on the sly, yet they are chased away by a shooting flame.

Muhammad Asad

so that anyone who seeks to learn [the unknowable] by stealth is pursued by a flame clear to see.

Mustafa Khattab

except the one eavesdropping, who is then pursued by a visible flare.[1]

Progressive Muslims

Except he who manages to eavesdrop, he will be pursued clearly by a flaming meteor.

Rashad Khalifa

If any of them sneaks around to listen, a mighty projectile will chase him back.

Sahih International

Except one who steals a hearing and is pursued by a clear burning flame.

Sam Gerrans

Save such as steals a hearing; and a clear flame follows him.

Shabbir Ahmed

(Allah is everywhere, not just in the skies. The Qur'an dispels all superstitions including the clairvoyants and fortunetellers spying onto His Court). The Shining Flame of Knowledge has now come to you to dispel the deceptive claims of every deceiver. (26:210-212), (37:8-9), (52:38), (67:5), (72:8-9).

Syed Vickar Ahamed

Except any that may gain a hearing by hiding away, is chased (out) by a flaming fire, bright (to see).

Taqi Usmani

but the one who tries to eavesdrop is chased by a clearly visible flame.

The Monotheist Group

Except he who manages to eavesdrop, he will be pursued by a visible flame.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 18. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 18. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 18. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩