Diyanet İşleri
Hesap yerine geldiklerinde Allah şöyle der: "Siz benim ayetlerimi, onları ilmen kavramamışken yalanladınız öyle mi? Yoksa ne yapıyordunuz ki?!"
Neml suresi
Neml suresi, 84. ayet. حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءُو قَالَ أَكَذَّبْتُم بِـَٔايَٰتِى وَلَمْ تُحِيطُوا۟ بِهَا عِلْمًا أَمَّاذَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
ḥattâ iẕâ câû ḳâle ekeẕẕebtüm biâyâtî velem tüḥîṭû bihâ `ilmen emmâẕâ küntüm ta`melûn.
Hesap yerine geldiklerinde Allah şöyle der: "Siz benim ayetlerimi, onları ilmen kavramamışken yalanladınız öyle mi? Yoksa ne yapıyordunuz ki?!"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Dâbbe, sûr, iyi ve kötü amel; kapanış Neml 82–93 3
Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola getiremezsin. Ancak ayetlerimize inanıp da müslüman olmuş olanlara duyurabilirsin.
(Kıyametin kopacağına dair) o söz başlarına gelince, onlar için yerden kendilerine bir dabbe (canlı bir yaratık) çıkarırız. O, onlara insanların ayetlerimize kesin olarak inanmadıklarını söyler.
Her ümmetten ayetlerimizi yalanlayanlarından bir grubu toplayacağımız ve bunların (topluca hesap yerine) sevk edilecekleri günü hatırla.
Hesap yerine geldiklerinde Allah şöyle der: "Siz benim ayetlerimi, onları ilmen kavramamışken yalanladınız öyle mi? Yoksa ne yapıyordunuz ki?!"
Zulümlerinden dolayı sözü edilen azap tepelerine iner de artık konuşamazlar.
Onlar görmüyorlar mı ki, biz geceyi içinde rahat etsinler diye, gündüzü de (her şeyi) gösterici (aydınlık) olarak yarattık. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için elbette (Allah varlığını gösteren) deliller vardır.
Sur'a üfürüleceği ve Allah'ın dilediği kimselerden başka göklerdeki herkesin, yerdeki herkesin korkuya kapılacağı günü hatırla. Hepsi de boyunlarını bükerek O'na gelirler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
84. “Nihâyet geldiklerinde” ilahi huzura varacakları vakit Allah onları azarlayan bir üslupla onlara “buyurur ki: “Benim âyetlerimi iyice anlayıp dinlemeden yalanladınız, öyle mi?” Halbuki bu durumda sizin yapmanız gereken sizin için hak, açıklık kazanıncaya kadar durup beklemek ve ilme dayalı olmaksızın hiçbir şey söylememekti.
eki, bilgisini kuşatamadığınız bir hususu nasıl yalanlayabildiniz?
“Yoksa yaptığınız neydi?” Yani Yüce Allah, onlara ilimleri ve amelleri hakkında soru soracaktır. Böylece onların ilimlerinin hakkı yalanlamaktan ibaret olduğu, amellerinin de Allah’tan başkası için yapılmış şeyler yahut da rasûllerinin sünnetine aykırı olduğu ortaya çıkacaktır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bu kimseler hesap verecekleri yere gelene kadar sürülüp, sevk edilirler ve Allah Teâlâ onları azarlayarak şöyle der: "Benim birliğime delalet eden ve hükümlerimi içeren ayetlerimi, batıl olduklarına dair bir bilgiye ulaşmadığınız halde nasıl oldu da yalanladınız? Yahut bu ayetleri onaylama veya yalanlama konusunda ne yapıyordunuz?"
Aynı kök: حوط (28 geçiş)
Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir.…
Aynı kök: حوط (28 geçiş)
Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi…
Aynı kök: حوط (28 geçiş)
Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. O'nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sonunda, (hesap yerine) geldikleri zaman (Allah) kendilerine şöyle soracaktır: "Bilip kavramadan ayetlerimi yalanladınız, öyle mi? (Değilse, bu) yaptığınız neydi?"
Ta ki (huzura) geldikleri zaman, (Allah) onlara "Aklınızın kapasitesi onları kavramaya yetmediği için ayetlerimizi yalanlamaya mı kalktınız? Eğer öyle değilse, bugüne dek ne hazırladınız?" diyecek.
öyle ki, (yargı önüne) çıktıkları zaman, Allah, onlara: "(Doğru düşünce ve) bilgi yoluyla üstesinden gelemeyince tutup mesajlarımızı yalanlamaya kalktınız, öyle mi? Peki, bu yaptığınız neydi öyleyse?" diyecek.
Nihayet geldiklerinde (Allah) dedi ki: "İlminizin kapsamı dışında olduğu halde işaretlerimi yalanlamaya kalktınız? Neydi bu yaptığınız?"
Nihayet geldikleri zaman, (Allah) der ki: "Siz benim ayetlerimi, bilgi bakımından kavramadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa ne yapıyordunuz?"
Nihayet o yere geldikleri zaman, Allah onlara şöyle buyurur: «Âyetlerimi iyice anlamadığınız halde onları yalanladınız mı; yahut yaptığınız neydi?»
Sonunda geldiklerinde, şöyle diyecek: "Bilginizle kavrayamayınca, ayetlerimizi yalanladınız; öyle mi?" "Öyle değilse, yaptığınız neydi?"
Nihayet, hesap yerine geldikleri zaman Allah şöyle buyurur: "Siz benim ayetlerimi iyice anlamadan yalan saydınız, öyle mi? Değilse, yaptığınız ne idi?"
Geldikleri zaman, "Ayet ve mucizelerimi bilginizle kavramadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa yaptığınız neydi?" der. dipnot 1
Geldikleri zaman, 'Ayet ve mucizelerimi bilginizle kavramadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa yaptığınız neydi?' der.
Nihayet geldikleri zaman, Allah: "Siz, Benim ayetlerimi, onları ilmen kavramadığınız halde yalanladınız mı? Değilse ne yapıyordunuz?" buyurur.
Nihayet geldikleri vakıt: siz benim ayetlerimi ılmen kavramadığınız halde tekzib mi ettiniz? Yoksa ne yapıyordunuz
Ve geldikleri zaman: "Onu bilgi ile kavramadınız dipnot 1 da mı ayetlerimi yalanladınız? Yoksa başka bir neden mi var?" dedi.
Ve geldikleri zaman: "Onu bilgi ile kavramadınız[1] da mı ayetlerimi yalanladınız? Yoksa başka bir neden mi var?" dedi.
Ve geldikleri zaman: "Onu bilgi ile kavramadınız dipnot 1 da mı ayetlerimi yalanladınız? Yoksa başka bir neden mi var?" dedi.
Nihayet geldikleri zaman, (Tanrı) der ki: "Siz benim ayetlerimi bilgi bakımından kavramadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa ne yapıyordunuz?"
Nihayet (hesab yerine) geldikleri zaman (Allah) buyurur ki: "Siz benim ayetlerimi, onları hiçbir bilgi ile kavramadığınız halde (körü körüne), tekzib mi etdiniz? Ne idi o ısraar ile yapdığınız"?
Nihayet geldikleri zaman; buyurur ki: Siz, Benim ayetlerimi anlamadığınız halde mi yalanladınız? Yoksa yaptığınız ne idi.
(82-85) Söz başlarına geldiği vakit arzdan; onlarla “kesinlikle insan, ayetlerimize kanaat getirmedi /inanmadı ” şeklinde konuşan bir yaratık ortaya çıkarırız. O gün, her toplumdan / her ümmetten ayetlerimizi yalanlayanları gruplar halinde bir araya getiririz ve onlar sevk edil irler. Nihayet geldikleri vakit Allah diyecek ki; sizler ayetlerimi, ilmen de onu tam olarak kavrayamamışken yalanladınız mı? Sizler ne yapmak istiyordunuz? Zulmetmelerinden dolayı üzerlerine söylenen söz gerçekleşir ve onlar artık konuşamazlar.
Nihayet geldikleri zaman: "Ayetlerimi iyice kavramadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa ne yapıyordunuz?" der.
(Divanına) Geldiklerinde (Allah onlara) der: "Ayetlerimi anlamadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa ne yaptınız?"
(Hesap verme yerine) Geldiklerinde Allah şöyle der: "Tam bir bilgi sahibi olmadan ayetlerim karşısında yalana mı sarıldınız dipnot 1 ? Yoksa yaptığınız neydi?"
Huzurumuza geldiklerinde de onlara şöyle denir: "Anlayıp dinlemeden dipnot 1 ayetlerimiz karşısında yalan mı söylediniz? Ya da neydi o yapıp ettikleriniz?"
Geldikleri zaman: Ayetlerimi iyice kavramadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa ne yapıyordunuz? der.
Hepsi geldiği zaman: -Ayetlerimi iyice kavramadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa ne yapıyordunuz? der.
Geldiklerinde Allah onlara: "Ayetlerimizi, ilminiz onları kuşatmadığı halde inkar mı ettiniz yoksa ne yapıyordunuz?" der.
Until they have all assembled before Him for judgement. Then shall He question them "Did you not deny My revelations and authoritative divine signs when you did know their significance! What was it you were doing and what was it you had in mind?"
until, when they come before Him, He will say, ‘Did you deny My messages without even taking them in? Or what were you doing?’
Until, when they come (before the Judgment-seat), (Allah) will say: "Did ye reject My Signs, though ye comprehended them not in knowledge, or what was it ye did?"
until, when all of them have arrived, Allah will say: "Did you give the lie to My Signs even without encompassing them with your knowledge? dipnot 1 If that is not so, what did you do?" dipnot 2
Then when they arrive He will say, ‘Did you deny My Signs even though you did not have proper knowledge of them. What were you doing?’
Till, when they come (before their Lord at the place of reckoning), He will say: "Did you deny My Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) whereas you comprehended them not by knowledge (of their truth or falsehood), or what (else) was it that you used to do?"
When they come, He will say, ‘Did you deny My signs without comprehending them in knowledge? What was it that you used to do?’
Until when they arrive (before their Lord) He will say, `Did you not cry lies to My Messages before you had gained full knowledge about them? Or what (else) was it that you had been doing (about them)?'
till, when they are come, He shall say, 'Did you cry lies to My signs, not comprehending them in knowledge, or what have you been doing?'
When they are all gathered, then I will say: "You refused my revelations without giving them any thought. Is it not what you did?"
until they come, and He will say, 'Did ye say my signs were lies, when ye had compassed no knowledge thereof? or what is it that ye were doing?'
Until they have come, He will say, "Have you denied My signs while you had no explicit knowledge of them? What were you doing?"
until they shall arrive at the place of judgment. And God shall say unto them, have ye charged my signs with falsehood, although ye comprehended them not with your knowledge? Or what is it that ye were doing?
And the Day when We will gather from every nation a troop of those who denied our revelations, and they shall be marshalled;
Until, when they come, He will say, "Did you cry lies to My signs, and did (you) not encompass them in knowledge, or what were you doing?"
Till, when they come (before their Lord), He will say: Did ye deny My revelations when ye could not compass them in knowledge, or what was it that ye did?
So that when they come (before the Lord) He will say: "Did you deny My signs without having understood them? Or what was it that you were doing?"
until such a time as they shall come [to be judged. And] He will say: "Did you give the lie to My messages even though you failed to encompass them with [your] knowledge? Or what was it that [you thought] you were doing?"
When they ˹finally˺ come before their Lord, He will ask ˹them˺, "Did you deny My revelations without ˹even˺ comprehending them? Or what ˹exactly˺ did you do?"
Until they have come, He will Say: "Have you denied My revelations while you had no explicit knowledge of them What were you doing"
When they arrive, He will say, "You have rejected My revelations, before acquiring knowledge about them. Is this not what you did?"
Until, when they arrive [at the place of Judgement], He will say, "Did you deny My signs while you encompassed them not in knowledge, or what [was it that] you were doing?"
When they have come, He will say: “Did you deny My proofs, when you had not encompassed them in knowledge? Or what was it you did?”
Till when they come worn out, (the Truth will become manifest to them, saying), "Did you deny My Messages because you failed to use your knowledge? Or what else was it that you were doing?" (10:39).
Until, when they come (for Judgment, Allah), will say: "Did you reject My Signs, even though you did not understand them with (any) knowledge, or what you were doing?"
Until when they will come, He (Allah) will say, "Did you reject My verses while you did not comprehend them with knowledge, or what was it that you used to do?
Then, when they have come, He will say: "Have you denied My revelations while you had no explicit knowledge of them? What were you doing?"