Neml suresi

Neml suresi, 84. ayet

Neml suresi, 84. ayet. حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءُو قَالَ أَكَذَّبْتُم بِـَٔايَٰتِى وَلَمْ تُحِيطُوا۟ بِهَا عِلْمًا أَمَّاذَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

ḥattâ iẕâ câû ḳâle ekeẕẕebtüm biâyâtî velem tüḥîṭû bihâ `ilmen emmâẕâ küntüm ta`melûn.

Diyanet İşleri

Hesap yerine geldiklerinde Allah şöyle der: "Siz benim ayetlerimi, onları ilmen kavramamışken yalanladınız öyle mi? Yoksa ne yapıyordunuz ki?!"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Neml 81–87 · surenin 84. ayeti / 93

Konu Dâbbe, sûr, iyi ve kötü amel; kapanış Neml 82–93 3

  1. Neml 81

    Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola getiremezsin. Ancak ayetlerimize inanıp da müslüman olmuş olanlara duyurabilirsin.

  2. Neml 82

    (Kıyametin kopacağına dair) o söz başlarına gelince, onlar için yerden kendilerine bir dabbe (canlı bir yaratık) çıkarırız. O, onlara insanların ayetlerimize kesin olarak inanmadıklarını söyler.

  3. Neml 83

    Her ümmetten ayetlerimizi yalanlayanlarından bir grubu toplayacağımız ve bunların (topluca hesap yerine) sevk edilecekleri günü hatırla.

  4. 84

    Hesap yerine geldiklerinde Allah şöyle der: "Siz benim ayetlerimi, onları ilmen kavramamışken yalanladınız öyle mi? Yoksa ne yapıyordunuz ki?!"

  5. Neml 85

    Zulümlerinden dolayı sözü edilen azap tepelerine iner de artık konuşamazlar.

  6. Neml 86

    Onlar görmüyorlar mı ki, biz geceyi içinde rahat etsinler diye, gündüzü de (her şeyi) gösterici (aydınlık) olarak yarattık. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için elbette (Allah varlığını gösteren) deliller vardır.

  7. Neml 87

    Sur'a üfürüleceği ve Allah'ın dilediği kimselerden başka göklerdeki herkesin, yerdeki herkesin korkuya kapılacağı günü hatırla. Hepsi de boyunlarını bükerek O'na gelirler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

84. “Nihâyet geldiklerinde” ilahi huzura varacakları vakit Allah onları azarlayan bir üslupla onlara “buyurur ki: “Benim âyetlerimi iyice anlayıp dinlemeden yalanladınız, öyle mi?” Halbuki bu durumda sizin yapmanız gereken sizin için hak, açıklık kazanıncaya kadar durup beklemek ve ilme dayalı olmaksızın hiçbir şey söylememekti.

eki, bilgisini kuşatamadığınız bir hususu nasıl yalanlayabildiniz?

“Yoksa yaptığınız neydi?” Yani Yüce Allah, onlara ilimleri ve amelleri hakkında soru soracaktır. Böylece onların ilimlerinin hakkı yalanlamaktan ibaret olduğu, amellerinin de Allah’tan başkası için yapılmış şeyler yahut da rasûllerinin sünnetine aykırı olduğu ortaya çıkacaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu kimseler hesap verecekleri yere gelene kadar sürülüp, sevk edilirler ve Allah Teâlâ onları azarlayarak şöyle der: "Benim birliğime delalet eden ve hükümlerimi içeren ayetlerimi, batıl olduklarına dair bir bilgiye ulaşmadığınız halde nasıl oldu da yalanladınız? Yahut bu ayetleri onaylama veya yalanlama konusunda ne yapıyordunuz?"

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. حَتَّىٰٓ hatta nihayet
  2. إِذَا iza
  3. جَآءُو ca'u geldiklerinde kök: جيا
  4. قَالَ kale (Allah onlara) der ki kök: قول
  5. أَكَذَّبْتُم ekezzebtum yalanladınız mı? kök: كذب
  6. بِـَٔايَـٰتِى biayati ayetlerimi kök: ايي
  7. وَلَمْ velem
  8. تُحِيطُوا۟ tuhitu anlamadığınız halde kök: حوط
  9. بِهَا biha onları
  10. عِلْمًا ilmen ilmen kök: علم
  11. أَمَّاذَا emmaza yoksa nedir?
  12. كُنتُمْ kuntum olduğunuz kök: كون
  13. تَعْمَلُونَ tea'melune yapıyor(lar) kök: عمل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حوط (28 geçiş)

    Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir.…

  • Aynı kök: حوط (28 geçiş)

    Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi…

  • Aynı kök: حوط (28 geçiş)

    Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. O'nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sonunda, (hesap yerine) geldikleri zaman (Allah) kendilerine şöyle soracaktır: "Bilip kavramadan ayetlerimi yalanladınız, öyle mi? (Değilse, bu) yaptığınız neydi?"

Mustafa İslamoğlu

Ta ki (huzura) geldikleri zaman, (Allah) onlara "Aklınızın kapasitesi onları kavramaya yetmediği için ayetlerimizi yalanlamaya mı kalktınız? Eğer öyle değilse, bugüne dek ne hazırladınız?" diyecek.

Muhammed Esed

öyle ki, (yargı önüne) çıktıkları zaman, Allah, onlara: "(Doğru düşünce ve) bilgi yoluyla üstesinden gelemeyince tutup mesajlarımızı yalanlamaya kalktınız, öyle mi? Peki, bu yaptığınız neydi öyleyse?" diyecek.

Ahmed Hulusi

Nihayet geldiklerinde (Allah) dedi ki: "İlminizin kapsamı dışında olduğu halde işaretlerimi yalanlamaya kalktınız? Neydi bu yaptığınız?"

Ali Bulaç

Nihayet geldikleri zaman, (Allah) der ki: "Siz benim ayetlerimi, bilgi bakımından kavramadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa ne yapıyordunuz?"

Ali Özek ve heyeti

Nihayet o yere geldikleri zaman, Allah onlara şöyle buyurur: «Âyetlerimi iyice anlamadığınız halde onları yalanladınız mı; yahut yaptığınız neydi?»

Ali Rıza Safa

Sonunda geldiklerinde, şöyle diyecek: "Bilginizle kavrayamayınca, ayetlerimizi yalanladınız; öyle mi?" "Öyle değilse, yaptığınız neydi?"

Bayraktar Bayraklı

Nihayet, hesap yerine geldikleri zaman Allah şöyle buyurur: "Siz benim ayetlerimi iyice anlamadan yalan saydınız, öyle mi? Değilse, yaptığınız ne idi?"

Edip Yüksel

Geldikleri zaman, "Ayet ve mucizelerimi bilginizle kavramadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa yaptığınız neydi?" der. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Bu ayetin, 10:38-48 ayetleri ile ilişkisine bakınız.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Geldikleri zaman, 'Ayet ve mucizelerimi bilginizle kavramadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa yaptığınız neydi?' der.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Nihayet geldikleri zaman, Allah: "Siz, Benim ayetlerimi, onları ilmen kavramadığınız halde yalanladınız mı? Değilse ne yapıyordunuz?" buyurur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Nihayet geldikleri vakıt: siz benim ayetlerimi ılmen kavramadığınız halde tekzib mi ettiniz? Yoksa ne yapıyordunuz

Erhan Aktaş

Ve geldikleri zaman: "Onu bilgi ile kavramadınız dipnot 1 da mı ayetlerimi yalanladınız? Yoksa başka bir neden mi var?" dedi.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bir ironi olarak: "Bilginiz ve aklınız yetersiz mi kaldı." Söylenenleri gerçek dışı buldunuz da onun için mi yalanladınız? Denmektedir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve geldikleri zaman: "Onu bilgi ile kavramadınız[1] da mı ayetlerimi yalanladınız? Yoksa başka bir neden mi var?" dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve geldikleri zaman: "Onu bilgi ile kavramadınız dipnot 1 da mı ayetlerimi yalanladınız? Yoksa başka bir neden mi var?" dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bir ironi olarak: "Bilginiz ve aklınız yetersiz mi kaldı." Söylenenleri gerçek dışı buldunuz da onun için mi yalanladınız? denmektedir.

Gültekin Onan

Nihayet geldikleri zaman, (Tanrı) der ki: "Siz benim ayetlerimi bilgi bakımından kavramadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa ne yapıyordunuz?"

Hasan Basri Çantay

Nihayet (hesab yerine) geldikleri zaman (Allah) buyurur ki: "Siz benim ayetlerimi, onları hiçbir bilgi ile kavramadığınız halde (körü körüne), tekzib mi etdiniz? Ne idi o ısraar ile yapdığınız"?

İbni Kesir

Nihayet geldikleri zaman; buyurur ki: Siz, Benim ayetlerimi anlamadığınız halde mi yalanladınız? Yoksa yaptığınız ne idi.

Mehmet Alagaş

(82-85) Söz başlarına geldiği vakit arzdan; onlarla “kesinlikle insan, ayetlerimize kanaat getirmedi /inanmadı ” şeklinde konuşan bir yaratık ortaya çıkarırız. O gün, her toplumdan / her ümmetten ayetlerimizi yalanlayanları gruplar halinde bir araya getiririz ve onlar sevk edil irler. Nihayet geldikleri vakit Allah diyecek ki; sizler ayetlerimi, ilmen de onu tam olarak kavrayamamışken yalanladınız mı? Sizler ne yapmak istiyordunuz? Zulmetmelerinden dolayı üzerlerine söylenen söz gerçekleşir ve onlar artık konuşamazlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Nihayet geldikleri zaman: "Ayetlerimi iyice kavramadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa ne yapıyordunuz?" der.

Süleyman Ateş

(Divanına) Geldiklerinde (Allah onlara) der: "Ayetlerimi anlamadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa ne yaptınız?"

Süleymaniye Vakfı

(Hesap verme yerine) Geldiklerinde Allah şöyle der: "Tam bir bilgi sahibi olmadan ayetlerim karşısında yalana mı sarıldınız dipnot 1 ? Yoksa yaptığınız neydi?"

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Huzurumuza geldiklerinde de onlara şöyle denir: "Anlayıp dinlemeden dipnot 1 ayetlerimiz karşısında yalan mı söylediniz? Ya da neydi o yapıp ettikleriniz?"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Anlayıp dinlemeden olarak çevirdiğimiz kısım ‘ilmen' dir. ‘Ayetlerimiz üzerinde gerekli ilmi çalışmayı yapmadan, yeterince çalışma yapmadan, aklını ve bilgisini kullanmadan' anlamları da verilebilir.

Şaban Britch

Geldikleri zaman: Ayetlerimi iyice kavramadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa ne yapıyordunuz? der.

Şaban Piriş

Hepsi geldiği zaman: -Ayetlerimi iyice kavramadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa ne yapıyordunuz? der.

Yaşar Nuri Öztürk

Geldiklerinde Allah onlara: "Ayetlerimizi, ilminiz onları kuşatmadığı halde inkar mı ettiniz yoksa ne yapıyordunuz?" der.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Until they have all assembled before Him for judgement. Then shall He question them "Did you not deny My revelations and authoritative divine signs when you did know their significance! What was it you were doing and what was it you had in mind?"

Abdul Haleem

until, when they come before Him, He will say, ‘Did you deny My messages without even taking them in? Or what were you doing?’

Abdullah Yusuf Ali

Until, when they come (before the Judgment-seat), (Allah) will say: "Did ye reject My Signs, though ye comprehended them not in knowledge, or what was it ye did?"

Abul A'la Maududi

until, when all of them have arrived, Allah will say: "Did you give the lie to My Signs even without encompassing them with your knowledge? dipnot 1 If that is not so, what did you do?" dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, "You did not deny My revelations on the basis of some scientific investigation, which might have proved them to be false, but you denied them without any sound reason."
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, "If it is not so, can you then prove that you treated them as false only after a thorough scientific investigation through which you came to know that the reality was not that which was being presented in these verses?"

Aisha Bewley

Then when they arrive He will say, ‘Did you deny My Signs even though you did not have proper knowledge of them. What were you doing?’

Al-Hilali & Khan

Till, when they come (before their Lord at the place of reckoning), He will say: "Did you deny My Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) whereas you comprehended them not by knowledge (of their truth or falsehood), or what (else) was it that you used to do?"

Ali Quli Qarai

When they come, He will say, ‘Did you deny My signs without comprehending them in knowledge? What was it that you used to do?’

Amatul Rahman Omar

Until when they arrive (before their Lord) He will say, `Did you not cry lies to My Messages before you had gained full knowledge about them? Or what (else) was it that you had been doing (about them)?'

Arthur John Arberry

till, when they are come, He shall say, 'Did you cry lies to My signs, not comprehending them in knowledge, or what have you been doing?'

Bijan Moeinian

When they are all gathered, then I will say: "You refused my revelations without giving them any thought. Is it not what you did?"

E. Henry Palmer

until they come, and He will say, 'Did ye say my signs were lies, when ye had compassed no knowledge thereof? or what is it that ye were doing?'

Edip-Layth

Until they have come, He will say, "Have you denied My signs while you had no explicit knowledge of them? What were you doing?"

George Sale

until they shall arrive at the place of judgment. And God shall say unto them, have ye charged my signs with falsehood, although ye comprehended them not with your knowledge? Or what is it that ye were doing?

Hamid S. Aziz

And the Day when We will gather from every nation a troop of those who denied our revelations, and they shall be marshalled;

Mahmoud Ghali

Until, when they come, He will say, "Did you cry lies to My signs, and did (you) not encompass them in knowledge, or what were you doing?"

Marmaduke Pickthall

Till, when they come (before their Lord), He will say: Did ye deny My revelations when ye could not compass them in knowledge, or what was it that ye did?

Mohamed Ahmed - Samira

So that when they come (before the Lord) He will say: "Did you deny My signs without having understood them? Or what was it that you were doing?"

Muhammad Asad

until such a time as they shall come [to be judged. And] He will say: "Did you give the lie to My messages even though you failed to encompass them with [your] knowledge? Or what was it that [you thought] you were doing?"

Mustafa Khattab

When they ˹finally˺ come before their Lord, He will ask ˹them˺, "Did you deny My revelations without ˹even˺ comprehending them? Or what ˹exactly˺ did you do?"

Progressive Muslims

Until they have come, He will Say: "Have you denied My revelations while you had no explicit knowledge of them What were you doing"

Rashad Khalifa

When they arrive, He will say, "You have rejected My revelations, before acquiring knowledge about them. Is this not what you did?"

Sahih International

Until, when they arrive [at the place of Judgement], He will say, "Did you deny My signs while you encompassed them not in knowledge, or what [was it that] you were doing?"

Sam Gerrans

When they have come, He will say: “Did you deny My proofs, when you had not encompassed them in knowledge? Or what was it you did?”

Shabbir Ahmed

Till when they come worn out, (the Truth will become manifest to them, saying), "Did you deny My Messages because you failed to use your knowledge? Or what else was it that you were doing?" (10:39).

Syed Vickar Ahamed

Until, when they come (for Judgment, Allah), will say: "Did you reject My Signs, even though you did not understand them with (any) knowledge, or what you were doing?"

Taqi Usmani

Until when they will come, He (Allah) will say, "Did you reject My verses while you did not comprehend them with knowledge, or what was it that you used to do?

The Monotheist Group

Then, when they have come, He will say: "Have you denied My revelations while you had no explicit knowledge of them? What were you doing?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 84. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 84. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 84. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩