Diyanet İşleri
Zulümlerinden dolayı sözü edilen azap tepelerine iner de artık konuşamazlar.
Neml suresi
Neml suresi, 85. ayet. وَوَقَعَ ٱلْقَوْلُ عَلَيْهِم بِمَا ظَلَمُوا۟ فَهُمْ لَا يَنطِقُونَ
veveḳa`a-lḳavlü `aleyhim bimâ żalemû fehüm lâ yenṭiḳûn.
Zulümlerinden dolayı sözü edilen azap tepelerine iner de artık konuşamazlar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Dâbbe, sûr, iyi ve kötü amel; kapanış Neml 82–93 3
(Kıyametin kopacağına dair) o söz başlarına gelince, onlar için yerden kendilerine bir dabbe (canlı bir yaratık) çıkarırız. O, onlara insanların ayetlerimize kesin olarak inanmadıklarını söyler.
Her ümmetten ayetlerimizi yalanlayanlarından bir grubu toplayacağımız ve bunların (topluca hesap yerine) sevk edilecekleri günü hatırla.
Hesap yerine geldiklerinde Allah şöyle der: "Siz benim ayetlerimi, onları ilmen kavramamışken yalanladınız öyle mi? Yoksa ne yapıyordunuz ki?!"
Zulümlerinden dolayı sözü edilen azap tepelerine iner de artık konuşamazlar.
Onlar görmüyorlar mı ki, biz geceyi içinde rahat etsinler diye, gündüzü de (her şeyi) gösterici (aydınlık) olarak yarattık. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için elbette (Allah varlığını gösteren) deliller vardır.
Sur'a üfürüleceği ve Allah'ın dilediği kimselerden başka göklerdeki herkesin, yerdeki herkesin korkuya kapılacağı günü hatırla. Hepsi de boyunlarını bükerek O'na gelirler.
Dağları görürsün, onları hareketsiz sanırsın. Halbuki onlar bulutların geçişi gibi hareket ederler. Bunu, her şeyi sağlam ve yerli yerince yapan Allah yapmıştır. Şüphesiz O, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
85. “Zulmetmeleri sebebiyle (azap) sözü aleyhlerinde hak olmuştur.” Sürekli işledikleri zulümlerinden ötürü aleyhlerine azap sözü gerçekleşmiş ve onlara karşı bağlayıcı delil ortaya konmuş olacaktır.
“O nedenle konuşamazlar.” Çünkü ellerinde lehlerine hiçbir delil bulunmayacaktır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onlar, Allah ve ayetlerine (iman etmeyip) küfre düşerek yaptıkları zulümlerinden ötürü azap gördüler. Konuşmaktan aciz ve kanıtlarının geçersiz olmasından dolayı kendilerini savunmak için ağızlarını açıp, konuşamazlar.
Aynı kök: نطق (12 geçiş)
Dedi ki: "Hayır! Bunu şu büyükleri yapmıştır. Konuşabiliyorlarsa, onlara sorun bakalım!"
Aynı kök: نطق (12 geçiş)
Sonra eski inanç ve inatlarına döndüler ve, "Andolsun, bunların konuşmayacağını sen de bilirsin" dediler.
Aynı kök: نطق (12 geçiş)
Biz hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazla yük yüklemeyiz. Katımızda hakkı söyleyen bir kitab vardır. Onlar zulme, haksızlığa uğratılmazlar.
Aynı kök: وقع (24 geçiş)
Kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer de bulur, genişlik de. Kim Allah'a ve Peygamberine hicret etmek amacıyla evinden çıkar da…
Aynı kök: وقع (24 geçiş)
Şeytan, içki ve kumarla, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyor musunuz?
Aynı kök: وقع (24 geçiş)
Hud, "Artık size Rabbinizden bir azap ve öfke inmiştir. Allah'ın, haklarında hiçbir delil indirmediği, yalnızca sizin ve babalarınızın uydurduğu…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yaptıkları haksızlıktan dolayı haklarında (azap) sözü gerçekleşmiştir; artık onlar konuşamazlar. dipnot 1
İşte onların tüm çarpıtmalarına rağmen kendileri aleyhindeki söz böyle yerini bulmuş olacak. Dahası, bu durum karşısında onlardan çıt çıkmayacak.
Ve (böylece, onlara vaktiyle söylenen) söz, onların tüm karalamalarına rağmen, olanca gerçekliğiyle karşılarına çıkacak ve onlar da buna karşılık artık diyecek söz bulamayacaklar;
(Nefslerine) zulmetmeleri dolayısıyla o hüküm onlara erişti! Artık onlar konuşamazlar!
Zulmetmelerine karşılık, söz, kendi aleyhlerine gelmiş bulunmaktadır, artık konuşmazlar.
Yaptıkları haksızlıktan ötürü, (azaba uğrayacaklarını bildiren) o söz gerçekleşmiştir; artık onlar konuşamazlar.
Yaptıkları haksızlıklar yüzünden, sözü verilen başlarına gelmiştir; artık konuşamazlar.
İşledikleri zulümler yüzünden o söz, tepelerine inmiştir, artık tek kelime söyleyemezler.
Haksızlık ettikleri için verilen söz başlarına gelir ve artık konuşamazlar.
Haksızlık ettikleri için verilen söz başlarına gelir ve artık konuşamazlar.
Zulmetmeleri yüzünden aleyhlerinde söz gerçekleşir (söylenen başlarına gelir) ve artık nutukları tutulur (konuşamazlar).
Buyurur ve haksızlık ettikleri cihetle aleyhlerinde söz, hakk olur (söylenen başlarına gelir) de artık nutukları tutulur
Ve haksızlıkları dipnot 1 nedeniyle üzerlerine söz dipnot 2 gerçekleşmiş oldu. Artık onlar konuşamazlar.
Ve haksızlıkları dipnot 1 nedeniyle üzerlerine söz dipnot 2 gerçekleşmiş oldu. Artık onlar konuşamazlar.
Ve haksızlıkları dipnot 1 nedeniyle üzerlerine söz dipnot 2 gerçekleşmiş oldu. Artık onlar konuşamazlar.
Zulmetmelerine karşılık, söz, kendi aleyhlerine gelmiş bulunmaktadır, artık konuşmazlar.
Zulüm etdikleri sebebiyle üzerlerine o söz vukuua gelmişdir. Artık onlar söz de söyleyemeyeceklerdir.
Zulümleri yüzünden, söylenilen söz başlarına geldi. Artık konuşamaz olurlar.
(82-85) Söz başlarına geldiği vakit arzdan; onlarla “kesinlikle insan, ayetlerimize kanaat getirmedi /inanmadı ” şeklinde konuşan bir yaratık ortaya çıkarırız. O gün, her toplumdan / her ümmetten ayetlerimizi yalanlayanları gruplar halinde bir araya getiririz ve onlar sevk edil irler. Nihayet geldikleri vakit Allah diyecek ki; sizler ayetlerimi, ilmen de onu tam olarak kavrayamamışken yalanladınız mı? Sizler ne yapmak istiyordunuz? Zulmetmelerinden dolayı üzerlerine söylenen söz gerçekleşir ve onlar artık konuşamazlar.
Zulmetmelerinden dolayı aleyhlerinde söz (azap) gerçekleşmiş olur ve onlar artık konuşamazlar.
Zulmetmeleri yüzünden o (azab) karar(ı) başlarına gelmiştir, artık konuşmazlar.
Yaptıkları yanlışlardan dolayı haklarındaki karar kesinleşmiş olur dipnot 1 ; artık konuşamazlar dipnot 2 .
Yaptıkları yanlışlara karşılık aleyhlerindeki tehdit gerçekleşecek; onlar ağızlarını bile açamayacaklar.
Zulmetmelerinden dolayı aleyhlerinde söz (azap) gerçekleşmiş olur ve onlar artık konuşamazlar.
Zulmetmeleri sebebiyle hüküm giyecekler ve bir şey de diyemeyeceklerdir.
İşledikleri zulümler yüzünden o söz tepelerine inmiştir; artık tek kelime söyleyemezler.
And now that what was predicted and destined to happen as a reaction to their iniquities has come to pass, they are stricken dumb unable to put forward a plea neither in abatement nor in bar of an action or prosecution.
The verdict will be given against them because of their wrongdoing: they will not speak.
And the Word will be fulfilled against them, because of their wrong-doing, and they will be unable to speak (in plea).
And the Word will come to pass against them because of their wrong-doing: they will then be able to utter nothing.
The Word will be carried out against them for the wrong they did and they will not speak.
And the Word (of torment) will be fulfilled against them, because they have done wrong, and they will be unable to speak (in order to defend themselves).
And the word [of judgement] shall fall upon them for their wrongdoing, and they will not speak.
And the judgment becomes due against them because they acted wrongly and they will not be able to speak (in their defence).
And the Word shall fall upon them because of the evil they committed, while they speak naught.
Then they will be sentenced for their wickedness while unable to speak.
and the sentence shall fall upon them for that they did wrong, and they shall not have speech.
The punishment was deserved by them for what they transgressed, for they did not speak.
And the sentence of damnation shall fall on them, for that they have acted unjustly: And they shall not speak in their own excuse.
Until, when they come before their Lord, He will say, "Did you deny my revelations when you had compassed no knowledge thereof? Or what is it that you were doing?"
And the Saying will befall them for that they did injustice, so they will not pronounce (at all).
And the Word will be fulfilled concerning them because they have done wrong, and they will not speak.
When the sentence will have been passed upon them for their wickedness, they will not be able to say a word.
And the word [of truth] will stand revealed against them in the face of all the wrong which they had committed, and they will not [be able to] utter a single word [of excuse]:
And the decree ˹of torment˺ will be justified against them for their wrongdoing, leaving them speechless.
And the punishment was deserved by them for what they transgressed, for they did not speak.
They will incur the requital for their wickedness; they will say nothing.
And the decree will befall them for the wrong they did, and they will not [be able to] speak.
And the word will befall them because they did wrong, and they will not speak.
And the Word shall be fulfilled about them since they had oppressed one another. And then, they will be dumbfounded!
And the Word will be made true against them, because of their doing wrong, and they will not be able to speak (for mercy).
And the Word will come to fall on them because of their transgression, so they will not (be able to) speak.
And the punishment was deserved by them for what they transgressed; they shall not speak.