Diyanet İşleri
Sur'a üfürüleceği ve Allah'ın dilediği kimselerden başka göklerdeki herkesin, yerdeki herkesin korkuya kapılacağı günü hatırla. Hepsi de boyunlarını bükerek O'na gelirler.
Neml suresi
Neml suresi, 87. ayet. وَيَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ فَفَزِعَ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ إِلَّا مَن شَآءَ ٱللَّهُ وَكُلٌّ أَتَوْهُ دَٰخِرِينَ
veyevme yünfeḫu fi-ṣṣûri fefezi`a men fi-ssemâvâti vemen fi-l'arḍi illâ men şâe-llâh. veküllün etevhü dâḫirîn.
Sur'a üfürüleceği ve Allah'ın dilediği kimselerden başka göklerdeki herkesin, yerdeki herkesin korkuya kapılacağı günü hatırla. Hepsi de boyunlarını bükerek O'na gelirler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Dâbbe, sûr, iyi ve kötü amel; kapanış Neml 82–93 3
Hesap yerine geldiklerinde Allah şöyle der: "Siz benim ayetlerimi, onları ilmen kavramamışken yalanladınız öyle mi? Yoksa ne yapıyordunuz ki?!"
Zulümlerinden dolayı sözü edilen azap tepelerine iner de artık konuşamazlar.
Onlar görmüyorlar mı ki, biz geceyi içinde rahat etsinler diye, gündüzü de (her şeyi) gösterici (aydınlık) olarak yarattık. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için elbette (Allah varlığını gösteren) deliller vardır.
Sur'a üfürüleceği ve Allah'ın dilediği kimselerden başka göklerdeki herkesin, yerdeki herkesin korkuya kapılacağı günü hatırla. Hepsi de boyunlarını bükerek O'na gelirler.
Dağları görürsün, onları hareketsiz sanırsın. Halbuki onlar bulutların geçişi gibi hareket ederler. Bunu, her şeyi sağlam ve yerli yerince yapan Allah yapmıştır. Şüphesiz O, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Her kim iyi amel getirirse, ona ondan daha hayırlısı vardır. Onlar o gün korkudan emindirler.
Kimler de kötü amel getirirse, yüzüstü ateşe atılırlar. (Onlara), "Ancak yaptıklarınızın karşılığını görüyorsunuz" (denir.)
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
87. Allah kullarını ileride karşılaşacakları Kıyamet günü, o gündeki türlü sıkıntılar ve kalpleri dehşete düşüren haller ile uyararak şöyle buyurmaktadır:
“O gün Sûra üfürülecek ve Allah’ın dilediği kimseler dışında” Allah’ın kendilerine lütufta bulunup da sebat vereceği, korku ve dehşetten yana koruyacağı “kimseler dışında” Sûra üfürülmüş olacağından ötürü “göklerde olanlar da yerde olanlar da dehşete kapılacaklardır.” Dehşetin etkisiyle ve daha sonra başlarına geleceklerin korkusuyla çalkalanırlar.
“Hepsi de” Sûra üfürüldüğünde bütün yaratılmışlar “zelil olarak” boyun eğmiş bir halde “geleceklerdir.” Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Göklerde ve yerde kim varsa hepsi Rahman’ın huzuruna ancak kul olarak gelecektir.” (Meryem, 19/93)
İşte o gün bütün mülkün mutlak malikinin huzurunda zillet ve itaatle boyun eğecekler ve bu konuda yöneticiler de yönetilenler de birbirine eşit olacaktır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Peygamber!- Sûr'a üflemekle görevlendirilmiş meleğin ona ikinci defa üfleyeceği gün, ondan bir lütuf olarak Allah’ın korkmaktan müstesna kıldığı kimseler dışında, göklerde ve yeryüzünde bulunan herkesin dehşete kapılacağını hatırla. Bütün mahlukat o gün, Allah Teâlâ’ya itaat ederek ve boyun eğerek geleceklerdir.
Aynı kök: صور (19 geçiş) · Aynı kök: نفخ (20 geçiş)
O, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak yaratandır. Allah'ın "ol" deyip de her şeyin oluvereceği günü hatırla. O'nun sözü gerçektir. Sur'a…
Aynı kök: صور (19 geçiş) · Aynı kök: نفخ (20 geçiş)
O gün biz onları bırakırız, dalga dalga birbirlerine karışırlar. Sonra sura üfürülür de onları toptan bir araya getiririz.
Aynı kök: صور (19 geçiş) · Aynı kök: نفخ (20 geçiş)
O gün günahkarları, (gözleri korkudan donup) gömgök kesilmiş olarak haşredeceğiz.
Aynı kök: دخر (4 geçiş)
Allah'ın yarattığı şeyleri görmüyorlar mı? Onların gölgeleri Allah'a secde ederek ve tevazu ile boyun eğerek sağa ve sola dönmektedir.
Aynı kök: دخر (4 geçiş)
De ki: "Evet, hem de siz aşağılanmış kimseler olarak (diriltileceksiniz)."
Aynı kök: دخر (4 geçiş)
Rabbiniz şöyle dedi: "Bana dua edin, duanıza cevap vereyim. Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler aşağılanmış bir halde cehenneme…
Aynı kök: فزع (6 geçiş)
En büyük korku bile onları tasalandırmaz ve melekler onları, "İşte bu, size vaad edilen (mutlu) gününüzdür" diyerek karşılarlar.
Aynı kök: فزع (6 geçiş)
Her kim iyi amel getirirse, ona ondan daha hayırlısı vardır. Onlar o gün korkudan emindirler.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sûr'a üfleneceği gün, dipnot 1 -Allah'ın diledikleri hariç- göklerde ve yerde bulunanlar şiddetli bir şekilde korkacaktır. dipnot 2 Hepsi boynu bükük olarak O'na gelecekler.
Ve o gün sura üflenecek; bunun üzerine, Allah'ın dilediği kimseler hariç, göklerde ve yerde bulunan herkes dehşetten paniğe kapılacak; nihayet herkes, başı önde, O'nun huzuruna varacaktır.
Ve o Gün sura üflenecek ve böylece Allah'ın istediği kimseler dışında, göklerde ve yerde var olan herkes (tarifsiz bir) korkuya kapılacak; ve başları önlerine düşmüş olarak herkes O'nun huzuruna çıkacak.
O süreçte, Sur'da nefholunduğunda (bedenden nefholduğunda - ruhun bedene nefholması diye anlatılanın tersinin oluşması, yani ölümün tadılması; ya da mahşerde kişilerin kabirlerinden dışarıya nefholması), Allah'ın diledikleri müstesna, semalarda (bilinç boyutunda kendini bulmuş olan) kim var ve arzda (bedensel yaşamda) kim var ise dehşetle korkar! Hepsi boyun bükmüş olarak O'na gelirler.
Sur'a üfürüleceği gün, Allah'ın dilediği kimseler dışında, göklerde ve yerde olan herkes artık korkuya kapılmıştır ve her biri 'boyun bükmüş' olarak O'na gelmişlerdir.
Sûr'a üfürüleceği gün, Allah'ın dilediği kimseler dışında, göklerde ve yerde kim varsa korku içinde dehşete kapılır. Hepsi de, (hesap vermek üzere) hor ve hakir (bir şekilde), Allah'a gelirler.
Ve o gün, boruya üflenmiştir. Allah'ın dilediği kimseler dışında, göklerde ve yeryüzünde bulunan herkes korkuya kapılmıştır. Çünkü başları öne düşmüş olarak, tümü, O'na gelmiştir.
Sura üfürüldüğü gün, Allah'ın diledikleri müstesna, gökte olanlar da yerde olanlar da dehşet içinde kalırlar. Hepsi Allah'a boyunları bükülmüş olarak gelirler.
Boruya üfürüldüğü gün, göklerde ve yerde bulunan herkes, ALLAH'ın diledikleri hariç korkuya kapılacaklardır. Hepsi ona boyun bükerek gelirler.
Boruya üfürüldüğü gün, göklerde ve yerde bulunan herkes, ALLAH'ın diledikleri hariç korkuya kapılacaklardır. Hepsi ona boyun bükerek gelirler.
Hele Sur üfürüleceği, üfürülüp de Allah'ın dilediği kimselerin dışında bütün göklerdeki kimselerin ve yerdeki kimselerin hepsi ürperdiği ve hepsinin hor ve hakir olarak geldikleri gün ne korkunçtur!
Hele Sur üfürüleceği, üfürülüb de bütün Göklerdeki kimseler, Yerdeki kimseler, Allahın dilediği müstesna olmak üzere hepsi feza' ile ürperdiği ve her biri ona hor, hakir geldikleri gün ne müdhiştir?
Sur'a üflendiği gün, Allah'ın dilediği kimseler dipnot 1 hariç, göklerde ve yerde olanlar dehşete kapılacak ve hepsi aşağılanmış olarak geleceklerdir.
Sur'a üflendiği gün, Allah'ın dilediği kimseler dipnot 1 hariç, göklerde ve yerde olanlar dehşete kapılacak ve hepsi aşağılanmış olarak geleceklerdir.
Sur'a üflendiği gün, Allah'ın dilediği kimseler dipnot 1 hariç, göklerde ve yerde olanlar dehşete kapılacak ve hepsi aşağılanmış olarak geleceklerdir.
Sur'a üfürüleceği gün, Tanrı'nın dilediği kimseler dışında, göklerde ve yerde olan herkes artık korkuya kapılmıştır ve her biri 'boyun bükmüş' olarak O'na gelmişlerdir.
"Suur" a üfürüleceği gün (ü) de (hatırla) ki (o gün) — Allahın diledikleri müstesna olmak üzere — artık göklerde kim var, yerde kim varsa dehşetle korkmuşdur. Her biri hor ve hakıyr Ona gelmişlerdir.
Sur'a üfürüleceği gün; Allah'ın dilediklerinden başka göklerde olanlar da, yerde olanlar da korku içinde kalırlar. Ve hepsi boyunları bükülmüş olarak O'na gelirler.
(86-93) Görmüyorlar mı biz geceyi sükûnet yeri yaptık gündüzü de görünebilir yaptık. İşte bunda iman eden kavim için göstergeler / ayetler vardır. O gün sûra üfürülür, Allah'ın istedikleri hariç yerde ve göklerde kim varsa o gün panikler , hepsi ona boynu öne eğik gelirler. Dağları gördün mü sen onları n sabit olduklarını değerlendirirsin, oysa ki o nlar bulutların yürüdüğü gibi yürürler, Allah'ın sanatı / üretimi öyledir , her şeyi en iyi şekilde yapar. Kesinlikle o yaptıklarınızdan haberdardır. Kim güzelliklerle gelirse ona daha hayırlısı vardır, O günün paniğinden emin olurlar. Kim de kötülükle gelirse yüzleri ateşe atılır, sadece yaptıklarınızdan dolayı cezalandırılmıyor musunuz? Kesinlikle ben haram kılınmış bu beldenin Rabbine ibadet etmekle emrolundum , her şey onundur , teslim olanlardan olmakla ve Kur'an'ı sözlü okumakla / tilavet etmekle emrolundum. Kim yola girerse kesinlikle kendi nefsi için yola girmiştir , kimde sapar ise de ki muhakkak ki ben sadece uyarıcılardanım. Allah'ım sana hamd olsun de, sana ayetlerini gösterecek ve sen de onları tanıyacaksın, Allah onların yaptıklarından Gafil değildir / duyarsız değildir.
Sur'a üflendiği gün Allah'ın diledikleri dışında göklerde ve yerde kim varsa korkuya kapılır. Hepsi boyun bükmüş olarak O'na gelirler.
Sur'a üfleneceği gün, Allah'ın diledikleri dışında, göklerde ve yerde bulunan kimselerin hepsi, korku içinde kalır (bayılır). Hepsi boyun bükerek O'na gelirler.
Sura üfleneceği gün, Allah'ın tercih ettikleri dipnot 1 hariç, göklerde ve yerde kim varsa korkudan kaskatı kesilir, hepsi boynu bükük olarak Allah'ın huzuruna gelir dipnot 2 .
Sura üfleneceği gün, Allah'ın güven verdikleri dipnot 1 dışında yerde ve göklerde kim varsa korkudan kaskatı kesilecek, hepsi başlarını kaldıramayacak halde gelirler.
Sur’a üfürüldüğü gün Allah’ın diledikleri dışında göklerde ve yerde kim varsa korkuya kapılır ve hepsi de ona zelilane bir halde gelirler.
Sur'a üfürüldüğü gün Allah'ın diledikleri dışında göklerde ve yerde kim varsa korkuya kapılır ve hepsi, boynu bükük bir halde ona gelirler.
Sura üfürüleceği gün, Allah'ın dilediği dışında herkes, göklerdekiler, yerdekiler dehşet içinde kalacaktır. Hepsi boynunu bükmüş bir halde O'nun huzuruna gelir.
The Day shall come when the trumpet is sounded indicative of Resurrection and Judgement, and there shall all those in the heavens and all those on earth be shocked with startling intense horror except those whom Allah shall exempt as He will and all shall be brought before Him in low submissive reverence and humility.
On the Day the Trumpet sounds, everyone in heaven and on earth will be terrified- except such as God wills- and all will come to Him in utter humility.
And the Day that the Trumpet will be sounded - then will be smitten with terror those who are in the heavens, and those who are on earth, except such as Allah will please (to exempt): and all shall come to His (Presence) as beings conscious of their lowliness.
The Day when the Trumpet will be blown all those who are in the heavens and on the earth shall be terror stricken dipnot 1 - all except those whom Allah wills - and everyone shall come to Him utterly abject.
On the Day the Trumpet is blown and everyone in the heavens and everyone on the earth is terrified – except those Allah wills, everyone will come to Him abject.
And (remember) the Day on which the Trumpet will be blown - and all who are in the heavens and all who are on the earth, will be terrified except him whom Allâh will (exempt). And all shall come to Him, humbled.
The day when the trumpet will be blown, whoever is in the heavens will be terrified and whoever is on the earth, except whomever Allah may wish, and all will come to Him in utter humility.
And (remind them of) the day when the trumpet will be blown, then, excepting those whom Allâh will (to keep them safe from terror), all those who are in the heavens and all those who are on the earth will be stricken with fear. And everyone shall come in submission to Him.
On the day the Trumpet is blown, and terrified is whosoever is in the heavens and earth, excepting whom God wills, and every one shall come to Him, all utterly abject;
When the Day of Resurrection is announced by the horn, everyone in the heavens and the earth will be horrified, except those who have pleased God. All will present themselves to Him in submission.
And the day when the trumpet shall be blown and all who are in the heavens and the earth shall be startled, save whom God pleases! and all shall come abjectly to Him.
On the day when the horn is blown, then those in the heavens and the earth will be in terror except for whom God wills. All shall come to Him humbled.
On that day the trumpet shall be sounded; and whoever are in heaven and on earth shall be struck with terror, except those whom God shall please to exempt therefrom: And all shall come before him, in humble guise.
Did they not see that how We have made the night for them to rest in, and the day to see by? Verily, in that are signs to people who believe.
And on the Day the Trumpet will be blown, then alarmed is whoever is in the heavens and whoever is in the earth, excepting whomever Allah decides (to exempt), and every one will come up to Him, all (utterly) abject.
And (remind them of) the Day when the Trumpet will be blown, and all who are in the heavens and the earth will start in fear, save him whom Allah willeth. And all come unto Him, humbled.
The day the trumpet blast is sounded whoever is in the heavens and the earth will be terrified, save those whom God please, and all will appear before Him in abjectness.
And on that Day the trumpet [of judgment] will be sounded, and all [creatures] that are in the heavens and all that are on earth will be stricken with terror, except such as God wills [to exempt]: and in utter lowliness all will come unto Him.
And ˹beware of˺ the Day the Trumpet will be blown, and all those in the heavens and all those on the earth will be horrified ˹to the point of death˺,[1] except those Allah wills ˹to spare˺. And all will come before Him, fully humbled.
And on the Day when the horn is blown, then those in the heavens and the Earth will be in terror except for whom God wills. And all shall come to Him humbled.
On the day when the horn is blown, everyone in the heavens and the earth will be horrified, except those chosen by GOD. All will come before Him, forcibly.
And [warn of] the Day the Horn will be blown, and whoever is in the heavens and whoever is on the earth will be terrified except whom Allah wills. And all will come to Him humbled.
And the day the Trumpet is blown, then terrified will be whoso is in the heavens and the earth save who God wills, and all will come to Him abased.
And on the Day when the Trumpet is sounded, everyone of the elite and of the humbled will be horrified, except such as Allah wills to exempt. And, all will present themselves to Him in humility. (6:74), (18:99), (20:102), (27:89), (39:68).
And (remember) the Day that the Trumpet will be blown—and all those who are in the heavens and those who are on earth, will be struck with fear; except those as Allah will please (to forgive): And all will come to His (Presence) as the created (ones) aware of their lowliness.
And (remember) the day when the Horn will be blown; so all those in the heavens and the earth will be in panic, except those whom Allah wills. And All (of them) will come to Him in humility.
And on the Day when the horn is blown, then those in the heavens and the earth will be horrified, except for whom God wills. And all shall come to Him humbled.