Neml suresi

Neml suresi, 87. ayet

Neml suresi, 87. ayet. وَيَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ فَفَزِعَ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ إِلَّا مَن شَآءَ ٱللَّهُ وَكُلٌّ أَتَوْهُ دَٰخِرِينَ

veyevme yünfeḫu fi-ṣṣûri fefezi`a men fi-ssemâvâti vemen fi-l'arḍi illâ men şâe-llâh. veküllün etevhü dâḫirîn.

Diyanet İşleri

Sur'a üfürüleceği ve Allah'ın dilediği kimselerden başka göklerdeki herkesin, yerdeki herkesin korkuya kapılacağı günü hatırla. Hepsi de boyunlarını bükerek O'na gelirler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Neml 84–90 · surenin 87. ayeti / 93

Konu Dâbbe, sûr, iyi ve kötü amel; kapanış Neml 82–93 3

  1. Neml 84

    Hesap yerine geldiklerinde Allah şöyle der: "Siz benim ayetlerimi, onları ilmen kavramamışken yalanladınız öyle mi? Yoksa ne yapıyordunuz ki?!"

  2. Neml 85

    Zulümlerinden dolayı sözü edilen azap tepelerine iner de artık konuşamazlar.

  3. Neml 86

    Onlar görmüyorlar mı ki, biz geceyi içinde rahat etsinler diye, gündüzü de (her şeyi) gösterici (aydınlık) olarak yarattık. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için elbette (Allah varlığını gösteren) deliller vardır.

  4. 87

    Sur'a üfürüleceği ve Allah'ın dilediği kimselerden başka göklerdeki herkesin, yerdeki herkesin korkuya kapılacağı günü hatırla. Hepsi de boyunlarını bükerek O'na gelirler.

  5. Neml 88

    Dağları görürsün, onları hareketsiz sanırsın. Halbuki onlar bulutların geçişi gibi hareket ederler. Bunu, her şeyi sağlam ve yerli yerince yapan Allah yapmıştır. Şüphesiz O, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

  6. Neml 89

    Her kim iyi amel getirirse, ona ondan daha hayırlısı vardır. Onlar o gün korkudan emindirler.

  7. Neml 90

    Kimler de kötü amel getirirse, yüzüstü ateşe atılırlar. (Onlara), "Ancak yaptıklarınızın karşılığını görüyorsunuz" (denir.)

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

87. Allah kullarını ileride karşılaşacakları Kıyamet günü, o gündeki türlü sıkıntılar ve kalpleri dehşete düşüren haller ile uyararak şöyle buyurmaktadır:

“O gün Sûra üfürülecek ve Allah’ın dilediği kimseler dışında” Allah’ın kendilerine lütufta bulunup da sebat vereceği, korku ve dehşetten yana koruyacağı “kimseler dışında” Sûra üfürülmüş olacağından ötürü “göklerde olanlar da yerde olanlar da dehşete kapılacaklardır.” Dehşetin etkisiyle ve daha sonra başlarına geleceklerin korkusuyla çalkalanırlar.

“Hepsi de” Sûra üfürüldüğünde bütün yaratılmışlar “zelil olarak” boyun eğmiş bir halde “geleceklerdir.” Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Göklerde ve yerde kim varsa hepsi Rahman’ın huzuruna ancak kul olarak gelecektir.” (Meryem, 19/93)

İşte o gün bütün mülkün mutlak malikinin huzurunda zillet ve itaatle boyun eğecekler ve bu konuda yöneticiler de yönetilenler de birbirine eşit olacaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Sûr'a üflemekle görevlendirilmiş meleğin ona ikinci defa üfleyeceği gün, ondan bir lütuf olarak Allah’ın korkmaktan müstesna kıldığı kimseler dışında, göklerde ve yeryüzünde bulunan herkesin dehşete kapılacağını hatırla. Bütün mahlukat o gün, Allah Teâlâ’ya itaat ederek ve boyun eğerek geleceklerdir.

Kelimeler

18 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَيَوْمَ ve yevme ve gün kök: يوم
  2. يُنفَخُ yunfehu üfleneceği kök: نفخ
  3. فِى fi
  4. ٱلصُّورِ s-suri Sur'a kök: صور
  5. فَفَزِعَ fe fe zia korku içinde kalırlar (bayılır) kök: فزع
  6. مَن men kimseler
  7. فِى fi
  8. ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati göklerde bulunan kök: سمو
  9. وَمَن ve men ve kimseler
  10. فِى fi
  11. ٱلْأَرْضِ l-erdi ve yerde bulunan kök: ارض
  12. إِلَّا illa dışındaki
  13. مَن men kimseler
  14. شَآءَ şa'e diledikleri kök: شيا
  15. ٱللَّهُ ۚ llahu Allah'ın kök: اله
  16. وَكُلٌّ ve kullun ve hepsi kök: كلل
  17. أَتَوْهُ etevhu O'na gelirler kök: اتي
  18. دَٰخِرِينَ dahirine boyun bükerek kök: دخر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صور (19 geçiş) · Aynı kök: نفخ (20 geçiş)

    O, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak yaratandır. Allah'ın "ol" deyip de her şeyin oluvereceği günü hatırla. O'nun sözü gerçektir. Sur'a…

  • Aynı kök: صور (19 geçiş) · Aynı kök: نفخ (20 geçiş)

    O gün biz onları bırakırız, dalga dalga birbirlerine karışırlar. Sonra sura üfürülür de onları toptan bir araya getiririz.

  • Aynı kök: صور (19 geçiş) · Aynı kök: نفخ (20 geçiş)

    O gün günahkarları, (gözleri korkudan donup) gömgök kesilmiş olarak haşredeceğiz.

  • Aynı kök: دخر (4 geçiş)

    Allah'ın yarattığı şeyleri görmüyorlar mı? Onların gölgeleri Allah'a secde ederek ve tevazu ile boyun eğerek sağa ve sola dönmektedir.

  • Aynı kök: دخر (4 geçiş)

    De ki: "Evet, hem de siz aşağılanmış kimseler olarak (diriltileceksiniz)."

  • Aynı kök: دخر (4 geçiş)

    Rabbiniz şöyle dedi: "Bana dua edin, duanıza cevap vereyim. Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler aşağılanmış bir halde cehenneme…

  • Aynı kök: فزع (6 geçiş)

    En büyük korku bile onları tasalandırmaz ve melekler onları, "İşte bu, size vaad edilen (mutlu) gününüzdür" diyerek karşılarlar.

  • Aynı kök: فزع (6 geçiş)

    Her kim iyi amel getirirse, ona ondan daha hayırlısı vardır. Onlar o gün korkudan emindirler.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Ve o gün sura üflenecek; bunun üzerine, Allah'ın dilediği kimseler hariç, göklerde ve yerde bulunan herkes dehşetten paniğe kapılacak; nihayet herkes, başı önde, O'nun huzuruna varacaktır.

Muhammed Esed

Ve o Gün sura üflenecek ve böylece Allah'ın istediği kimseler dışında, göklerde ve yerde var olan herkes (tarifsiz bir) korkuya kapılacak; ve başları önlerine düşmüş olarak herkes O'nun huzuruna çıkacak.

Ahmed Hulusi

O süreçte, Sur'da nefholunduğunda (bedenden nefholduğunda - ruhun bedene nefholması diye anlatılanın tersinin oluşması, yani ölümün tadılması; ya da mahşerde kişilerin kabirlerinden dışarıya nefholması), Allah'ın diledikleri müstesna, semalarda (bilinç boyutunda kendini bulmuş olan) kim var ve arzda (bedensel yaşamda) kim var ise dehşetle korkar! Hepsi boyun bükmüş olarak O'na gelirler.

Ali Bulaç

Sur'a üfürüleceği gün, Allah'ın dilediği kimseler dışında, göklerde ve yerde olan herkes artık korkuya kapılmıştır ve her biri 'boyun bükmüş' olarak O'na gelmişlerdir.

Ali Özek ve heyeti

Sûr'a üfürüleceği gün, Allah'ın dilediği kimseler dışında, göklerde ve yerde kim varsa korku içinde dehşete kapılır. Hepsi de, (hesap vermek üzere) hor ve hakir (bir şekilde), Allah'a gelirler.

Ali Rıza Safa

Ve o gün, boruya üflenmiştir. Allah'ın dilediği kimseler dışında, göklerde ve yeryüzünde bulunan herkes korkuya kapılmıştır. Çünkü başları öne düşmüş olarak, tümü, O'na gelmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Sura üfürüldüğü gün, Allah'ın diledikleri müstesna, gökte olanlar da yerde olanlar da dehşet içinde kalırlar. Hepsi Allah'a boyunları bükülmüş olarak gelirler.

Edip Yüksel

Boruya üfürüldüğü gün, göklerde ve yerde bulunan herkes, ALLAH'ın diledikleri hariç korkuya kapılacaklardır. Hepsi ona boyun bükerek gelirler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Boruya üfürüldüğü gün, göklerde ve yerde bulunan herkes, ALLAH'ın diledikleri hariç korkuya kapılacaklardır. Hepsi ona boyun bükerek gelirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hele Sur üfürüleceği, üfürülüp de Allah'ın dilediği kimselerin dışında bütün göklerdeki kimselerin ve yerdeki kimselerin hepsi ürperdiği ve hepsinin hor ve hakir olarak geldikleri gün ne korkunçtur!

Elmalılı Hamdi Yazır

Hele Sur üfürüleceği, üfürülüb de bütün Göklerdeki kimseler, Yerdeki kimseler, Allahın dilediği müstesna olmak üzere hepsi feza' ile ürperdiği ve her biri ona hor, hakir geldikleri gün ne müdhiştir?

Erhan Aktaş

Sur'a üflendiği gün, Allah'ın dilediği kimseler dipnot 1 hariç, göklerde ve yerde olanlar dehşete kapılacak ve hepsi aşağılanmış olarak geleceklerdir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Uygun gördüğü kimseler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sur'a üflendiği gün, Allah'ın dilediği kimseler dipnot 1 hariç, göklerde ve yerde olanlar dehşete kapılacak ve hepsi aşağılanmış olarak geleceklerdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Uygun gördüğü kimseler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sur'a üflendiği gün, Allah'ın dilediği kimseler dipnot 1 hariç, göklerde ve yerde olanlar dehşete kapılacak ve hepsi aşağılanmış olarak geleceklerdir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Uygun gördüğü kimseler.

Gültekin Onan

Sur'a üfürüleceği gün, Tanrı'nın dilediği kimseler dışında, göklerde ve yerde olan herkes artık korkuya kapılmıştır ve her biri 'boyun bükmüş' olarak O'na gelmişlerdir.

Hasan Basri Çantay

"Suur" a üfürüleceği gün (ü) de (hatırla) ki (o gün) — Allahın diledikleri müstesna olmak üzere — artık göklerde kim var, yerde kim varsa dehşetle korkmuşdur. Her biri hor ve hakıyr Ona gelmişlerdir.

İbni Kesir

Sur'a üfürüleceği gün; Allah'ın dilediklerinden başka göklerde olanlar da, yerde olanlar da korku içinde kalırlar. Ve hepsi boyunları bükülmüş olarak O'na gelirler.

Mehmet Alagaş

(86-93) Görmüyorlar mı biz geceyi sükûnet yeri yaptık gündüzü de görünebilir yaptık. İşte bunda iman eden kavim için göstergeler / ayetler vardır. O gün sûra üfürülür, Allah'ın istedikleri hariç yerde ve göklerde kim varsa o gün panikler , hepsi ona boynu öne eğik gelirler. Dağları gördün mü sen onları n sabit olduklarını değerlendirirsin, oysa ki o nlar bulutların yürüdüğü gibi yürürler, Allah'ın sanatı / üretimi öyledir , her şeyi en iyi şekilde yapar. Kesinlikle o yaptıklarınızdan haberdardır. Kim güzelliklerle gelirse ona daha hayırlısı vardır, O günün paniğinden emin olurlar. Kim de kötülükle gelirse yüzleri ateşe atılır, sadece yaptıklarınızdan dolayı cezalandırılmıyor musunuz? Kesinlikle ben haram kılınmış bu beldenin Rabbine ibadet etmekle emrolundum , her şey onundur , teslim olanlardan olmakla ve Kur'an'ı sözlü okumakla / tilavet etmekle emrolundum. Kim yola girerse kesinlikle kendi nefsi için yola girmiştir , kimde sapar ise de ki muhakkak ki ben sadece uyarıcılardanım. Allah'ım sana hamd olsun de, sana ayetlerini gösterecek ve sen de onları tanıyacaksın, Allah onların yaptıklarından Gafil değildir / duyarsız değildir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sur'a üflendiği gün Allah'ın diledikleri dışında göklerde ve yerde kim varsa korkuya kapılır. Hepsi boyun bükmüş olarak O'na gelirler.

Süleyman Ateş

Sur'a üfleneceği gün, Allah'ın diledikleri dışında, göklerde ve yerde bulunan kimselerin hepsi, korku içinde kalır (bayılır). Hepsi boyun bükerek O'na gelirler.

Süleymaniye Vakfı

Sura üfleneceği gün, Allah'ın tercih ettikleri dipnot 1 hariç, göklerde ve yerde kim varsa korkudan kaskatı kesilir, hepsi boynu bükük olarak Allah'ın huzuruna gelir dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Şae (شاء ) fiili, "bir şey yapmak" anlamındaki şey (شيء) mastarından türemiştir. Allah'ın yapması o şeyi var etmesi, insanın yapması da o şey için gereken çabayı göstermesidir (Müfredat). Allah, her şeyi bir ölçüye göre var eder (Kamer 54/49, Ra'd 13/8). İmtihanla ilgili şeyleri iyi ve kötü diye ikiye ayırmıştır (Enbiya 21/35). Allah, herkesin doğru yolda olmasını ister (Nisa 4/26) ama sadece doğru şeyler yapanı doğru yolda sayar (Nur 24/46). Yaptığının doğru veya yanlış olduğunu da kişiye ilham eder. Onun için doğru davrananın içi rahat, yanlış davrananın içi de sıkıntılı olur (Şems 91/7-10). Buna göre şae (شاء) fiilinin öznesi Allah olursa "gerekeni yaptı veya yarattı", insan olursa "gerekeni yaptı" anlamında olur. Allah insanlara, tercihlerine göre davranma hürriyeti vermeseydi hiç kimse yanlış bir şey yapamaz ve imtihan diye bir şey de olmazdı (Nahl 16/93). Yanlış kader anlayışını imanın bir esası gibi İslam'a yerleştirmek isteyenler, büyük bir çarpıtma yaparak şae (شاء) fiiline irade yani isteme ve dileme anlamı vermiş; bunu, tefsirlere hatta sözlüklere bile yerleştirerek birçok ayetin mealini bozmuşlardır. Bkz: https://www.suleymaniyevakfi.org/akaid-arastirmalari/kuranda-sey-mesiet-irade-ve-fitrat.html
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sura üfleneceği gün, Allah'ın güven verdikleri dipnot 1 dışında yerde ve göklerde kim varsa korkudan kaskatı kesilecek, hepsi başlarını kaldıramayacak halde gelirler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    الا من شاء أي من كون الله لهم الامن

Şaban Britch

Sur’a üfürüldüğü gün Allah’ın diledikleri dışında göklerde ve yerde kim varsa korkuya kapılır ve hepsi de ona zelilane bir halde gelirler.

Şaban Piriş

Sur'a üfürüldüğü gün Allah'ın diledikleri dışında göklerde ve yerde kim varsa korkuya kapılır ve hepsi, boynu bükük bir halde ona gelirler.

Yaşar Nuri Öztürk

Sura üfürüleceği gün, Allah'ın dilediği dışında herkes, göklerdekiler, yerdekiler dehşet içinde kalacaktır. Hepsi boynunu bükmüş bir halde O'nun huzuruna gelir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

The Day shall come when the trumpet is sounded indicative of Resurrection and Judgement, and there shall all those in the heavens and all those on earth be shocked with startling intense horror except those whom Allah shall exempt as He will and all shall be brought before Him in low submissive reverence and humility.

Abdul Haleem

On the Day the Trumpet sounds, everyone in heaven and on earth will be terrified- except such as God wills- and all will come to Him in utter humility.

Abdullah Yusuf Ali

And the Day that the Trumpet will be sounded - then will be smitten with terror those who are in the heavens, and those who are on earth, except such as Allah will please (to exempt): and all shall come to His (Presence) as beings conscious of their lowliness.

Abul A'la Maududi

The Day when the Trumpet will be blown all those who are in the heavens and on the earth shall be terror stricken dipnot 1 - all except those whom Allah wills - and everyone shall come to Him utterly abject.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    For a detailed discussion of the blowing of the Trumpet, see (E.N. 47 of Al-Anaam), (E.N. 57 of Ibrahim),(E.N. 78 of Ta Ha), (E.N. 1 of Al-Hajj), (E.Ns. 46, 47 of Ya Sin) and(E.N. 79 of Az-Zumar).

Aisha Bewley

On the Day the Trumpet is blown and everyone in the heavens and everyone on the earth is terrified – except those Allah wills, everyone will come to Him abject.

Al-Hilali & Khan

And (remember) the Day on which the Trumpet will be blown - and all who are in the heavens and all who are on the earth, will be terrified except him whom Allâh will (exempt). And all shall come to Him, humbled.

Ali Quli Qarai

The day when the trumpet will be blown, whoever is in the heavens will be terrified and whoever is on the earth, except whomever Allah may wish, and all will come to Him in utter humility.

Amatul Rahman Omar

And (remind them of) the day when the trumpet will be blown, then, excepting those whom Allâh will (to keep them safe from terror), all those who are in the heavens and all those who are on the earth will be stricken with fear. And everyone shall come in submission to Him.

Arthur John Arberry

On the day the Trumpet is blown, and terrified is whosoever is in the heavens and earth, excepting whom God wills, and every one shall come to Him, all utterly abject;

Bijan Moeinian

When the Day of Resurrection is announced by the horn, everyone in the heavens and the earth will be horrified, except those who have pleased God. All will present themselves to Him in submission.

E. Henry Palmer

And the day when the trumpet shall be blown and all who are in the heavens and the earth shall be startled, save whom God pleases! and all shall come abjectly to Him.

Edip-Layth

On the day when the horn is blown, then those in the heavens and the earth will be in terror except for whom God wills. All shall come to Him humbled.

George Sale

On that day the trumpet shall be sounded; and whoever are in heaven and on earth shall be struck with terror, except those whom God shall please to exempt therefrom: And all shall come before him, in humble guise.

Hamid S. Aziz

Did they not see that how We have made the night for them to rest in, and the day to see by? Verily, in that are signs to people who believe.

Mahmoud Ghali

And on the Day the Trumpet will be blown, then alarmed is whoever is in the heavens and whoever is in the earth, excepting whomever Allah decides (to exempt), and every one will come up to Him, all (utterly) abject.

Marmaduke Pickthall

And (remind them of) the Day when the Trumpet will be blown, and all who are in the heavens and the earth will start in fear, save him whom Allah willeth. And all come unto Him, humbled.

Mohamed Ahmed - Samira

The day the trumpet blast is sounded whoever is in the heavens and the earth will be terrified, save those whom God please, and all will appear before Him in abjectness.

Muhammad Asad

And on that Day the trumpet [of judgment] will be sounded, and all [creatures] that are in the heavens and all that are on earth will be stricken with terror, except such as God wills [to exempt]: and in utter lowliness all will come unto Him.

Mustafa Khattab

And ˹beware of˺ the Day the Trumpet will be blown, and all those in the heavens and all those on the earth will be horrified ˹to the point of death˺,[1] except those Allah wills ˹to spare˺. And all will come before Him, fully humbled.

Progressive Muslims

And on the Day when the horn is blown, then those in the heavens and the Earth will be in terror except for whom God wills. And all shall come to Him humbled.

Rashad Khalifa

On the day when the horn is blown, everyone in the heavens and the earth will be horrified, except those chosen by GOD. All will come before Him, forcibly.

Sahih International

And [warn of] the Day the Horn will be blown, and whoever is in the heavens and whoever is on the earth will be terrified except whom Allah wills. And all will come to Him humbled.

Sam Gerrans

And the day the Trumpet is blown, then terrified will be whoso is in the heavens and the earth save who God wills, and all will come to Him abased.

Shabbir Ahmed

And on the Day when the Trumpet is sounded, everyone of the elite and of the humbled will be horrified, except such as Allah wills to exempt. And, all will present themselves to Him in humility. (6:74), (18:99), (20:102), (27:89), (39:68).

Syed Vickar Ahamed

And (remember) the Day that the Trumpet will be blown—and all those who are in the heavens and those who are on earth, will be struck with fear; except those as Allah will please (to forgive): And all will come to His (Presence) as the created (ones) aware of their lowliness.

Taqi Usmani

And (remember) the day when the Horn will be blown; so all those in the heavens and the earth will be in panic, except those whom Allah wills. And All (of them) will come to Him in humility.

The Monotheist Group

And on the Day when the horn is blown, then those in the heavens and the earth will be horrified, except for whom God wills. And all shall come to Him humbled.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 87. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 87. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 87. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩