Diyanet İşleri
Allah, sizin tövbenizi kabul etmek istiyor. Şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir sapıklığa düşmenizi istiyorlar.
Nisâ suresi
Nisâ suresi, 27. ayet. وَٱللَّهُ يُرِيدُ أَن يَتُوبَ عَلَيْكُمْ وَيُرِيدُ ٱلَّذِينَ يَتَّبِعُونَ ٱلشَّهَوَٰتِ أَن تَمِيلُوا۟ مَيْلًا عَظِيمًا
vellâhü yürîdü ey yetûbe `aleyküm veyürîdü-lleẕîne yettebi`ûne-şşehevâti en temîlû meylen `ażîmâ.
Allah, sizin tövbenizi kabul etmek istiyor. Şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir sapıklığa düşmenizi istiyorlar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Evlenilmesi haram olanlar Nisâ 23–28 3
(Savaş esiri olarak) sahip olduklarınız hariç, evli kadınlar (da size) haram kılındı. (Bunlar) üzerinize Allah'ın emri olarak yazılmıştır. Bunların dışında kalanlar ise, iffetli yaşamak ve zina etmemek şartıyla mallarınızla (mehirlerini verip) istemeniz size helal kılındı. Onlardan (nikahlanıp) faydalanmanıza karşılık sabit bir hak olarak kendilerine mehirlerini verin. Mehir belirlendikten sonra, onunla ilgili olarak uzlaştığınız şeyler konusunda size günah yoktur. Şüphesiz ki Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Sizden kimin, hür mü'min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü'min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın. Allah, sizin imanınızı daha iyi bilir. Hepiniz birbirinizdensiniz. Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost tutmamaları halinde, sahiplerinin izniyle onlarla evlenin, mehirlerini de güzelce verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, onlara hür kadınların cezasının yarısı uygulanır. Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Allah, size (hükümlerini) açıklamak, size, sizden öncekilerin yollarını göstermek ve tövbelerinizi kabul etmek istiyor. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Allah, sizin tövbenizi kabul etmek istiyor. Şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir sapıklığa düşmenizi istiyorlar.
Allah, sizden (yükümlülükleri) hafifletmek istiyor. Çünkü insan zayıf yaratılmıştır.
Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin. Ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle olursa başka. Kendinizi helak etmeyin. Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir.
Kim haddi aşarak ve zulmederek bunu yaparsa, onu cehennem ateşine atacağız. Bu, Allah'a pek kolaydır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
27. “Allah tevbelerinizi kabul etmek ister” sizin perişanlığınızı giderecek, dağınıklığınızı bir araya toplayacak ve uzaklarınızı yakın edecek bir tevbe nasib etmek ister.
“Şehvetlerine uyanlar ise” şehvetleri ve nefsi arzuları ne tarafa giderse onların arkasından gidenler, onları sevdikleri Rablerinin rızasının önüne geçirenler, hevâlarına tapınanlar, kâfir, isyankâr ve hevâlarını Rablerine itaatin önüne geçiren çeşitli kimseler, işte bunlar “ise sizin büyük bir sapıklığa düşmenizi” dosdoğru yoldan saparak kendilerine gazap olunan ve sapıtmış kimselerin yollarına düşmenizi “isterler.” Bunlar sizleri Rahmân olan Allah’ın itaatinden, şeytanın itaatine çevirmek isterler. Mutluluğun tümü emirlerini yerine getirmekte olan zatın sınırlarından uzaklaştırarak tam bir bedbahtlık olan şeytana tâbî olmaya yöneltmek isterler. Sizler Yüce Allah’ın sizin salâhınızı, felâhınızı ve mutluluğunuzu gerektiren fiilleri emrettiğini; şehvetlerinin peşinden giden bu kimselerin ise sizlere alabildiğine hüsran ve bedbahtlığı ihtiva eden şeyleri emrettiğini öğrendiğinize göre artık bu iki davetçiden istediğinizi tercih edin ve bu iki yoldan daha iyi bulduğunuzu seçin.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah, tövbelerinizi kabul etmek ve bütün günahlarınızı bağışlamak ister. Arzularının peşinden gidenler ise, doğru yoldan çok aşırı bir şekilde uzaklaşmanızı isterler.
Aynı kök: ميل (6 geçiş)
(Ey Muhammed!) Cephede sen de onların (mü'minlerin) arasında bulunup da onlara namaz kıldırdığın vakit, içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza…
Aynı kök: ميل (6 geçiş)
Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adaleti yerine getiremezsiniz. Öyle ise (birine) büsbütün gönül verip ötekini (kocası hem var, hem…
Aynı kök: توب (87 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
Allah, size (hükümlerini) açıklamak, size, sizden öncekilerin yollarını göstermek ve tövbelerinizi kabul etmek istiyor. Allah, hakkıyla bilendir,…
Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
Bir mü'minin bir mü'mini öldürmesi olacak şey değildir. Ancak yanlışlıkla olması başka. Kim bir mü'mini yanlışlıkla öldürürse, bir mü'min köleyi azad…
Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
Andolsun Allah; Peygamber ile içlerinden bir kısmının kalpleri eğrilmeğe yüz tuttuktan sonra, sıkıntılı bir zamanda ona uyan muhacirlerle ensarın…
Aynı kök: شهو (13 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
Onlardan sonra, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevi tutkularının peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba…
Aynı kök: شهو (13 geçiş)
Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar…
Aynı kök: شهو (13 geçiş)
"Hakikaten siz kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır, siz haddi aşan bir toplumsunuz."
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Allah sizin tevbenizi kabul etmek istiyor; şehvetlerine uyanlar ise büyük bir sapkınlığa sapmanızı (tamamen yoldan çıkmanızı) istiyorlar.
Allah size olanca bağışlayıcılığıyla yönelmek isterken, ayartıcı içgüdülerine esir olanlar sizi yoldan tamamen çıkarmak isterler.
Allah size bağışlayacağı ile yaklaşırken (yalnızca) kendi ihtiraslarının ardından gidenler ise doğru yoldan sapmanızı isterler.
Allah, (yanlışlarınıza olan) tövbelerinizi kabul etmek ister. Şehvaniyete (bedensel dürtülere) tabi olanlar ise, sizin büyük bir sapma ile (hakikatten) uzaklaşmanızı isterler.
Allah, tevbelerinizi kabul etmek ister; şehvetleri ardınca gidenler ise, sizin büyük bir sapma ile sapmanızı isterler.
Allah sizin tevbenizi kabul etmek ister; şehvetlerine uyanlar (kötü arzuların esiri olanlar) ise büsbütün yoldan çıkmanızı isterler.
Allah, pişmanlığınızı kabul etmek istiyor. Aşırı isteklerine tutsak olanlar ise büyük bir sapmayla sapkınlığa düşmenizi istiyorlar.
Allah sizin tövbenizi kabul etmek ister, iğreti arzularına uyanlar ise büsbütün yoldan çıkmanızı isterler.
ALLAH sizin kendisine yönelişinize karşılık vermek ister; fantezilerine uyanlar ise sizin büsbütün sapıtmanızı ister.
ALLAH sizin kendisine yönelişinize karşılık vermek ister; heva ve heveslerine uyanlar ise sizin büsbütün sapıtmanızı ister
Allah tevbekar olduğunuzu görerek size nazar buyurmak isterken, o şehvetleri peşinde koşanlar sizin büyük bir yamuklukla yamulmanızı, yoldan sapmanızı istiyorlar.
Allah tevbekar olduğunuzu görerek size nazar buyurmak istiyorken o şehvetleri ardında koşanlar sizin büyük bir yamıklıkla yamılmanızı istiyorlar
Allah, tevbelerinizi kabul etmek ister. Şehvetlerine tabi olanlar ise, sizin derin bir sapkınlığa düşmenizi isterler.
Allah, tevbelerinizi kabul etmek ister. Şehvetlerine tabi olanlar ise, sizin derin bir sapkınlığa düşmenizi isterler.
Allah, tövbelerinizi kabul etmek ister. Şehvetlerine tabi olanlar ise, sizin derin bir sapkınlığa düşmenizi isterler.
Tanrı, tevbelerinizi kabul etmek ister; şehvetleri ardınca gidenler ise, sizin büyük bir sapma ile sapmanızı isterler.
(Evet) Allah sizin tevbelerinizi kabul etmek ister. Şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir meyi ile (yoldan) sapmanızı dilerler.
Allah; sizin tövbelerinizi kabul etmek ister. Şehvetlerine uyanlarda sizin büyük bir sapıklığa düşmenizi isterler.
(24-28) Elinizin altında çalışan kadınlar (cariyeler) hariç mevcutta evli kadınlarla evlenemezsiniz , sizin aleyhinize Allah’ın yazdıklarıdır, b unun dışında kalanlar ise, nikahlanmadan beraberlik dışında , mallarınızı kullanarak evlilik yapmak isterseniz eğer, size helal kılmıştır. O kadınlardan hangilerinden faydalandınız ise farziyet kazanan / vazifeniz haline gelen ücretlerini / mehirlerini onlara verin, farziyet kazanan miktarın dışında razı olduğunuz ilaveyi onlara vermenizde size bir günah yoktur, muhakkak ki Allah bilendir, hâkimdir. Sizden kimde, iffetini koruyan mümine kadınlardan nikahlamaya zenginlik olarak güç yetiremez ise, elleri altında çalışan genç mümin kızlardan (cariyelerden) nikahlayabilirler, Allah sizlerin imanınızı daha iyi bilendir, sizler birbirinizdensiniz. Onları yakınlarının izni ile nikahlayın, evli kalmaları ve nikahsız ilişki kurmamaları, herhangi birini edinmemeleri şartıyla, onlara mehirlerini / ücretlerini normale uygun / örfe uygun olarak verin , e vlendikleri vakit, eğer ki o kadınlar bir iğrençlik / bir fuhuş yaparlar ise onların aleyhine olacak şekilde evli kadınlara olan azabın yarısını onlara (cariyelikten geldikleri için yarısı) uygulayın, bu (cariyelerle evliliği seçmek) sizden günah işleme endişesi olanlar içindir , sabrederseniz eğer, sizin için daha iyidir ,(sabredip cariye olmayan kadınlarla da evlenebilirsiniz) Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Allah size açıklamak istiyor ve sizi sizden öncekilerin yoluna / yaşam tarzına doğru iletmek istiyor ve tövbenizi kabul etmek istiyor , Allah bilendir, hâkimdir . Allah sizin vazgeçmenizi / tövbenizi kabul etmek istiyor , şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir meyletmeyle (kendileri gibi) meyletmenizi istiyor, Allah ise sizin hafifletilmenizi istiyor insan ise zayıf olarak yaratılmıştır.
Allah, sizin tevbenizi kabul etmek istiyor. Şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir sapıklığa düşmenizi istiyorlar.
Allah, sizin tevbenizi kabul etmek istiyor; şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir sapıklığa düşmenizi istiyorlar.
Allah, tövbenizi /dönüşünüzü kabul etmek ister. dipnot 1 (Dünyadaki) çekici şeylerin peşine takılanlar ise sizin de büyük bir ilgiyle (çekici şeylere) meyletmenizi isterler. Büyük bir sapma ile sapmanızı isterler. dipnot 2
Allah, sizin dönüşünüzü (tevbenizi) kabul etmek ister ama arzularının peşine takılanlar, sizin büyük bir sapıklığa düşmenizi isterler.
Allah, tevbenizi kabul etmek ister; şehvetlerine tabi olanlar ise büyük bir sapıklığa meyletmenizi isterler.
Allah, tevbe etmenizi ister; şehvetlerine tabi olanlar ise büyük bir sapıklığa meyletmenizi isterler.
Allah sizin tövbenizi kabul etmek istiyor. Şehvetlerine uyanlarsa sizin büyük bir sapışla sapmanızı isterler.
But whereas Allah takes upon Himself to extend His mercy to you and give up resentment against you and pardon your offence, the wicked bred to the taste of lust appetent wish to see you alienate Allah's purpose and depart far distant from the path of righteousness.
He wishes to turn towards you, but those who follow their lusts want you to go far astray.
Allah doth wish to Turn to you, but the wish of those who follow their lusts is that ye should turn away (from Him),- far, far away.
And Allah indeed wants to turn graciously towards you; but those who follow their lusts would want you to drift far away from the right way. dipnot 1
Allah desires to turn towards you, but those who pursue their lower appetites desire to make you deviate completely.
Allâh wishes to accept your repentance, but those who follow their lusts, wish that you (believers) should deviate tremendously away (from the Right Path).
Allah desires to turn toward you clemently, but those who pursue their [base] appetites desire that you fall into gross waywardness.
Whereas Allâh desires to turn to you with mercy, those who follow (the dictates of their) lusts want you to drift far away (from the right path).
and God desires to turn towards you, but those who follow their lusts desire you to swerve away mightily.
God’s wishes to free you from the consequences of your ignorance. Those who follow their lust and vain desires, on the contrary, wish to turn you far away from God; far away.
God wishes to turn towards you, but those who follow their lusts wish that ye should swerve with a mighty swerving!
God wants to pardon you, but those who follow their lusts want that you would be diverted into a great diversion.
God desireth to be gracious unto you; but they who follow their lusts, desire that ye should turn aside from the truth with great deviation.
Allah wishes to turn towards you in mercy, but those who follow their own lusts (desires, prejudices, addictions, superstitions) wish that you should go far astray!
And Allah wills to relent towards you, and (the ones) who closely follow (their) lusts would have you incline (Literally: tilt away a tremendous tilting) away a tremendous inclining.
And Allah would turn to you in mercy; but those who follow vain desires would have you go tremendously astray.
God likes to turn to you, but those who are lost in the pleasures of the flesh wish to turn you astray, far away.
And God wants to turn unto you in His mercy, whereas those who follow [only] their own lusts want you to drift far away from the right path.
And it is Allah’s Will to turn to you in grace, but those who follow their desires wish to see you deviate entirely ˹from Allah’s Way˺.
And God wants to pardon you, but those who follow their lusts want that you would be diverted into a great diversion.
GOD wishes to redeem you, while those who pursue their lusts wish that you deviate a great deviation.
Allah wants to accept your repentance, but those who follow [their] passions want you to digress [into] a great deviation.
And God desires to turn towards you; but those who follow vain lusts desire that you should deviate with great deviation.
Allah turns to you in kindness, while those who follow their desires want that you drift far away from the right path. (They would rather have no laws to constrain their desires).
Allah does wish to turn to you but the wish of those who follow their lusts is that you should turn away (from Him)— Far, far away.
Allah intends to turn graciously towards you, while those who follow desires want you to deviate (from the right path), a huge deviation.
And God wants to pardon you, but those who follow desires want that you would be diverted into a great diversion.