Diyanet İşleri
O kıyamet günü, Allah'ı inkar edip Peygamber'e isyan edenler, yer yarılıp içine girmiş olmayı isterler ve Allah'tan hiçbir söz gizleyemezler.
Nisâ suresi
Nisâ suresi, 42. ayet. يَوْمَئِذٍ يَوَدُّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَعَصَوُا۟ ٱلرَّسُولَ لَوْ تُسَوَّىٰ بِهِمُ ٱلْأَرْضُ وَلَا يَكْتُمُونَ ٱللَّهَ حَدِيثًا
yevmeiẕiy yeveddü-lleẕîne keferû ve`aṣavu-rrasûle lev tüsevvâ bihimü-l'arḍ. velâ yektümûne-llâhe ḥadîŝâ.
O kıyamet günü, Allah'ı inkar edip Peygamber'e isyan edenler, yer yarılıp içine girmiş olmayı isterler ve Allah'tan hiçbir söz gizleyemezler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Ana babaya iyilik; cimrilik, gösteriş ve şahitlik günü Nisâ 36–42 3
Bunlar, Allah'a ve ahiret gününe iman etselerdi ve Allah'ın verdiği rızıktan (gösterişsiz olarak) harcasalardı, kendilerine ne zarar gelirdi? Allah, onları en iyi bilendir.
Şüphesiz Allah (hiç kimseye) zerre kadar zulüm etmez. (Yapılan) çok küçük bir iyilik de olsa onun sevabını kat kat arttırır ve kendi katından büyük bir mükafat verir.
Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onların üzerine bir şahit yaptığımız zaman, bakalım onların hali nice olacak!.
O kıyamet günü, Allah'ı inkar edip Peygamber'e isyan edenler, yer yarılıp içine girmiş olmayı isterler ve Allah'tan hiçbir söz gizleyemezler.
Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar, bir de -yolcu olmanız durumu müstesna- cünüp iken yıkanıncaya kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur veya yolculukta bulunursanız, veyahut biriniz abdest bozmaktan gelince ya da eşlerinizle cinsel ilişkide bulunup, su da bulamazsanız o zaman temiz bir toprağa yönelip, (niyet ederek onunla) yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin. Şüphesiz Allah, çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.
Kendilerine Kitap'tan bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan sapmanızı istiyorlar.
Allah, sizin düşmanlarınızı çok daha iyi bilir. Allah, dost olarak yeter. Allah, yardımcı olarak da yeter.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
42. “Küfre saplananlar ve peygambere isyan edenler” yani Allah’a ve Rasûlünü inkâr etmekle birlikte Peygambere de isyan edenler “o gün yerle bir edilme temennisinde bulunacaklardır.” Yani yerin kendilerini yutmasını böylece toprağa karışıp yok olmayı temenni edeceklerdir. Nitekim Yüce Allah bir başka yerde: “Ve kâfir: Ah keşke toprak olsaydım, diyecek!” (en-Nebe, 78/40) buruğu ile bu durumu dile getirmektedir.
“Allah’tan hiç bir sözü de gizleyemeyeceklerdir.” Aksine işlediklerini huzurunda itiraf edecekler; dilleri, el ve ayakları dünyada iken neler yaptıklarına dair tanıklıkta bulunacaklardır. O gün Allah hak ile onların amellerinin karşılığını verecektir ve onlar Allah’ın apaçık hakkın ta kendisi olduğunu bileceklerdir.
Kâfirlerin küfür ve inkârlarını gizleyeceklerine dair buyruklara gelince, bu gibi haller Kıyametin bazı konumlarında söz konusu olacak ve onlar bu inkârlarının, Allah’ın azabına karşı kendilerine bir fayda sağlayacağını zannettikleri bir sırada yapacaklardır. Ancak gerçekleri öğrenip kendi organları da aleyhlerine tanıklık yaptığı vakit her şey apaçık ortaya çıkacak ve inkârlarını gizlemeye mahal kalmayacaktır, bunun hiçbir faydasını da göremeyeceklerdir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İşte o büyük günde Allah’ı inkâr eden ve resulüne karşı gelenler, onlar yerle bir olmayı dileyecekler. Yapmış oldukları hiçbir şeyi Allah'tan gizleyemeyecekler. Çünkü Allah, onların dillerini mühürleyecek, konuşamayacaklar. Yaptığı amellere şahitlik etmesi için azalarına izin verecektir.
Aynı kök: ودد (29 geçiş) · Aynı kök: سوي (83 geçiş)
Arzu ettiler ki kendilerinin küfre saptıkları gibi siz de sapasınız da beraber olasınız. Bu sebeple, onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar…
Aynı kök: ودد (29 geçiş) · Aynı kök: سوي (83 geçiş)
Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Halbuki onlar size gelen hakkı…
Aynı kök: كتم (21 geçiş)
Allah, şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını…
Aynı kök: كتم (21 geçiş)
Hakkı batılla karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin.
Aynı kök: كتم (21 geçiş)
Hani, bir kimseyi öldürmüştünüz de suçu birbirinizin üstüne atmıştınız. Halbuki Allah, gizlemekte olduğunuzu ortaya çıkaracaktı.
Aynı kök: ودد (29 geçiş)
Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah'a ortak koşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl…
Aynı kök: عصي (32 geçiş)
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Aynı kök: عصي (32 geçiş)
Hani, Tur'u tepenize dikerek sizden söz almıştık, "Size verdiğimiz Kitab'a sımsıkı sarılın; ona kulak verin" demiştik. Onlar, "Dinledik, karşı…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İnkâr edip Elçi'ye isyan edenler, o gün yer(in dibin)e batırılmayı isterler; Allah'tan hiçbir haberi gizleyemezler. dipnot 1
O gün hakikati inkar edenler ve Peygamber'e karşı çıkanlar, yerin dibine geçmeyi temenni ederler; fakat onlar hiçbir şeyi Allah'tan gizleyemezler.
Hakikati inkara şartlanmış olanlar ve Peygambere itaatsizlik yapanlar o gün toprağın kendilerini yutmasını isteyecekler; ama onlar, olup biten hiçbir şeyi Allahtan gizle(ye)meyeceklerdir.
O süreçte hakikati inkar edenler ve Rasule asi olanlar, yerin kendilerini yutarak yok etmesini isterler. Allah'tan hiçbir şeyi gizleyemeyeceklerdir.
O gün, küfre sapıp da elçiye isyan edenler, yerle bir olmayı 'severek isteyecekler.' Oysa Allah'tan hiç bir sözü gizleyemezler.
Küfür yoluna sapıp peygamberi dinlemeyenler o gün yerin dibine batırılmayı temenni ederler ve Allah’tan hiçbir haberi gizleyemezler.
O gün, nankörlük edenler ve elçiye karşı gelenler, yerin dibine girmek isterler. Çünkü hiçbir sözü -hadisi- Allah'tan gizleyemezler.
İnkar edenler ve peygambere asi olanlar, o gün yerin dibine batırılmayı temenni ederler ve Allah'tan hiçbir haberi gizleyemezler.
İnkar edenler ve elçiye karşı gelenler o gün yerle bir olmak isterler. ALLAH'tan hiçbir hadis gizleyemezler.
İnkar edenler ve elçiye karşı gelenler o gün yerle bir olmak isterler. ALLAH'tan hiç bir söz gizleyemezler.
İşte o gün inkar edip peygambere asi olanlar şöyle arzu edecekler: Keşke yerle bir edilselerdi de Allah'tan bir tek söz gizlemeselerdi.
İşte o gün öyle arzu edecek o küfredib Peygambere asi olanlar ki keşke hak ile yeksan edilselerdi de Allaha bir sözü ketmetmeselerdi
Nankörlük edip Resul'e karşı çıkanlar, O Gün dipnot 1 yerle bir olmayı isterler ve Allah'tan hiçbir sözü gizleyemezler.
Nankörlük edip resule karşı çıkanlar, izin günü dipnot 1 yerle bir olmayı isterler ve Allah'tan hiçbir sözü gizleyemezler.
Nankörlük edip rasule karşı çıkanlar, izin günü yerle bir olmayı isterler ve Allah'tan hiçbir söz gizleyemezler.
O gün, küfredip elçiye isyan edenler, yerle bir olmayı 'severek isteyecekler' Oysa Tanrı'dan hiç bir sözü gizleyemezler.
(Allahın birliğini inkar ve) küfr edenlerle o peygambere asi olanlar o gün hak ile yeksan edilselerdi de Allahdan bir sözü gizlememiş olsalardı temennisinde bulunacakdır.
İşte o gün, küfredip Rasul'e asi olanlar, isterlerdi ki; yerle bir olsalardı da Allah'dan o bir sözü gizlememiş bulunsalardı.
(36-42) Allah’a ibadet edin, O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın, Anne babaya, yakınlığı olanlara, yetimlere, yoksunlara/ miskinlere, yakın komşuya, yan komşuya, yanınızda ki arkadaşınıza, yol çocuklarına ve elinizin altında çalışanlarınıza (kadın cariye veya erkek köle) güzel davranın, muhakkak ki Allah, kendini önemli göreni ve kendiyle övüneni / kendiyle iftihar edineni sevmez, onlar ki cimrilik ederler ve cimriliği de emrederler , Allah’ın fazlından kendilerine verdiklerini de saklarlar , kafirler için alçaltıcı / on ur kırıcı bir azap hazırladık. İnsanlara gösteriş olsun diye mallarını harcarlar , Allah’a iman etmiyorlar ve Ahiret gününe iman etmiyorlar , kimin yakın arkadaşı şeytan olmuşsa, o ne kötü bir yakın arkadaştır. Keşke Allah’a, ahiret gününe iman etselerdi ve de Allah’ın onları rızıklandırdıklarından harcasalardı, aleyhlerine ne olurdu ki? Allah onları bilendir. Allah kesinlikle zerre ağırlığınca dahi zulmetmez , O zerre, sizin için bir güzellik ise onu katlar / kat kat çoğaltır , katından da kocaman bir ödül / ecir ona verir. Her bir toplu m / ümmet şahitleri ile bize geldiklerinde nasıl olacak? Sen de bize, işte bunlar için şahit olarak geldiğinde nasıl olacak? O gün kafirler ve Resullere isyan edenler kendilerinin de arzla beraber dümdüz olmalarını arzu ederler, Allah’tan hiçbir sözü saklayamazlar.
O gün, küfre sapıp da Peygamber'e isyan edenler, yerle bir olmayı severek isteyecekler ve Allah’tan hiçbir sözü gizleyemeyecekler.
Nankörlük edip, (Allah'ın) Elçi(sin)e karşı gelenler, o gün yerin dibine geçirilmeyi isterler ve Allah'tan hiçbir söz gizleyemezler.
Kafirlik edip resule dipnot 1 /elçinin getirdiğine karşı gelenler, o gün toprağa karışıp gitmiş olmayı çok isterler. dipnot 2 Allah'tan tek bir sözü bile gizleyemezler.
Ayetleri görmezden gelenler (kafirler) ve elçiye baş kaldırmış bulunanlar, o gün toprağa karışıp kaybolmuş olmayı ne kadar çok isterler. Çünkü Allah'tan hiçbir sözü gizleyemeyeceklerdir.
O gün, küfre sapıp da Peygamber'e isyan edenler, yerle bir olmayı severek isteyecekler ve Allah’tan hiçbir sözü gizleyemeyecekler.
O gün, küfre sapıp da Peygambere isyan edenler, yerle bir olmayı severek isteyecekler ve Allah'tan hiç bir sözü gizleyemeyecekler.
Bir gündür ki o, küfre sapıp resule isyan edenler toprağa karışıp gitmeyi isteyecekler ve Allah'tan hiçbir sözü gizleyemeyecekler.
There and then shall those who denied Allah and/or His statutes and disobeyed the Messenger, wish they could be leveled in the dust, and not one fact can they hide from Allah. Intoxicants were forbidden in stages, here and elsewhere: 2:219, 5:90/91 If on the road and spiritually unconditioned and there is no water to bathe, then ablution -real or metaphoric - becomes an obligation.
On that day, those who disbelieved and disobeyed the Prophet will wish that the earth could swallow them up: they will not be able to hide anything from God.
On that day those who reject Faith and disobey the messenger will wish that the earth Were made one with them: But never will they hide a single fact from Allah!
Those who disbelieved and disobeyed the Messenger will wish on that Day that the earth were levelled with them. They will not be able to conceal anything from Allah.
On that day those who were kafir and disobeyed the Messenger will wish that they were one with the level earth. They will not be able to hide a single circumstance from Allah.
On that day those who disbelieved and disobeyed the Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم) will wish that they were buried in the earth, but they will never be able to hide a single fact from Allâh.[1]
On that day those who were faithless and [who] disobeyed the Apostle will wish the earth were levelled with them, and they will not conceal any matter from Allah.
On that day those who disbelieved and disobeyed the Messenger would wish that the earth were made level with them. They shall not be able to conceal anything from Allâh.
Upon that day the unbelievers, those who have disobeyed the Messenger, will wish that the earth might be levelled with them; and they will not conceal from God one tiding.
On that Day, those who chose the [convenience of] disbelief and disobeyed the Prophet of God, will [be so ashamed that they will] wish they were level with earth as all their [shameful] words [and action] will be publicly displayed.
on the day when those who misbelieve and rebel against the Apostle would fain that the earth were levelled with them? but they cannot hide the news from God.
On that day those who rejected and disobeyed the messenger will wish that the earth would swallow them; but they cannot hide anything said from God.
In that day they who have not believed, and have rebelled against the apostle of God, shall wish the earth was levelled with them; and they shall not be able to hide any matter from God.
On the day when those who disbelieve and rebel against the Messenger would wish that they were levelled with the earth, but they cannot hide the facts from Allah.
Upon that Day, (the ones) who have disbelieved and disobeyed the Messenger do like that the earth were leveled with them; and they will not keep back from Allah any discourse (i. e. about any happening).
On that day those who disbelieved and disobeyed the messenger will wish that they were level with the ground, and they can hide no fact from Allah.
On that day those who disbelieved and disobeyed the Prophet, shall wish they were levelled with the dust, and shall not be able to conceal a thing from God.
Those who were bent on denying the truth and paid no heed to the Apostle will on that Day wish that the earth would swallow them: but they shall not [be able to] conceal from God anything that has happened.
On that Day, those who denied ˹Allah˺ and disobeyed the Messenger will wish they were reduced to dust. And they will never be able to hide anything from Allah.[1]
On that Day those who rejected and disobeyed the messenger will wish that the Earth would swallow them; but they cannot hide anything said from God.
On that day, those who disbelieved and disobeyed the messenger will wish that they were level with the ground; not a single utterance will they be able to hide from GOD.
That Day, those who disbelieved and disobeyed the Messenger will wish they could be covered by the earth. And they will not conceal from Allah a [single] statement.
That day, those who ignore warning and oppose the Messenger will wish that the earth might be levelled with them; and they will not conceal from God any statement.
On that Day, those who denied the Truth and paid no heed to the Messenger will wish that they were level with the ground. But not a single utterance or event could they hide from Allah.
On that Day, those who reject Faith and disobey the messenger (Muhammad) will wish that they were buried in the earth: But never will they hide a single fact from Allah!
On that Day, those who have disbelieved and disobeyed the Messenger shall wish that the earth were leveled with them. They shall not (be able to) conceal anything from Allah.
On that Day those who rejected and disobeyed the messenger will wish that the earth would swallow them; but they cannot hide any narrative from God.