Tevbe suresi

Tevbe suresi, 5. ayet

Tevbe suresi, 5. ayet. فَإِذَا ٱنسَلَخَ ٱلْأَشْهُرُ ٱلْحُرُمُ فَٱقْتُلُوا۟ ٱلْمُشْرِكِينَ حَيْثُ وَجَدتُّمُوهُمْ وَخُذُوهُمْ وَٱحْصُرُوهُمْ وَٱقْعُدُوا۟ لَهُمْ كُلَّ مَرْصَدٍ فَإِن تَابُوا۟ وَأَقَامُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَوُا۟ ٱلزَّكَوٰةَ فَخَلُّوا۟ سَبِيلَهُمْ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

feiẕe-nseleḫa-l'eşhüru-lḥurumü faḳtülü-lmüşrikîne ḥayŝü vecettümûhüm veḫuẕûhüm vaḥṣurûhüm vaḳ`udû lehüm külle merṣad. fein tâbû veeḳâmu-ṣṣalâte veâtevu-zzekâte feḫallû sebîlehüm. inne-llâhe gafûrur raḥîm.

Diyanet İşleri

Haram aylar çıkınca bu Allah'a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekatı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tevbe 2–8 · surenin 5. ayeti / 129

Konu Müşriklerle antlaşmaların bozulması ve berâet ilanı Tevbe 1–16 3

  1. Tevbe 2

    Yeryüzünde dört ay daha dolaşın. Şunu bilin ki, siz Allah'ı aciz bırakacak değilsiniz; Allah ise, inkarcıları perişan edecektir.

  2. Tevbe 3

    Hacc-ı ekber gününde, Allah ve Resulünden bütün insanlara bir bildiridir: Allah ve Resulü, Allah'a ortak koşanlardan uzaktır. Eğer tövbe ederseniz, bu sizin için hayırlıdır. Ama yüz çevirirseniz, şunu iyi bilin ki, siz Allah'ı aciz bırakabilecek değilsiniz. İnkarcılara, elem dolu bir azabı müjdele!

  3. Tevbe 4

    Ancak Allah'a ortak koşanlardan, kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz, sonra da antlaşmalarında size karşı hiçbir eksiklik yapmamış ve sizin aleyhinize hiç kimseye yardım etmemiş olanlar, bu hükmün dışındadır. Onların antlaşmalarını, süreleri bitinceye kadar tamamlayın. Şüphesiz Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları sever.

  4. 5

    Haram aylar çıkınca bu Allah'a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekatı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

  5. Tevbe 6

    Eğer Allah'a ortak koşanlardan biri senden sığınma talebinde bulunursa, Allah'ın kelamını işitebilmesi için ona sığınma hakkı tanı. Sonra da onu güven içinde olacağı yere ulaştır. Bu, onların bilmeyen bir kavim olmaları sebebiyledir.

  6. Tevbe 7

    Allah'a ortak koşanların Allah katında ve Resulü yanında bir ahdi nasıl olabilir? Ancak Mescid-i Haram'ın yanında kendileriyle antlaşma yaptıklarınız başkadır. Bunlar size karşı dürüst davrandığı sürece, siz de onlara dürüst davranın. Çünkü Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları sever.

  7. Tevbe 8

    Onların bir ahdi nasıl olabilir ki! Eğer onlar size üstün gelselerdi, sizin hakkınızda ne akrabalık (bağlarını), ne de antlaşma (yükümlülüğünü) gözetirlerdi. Ağızlarıyla sizi hoşnut etmeye çalışıyorlar, oysa kalpleri buna karşı çıkıyor. Onların pek çoğu fasık kimselerdir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

5. Yüce Allah’ın antlaşmalı müşriklerle savaşmayı haram kılmış olduğu “haram aylar” ki bunlar serbest dolaşılabilecek dört ay ile daha uzun antlaşma süresi bulunanlar için sürenin bitimini ifade eden aylardır “çıkınca artık” onlara karşı sorumluluk ortadan kalkmış olacağından “o müşrikleri nerede bulursanız” hangi yer ve zamanda olursa olsunlar “öldürün. Yakalayın” esir alın, “hapsedin” sıkıştırın ve Allah’ın gerçek kulları için bir mabed kılmış olduğu arzında rahat rahat dolaşmalarına imkân vermeyin. Çünkü bunlar esasen Allah’ın arzını mesken tutmaya ehil de değildirler ve oradan bir karışlık yer üzerinde dahi hak sahibi olamazlar. Çünkü arz Allah’ındır. Onlar ise Allah’a ve Rasûlüne karşı çıkan, yeryüzünde Allah’ın dininin yer etmesini istemeyen ve O’na karşı savaş açanlar Allah düşmanlarıdır. Ancak Allah kâfirler hoşlanmasa da nurunu mutlaka tamamlayacaktır.

“ve geçecekleri bütün geçitleri tutun.” Onların geçip gidecekleri her bir tepeyi, her bir yeri kontrolünüz altına alın ve onlara karşı cihadda nöbet tutun. Bu uğurda bütün gayretinizi ortaya koyun. Onlar şirklerinden vazgeçip tevbe edinceye kadar da bu halinizi sürdürün. İşte bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Eğer” şirklerinden “tevbe eder, namaz kılar” o ibadeti hakkı ile eda eder ve hak edenlere “zekât verirlerse onları serbest bırakın.” Onlara ilişmeyin, onları da sizin gibi kabul edin. Sizin lehinize olan haklar onların da lehinedir, sizin üzerinizde olan vazifeler onların da üzerinde borçtur.

“Şüphesiz Allah Ğafurdur” Tevbe edenlerin, şirk ve diğer günahlarını bağışlar, “Rahimdir.” Onları tevbe etmeye muvaffak kılmakla sonra da tevbelerini kabul etmekle onlara merhamette bulunur.

Bu âyet-i kerimede namaz veya zekâtı edâ etmeyi kabul etmeyenlerle onları edâ edinceye kadar savaşılacağına dair delil vardır. Nitekim Ebû Bekir radıyallahu anh da (zekat vermeyenlerle savaşırken) bunu delil almıştır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Düşmanlarınıza eman verdiğiniz haram aylar bittiğinde müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün. Onları kalelerinde kuşatın, esir alın ve onların yollarını gözetleyin. Eğer onlar şirkten Allah'a tevbe ederler, namazı dosdoğru kılarlar ve mallarının zekâtını verirlerse İslam'da kardeşleriniz olurlar. Bu durumda onlarla savaşmayı bırakın. Şüphesiz Yüce Allah, tevbe eden kullarını çokça bağışlayandır, onlara karşı çok merhamet edendir.

Kelimeler

26 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَإِذَا feiza zaman
  2. ٱنسَلَخَ nseleha geçtiği kök: سلخ
  3. ٱلْأَشْهُرُ l-eşhuru aylar kök: شهر
  4. ٱلْحُرُمُ l-hurumu haram kök: حرم
  5. فَٱقْتُلُوا۟ fektulu öldürün kök: قتل
  6. ٱلْمُشْرِكِينَ l-muşrikine ortak koşanları kök: شرك
  7. حَيْثُ haysu nerede kök: حيث
  8. وَجَدتُّمُوهُمْ vecedtumuhum bulursanız onları kök: وجد
  9. وَخُذُوهُمْ ve huzuhum ve onları yakalayın kök: اخذ
  10. وَٱحْصُرُوهُمْ vehsuruhum ve hapsedin kök: حصر
  11. وَٱقْعُدُوا۟ vek'udu ve otur(up) bekleyin kök: قعد
  12. لَهُمْ lehum onları
  13. كُلَّ kulle her kök: كلل
  14. مَرْصَدٍۢ ۚ mersadin gözetleme yerinde kök: رصد
  15. فَإِن fein eğer
  16. تَابُوا۟ tabu tevbe ederlerse kök: توب
  17. وَأَقَامُوا۟ ve ekamu ve ayakta tutarlarsa kök: قوم
  18. ٱلصَّلَوٰةَ s-salate salatı kök: صلو
  19. وَءَاتَوُا۟ ve atevu ve verirlerse kök: اتي
  20. ٱلزَّكَوٰةَ z-zekate zekatı kök: زكو
  21. فَخَلُّوا۟ fehallu serbest bırakın kök: خلو
  22. سَبِيلَهُمْ ۚ sebilehum yollarını kök: سبل
  23. إِنَّ inne çünkü
  24. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  25. غَفُورٌۭ gafurun bağışlayandır kök: غفر
  26. رَّحِيمٌۭ rahimun esirgeyendir kök: رحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde…

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş)

    Fakat tövbe edip, namazı kılar ve zekatı verirlerse, artık onlar sizin din kardeşlerinizdir. Bilen bir kavme ayetleri işte böyle ayrı ayrı açıklarız.

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş)

    Baş başa konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da, sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekatı…

  • Aynı kök: حصر (6 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş)

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

  • Aynı kök: رصد (6 geçiş) · Aynı kök: قعد (31 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş)

    "Halbuki biz, (daha önce) göğün bazı yerlerinde gayb haberlerini dinlemek için otururduk. Fakat şimdi her kim dinlemeye kalkacak olursa, kendini…

  • Aynı kök: شهر (21 geçiş) · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş)

    Bir mü'minin bir mü'mini öldürmesi olacak şey değildir. Ancak yanlışlıkla olması başka. Kim bir mü'mini yanlışlıkla öldürürse, bir mü'min köleyi azad…

  • Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)

    Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar, bir de -yolcu olmanız durumu müstesna- cünüp iken yıkanıncaya kadar namaza…

  • Aynı kök: حصر (6 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)

    Zekeriya mabedde namaz kılarken melekler ona, "Allah sana, kendisinden gelen bir kelimeyi (İsa'yı) doğrulayıcı, efendi, nefsine hakim ve salihlerden…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Haram aylar çıkınca (antlaşmayı bozan) o müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün; dipnot 1 onları yakalayın; onları hapsedin ve onları her gözetleme yerinde oturup bekleyin! Tevbe eder, namazı kılar, zekâtı da verirlerse artık yollarını serbest bırakın! Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet [el-müşrikîne] kelimesinin başındaki [eliflâm] takısı gereği herhangi bir müşriki değil, antlaşmayı bozan, fiilî savaş durumunda olan müşriklerle ilgilidir. Bu ayet Bakara 2:190-193, 256, Nisâ 4:89-91, Enfâl 8:39-40, Tevbe 9:2-4, 12, 36, 73, 123; Hacc 22:39, Mümtehine 60:8-9, Tahrîm 66:9 ile okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Ve (bu) yasak (kapsamındaki) aylar çıktığında, artık müşrikleri tuttuğunuz yerde öldürün; yakalayın, çepeçevre kuşatın, onları her gözetim noktasına kurulup gözetleyin! Fakat eğer onlar tevbe eder, namazı istikametle eda eder ve arınıp yücelmek için ödenmesi gereken bedeli ödemeyi kabul ederlerse, işte o zaman bırakın yakalarını! Unutmayın ki Allah tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.

Muhammed Esed

Ve (bu ölçülere uyarak geçirilen) haram aylar sona erince artık nerede kıstırırsanız öldürün müşrikleri; tutsak edin; çevirip kuşatın; gözetlenebilecek her yerde bekleyip gözetleyin onları. Ama eğer dönüp tevbe ederler, salata katılırlar ve arındırıcı yükümlülükleri yerine getirirlerse, artık bırakın yollarına gitsinler: Çünkü, her halükarda Allah çok acıyıp esirgeyen gerçek bağışlayıcıdır.

Ahmed Hulusi

Haram aylar bitince, (anlaşmayı bozup size saldıran) müşrikleri nerede bulursanız öldürün; onları yakalayıp esir alın; onların yollarını gözetleyip, geçitleri kontrol altına alın! Eğer tövbe eder, salatı ikame eder ve zekatı verirlerse o takdirde yollarını açın. . . Muhakkak ki Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.

Ali Bulaç

Haram aylar (süre tanınmış dört ay) sıyrılıp bitince (çıkınca) müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün, onları tutuklayın, kuşatın ve onların bütün geçit yerlerini kesip tutun. Eğer tevbe edip namaz kılarlarsa ve zekatı verirlerse yollarını açıverin. Gerçekten Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

Ali Özek ve heyeti

Haram aylar çıkınca müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün; onları yakalayın, onları hapsedin ve onları her gözetleme yerinde oturup bekleyin. Eğer tevbe eder, namazı dosdoğru kılar, zekâtı da verirlerse artık yollarını serbest bırakın. Allah yarlığayan, esirgeyendir.

Ali Rıza Safa

Kutsal aylar sona erince, ortaklar koşanları, bulduğunuz yerde etkisiz duruma getirin; tutuklayın, kuşatın ve gözetleme yerlerinde bekleyin. dipnot 140 Artık, pişmanlık gösterir, namazı kılar ve zekatı verirlerse yollarını açın. Kuşkusuz, Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 140
    "Ortaklar koşanları etkisiz duruma getirin!" olarak yazdığımız "Fe uktulü el muşrikine" tümcesi, Kur'an çevirilerinin büyük çoğunluğunda, "Ortaklar koşanları öldürün!" biçiminde yazılmıştır. 2:191 ve 4:89,91 ayetlerinde de aynı çeviriler yapılmıştır. "Katl" kökünden gelen "Uktulü" sözcüğü, etkisiz duruma getirmek anlamına da gelir. Bu tümceden sonra "Artık, pişmanlık gösterir, namazı kılar ve zekatı verirlerse yollarını açın!" buyruğu; 2:190 ayetinde, "Savaşın, ama aşırı gitmeyin. Allah, aşırı gidenleri sevmez!" buyruğu ve insan öldürmekle ilgili Kur'an ilkeleri göz önüne alındığında, yukarıdaki anlamın daha gerçekçi olduğu anlaşılmaktadır. Bu ayetten sonra gelen 9:6 ayeti de aynı anlamı desteklemektedir.

Bayraktar Bayraklı

Haram aylar çıkınca sizinle savaşan müşrikleri bulduğunuz yerde öldürünüz; onları yakalayınız; onları hapsediniz ve onları her gözetleme yerinde oturup bekleyiniz. Eğer tövbe eder, namazı dosdoğru kılar, zekatı da verirlerse, artık onları serbest bırakınız. Allah affedendir; merhamet edendir.

Edip Yüksel

Sınırlanmış aylar çıkınca, (hala barışa yanaşmıyorlarsa) o putperestlerle karşılaştığınız yerde savaşın. Onları yakalayın, onları kuşatın ve her hareketlerini izleyin. Tövbe edip salatı gözetir ve zekat verirlerse yollarını serbest bırakın. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Kuran'ın izin verdiği savaş savunma amacıyladır. * Şu ayetlere de bakınız: 2:190, 192, 193, 256; 4:91; 60:8-9.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kutsal aylar çıkınca, (hala barışa yanaşmıyorlarsa) o putperestleri yakaladığınız yerde öldürün. Onları yakalayın, onları kuşatın ve her hareketlerini izleyin. Tevbe edip namaz kılar ve zekat verirlerse yollarını serbest bırakın. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O haram aylar çıkınca artık müşrikleri nerede bulursanız öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve bütün geçit başlarını tutun! Eğer tevbe edip namaz kılar ve zekatı verirlerse, onları serbest bırakın; çünkü Allah bağışlayan ve merhamet edendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

O haram olan aylar çıktımı artık o bir müşrikleri nerede bulursanız öldürün, yakalayın, habsedin ve bütün geçid başlarını tutun, eğer tevbe ederler ve namaz kılıb zekatı verirlerse sebillerini tahliye edin, çünkü Allah gafur, rahimdir

Erhan Aktaş

Haram aylar dipnot 1 çıktığı zaman, artık "o Müşrikleri" nerede bulursanız öldürün, dipnot 2 onları yakalayıp hapsedin, bütün geçit yerlerinde onları gözetleyin. Eğer tevbe edip, dipnot 3 salatı ikame eder, zekatı yaparlarsa dipnot 4 diledikleri yolu seçsinler. Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Savaşmanın haram olduğu aylar (Bkz. 9:2).
  2. metne dön, dipnot 2
    Ayetin, sadece "O Müşrikleri nerede bulursanız öldürün." cümlesi cımbızlanıp, "İslam dini inanmayan herkesi öldürmeyi emrediyor." denerek, İslam'a büyük bir iftira atılmaktadır. Oysaki ayetin tamamı dikkate alındığında, bunun kesinlikle büyük bir iftira olduğu açıkça görülmektedir: "Bulundukları yerde öldürülecek olanlar," Müşriklerin tamamı değil; "O Müşrikler" denilerek, belli olan, bilinen kimselerden söz edilmektedir. Yanı antlaşmanın hükümlerine uymayan, antlaşmayı bozan, düşmanla işbirliği yapan, Mü'minleri arkalarından vuran Müşriklerden söz edilmektedir. Bir önceki ayette, bunların kimler oldukları bildirilmektedir. Bir sonraki ayette de öldürülmeleri istenen "O Müşrikler"in savaşmaktan ve düşmanla iş birliği yapmaktan vazgeçmeleri durumunda, kendilerine korunma sağlanması ve güven içinde istedikleri yere ulaştırılmaları istenmektedir. Bu da "İnanmayanları yakaladığınız yerde öldürün." söyleminin ne denli büyük bir iftira olduğunu açıkça göstermektedir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Savaşmaktan vazgeçerlerse.
  4. metne dön, dipnot 4
    Eğer tevbe edip, salatı ikame eder, zekatı yaparlarsa" ile söylenmek istenen şey, Farsça deyimi ile bildiğimiz anlamda namaz kılmak ve zekat vermek değildir. Salatın ikame edilmesi, destek ve dayanışma içinde olmak anlamında, zekat ise içten bir pişmanlık duymak, kötülüklerinden arınmak anlamındadır. Zira zekat mali yardım demek değil, arınmak anlamındadır. Salatı ikame etmek ve zekatı vermek ile ilgili geniş açıklama için Bkz. 9:11. ayetinin dipnotu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Haram aylar dipnot 1 çıktığı zaman, artık "o müşrikleri" nerede bulursanız öldürün dipnot 2 , onları yakalayıp hapsedin, bütün geçit yerlerinde onları gözetleyin. Eğer tevbe edip dipnot 3 , salatı ikame eder dipnot 4 , zekatı yaparlarsa dipnot 5 diledikleri yolu seçsinler. Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Savaşmanın haram olduğu aylar. Bkz. 9:2.
  2. metne dön, dipnot 2
    "Bulundukları yerde öldürülecek olanlar, " müşriklerin tamamı değil; "o müşrikler" denilerek, "belli olan, yanı antlaşmanın hükümlerine uymayan, antlaşmayı bozan müşriklerdir." Bunlar aynı zamanda Müslümanların aleyhinde düşmanlarla iş birliği yapanlardır. Bir önceki ayette, bunların kimler oldukları bildirilmektedir. Bir sonraki ayette de korunma isteyen müşriklere, korunma sağlanması ve güven içinde istedikleri yere ulaştırılmaları istenmektedir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Savaşmaktan vazgeçerlerse.
  4. metne dön, dipnot 4
    Samimi olarak pişman olup, size yardım ve dayanışma içinde olurlarsa. Salat sözcüğünün, namazın yanı sıra; dua, destek, din, yardımlaşma, dayanışma, davet, kulluk, itaat ve yaradılış amacına uygun hareket etmek gibi anlamları bulunmaktadır.
  5. metne dön, dipnot 5
    Benliklerini kötülüklerden arındırıp samimi ve dürüst olurlarsa. Buradaki zekat sözcüğü, ekonomik yardımı değil, ikiyüzlülükten arınmış olmayı ifade etmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Haram aylar dipnot 1 çıktığı zaman, artık "o müşrikleri" nerede bulursanız öldürün dipnot 2 , onları yakalayıp hapsedin, bütün geçit yerlerinde onları gözetleyin. Eğer tövbe edip dipnot 3 , salatı ikame eder dipnot 4 , zekatı verirlerse dipnot 5 diledikleri yolu seçsinler. Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Savaşmanın haram olduğu aylar.
  2. metne dön, dipnot 2
    "Nerede bulunursa öldürülecek olanlar," müşriklerin tamamı değil; "o müşrikler" denilerek, "belli olan, antlaşmayı bozan bir kısım müşrikten" söz edilmektedir. Ki bunlar aynı zamanda Müslümanların aleyhinde başkaları ile iş birliği yapanlardır. Bir önceki ayette, bunların kimler oldukları zikredilmektedir. Bir sonraki ayette de koruma isteyen müşriklere, koruma sağlanması ve güven içinde istedikleri yere ulaştırılmaları istenmektedir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Savaşmaktan vaz geçerlerse.
  4. metne dön, dipnot 4
    Samimiyet içinde pişman olurlarsa, kulluklarını şirkten arındırırlarsa. Salat sözcüğünün, namazın yanı sıra; dua, destek, din, yardımlaşma, dayanışma, davet, kulluk, itaat ve yaradılış amacına uygun hareket etmek gibi anlamları bulunmaktadır. Salatın hangi anlamı ifade ettiği, ancak içinde yer aldığı ayet ve konu bağlamından anlaşılabilir.
  5. metne dön, dipnot 5
    Benliklerini kötülüklerden arındırıp samimi ve dürüst olurlarsa. Buradaki zekat sözcüğü, kesinlikle mali bir şeyi değil, münafıklıktan tamamen arınmış olarak kulluk etmeyi ifade etmektedir.

Gültekin Onan

Haram aylar (süre tanınmış dört ay) sıyrılıp bitince (çıkınca) müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün, onları tutuklayın, kuşatın ve onların bütün geçit yerlerini kesip tutun. Eğer tevbe edip namaz kılarlarsa ve zekatı verirlerse yollarını açıverin. Gerçekten Tanrı, bağışlayandır, esirgeyendir.

Hasan Basri Çantay

(Dokunulması) haram olan o aylar çıkdığı zaman artık o müşrikleri, onları nerede bulursanız, öldürün, onları (esir olarak) yakalayın, onları habsedin, onların bütün geçid yerlerini tutun. Eğer tevbe ederler, (tevbelerini ve imanlarını tasdıyk için) namaz kılarlar, zekat verirlerse yollarını serbest bırakın. Çünkü Allah çor yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir.

İbni Kesir

Haram aylar çıkınca; artık müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün. Onları yakalayın ve hapsedin. Her gözetleme yerinde onları bekleyin. Eğer tevbe ederler; namaz kılar, zekat verirlerse; yollarını serbest bırakın. Muhakkak ki Allah; Gafur'dur, Rahim'dir.

Mehmet Alagaş

(5-6) Haram aylar çıkınca, müşrikleri (antlaşmaya sadık kalmayan müşrikleri) nerede bulur iseniz öldürün, yakaladığınız da tutsak alın, her bir gözetleme yerinde oturup onları bekleyin, eğer vazgeçerlerse, namazı kalkıp kılarlarsa, zekâtı verirlerse, onlara yol verin, muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Müşriklerden biri senden sığınma talebinde bulunursa ona bu emanı ver, hatta Allah’ın kelamını işitsin, sonra onu emin olacağı yere ulaştır, sözün özü bunlar bilmeyen bir topluluktur.

Rowwad Tercüme Merkezi

Haram aylar çıkınca, Allah’a şirk koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. Eğer tevbe ederler, namazı kılıp zekâtı da verirlerse kendilerini serbest bırakın. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

Süleyman Ateş

Haram aylar çıkınca (Allah'a) ortak koşanları nerede bulursanız öldürün; onları yakalayın, hapsedin ve her gözetleme yerinde otur(up) onları bekleyin. Eğer tevbe ederler, namazı kılarlar, zekatı verirlerse yollarını serbest bırakın. Çünkü Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

Süleymaniye Vakfı

Bu haram aylar /can ve mal dokunulmazlıklarının olduğu bu dört ay dipnot 1 çıkınca (Mekke'den ayrılmayan) o müşrikleri dipnot 2 bulduğunuz yerde öldürün. Onları yakalayın, kuşatın ve onlar için her gözetleme yerinde bekleyin. Ama dönüş yapar, namazı özenle ve sürekli kılar ve zekatı da verirlerse artık onları serbest bırakın dipnot 3 . Şüphesiz Allah, çok bağışlayan ve ikramı bol olandır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yukarıdaki duyuru, haram aylarının ikincisi olan Zilhicce'de yapılmıştı. Buradaki haram aylar (el-eşhuru'l-hurum) bilinen haram aylar değil, ikinci ayette belirtilen can ve mal dokunulmazlığının tanındığı dört aydır. Haram denmesi, bu süre içinde muhatapların dokunulmaz sayılmasından dolayıdır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu müşriklerin tamamı daha önce Muhammed aleyhisselamı öldürmeye kalkan, Müslümanları Mekke'den göç etmeye zorlayan kimselerdir. Nebiye karşı işlenmiş bu suçun karşılığı olarak ya verilen tarihe kadar göç edecekler ya da savaş suçlusu oldukları için (Bakara 2/191) öldürüleceklerdir. 11. ayette tövbe edip /dönüş yapıp bunu hareketlerine de yansıttıkları takdirde bu muameleye maruz kalmayacakları bildirilmektedir.
  3. metne dön, dipnot 3

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Dört) yasak ay dipnot 1 çıkınca o müşrikleri dipnot 2 bulduğunuz yerde öldürün. Onları yakalayın, onları kuşatın, onlar için her gözetleme yerinde oturun. Ama dönüş yapar (tevbe eder), namazı kılar ve zekat verirlerse yollarını açın. Çünkü Allah bağışlar, ikramı boldur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yukarıdaki duyuru, haram aylarının ikincisi olan Zilhicce'de yapılmıştı. Buradaki haram aylar (el-eşhuru'l-hurum) bilinen aylar değil, ikinci ayette belirtilen dört aydır. Haram denmesi, bu süre içinde muhatapların dokunulmaz sayılmasından dolayıdır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Antlaşmayı bozan o müşrikle Bunlar daha önce Muhammed aleyhi selamı öldürmeye kalkan, onu ve yakınlarını Mekke'den göç etmeye zorlayan kimselerdir. Resul'e karşı işlenmiş bu suçun karşılığı olarak ya verilen tarihe kadar göç edecekler ya da öldürüleceklerdir.11. ayette tevbe edip bunu hareketlerine de yansıttıkları takdirde bu muameleye maruz kalmayacakları bildirilmektedir.

Şaban Britch

Haram aylar çıkınca, müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün; onları (esir olarak) yakalayıp hapsedin; her gözetleme yerinde onları bekleyin. Eğer tevbe eder, namazı ikame eder ve zekat verirlerse yollarını serbest bırakın. Doğrusu Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Şaban Piriş

Haram aylar çıkınca, müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün; onları yakalayıp hapsedin; her gözetleme yerinde onları bekleyin. Eğer tevbe eder, namaz kılar ve zekat verirlerse yollarını serbest bırakın. Doğrusu Allah, bağışlar ve merhamet eder.

Yaşar Nuri Öztürk

O haram aylar çıktığında artık müşrikleri, kendilerini bulduğunuz yerde öldürün. Yakalayın onları, kuşatın onları, tüm geçit noktalarını tıkayın onların. Bunun ardından tövbe eder, namazı gereğince kılar, zekatı verirlerse, yollarını açın onların. Kesin olan şu ki, Allah Gafur'dur, Rahim'dir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

When the four Sacred Months of grace have expired, then kill the vicious idolaters wherever you find them, seize them besiege them and lie down for them in ambush everywhere. But should they repent, engage in the act of worship and give Zakat (alms), then leave them alone; Allah is Ghafurun (Forgiving) and Rahimun (Merciful).

Abdul Haleem

When the [four] forbidden months are over, wherever you encounter the idolaters, kill them, seize them, besiege them, wait for them at every lookout post; but if they turn [to God], maintain the prayer, and pay the prescribed alms, let them go on their way, for God is most forgiving and merciful.

Abdullah Yusuf Ali

But when the forbidden months are past, then fight and slay the Pagans wherever ye find them, an seize them, beleaguer them, and lie in wait for them in every stratagem (of war); but if they repent, and establish regular prayers and practise regular charity, then open the way for them: for Allah is Oft-forgiving, Most Merciful.

Abul A'la Maududi

[9:5] But when the sacred months expire slay those who associate others with Allah in His Divinity wherever you find them; seize them, and besiege them, and lie in wait for them. But if they repent and establish the Prayer and pay Zakah, leave them alone. Surely Allah is All-Forgiving, Ever-Merciful.

Aisha Bewley

Then, when the sacred months are over, kill the idolaters wherever you find them, and seize them and besiege them and lie in wait for them on every road. If they make tawba and establish salat and pay zakat, let them go on their way. Allah is Ever-Forgiving, Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

Then when the Sacred Months (the 1st, 7th, 11th, and 12th months of the Islâmic calendar) have passed, then kill the Mushrikûn (See V.2:105) wherever you find them, and capture them and besiege them, and lie in wait for them in each and every ambush. But if they repent and perform As-Salât (Iqâmat-as-Salât), and give Zakât, then leave their way free. Verily, Allâh is Oft-Forgiving, Most Merciful.[1]

Ali Quli Qarai

Then, when the sacred months have passed, kill the polytheists wherever you find them, capture them and besiege them, and lie in wait for them at every ambush. But if they repent, and maintain the prayer and give the zakāt, then let them alone. Indeed Allah is all-forgiving, all-merciful.

Amatul Rahman Omar

But when the prohibited (four) months (when no attack on the breakers of the treaties was permissible) have expired, slay such polytheists (who broke their treaties) wherever you find them and capture them and besiege them and lie in wait for them in every place from which it is possible to perceive the enemy and watch their movements. But if they turn in repentance and keep up Prayer and go on presenting the Zakât, leave their path free. Indeed, Allâh is Great Protector, Ever Merciful.

Arthur John Arberry

Then, when the sacred months are drawn away, slay the idolaters wherever you find them, and take them, and confine them, and lie in wait for them at every place of ambush. But if they repent, and perform the prayer, and pay the alms, then let them go their way; God is All-forgiving, All-compassionate.

Bijan Moeinian

Once the sacred months are over, fight with disbelievers to the end and capture them. If they submit and start saying their daily prayers and engage in charitable actions, then they are forgiven; indeed God is the Most Forgiving, the Most Merciful.

E. Henry Palmer

But when the sacred months are passed away, kill the idolaters wherever ye may find them; and take them, and besiege them, and lie in wait for them in every place of observation; but if they repent, and are steadfast in prayer, and give alms, then let them go their way; verily, God is forgiving and merciful.

Edip-Layth

So when the restricted months have passed, then you may kill those who have set up partners wherever you find them, take them, surround them, and stand against them at every point. If they repent, hold the contact prayer, and contribute towards betterment, then you shall leave them alone. God is Forgiving, Compassionate.

George Sale

And when the months wherein ye are not allowed to attack them shall be past, kill the idolaters wheresoever ye shall find them, and take them prisoners, and besiege them, and lay wait for them in every convenient place. But if they shall repent, and observe the appointed times of prayer, and pay the legal alms, dismiss them freely; for God is gracious and merciful.

Hamid S. Aziz

9:5 But when the sacred months are past, then fight and slay the idolaters (those who plot against you) wherever you may find them; and seize them, and besiege them, and ambush them in every manner; but if they repent, and are steadfast in prayer, and practice charity, then let them go their way; for verily, Allah is oft Forgiving and Merciful.

Mahmoud Ghali

So, when the prohibiting months are drawn away, (Literally: stripped away) then kill the associators wherever you find them, and take them, and detain them, and sit (in wait) for them at every place of observation (i. e., ambush). But, in case they repent, and keep up the prayer, and bring the Zakat, (i.e., pay the obligatory poor-dues) then let them go their way; (Literally: pass on their way) surely Allah is Ever-Forgiving, Ever-Merciful..

Marmaduke Pickthall

Then, when the sacred months have passed, slay the idolaters wherever ye find them, and take them (captive), and besiege them, and prepare for them each ambush. But if they repent and establish worship and pay the poor-due, then leave their way free. Lo! Allah is Forgiving, Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

But when these months, prohibited (for fighting), are over, slay the idolaters wheresoever you find them, and take them captive or besiege them, and lie in wait for them at every likely place. But if they repent and fulfil their devotional obligations and pay the zakat, then let them go their way, for God is forgiving and kind.

Muhammad Asad

And so, when the sacred months are over, slay those who ascribe divinity to aught beside God wherever you may come upon them, and take them captive, and besiege them, and lie in wait for them at every conceivable place! Yet if they repent, and take to prayer, and render the purifying dues, let them go their way: for, behold, God is much forgiving, a dispenser of grace.

Mustafa Khattab

But once the Sacred Months have passed, kill the polytheists ˹who violated their treaties˺ wherever you find them,[1] capture them, besiege them, and lie in wait for them on every way. But if they repent, perform prayers, and pay alms-tax, then set them free. Indeed, Allah is All-Forgiving, Most Merciful.

Progressive Muslims

So when the restricted months have passed, then you may kill those who have set up partners wherever you find them, and take them, and surround them, and stand against them at every point. If they repent, and hold the contact-method, and contribute towards betterment, then you shall leave them alone. God is Forgiving, Merciful.

Rashad Khalifa

Once the Sacred Months are past, (and they refuse to make peace) you may kill the idol worshipers when you encounter them, punish them, and resist every move they make. If they repent and observe the Contact Prayers (Salat) and give the obligatory charity (Zakat), you shall let them go. GOD is Forgiver, Most Merciful.

Sahih International

And when the sacred months have passed, then kill the polytheists wherever you find them and capture them and besiege them and sit in wait for them at every place of ambush. But if they should repent, establish prayer, and give zakah, let them [go] on their way. Indeed, Allah is Forgiving and Merciful.

Sam Gerrans

And when the inviolable months have passed, then kill the idolaters wheresoever you find them, and seize them, and restrain them, and lie in wait for them at every place of ambush. But if they repent, and uphold the duty, and render the purity, then let them go their way; God is forgiving and merciful.

Shabbir Ahmed

When the four Sacred Months are over and if the idolaters are still aggressing, neither becoming law-abiding citizens of the State, nor emigrating, subdue them wherever you find them, take them captive, and besiege them, and ambush them. But if they repent from aggression, and help in the consolidation of the Divine System and in setting up the Just Economic Order of Zakat, then leave them free. Verily, Allah is Forgiving Merciful.

Syed Vickar Ahamed

But when the forbidden (four) months are over then fight and kill the (distrusted) pagans wherever you find them, and catch them, attack them, and stay waiting for them in every stage (of war); But if they repent, and establish regular prayers and practice regular charity, then make it easy for them: Verily, Allah is Often Forgiving (Ghafoor), Most Merciful (Raheem).

Taqi Usmani

So, when the sacred months expire, kill the Mushriks wherever you find them, and catch them and besiege them and sit in ambush for them everywhere. Then, if they repent and establish Salāh and pay Zakāh, leave their way. Surely, Allah is most Forgiving, Very-Merciful.

The Monotheist Group

So when the restricted months have passed, then you may kill the polytheists wherever you find them, and take them, and surround them, and stand against them at every point. If they repent, and they hold the contact prayer, and they contribute towards purification, then you shall leave them alone. God is Forgiving, Merciful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 5. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 5. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 5. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩