Diyanet İşleri
Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozanlar, Allah'ın korunmasını emrettiği şeyleri (akrabalık bağlarını) koparanlar ve yeryüzünde fesat çıkaranlar var ya; işte lanet onlara, yurdun kötüsü (cehennem) de onlaradır.
Ra'd suresi
Ra'd suresi, 25. ayet. وَٱلَّذِينَ يَنقُضُونَ عَهْدَ ٱللَّهِ مِنۢ بَعْدِ مِيثَٰقِهِۦ وَيَقْطَعُونَ مَآ أَمَرَ ٱللَّهُ بِهِۦٓ أَن يُوصَلَ وَيُفْسِدُونَ فِى ٱلْأَرْضِ أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمُ ٱللَّعْنَةُ وَلَهُمْ سُوٓءُ ٱلدَّارِ
velleẕîne yenḳuḍûne `ahde-llâhi mim ba`di mîŝâḳihî veyaḳṭa`ûne mâ emera-llâhü bihî ey yûṣale veyüfsidûne fi-l'arḍi ülâike lehümü-lla`netü velehüm sûü-ddâr.
Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozanlar, Allah'ın korunmasını emrettiği şeyleri (akrabalık bağlarını) koparanlar ve yeryüzünde fesat çıkaranlar var ya; işte lanet onlara, yurdun kötüsü (cehennem) de onlaradır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Akıl sahiplerinin vasıfları ve Adn cennetleri Ra'd 19–26 3
Onlar, Rablerinin rızasına ermek için sabreden, namazı dosdoğru kılan, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli olarak ve açıktan Allah için harcayan ve kötülüğü iyilikle ortadan kaldıranlardır. İşte bunlar için dünya yurdunun iyi sonucu vardır.
Bu sonuç da Adn cennetleridir. Atalarından, eşlerinden ve çocuklarından iyi olanlarla beraber oraya girerler. Melekler de her bir kapıdan yanlarına girerler (ve şöyle derler):
"Sabretmenize karşılık selam sizlere. Dünya yurdunun sonucu (olan cennet) ne güzeldir!"
Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozanlar, Allah'ın korunmasını emrettiği şeyleri (akrabalık bağlarını) koparanlar ve yeryüzünde fesat çıkaranlar var ya; işte lanet onlara, yurdun kötüsü (cehennem) de onlaradır.
Allah, rızkı dilediğine bol verir, (dilediğine de) kısar. Onlar ise dünya hayatı ile sevinmektedirler. Halbuki dünya hayatı, ahiretin yanında çok az bir yararlanmadan ibarettir.
İnkar edenler diyorlar ki: "Ona (Muhammed'e) Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" De ki: "Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, kendisine yöneleni de doğru yola eriştirir."
Onlar, inananlar ve kalpleri Allah'ı anmakla huzura kavuşanlardır. Biliniz ki, kalpler ancak Allah'ı anmakla huzur bulur.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
25. Allah, cennetliklerin durumunu söz konusu ettikten sonra cehennemliklerin durumunun da onların niteliklerinin aksi olduğunu söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “Allah’a verdikleri sözü (yeminleriyle) pekiştirdikten sonra bozanlar” Yani Yüce Allah, onların bu sözlerini peygamberler aracılığı ile pekiştirdikten, yeminlerle sağlamlaştırdıktan sonra bu sözlere bağlı kalmak ve teslimiyet göstermekle karşılık vermeyip aksine yüz çevirmekle ve ahdi bozmakla karşılık verenler; “Allah’ın birleştirilmesini emrettiği şeyleri koparanlar” böylelikle kendileri ile Rableri arasında iman ve salih amel ile korunması gereken bağı kurmayanlar, akrabalık bağını gözetmeyenler, üzerlerindeki hakları eda etmeyenler aksine küfür ve masiyetler işleyerek, Allah yolundan alıkoyarak, bu yolu eğriltmeye çalışarak “yeryüzünde fesat çıkaranlara gelince işte onlar için lanet” yani Allah’tan, meleklerinden ve mü’min kullar tarafından ilahi rahmetten uzak kalmalarının dilenmesi ve kınanma “vardır ve yurdun kötüsü” yani ihtiva ettiği can yakıcı bütün azaplarla birlikte cehennem “de onlarındır.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah'a sapasağlam söz verdikten sonra onu bozanlar ve Allah'ın birleştirilmesini istediği akrabalık bağını koparanlar ve Allah'a isyan ederek yeryüzünde fesat çıkaranlar var ya; işte onlar Allah'ın rahmetinden uzak bedbaht kimselerdir. Onlar için kötü son vardır, o da Cehennem'dir.
Aynı kök: نقض (9 geçiş) · Aynı kök: وصل (12 geçiş) · Aynı kök: وثق (34 geçiş)
Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün…
Aynı kök: نقض (9 geçiş) · Aynı kök: وثق (34 geçiş) · Aynı kök: عهد (46 geçiş)
Onlar, Allah'a verdikleri sözü yerine getiren ve sözleşmeyi bozmayanlardır.
Aynı kök: نقض (9 geçiş) · Aynı kök: وثق (34 geçiş) · Aynı kök: لعن (41 geçiş)
İşte, verdikleri sözlerini bozmaları sebebiyledir ki onları lanetledik, kalplerini de kaskatı kıldık. Kelimeleri yerlerinden kaydırarak (tahrif edip)…
Aynı kök: وصل (12 geçiş) · Aynı kök: وثق (34 geçiş)
Ancak sizinle aralarında anlaşma olan bir topluma sığınmış bulunanlar, yahut ne sizinle ne de kendi kavimleriyle savaşmayı içlerine sığdıramayıp…
Aynı kök: وصل (12 geçiş) · Aynı kök: قطع (36 geçiş)
Konukları şöyle dedi: "Ey Lut! Biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana asla ulaşamayacaklar. Geceleyin bir vakitte aileni al götür. İçinizden kimse…
Aynı kök: وثق (34 geçiş) · Aynı kök: دور (55 geçiş)
Hani, "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız" diye de sizden kesin söz almıştık. Sonra bunu böylece kabul…
Aynı kök: وثق (34 geçiş) · Aynı kök: دور (55 geçiş)
Derken, onların ardından yerlerine Kitab'a (Tevrat'a) varis olan (kötü) bir nesil geldi. Şu geçici dünyanın değersiz malını alır ve "(nasıl olsa) biz…
Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: فسد (50 geçiş)
Allah'a ve Resulüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Allah'a verdikleri sözü sözleştikten sonra bozanlar, Allah'ın birleştirilmesini (gözetilmesini) emrettiği şeyleri kesenler (terk edenler) ve yeryüzünde bozgunculuk çıkaranlar var ya, işte lanet onlar içindir; kötü yurt (cehennem) de onlar içindir.
Ama fıtrat sözleşmesinin ardından Allah'a verdikleri sözü ihlal edenler, dahası Allah'ın kurulmasını emrettiği bağları kesip kopararak yeryüzünde sosyal çürümeye neden olanlar var ya: işte onlar Allah'ın rahmetinden kesinlikle dışlanmışlardır ve dâr(-ı dünyanın) ardından gelen kötü akıbet onları beklemektedir.
Fakat (yaratılışlarının gereği olan doğal bir) andlaşmaya dayanıyor olmasına rağmen Allah'la olan bağlantılarını bozup Allah'ın sıkı tutulmasını emrettiği (bağları) kesen ve yeryüzünde bozgunculuk çıkaran kimselere gelince; işte, (Allah'ın) laneti böylelerine yönelmiştir; ve (öte dünyada) varılacak yerlerin en kötüsü de onlara ayrılmıştır.
Misaklarına rağmen (yaratılışlarındaki mutlak teslimiyet fıtratına rağmen) sonradan Allah Ahdini (şartlandırılmaları ya da bilgileri yanlış değerlendirmeleri yüzünden) bozanlar; Allah'ın (şirk anlayışının kaldırılarak) BİRleştirilmesini/vusulünü emrettiği şeyi kesip koparanlar (oluşmuş benliğin orijin benden ayrı bir yapı olduğunu kabul edenler) ve arzda (bedeni amacına uygun kullanmayarak, karındaki beyinin esiri olarak) ifsad yapanlara gelince, işte Allah'tan uzaklaştırılmışlık (hakikatlerine bahşedilmiş Esma kuvvelerinden uzak düşmek) onlar içindir! Vatanın kötüsü de onlaradır!
Allah'a verdikleri sözü, onu kesin olarak onayladıktan sonra bozanlar, Allah'ın ulaştırılmasını emrettiği şeyi kesip koparanlar ve yeryüzünde bozgunculuk çıkaranlar; işte onlar, lanet onlar içindir ve yurdun kötü olanı da onlar içindir.
Allah'a verdikleri sözü kuvvetle pekiştirdikten sonra bozanlar, Allah'ın riayet edilmesini emrettiği şeyleri (akrabalık bağlarını) terk edenler ve yeryüzünde fesat çıkaranlar; işte lânet onlar içindir. Ve kötü yurt (cehennem) onlarındır.
Allah'a verdikleri sözü güçlendirdikten sonra bozanlar, Allah'ın birleştirilmesini buyruk verdiği şeyi kesenler ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlar; lanet, işte onlarındır. Üstelik ülkenin kötüsü, onlar içindir.
Allah'a verdikleri sözü, onu antlaşma haline getirdikten sonra bozanlara, Allah'ın bitiştirilmesini emrettiği şeyi bitiştirmeyenlere ve yeryüzünde bozgunculuk çıkaranlara gelince, böyleleri için lanet vardır ve yurdun en kötüsü de onların olacaktır.
ALLAH'a verdikleri sözden sonra sözleşmeyi bozanlar, ALLAH'ın birleştirmeyi emrettiğini birleştirmeyenler ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlar laneti hak etmişlerdir ve onlar için kötü bir sonuç vardır.
ALLAH'a verdikleri sözden sonra sözleşmeyi bozanlar, ALLAH'ın birleştirmeyi emrettiğini birleştirmeyenler ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlar laneti hakketmişlerdir ve onlar için kötü bir sonuç vardır.
Fakat Allah'a verdikleri sözü belgeledikten sonra bozanlar ve Allah'ın, birleştirilmesini emrettiği ilişkileri koparanlar ve yeryüzünü fesada verenler; işte bunlar, lanet olsun onlara ve yurdun kötüsü de onlara olsun!
Amma Allahın ahdini misak ile tevsık ettikten sonra nakzedenler ve Allahın raptedilmesini emrettiği rabıtaları koparanlar ve yer yüzünü fesada verenler, işte bunlar, lanet onlara, ve yurdun kötüsü onlara
Misaklerinden dipnot 1 sonra Allah'ın ahdini dipnot 2 bozanlar; Allah'ın bağlı kalınmasını istediği şeyle bağlarını koparanlar ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlara lanet vardır ve dünya yurdunun kötü sonu onlarındır.
Misaklerinden dipnot 1 sonra Allah'ın ahdini dipnot 2 bozanlar; Allah'ın bağlı kalınmasını istediği şeyle bağlarını koparanlar ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlara lanet vardır ve dünya yurdunun kötü sonu onlarındır.
Misaklerinden dipnot 1 sonra Allah'ın ahdini dipnot 2 bozanlar; Allah'ın bağlı kalınmasını istediği şeyle bağlarını koparanlar ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlara lanet vardır ve dünya yurdunun kötü sonu onlarındır.
Tanrı'ya verdikleri sözü, onu kesin olarak onayladıktan sonra bozanlar, Tanrı'nın ulaştırılmasını buyurduğunu kesip koparanlar ve yeryüzünde bozgunculuk çıkaranlar; işte onlar, lanet onlar içindir ve yurdun kötü olanı da onlar içindir.
Allaha verdikleri sözü kuvvetli te'minat ile de destekledikden sonra bozanlar, Allahın bitişdirilmesini (idamesini) emretdiği şey'i (raabıtayı) kıranlar, yer yüzünü fesada verenler (yok mu?), işte onlar, la'net onlara, yurdun kötüsü (olan cehennem) de onlara.
Pekiştirdikten sonra Allah'ın ahdini bozanlar, Allah'ın bitiştirilmesini emrettiğini ayıranlar ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlar; işte la'net onlaradır. Yurtların en kötüsü de onlarındır.
(18-28) Rablerine icabet edenlere, daha güzeli vardır, O’na icabet etmeyenler ise yerdeki olanların tümünü ve bir o kadarını da fidye olarak verirlerdi, hesabın kötü olanı işte onlar içindir, varacakları yer de cehennemdir, ne kötü oturulacak yerdir / mahattır. Rabbinden sana indirilenin gerçek olduğunu bilen kimse kör biri mi gibidir? Muhakkak ki akıl uluları bunu düşünürler. Allah’a verdiği söze vefalı davrananlar, sözleşmelerini bozmazlar. (Yunqızu, enkaz, yıkmak) Allah’ın ulaştırılmasını emrettiği şeyin ulaştır ılmasını sağlarlar, Rablerinden tedirgin olurlar ve hesabın kötüsünden korkarlar , Allah’ın yüzüne kavuşmak amacıyla sabredenler, namazı kılarlar, onları rızıklandırdıklarımızdan gizli ve aleni harcarlar , kötülüğü güzellikle savarlar , n etice yurdu / akıbet yurdu işte onlar içindir , Adn cennetleri, oraya girecekler ve babalarından zevcelerinden ve soylarından ıslah olanlar da oraya girecekler , melekler de onların yanına her kapıdan girerler, selam sabrınızdan dolayı size, akıbet yurdu bir nimettir. Allah’a verdikleri sözü, sözleştikten sonra bozanlar ve ulaştırılması gereken Allah’ın emrini koparanlar ve arzda bozgunculuk yapanlar, işte onlara lanet vardır, onlara yurdun kötüsü vardır, Allah rızkı istediğine basitleştirir ve de sınırlandırır, dünya hayatı ile sevindiler, dünya hayatı ise ahiret hayatı için ancak tüketim / geçim malzemedir. Kafirler, keşke Onun Rabbinden üzerine bir ayet indirilseydi ya derler de ki Muhakkak ki Allah istediğini saptırır , O’na yöneleni de yola sokar , o kimseler iman etmişlerdir ve Allah’ı hatırla yıp anmayla kalpleri doygunluğa ermiştir / tatmin olmuştur. Dikkat edin kalpler ancak Allah’ı hatırlayıp anmakla / zikir ile tatmin olur.
Allah'a verdikleri sözü kuvvetle sağlamlaştırdıktan sonra bozanlar, Allah'ın birleştirilmesini emrettiği şeyleri ayıranlar ve yeryüzünde fesat çıkaranlar; işte lanet onlar içindir. Ve kötü yurt (Cehennem) onlarındır.
Ama Allah'a verdikleri sözü iyice pekiştirdikten sonra bozanlar ve Allah'ın bitiştirilmesini istediği şeyi kesenler ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlar... İşte la'net onlara, yurdun kötü sonucu da onlaradır.!
Allah'a verdikleri sözden sonra taahhütlerini bozanlar, Allah'ın kurulmasını emrettiği bağı koparan ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlar var ya; işte onların hak ettikleri lanetlenmedir /dışlanmadır. Kötü yurt onlarındır dipnot 1 .
Allah'a kesin söz verdikten sonra cayan, Allah'ın kurulmasını istediği bağı koparan ve doğal düzeni bozanlar var ya; işte onların karşılığı dışlanmadır (lanettir), yurdun en kötüsü onlarındır.
Allah'a verdikleri sözü kuvvetle sağlamlaştırdıktan sonra bozanlar, Allah'ın birleştirilmesini emrettiği şeyleri ayıranlar ve yeryüzünde fesat çıkaranlar; işte lanet onlar içindir. Ve kötü yurt (Cehennem) onlarındır.
Allah'ın birleştirilmesini emrettiğini ayırarak ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak; Allah'a verdiği sözü, ant içtikten sonra bozanlar, işte lanet onlaradır. En kötü yurt / cehennem onlarındır.
Allah'a verdikleri sözü, onu antlaşma haline getirdikten sonra bozanlar, Allah'ın birleştirilmesini emrettiği şeyi parçalayanlar ve yeryüzünde bozgun çıkaranlara gelince, böyleleri için lanet var. Yurdun en kötüsü de onların olacak.
Those who do not fulfill their covenant with Allah after they have solemnly vowed to Him to do what has been enjoined, disjoining humanity and policy instead of joining them, separating the two hands joining one another in fidelity, disjoining all that Allah has ordained be joined together and making mischief on earth or creating discord were born to be losers. These and such persons have come within the measure of Allah 's wrath, and in their final abode they will have passed through nature to eternal suffering.
But there will be rejection for those who break their confirmed agreements made in God’s name, who break apart what God has commanded to be joined and who spread corruption on earth: theirs is the dreadful home-
But those who break the Covenant of Allah, after having plighted their word thereto, and cut asunder those things which Allah has commanded to be joined, and work mischief in the land;- on them is the curse; for them is the terrible home!
As for those who break the covenant of Allah after firmly confirming it, who cut asunder the ties that Allah has commanded to be joined, and who create corruption in the land: Allah's curse shall be upon them and theirs shall be a wretched abode (in the Hereafter).
But as for those who break Allah’s contract after it has been agreed and sever what Allah has commanded to be joined, and cause corruption in the earth, the curse will be upon them. They will have the Evil Abode.
And those who break the Covenant of Allâh, after its ratification, and sever that which Allâh has commanded to be joined (i.e. they sever the bond of kinship and are not good to their relatives), and work mischief in the land, on them is the curse (i.e. they will be far away from Allâh’s Mercy), and for them is the unhappy (evil) home (i.e. Hell)[1].
But as for those who break Allah’s compact after having pledged it solemnly, and sever what Allah has commanded to be joined, and cause corruption in the earth —it is such on whom the curse will lie, and for them will be the ills of the [ultimate] abode.
But as for those who break the covenant (they made) with Allâh after having ratified it, and sever the ties Allâh has commanded to be kept and disturb the peace of the country. It is these on whom lies the disapproval (of Allâh) and they shall have an evil end of this abode.
And those who break the covenant of God after His compact, and who snap what God has commanded to be joined, and who work corruption in the earth -- theirs shall be the curse, and theirs the Evil Abode.
As for those who betrayed their Lord by breaking their promises, disregarding the commandments of the Lord, and spreading the corruption on the earth, they will face their Lord’s disenchantment and end up in a terrible place.
And those who break God's covenant after compacting for it, and who cut asunder what God hath bidden to be joined, and who do evil in the earth, these - upon them is the curse of God, and for them is an evil abode.
As for those who break the pledge of God after making its covenant, and they sever what God ordered that it be joined, and they corrupt in the earth; to those is a curse and they will have a miserable abode.
But as for those who violate the covenant of God, after the establishment thereof, and who cut in sunder that which God hath commanded to be joined, and act corruptly in the earth, on them shall a curse fall, and they shall have a miserable dwelling in hell.
(With the salutation) "Peace be upon you! For that you persevered in patience; and excellent is the sequel of final home. "
And the ones who break the covenant of Allah even after His compact, and cut (off) what Allah has commanded to be held together, and who corrupt in the earth, those will have the curse and they will have an odious Residence.
And those who break the covenant of Allah after ratifying it, and sever that which Allah hath commanded should be joined, and make mischief in the earth: theirs is the curse and theirs the ill abode.
As for those who break God's covenant after validating it, and sever relations which God ordained cohered, and spread corruption in the land, there is condemnation for them and an evil abode.
But as for those who break their bond with God after it has been established [in their nature], and cut asunder what God has bidden to be joined, and spread corruption on earth -their due is rejection [by God], and theirs is a most evil fate [in the life to come].
And those who violate Allah’s covenant after it has been affirmed, break whatever ˹ties˺ Allah has ordered to be maintained, and spread corruption in the land—it is they who will be condemned and will have the worst abode.[1]
As for those who break the pledge of God after making its covenant, and they sever what God ordered that it be delivered, and they corrupt in the Earth; to those is a curse and they will have a miserable abode.
As for those who violate GOD's covenant after pledging to keep it, and sever what GOD has commanded to be joined, and commit evil, they have incurred condemnation; they have incurred the worst destiny.
But those who break the covenant of Allah after contracting it and sever that which Allah has ordered to be joined and spread corruption on earth - for them is the curse, and they will have the worst home.
But those who break the covenant of God after its agreement, and sever what God has commanded to be joined, and work corruption in the land: those have the curse, and they have the evil abode.
But those who broke the pledge with Allah after ratifying it, and cut asunder what Allah has commanded to be joined (13:20-21), and spread corruption and disorder in the earth, their due is (the Divine) rejection. And theirs is the terrible Home!
And those who break the promise to Allah, after giving their word to it, and cut out those (relations and) things that Allah has ordered to be joined, and cause mischief in the land— Upon them is curse: (And a unhappy) evil home (and Hell) is for them.
As for those who break their pledge with Allah after it has been made binding, and cut off the relationships Allah has commanded to be joined, and make mischief in the land, those are the ones for whom there is the curse, and for them there is the evil abode.
As for those who break their pledge with God after having made its covenant, and they withhold what God has ordered to be delivered, and they cause corruption on the earth; upon those is a curse and they will have a miserable abode.