Nûr suresi

Nûr suresi, 39. ayet

Nûr suresi, 39. ayet. وَٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَعْمَٰلُهُمْ كَسَرَابٍۭ بِقِيعَةٍ يَحْسَبُهُ ٱلظَّمْـَٔانُ مَآءً حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَهُۥ لَمْ يَجِدْهُ شَيْـًٔا وَوَجَدَ ٱللَّهَ عِندَهُۥ فَوَفَّىٰهُ حِسَابَهُۥ وَٱللَّهُ سَرِيعُ ٱلْحِسَابِ

velleẕîne keferû a`mâlühüm keserâbim biḳî`atiy yaḥsebühu-żżam'ânü mââ. ḥattâ iẕâ câehû lem yecidhü şey'ev vevecede-llâhe `indehû feveffâhü ḥisâbeh. vellâhü serî`u-lḥisâb.

Diyanet İşleri

İnkar edenlere gelince; onların amelleri ıssız bir çöldeki serap gibidir. Susamış kimse onu su sanır. Yanına geldiğinde hiçbir şey bulamaz. (Tıpkı bunun gibi kafir de hesap günü amellerinden bir şey bulamaz). Ancak Allah'ı yanında bulur da Allah onun hesabını tastamam görür. Allah, hesabı çabuk görendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nûr 36–42 · surenin 39. ayeti / 64
  1. Nûr 36–37

    (36-37) Allah'ın, yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde hiçbir ticaretin ve hiçbir alışverişin kendilerini, Allah'ı anmaktan, namazı kılmaktan, zekatı vermekten alıkoymadığı birtakım adamlar, buralarda sabah akşam O'nu tesbih ederler. Onlar, kalplerin ve gözlerin dikilip kalacağı bir günden korkarlar.

  2. Nûr 38

    (Bütün bunları) Allah, kendilerini yaptıklarının en güzeli ile mükafatlandırsın ve lütfundan onlara daha da fazlasını versin diye (yaparlar). Allah, dilediğini hesapsız olarak rızıklandırır.

  3. 39

    İnkar edenlere gelince; onların amelleri ıssız bir çöldeki serap gibidir. Susamış kimse onu su sanır. Yanına geldiğinde hiçbir şey bulamaz. (Tıpkı bunun gibi kafir de hesap günü amellerinden bir şey bulamaz). Ancak Allah'ı yanında bulur da Allah onun hesabını tastamam görür. Allah, hesabı çabuk görendir.

  4. Nûr 40

    Yahut (inkarcıların küfür içindeki halleri) derin bir denizdeki karanlıklar gibidir. (Bir deniz ki) onu dalga üstüne dalga kaplıyor, üstünde de bulutlar var. Karanlıklar üstüne karanlıklar. İnsan, elini çıkarsa neredeyse onu bile göremez. Kime Allah nur vermezse, onun için nur diye bir şey yoktur.

  5. Nûr 41

    Göklerde ve yeryüzünde bulunan kimselerle, sıra sıra (kanat çırparak uçan) kuşların Allah'ı tespih ettiğini görmez misin? Her biri duasını ve tesbihini kesin olarak bilmektedir. Allah, onların yapmakta olduğu şeyleri hakkıyla bilendir.

  6. Nûr 42

    Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. Dönüş de ancak Allah'adır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

39. Rablerini inkâr edip peygamberlerini yalanlayarak “kâfir olanların amelleri” ağacı ve bitkisi bulunmayan “çöldeki bir serap gibidir. Susuz” son derece susamış bir “kimse” aşırı susuzluğu dolayısı ile başkasının düşmediği zanlara düşerek “onu su sanır.” Böyle bir kimsenin bu zannı batıldır, boştur. O, susuzluğunu gidermek için su sandığı o yere doğru gider ama “nihâyet onun yanına varınca onun hiçbir şey olmadığını görür.” Aşırı derecede pişman olur ve susuzluğu -su bulma ümidi kesildiğinden dolayı- daha bir artar. İşte kâfirlerin amelleri de uzaktan görülen ve işin içyüzünü bilmeyen kimsenin su zannettiği serap gibidir. Bilmeyen kişi, o amelleri fayda verecek zanneder. Ancak amellerin görünüşü, bu bilmeyenleri aldatır ve ona çekici gelir. Onlar da -hevâsının peşinden gittiğinden dolayı- bu amellerin fayda vereceğini zanneder. Yine onlar bu amellerin faydasına susuz kimsenin suya duyduğu ihtiyaç kadar muhtaçtır. Ancak kıyamet gününde amelleri ile karşılaştıkları vakit onların boş olduğunu, aslında hiçbir şey olmadığını ve kendisine bir fayda vermediğini görür. Aksine “onun yanında Allah’ı bulur, O da onun hesabını tastamam görür.” Yaptığı amellerinden ona hurma çekirdeğinin sırtındaki zar hatta nokta kadar dahi gizli kalmaz. Az ya da çok bütün amellerinin karşılığını görecektir. “Allah hesabı çok çabuk görendir.” Bu yüzden o cahiller, bu vaadin geciktiğini sanmasınlar. Onun gelmesi kaçınılmazdır. Yüce Allah, bu amelleri hiçbir ağaç ve bitkinin bulunmadığı bir çöle benzetmektedir. Bu çöl, onların hayır ve iyilik namına hiçbir vasfı bulunmayan kalplerinin misalidir. O bakımdan amelleri tertemiz bir şekilde ortaya çıkmaz. Bunun sebebi de amellerin bu hale gelmesini engelleyen küfürdür.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yüce Allah'a iman etmeyip, kâfir olanların yaptığı amellerin bir sevabı yoktur. Bu ameller, düz bir arazideki seraba benzer. Susayan kimse onu su zanneder ve ona doğru gelir. Nihayet ona vardığında yanında durur, fakat su bulamamıştır. İşte kâfir de böyledir. O; amellerinin kendisine fayda vereceğini zanneder. Ölüp de yeniden diriltilir. Fakat amellerinin sevabını bulamamış ve Rabbini yanı başında bulmuştur. Yüce Allah onun hesabını, amellerinin karşılığını tastamam vererek görür. Allah hesabı çok çabuk görendir.

Kelimeler

22 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱلَّذِينَ vellezine ve kimseler
  2. كَفَرُوٓا۟ keferu inkar eden(ler) kök: كفر
  3. أَعْمَـٰلُهُمْ ea'maluhum onların işleri kök: عمل
  4. كَسَرَابٍۭ keserabin serap gibidir kök: سرب
  5. بِقِيعَةٍۢ bikiatin düz arazideki kök: قوع
  6. يَحْسَبُهُ yehsebuhu onu sanır kök: حسب
  7. ٱلظَّمْـَٔانُ z-zem'anu susayan kök: ظما
  8. مَآءً maen su kök: موه
  9. حَتَّىٰٓ hatta fakat
  10. إِذَا iza ne zaman ki
  11. جَآءَهُۥ ca'ehu yanına gelince kök: جيا
  12. لَمْ lem
  13. يَجِدْهُ yecidhu bulamaz kök: وجد
  14. شَيْـًۭٔا şey'en hiçbir şey kök: شيا
  15. وَوَجَدَ vevecede ve bulur kök: وجد
  16. ٱللَّهَ llahe Allah'ı kök: اله
  17. عِندَهُۥ indehu yanında kök: عند
  18. فَوَفَّىٰهُ feveffahu tam görür kök: وفي
  19. حِسَابَهُۥ ۗ hisabehu onun hesabını kök: حسب
  20. وَٱللَّهُ vallahu ve Allah kök: اله
  21. سَرِيعُ seriu çabuk görendir kök: سرع
  22. ٱلْحِسَابِ l-hisabi hesabı kök: حسب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قوع (2 geçiş)

    "Onların yerlerini dümdüz, boş bir alan halinde bırakacaktır."

  • Aynı kök: موه (63 geçiş) · Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Su

    Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan…

  • Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    Onlara va'dettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de, (göstermeden) senin ruhunu alsak da senin görevin sadece tebliğ etmektir. Hesap görmek ise…

  • Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    (Ey Muhammed!) Bizim adımıza de ki: "Ey iman eden kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Bu dünyada iyilik yapanlar için (ahirette) bir iyilik…

  • Aynı kök: ظما (3 geçiş)

    Medine halkı ve onların çevresinde bulunan bedevilere, Allah'ın Resulünden geri kalmak, kendi canlarını onun canından üstün tutmak yaraşmaz. Çünkü…

  • Aynı kök: ظما (3 geçiş)

    "Orada ne susuzluk çekersin, ne de güneş altında kalırsın."

  • Aynı kök: سرع (23 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap

    İşte onlara kazandıklarından bir nasip vardır. Allah, hesabı pek çabuk görendir.

  • Aynı kök: سرع (23 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap

    Şüphesiz Allah katında din İslam'dır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra sırf, aralarındaki ihtiras ve aşırılık yüzünden…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kâfir olanlara gelince, onların işleri, ıssız çöllerdeki serap gibidir ki susayan onu su sanır. Sonunda ona (su sandığı yere) vardığında herhangi bir şey bulamamış, dipnot 1 yanıbaşında Allah'ı bulmuş (olacak)tır ki O da onun hesabını tastamam görmüş (olacak)tır. Allah hesabı hızlı olandır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İnkarcılar dünyada yapıp ettiklerinin bir su gibi onları ahirette beklediğini sanmalarına karşılık, mahşerde herhangi bir iyilikle buluşamayacaklardır. Dünyada yapıp ettikleri onlar için bir seraptan öte herhangi bir anlam taşımayacaktır.

Mustafa İslamoğlu

Ve inkarda ısrar edenlere gelince... Onların yapıp ettikleri çölde (görülen) serap gibidir: susuzluktan yanmış olan onu su sanır, fakat ona yaklaştığında orada (sudan) hiçbir iz bulamaz; fakat Allah'ı kendi vicdanında bulur ve bilir ki, O hesabı tastamam görür: zira Allah çok seri hesap görendir.

Muhammed Esed

Fakat hakkı inkara şartlanmış olanlara gelince, onların yapıp ettikleri çölde (görülen) serap gibidir; susayan kişi su(yu gördüğünü) sanır; ama (gördüğü şeye) yaklaşınca orada hiçbir şey bulamaz; bunun yerine, yanında (her zaman) Allah'ı(n hazır ve nazır olduğunu) ve sonunda hesabını eksiksiz göreceğini fark eder; çünkü Allah hesapta çok (dakik ve) hızlıdır!

Ahmed Hulusi

Hakikat bilgisini inkar edenlere gelince, onların çalışmaları da, çöllerdeki susayanın su sandığı serap gibidir! Nihayet ona (seraba, amellerine), (ölümü tadarak) ulaştığında, bir şey bulmaz! Allah'ı kendi indinde bulmuştur (Esma'sıyla hakikatinde olduğunu fark etmiştir ama ne yazık ki bunu değerlendirmekte geri dönüşü olmayan noktadadır)! (Allah da) ona geçmiş yaşantısının sonuçlarını tümüyle yaşatır! Allah Seriy'ul Hisab'dır (yapılanın sonucunu anında yaşatan)!

Ali Bulaç

İnkar edenler ise; onların amelleri dümdüz bir arazideki seraba benzer; susayan onu bir su sanır. Nihayet ona ulaştığında bir şey bulamaz ve yanında Allah'ı bulur. (Allah da) Onun hesabını tam olarak verir. Allah, hesabı çok seri görendir.

Ali Özek ve heyeti

İnkâr edenlere gelince, onların amelleri, ıssız çöllerdeki serap gibidir ki susayan onu su zanneder; nihayet ona vardığında orada herhangi bir şey bulamamış, üstelik yanıbaşında da (inanmadığı, kendisinden sakınmadığı) Allah’ı bulmuştur; Allah ise, onun hesabını tastamam görmüştür. Allah hesabı çok çabuk görür.

Ali Rıza Safa

Oysa nankörlük edenlerin yaptıkları, çöldeki yanılsama gibidir. Susayan, onu su sanır; ama yanına geldiğinde hiçbir şey bulamaz. Zaten karşısında Allah'ı bulur. Sonra, onun hesabını eksiksiz olarak verir. Çünkü Allah, hesabı çok hızlı görür.

Bayraktar Bayraklı

İnkar edenlerin amelleri, engin çöllerdeki serap gibidir. Susayan kimse onu su sanır; fakat oraya geldiğinde hiçbir şey bulamaz. Orada Allah'ın kudretini bulur ve O da hesabını görür. Allah, hesabı çabuk görendir.

Edip Yüksel

İnkarcılara gelince, işleri, çöldeki bir serap gibidir. Susayan onu su sanır. Yanına varınca onu bulamaz, ancak orada ALLAH'ı bulur; O da onun hesabını tam görür. Kuşkusuz ALLAH hesabı çabuk görendir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnkarcılara gelince, işleri, çöldeki bir serap gibidir. Susayan onu su sanır. Yanına varınca onu bulamaz, ancak orada ALLAH'ı bulur; O da onun hesabını tam görür. Kuşkusuz ALLAH hesabı çabuk görendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Küfredenlerin yaptıkları ise, engin bir çöldeki serap gibidir. Susayan onu bir su sanır. Nihayet yanına vardığı zaman onu birşey bulmaz da yanında vicdanı Allah'ı bulur ve O da onun hesabını tamamıyla görür. Allah, hesabı çok süratli olandır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Küfredenlerin ise amelleri bir engin çölde serab gibidir, susayan onu bir su zanneder, nihayet ona vardığı vakıt onu bir şey bulmaz da yanında vicdanı Allahı bulur, o da ona tamamile hisabını görüverir ve Allah seri' hisablıdır

Erhan Aktaş

Kafirlerin yaptıkları, çöldeki serap gibidir. Susayan onu su zanneder. Ancak yanına vardığında hiçbir şey bulamaz. Orada Allah'ı bulur dipnot 1 ve O da yaptıklarının hesabını eksiksiz görür. Allah hesabı çabuk görendir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gittiği yolun bir serap gibi gerçek dışı olduğunu anlar ve gerçekle baş başa kalır. Allah'ın vahyinin gerçek olduğunu görür.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kafirlerin dipnot 1 yaptıkları, çöldeki serap gibidir. Susayan onu su zanneder. Ancak yanına vardığında hiçbir şey bulamaz. Orada Allah'ı bulur dipnot 2 ve O da yaptıklarının hesabını eksiksiz görür. Allah hesabı çabuk görendir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kafir: İnançsız, inanmayan, gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, nankör. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın karşıtıdır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Gittiği yolun bir serap gibi gerçek dışı olduğunu anlar ve gerçekle baş başa kalır. Allah'ın vahyinin gerçek olduğunu görür.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gerçeği yalanlayan nankörlerin yaptıkları, çöldeki serap gibidir. Susayan onu su zanneder. Ancak yanına vardığında hiçbir şey bulamaz. Orada Allah'ı bulur dipnot 1 ve O da yaptıklarının hesabını eksiksiz görür. Allah hesabı çabuk görendir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gittiği yolun bir serap gibi gerçek dışı olduğunu anlar ve gerçekle baş başa kalır. Allah'ın vahyinin gerçek olduğunu görür.

Gültekin Onan

Küfredenler ise; onların amelleri dümdüz bir arazideki seraba benzer; susayan onu bir su sanır. Nihayet ona ulaştığında bir şey bulamaz ve yanında Tanrı'yı bulur. (Tanrı da) Onun hesabını tam olarak verir. Tanrı, hesabı çok seri görendir.

Hasan Basri Çantay

O kafirler (e gelince:) Onların amelleri (etrafında dağlar ve tepeler görünmeyen) dümdüz ve engin çöllerdeki bir serab gibidir ki susayan onun bir su olduğunu sanır. Nihayet o, buna vardığı zaman onu bir şey olarak bulamamışdır. Kendi (ameli) yanında (yalınız) Allahı bulmuşdur. O da onun hesabını tastamam vermişdir. Allah, hesabı çok sür'atli olandır.

İbni Kesir

Küfredenlere gelince; onların amelleri, engin çöllerde serap gibidir. Susayan kimse onu, su sanır. Fakat yanına vardığı zaman hiç bir şey bulamaz. Kendi yanında Allah'ı bulur ve O da hesabını tastamam görür. Allah hesabı çabucak görendir.

Mehmet Alagaş

(39-40) Kafirler öyleleridir ki, amelleri çöldeki serap gibidir. Susayan onu / serabı su hesap eder. (Kafirlerde amelleri ile buluşana kadar onları var sayar) Onun yanına gelince de o kişi, hiçbir şey bulamaz, onun yanında Allah’ı bulur, O da hesabını tam tamına öder, Allah, hızlı / seri hesap görendir. Yahut onların amelleri, derin bir denizdeki karanlıklar gibidir , O denizi bir dalga kaplar, dalganın üstüne bir dalga daha kaplar , O dalganın üzerinde de bir bulut, karanlıklar ki bazıları bazılarının üstünde (Kat kat) elini o kişi dışarı çıkarsa neredeyse onu göremez , Allah her kime nur yaratmamışsa artık onun için nur yoktur. (Yüzen biri, denizin derinlerine baksa karanlık , yukarı bulutlara baksa yine karanlık, kafir ameli bunun gibidir)

Rowwad Tercüme Merkezi

Kâfir olanların amelleri ise susuz kimselerin su sandığı dümdüz çöldeki bir serap gibidir. Nihayet ona yaklaşınca onun bir şey olmadığını görür. Ancak yanına geldiğinde hiçbir şey bulamaz ve yanında Allah'ı bulur. O da, kendisinin hesabını tam görür. Allah hesabı çabuk görendir.

Süleyman Ateş

İnkar edenler(e gelince): Onların işleri, düz arazideki serap gibidir. Susayan onu su sanır, fakat yanına gelince hiçbir şey olmadığını anlar ve yanında Allah'ı bulur; Allah onun hesabını tam görür, O, hesabı çabuk görendir.

Süleymaniye Vakfı

Kafirlerin amelleri, uçsuz bucaksız çöllerdeki serap gibidir, susayan onu su zanneder, oraya varınca orada hiçbir şey bulamaz ama yanında Allah'ı bulur. O da onun hesabını tastamam görür. Allah hesabı çabuk görendir dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet, kafirlerin beklentilerine ulaşamayacaklarını, üstelik tam bir hüsran yaşayacaklarını anlatmaktadır (İbrahim 14/18, Kehf 18/36, Furkan 25/23).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ı görmezlikten gelenlerin işleri, düz çöldeki serap gibidir. Susayan onu su sanır. Yanına varınca onun bir şey olmadığını görür ve Allah'ı yanında bulur. O da onun hesabını görür. Allah hesabı çabuk görür.

Şaban Britch

Küfredenlere gelince, onların amelleri ıssız/kurak çöllerdeki serap gibidir. Susayan kimse onu su sanır. Fakat yanına vardığı zaman hiç bir şey bulamaz. Orada Allah’ı bulur, O da onun hesabını görür. Allah, hesabı çabuk görendir.

Şaban Piriş

Küfredenlere gelince, onların çalışmaları engin çöllerdeki serap gibidir. Susayan kimse onu su sanır. Fakat yanına vardığı zaman hiç bir şey bulamaz. Orada Allah'ı bulur, O da onun hesabını görür. Allah, hesabı çabuk görendir.

Yaşar Nuri Öztürk

Küfre sapanlara gelince, onların amelleri çöldeki serap gibidir ki, susuzluktan bunalan onu su sanır. Ama ona yaklaşınca hiçbir şey bulamaz; yanında Allah'ı bulur; O da onun hesabını eksiksiz bir biçimde görür. Allah, hesabı çok çabuk görendir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

As for those who deny Allah and do not acknowledge His Messengers' missions, their hopes shall be doomed to disappointment. Their deeds shall avail them nothing but the frustration or non-fulfillment of expectation, a situation standing similitude exact of a mirage* falsely viewed by the parched and thirsty traveler as water, and when he reaches the spot in question his hopes are doomed to disappointment. He finds what is known to be at variance with fact, an optical illusion. But he finds Allah, the Omnipresent, the truth personified, Who requites him with what is commensurate with his deeds, and Allah is swift indeed in putting the law in execution.

Abdul Haleem

But the deeds of those who disbelieve are like a mirage in a desert: the thirsty person thinks there will be water but, when he gets there, he finds only God, who pays him his account in full- God is swift in reckoning.

Abdullah Yusuf Ali

But the Unbelievers,- their deeds are like a mirage in sandy deserts, which the man parched with thirst mistakes for water; until when he comes up to it, he finds it to be nothing: But he finds Allah (ever) with him, and Allah will pay him his account: and Allah is swift in taking account.

Abul A'la Maududi

But for those who deny the Truth, dipnot 1 their deeds are like a mirage in the desert, which the thirsty supposes to be water until he comes to it only to find that it was nothing; he found instead that Allah was with Him and He paid his account in full. Allah is swift in settling the account. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, they refused to accept sincerely the divine message which was brought by the Prophets, and which at that time was being given by the Prophet Muhammad (peace be upon him). These verses clearly show that the truthful and righteous believers only can benefit from Allah’s Light. In contrast to them, the state of those people is being described here, who refused to believe and obey the Prophet (peace be upon him), who was the real and sole means of attaining the Light of Allah.
  2. metne dön, dipnot 2
    This parable describes the condition of those people who, in spite of disbelief and hypocrisy, practice some good deeds and also believe, among other things, in the life after death in the hope that their good deeds will be of some help to them in the Hereafter even if they did not believe and follow the Prophet and lacked the qualities of true believers. In this parable they are being told that their expectations of reaping benefits of their ostentatious deeds of virtue in the Hereafter are no more than a mirage. Just as a traveler in the desert takes the glittering sands for a surging pool of water and runs towards it for quenching his thirst, so are these people traveling on the road to death cherishing false hopes on account of their good deeds. But just as the one running towards a mirage does not find anything there to quench his thirst, so will these people find nothing to avail them when they enter the state of death. On the contrary, they will find Allah there, Who will require them to account for their disbelief, hypocrisy and misdeeds, which they committed along with their ostentatious deeds of virtue, and will deal with them in full justice.

Aisha Bewley

But the actions of those who are kafir are like a mirage in the desert. A thirsty man thinks it is water but when he reaches it, he finds it to be nothing at all, but he finds Allah there. He will pay him his account in full. Allah is swift at reckoning.

Al-Hilali & Khan

As for those who disbelieve, their deeds are like a mirage in a desert. The thirsty one thinks it to be water, until he comes up to it, he finds it to be nothing; but he finds Allâh with him, Who will pay him his due (Hell). And Allâh is Swift in taking account.[1]

Ali Quli Qarai

As for the faithless, their works are like a mirage in a plain, which the thirsty man supposes to be water. When he comes to it, he finds it to be nothing; but there he finds Allah, who will pay him his full account, and Allah is swift at reckoning.

Amatul Rahman Omar

And (as to) those who disbelieve, their deeds are like a mirage in a desert, the thirsty man assumes it to be water until he comes up to it and finds it is nothing at all. And (instead of water by his side) he finds (that) Allâh (has always been present) with him, and He then pays him his account in full, and Allâh is Swift at reckoning.

Arthur John Arberry

And as for the unbelievers, their works are as a mirage in a spacious plain which the man athirst supposes to be water, till, when he comes to it, he finds it is nothing; there indeed he finds God, and He pays him his account in full; (and God is swift at the reckoning. )

Bijan Moeinian

As for those who rejected (this Qur’an, ) their deeds are like a mirage. It gives them the allusion of water in a desert; but when they reach there, instead of water, they will find the Lord ready to question the figures in their accounts. God is the Most Efficient in Accounting.

E. Henry Palmer

But those who misbelieve, their works are like the mirage in a plain, the thirsty counts it water till when he comes to it he finds nothing, but he finds that God is with him; and He will pay him his account, for God is quick to take account.

Edip-Layth

As for those who reject, their works are like a mirage in the desert. A thirsty person thinks it is water, until he reaches it, he finds it is nothing; he finds God there and He pays him his due, and God is swift in judgment.

George Sale

But as to the unbelievers, their works are like the vapour in a plain, which the thirsty traveller thinketh to be water, until, when he cometh thereto, he findeth it to be nothing; but he findeth God with him, and he will fully pay him his account; and God is swift in taking an account:

Hamid S. Aziz

That Allah may reward them for the best of that which they have done, and give them increase of His bounty; for Allah gives blessings without stint to whom He will.

Mahmoud Ghali

And the ones who have disbelieved, their deeds are as a mirage in a low land, which the man all-athirst reckons to be water, till when he comes to it, he finds it nothing, and at it he finds Allah. Then He pays him his reckoning in full; and Allah is swift at the reckoning.

Marmaduke Pickthall

As for those who disbelieve, their deeds are as a mirage in a desert. The thirsty one supposeth it to be water till he cometh unto it and findeth it naught, and findeth, in the place thereof, Allah Who payeth him his due; and Allah is swift at reckoning.

Mohamed Ahmed - Samira

As for those who disbelieve, their deeds are like a mirage in the desert which the thirsty takes for water till he reaches it to find that there was nothing, and finds God with him who settles his account, for God is swift at the reckoning.

Muhammad Asad

But as for those who are bent on denying the truth, their [good] deeds are like a mirage in the desert, which the thirsty supposes to be water – until, when he approaches it, he finds that it was nothing: instead, he finds [that] God [has always been present] with him, and [that] He will pay him his account in full - for God is swift in reckoning!

Mustafa Khattab

As for the disbelievers, their deeds are like a mirage in a desert, which the thirsty perceive as water, but when they approach it, they find it to be nothing. Instead, they find Allah there ˹in the Hereafter, ready˺ to settle their account. And Allah is swift in reckoning.

Progressive Muslims

As for those who reject, their works are like a mirage in the desert. A thirsty person thinks it is water, until he reaches it, he finds it is nothing; and he finds God there and He pays him his due, and God is swift in judgment.

Rashad Khalifa

As for those who disbelieve, their works are like a mirage in the desert. A thirsty person thinks that it is water. But when he reaches it, he finds that it is nothing, and he finds GOD there instead, to requite him fully for his works. GOD is the most efficient reckoner.

Sahih International

But those who disbelieved - their deeds are like a mirage in a lowland which a thirsty one thinks is water until, when he comes to it, he finds it is nothing but finds Allah before Him, and He will pay him in full his due; and Allah is swift in account.

Sam Gerrans

And those who ignore warning, their deeds are like a mirage in a desert: the thirsty one thinks it water; when he has come to it, he finds it nothing, but finds God with him, and He pays his account in full — and God is swift in reckoning —

Shabbir Ahmed

But as for those who reject the Message, their deeds are like a mirage in the desert. The thirsty one supposes it to be water till he comes unto it and finds nothing. However, he does meet Allah's Law of Requital to compensate for his deeds. And Allah is Swift at taking account.

Syed Vickar Ahamed

As for those who disbelieved (in this life)— Their deeds are like a mirage in sandy deserts, which a thirsty one mistakes it to be water; And when he comes up to it, he finds it to be nothing: But (instead) he finds Allah (always) with him, and Allah will pay him his account that is due: And Allah is swift in taking account (Hasib).

Taqi Usmani

As for those who disbelieve, their deeds are like a mirage in a desert plain, which a thirsty person deems to be water, until when he comes to it, he finds it nothing, and finds (the decree of) Allah with him, so He pays him his account in full. Allah is swift at reckoning.

The Monotheist Group

As for those who reject, their works are like a mirage in the desert. A thirsty person thinks it is water, until he reaches it, he finds it is nothing; and he finds God there and He pays him his due, and God is swift in judgment.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nûr suresi, 39. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nûr suresi, 39. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nûr suresi, 39. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩