Rahmân suresi

Rahmân suresi, 19. ayet

Rahmân suresi, 19. ayet. مَرَجَ ٱلْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِ

merace-lbaḥrayni yelteḳiyân.

Diyanet İşleri

(Suları acı ve tatlı olan) iki denizi salıvermiştir; birbirine kavuşuyorlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Rahmân 16–22 · surenin 19. ayeti / 78

Konu İnsan ve cinnin yaratılışı; iki deniz ve gemiler Rahmân 14–25 3

  1. Rahmân 16

    O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

  2. Rahmân 17

    O, iki doğunun ve iki batının Rabbidir.

  3. Rahmân 18

    O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

  4. 19

    (Suları acı ve tatlı olan) iki denizi salıvermiştir; birbirine kavuşuyorlar.

  5. Rahmân 20

    (Fakat) aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmıyorlar.

  6. Rahmân 21

    O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

  7. Rahmân 22

    O denizlerin her ikisinden de inci ve mercan çıkar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 19–23. ayetler için yazılmıştır.

19-23. İki denizden kasıt, tatlı sular ile tuzlu olan denizlerdir. Bunlar birbirlerine kavuşurlar. Tatlı su, tuzlu denizlere akar ve bunlar bir araya gelirler. Ancak Yüce Allah, bunlar arasında yeryüzünü bir engel kılmıştır ki, biri diğerine taşıp baskın gelmesin ve böylelikle her ikisinden de yararlanmak mümkün olsun.

Tatlı sulardan içerler, ağaçlarını, ekinlerini ve tarlalarını onunla sularlar. Tuzlu su ile hava temizlenir, balıklar ürer, inci ve mercan bulunur. Ayrıca denizler, gemiler ve diğer deniz araçlarının yol alabilecekleri şekilde amade kılınmıştır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yüce Allah, suları tuzlu ve tatlı olan iki denizi gözün göreceği şekilde kavuşması için birbirine katmıştır.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. مَرَجَ merace salıverdi kök: مرج
  2. ٱلْبَحْرَيْنِ l-behrayni iki denizi kök: بحر
  3. يَلْتَقِيَانِ yeltekiyani birbirine kavuşuyorlar kök: لقي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: مرج (6 geçiş) · Aynı kök: بحر (42 geçiş)

    O, birinin suyu lezzetli ve tatlı, diğerininki tuzlu ve acı olan iki denizi salıverip aralarına da görünmez bir perde ve karışmalarını önleyici bir…

  • Aynı kök: مرج (6 geçiş)

    Hatta gerçek kendilerine gelince onu yalanladılar. Artık onlar kararsız bir haldedirler.

  • Aynı kök: مرج (6 geçiş)

    "Cin"i de yalın bir ateşten yarattı.

  • Aynı kök: بحر (42 geçiş)

    Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

  • Aynı kök: بحر (42 geçiş)

    Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…

  • Aynı kök: بحر (42 geçiş)

    Sizin için de yolcular için de bir geçimlik olmak üzere deniz avı yapmak ve deniz ürünlerini yemek sizlere helal kılındı. Kara avı ise ihramlı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

59 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Allah) iki denizi salmıştır; birbirlerine kavuşurlar.

Mustafa İslamoğlu

O, iki denizi salarak birbirine kavuşturur;

Muhammed Esed

O, birbirlerine kavuşup karışabilmeleri için iki büyük su kütlesini serbest bırakmıştır;

Ahmed Hulusi

Salmıştır (melekiyet ve hayvaniyet; şuur ve bilinç) iki denizi; kavuşup kucaklaşıyorlar.

Ali Bulaç

Birbirleriyle kavuşmak üzere iki denizi salıverdi.

Ali Özek ve heyeti

İki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir.

Ali Rıza Safa

İki denizi salmıştır; birbirlerine kavuşuyorlar.

Bayraktar Bayraklı

İki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir.

Edip Yüksel

İki denizi salmıştır; birbirlerine kavuşuyorlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İki denizi salmıştır; birbirlerine kavuşuyorlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Salıvermiş iki denizi daima birbirleri ile çatışıyorlar;

Elmalılı Hamdi Yazır

Salmış iki deryayı demadem çatışırlar

Erhan Aktaş

İki denizi birbirine kavuşmak üzere saldı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İki denizi birbirine kavuşmak üzere saldı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İki denizi birbirine kavuşmak üzere saldı.

Gültekin Onan

Birbirleriyle kavuşmak üzere iki denizi salıverdi.

Hasan Basri Çantay

(Suyu acı ve tatlı) iki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermişdir.

İbni Kesir

İki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir.

Mehmet Alagaş

(19-28) Birbirlerine kavuşmaları için iki denizi salmıştır , birbirleri arasında perde/ engel vardır karışmazlar . (Berzah ; perde. Berzah alemi; bize perdeli çevrim dışı alem) O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Her ikisinden de inci ve mercan çıkar, O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Denizde dağlar gibi yelken açmış akıp giden gemiler O’nundur , O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Onun üzerinde her kim varsa bitimlidir / fanidir. Görkem / celal ve ikram sahibi Rabbin kalandır / bâkîdir. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz.

Rowwad Tercüme Merkezi

İki denizi birbiriyle kavuşsun diye salıvermiştir.

Süleyman Ateş

İki denizi salıverdi, birbirine kavuşuyorlar,

Süleymaniye Vakfı

İki büyük su kütlesini dipnot 1 birbirine kavuşacak şekilde salıverir.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Arapçada büyük su kütlelerine; denize, akarsulara, tuzlu veya tuzsuz göllere "bahr (بحر)" denir (Lisan'ul-arab). Nitekim tatlı ve tuzlu su ayrımı olmaksızın Kur'an'da her ikisine de "bahr" denmiştir. Bahr kelimesi Türkçeye deniz diye çevrilir. Deniz deyince kimsenin aklına tatlı su kütlesi gelmeyeceği için kelimenin "büyük su kütlesi" şeklinde meallendirilmesi daha uygundur (Furkan 25/53).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Birbirine kavuşan iki denizi dipnot 1 salıverir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Araplar büyük tatlı su kütlelerine, tuzlu veya tuzsuz iç denizlere ve göllere de deniz derler. Örneğin Musa(A.S.)'nın peşinde Firavun orduları varken yarıp geçtiği yer, ayette deniz olarak anılan Nil nehridir. Dolayısıyla birbirine karışmayan şeylerden birincisi tatlı ve tuzlu sulardır. Her ikisi de toprağın üzerinde olmasına rağmen biri tatlı, biri tuzlu veya acıdır. (Furkan 25/53). Hatta deniz kıyısı kasabalarındaki su kuyularından deniz seviyesinin altında olmalarına rağmen tatlı olanları vardır. Birbirine karışmayan ikinci tip denizler ise her ikisi de tuzlu olanlardır. Dünya iklimi üzerinde çok önemli olan sıcak ve soğuk su akıntıları, binlerce kilometre mesafeyi, içindeki sıcaklık, oksijen ve besin maddelerini karıştırıp kaybetmeden taşırlar. Bunların her biri ayrı birer ilim konusu olup Allah tarafından yazılmış ve yaratılmış ayetlerin uzmanlar tarafından birlikte okunması ile daha ileri bilgi seviyelerine ulaşılabilir.

Şaban Britch

İki denizi birbiriyle kavuşsun diye salıvermiştir.

Şaban Piriş

İki denizi birbiriyle kavuşsun diye salıvermiştir.

Yaşar Nuri Öztürk

Salmıştır iki denizi; buluşup kucaklaşıyorlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He sent the fresh water and the sea water and made them come into contact with each other. *

Abdul Haleem

He released the two bodies of [fresh and salt] water. They meet,

Abdullah Yusuf Ali

He has let free the two bodies of flowing water, meeting together:

Abul A'la Maududi

He unleashed the two seas so that they merge together,

Aisha Bewley

He has let loose the two seas, converging together,

Al-Hilali & Khan

He has let loose the two seas (the salt and fresh water) meeting together.

Ali Quli Qarai

He merged the two seas, meeting each other.

Amatul Rahman Omar

He has let the two bodies of water flow freely they will (one day) join together.

Arthur John Arberry

He let forth the two seas that meet together,

Bijan Moeinian

He is the One who merges two seas together, leaving a barrier between them,….

E. Henry Palmer

He has let loose the two seas that meet together;

Edip-Layth

He merges the two seas where they meet.

George Sale

He hath let loose the two seas, that they meet each another:

Hamid S. Aziz

He has made the two seas (streams or bodies of water, salt and sweet) to flow freely so that they meet together:

Mahmoud Ghali

He merged the two seas (that) meet together;

Marmaduke Pickthall

He hath loosed the two seas. They meet.

Mohamed Ahmed - Samira

He has set two seas in motion that flow side by side together,

Muhammad Asad

He has given freedom to the two great bodies of water, so that they might meet:

Mustafa Khattab

He merges the two bodies of ˹fresh and salt˺ water,

Progressive Muslims

He merges the two seas where they meet.

Rashad Khalifa

He separates the two seas where they meet.

Sahih International

He released the two seas, meeting [side by side];

Sam Gerrans

Loosed the two seas, meeting together,

Shabbir Ahmed

He has let free the two seas. They meet. (25:53).

Syed Vickar Ahamed

(He has created) the two free streams of flowing (salt and sweet) water, meeting together:

Taqi Usmani

He let forth the two seas to meet together,

The Monotheist Group

He merges the two seas where they meet.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Rahmân suresi, 19. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Rahmân suresi, 19. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Rahmân suresi, 19. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩