Diyanet İşleri
(1-2) Rahman, Kur'an'ı öğretti.
55. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Rahmân suresi, 1. ayet. ٱلرَّحْمَٰنُ
erraḥmân.
(1-2) Rahman, Kur'an'ı öğretti.
Rahmân suresi, 2. ayet. عَلَّمَ ٱلْقُرْءَانَ
`alleme-lḳur'ân.
(1-2) Rahman, Kur'an'ı öğretti.
Rahmân suresi, 3. ayet. خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ
ḫaleḳa-l'insân.
İnsanı yarattı.
Rahmân suresi, 4. ayet. عَلَّمَهُ ٱلْبَيَانَ
`allemehü-lbeyân.
Ona beyanı (düşünüp ifade etmeyi) öğretti.
Rahmân suresi, 5. ayet. ٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ بِحُسْبَانٍ
eşşemsü velḳameru biḥusbân.
Güneş ve ay bir hesaba göre hareket etmektedir.
Rahmân suresi, 6. ayet. وَٱلنَّجْمُ وَٱلشَّجَرُ يَسْجُدَانِ
vennecmü veşşeceru yescüdân.
Otlar ve ağaçlar (Allah'a) boyun eğerler.
Rahmân suresi, 7. ayet. وَٱلسَّمَآءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ ٱلْمِيزَانَ
vessemâe rafe`ahâ veveḍa`a-lmîzân.
Göğü yükseltti ve ölçüyü koydu.
Rahmân suresi, 8. ayet. أَلَّا تَطْغَوْا۟ فِى ٱلْمِيزَانِ
ellâ taṭgav fi-lmîzân.
Ölçüde haddi aşmayın.
Rahmân suresi, 9. ayet. وَأَقِيمُوا۟ ٱلْوَزْنَ بِٱلْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُوا۟ ٱلْمِيزَانَ
veeḳîmü-lvezne bilḳisṭi velâ tuḫsirü-lmîzân.
Tartıyı adaletle yapın, teraziyi eksik tutmayın.
Rahmân suresi, 10. ayet. وَٱلْأَرْضَ وَضَعَهَا لِلْأَنَامِ
vel'arḍa veḍa`ahâ lil'enâm.
Allah, yeri yaratıklar için var etti.
Rahmân suresi, 11. ayet. فِيهَا فَٰكِهَةٌ وَٱلنَّخْلُ ذَاتُ ٱلْأَكْمَامِ
fîhâ fâkiheh. vennaḫlü ẕâtü-l'ekmâm.
Orada meyve(ler) ve salkımlı hurma ağaçları vardır.
Rahmân suresi, 12. ayet. وَٱلْحَبُّ ذُو ٱلْعَصْفِ وَٱلرَّيْحَانُ
velḥabbü ẕü-l`aṣfi verrayḥân.
Yapraklı taneler, hoş kokulu bitkiler vardır.
Rahmân suresi, 13. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Rahmân suresi, 14. ayet. خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ مِن صَلْصَٰلٍ كَٱلْفَخَّارِ
ḫaleḳa-l'insâne min ṣalṣâlin kelfeḫḫâr.
Allah, insanı pişmiş çamur gibi bir balçıktan yarattı.
Rahmân suresi, 15. ayet. وَخَلَقَ ٱلْجَآنَّ مِن مَّارِجٍ مِّن نَّارٍ
veḫaleḳa-lcânne mim mâricim min nâr.
"Cin"i de yalın bir ateşten yarattı.
Rahmân suresi, 16. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Rahmân suresi, 17. ayet. رَبُّ ٱلْمَشْرِقَيْنِ وَرَبُّ ٱلْمَغْرِبَيْنِ
rabbü-lmeşriḳayni verabbü-lmagribeyn.
O, iki doğunun ve iki batının Rabbidir.
Rahmân suresi, 18. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Rahmân suresi, 19. ayet. مَرَجَ ٱلْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِ
merace-lbaḥrayni yelteḳiyân.
(Suları acı ve tatlı olan) iki denizi salıvermiştir; birbirine kavuşuyorlar.
Rahmân suresi, 20. ayet. بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌ لَّا يَبْغِيَانِ
beynehümâ berzeḫul lâ yebgiyân.
(Fakat) aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmıyorlar.
Rahmân suresi, 21. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Rahmân suresi, 22. ayet. يَخْرُجُ مِنْهُمَا ٱللُّؤْلُؤُ وَٱلْمَرْجَانُ
yaḫrucü minhüme-llü'lüü velmercân.
O denizlerin her ikisinden de inci ve mercan çıkar.
Rahmân suresi, 23. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Rahmân suresi, 24. ayet. وَلَهُ ٱلْجَوَارِ ٱلْمُنشَـَٔاتُ فِى ٱلْبَحْرِ كَٱلْأَعْلَٰمِ
velehü-lcevâri-lmünşeâtü fi-lbaḥri kel'a`lâm.
Denizde akıp giden dağlar gibi yüksek gemiler de O'nundur.
Rahmân suresi, 25. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Rahmân suresi, 26. ayet. كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍ
küllü men `aleyhâ fân.
Yer üzerinde bulunan her canlı yok olacaktır.
Rahmân suresi, 27. ayet. وَيَبْقَىٰ وَجْهُ رَبِّكَ ذُو ٱلْجَلَٰلِ وَٱلْإِكْرَامِ
veyebḳâ vechü rabbike ẕü-lcelâli vel'ikrâm.
Ancak azamet ve ikram sahibi Rabbinin zatı baki kalacaktır.
Rahmân suresi, 28. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Rahmân suresi, 29. ayet. يَسْـَٔلُهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فِى شَأْنٍ
yes'elühû men fi-ssemâvâti vel'arḍ. külle yevmin hüve fî şe'n.
Göklerde ve yerde bulunanlar, (her şeyi) O'ndan isterler. O, her an yeni bir ilahi tasarruftadır.
Rahmân suresi, 30. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Rahmân suresi, 31. ayet. سَنَفْرُغُ لَكُمْ أَيُّهَ ٱلثَّقَلَانِ
senefrugu leküm eyyühe-ŝŝeḳalân.
Yakında sizi de hesaba çekeceğiz, ey cinler ve insanlar!
Rahmân suresi, 32. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Rahmân suresi, 33. ayet. يَٰمَعْشَرَ ٱلْجِنِّ وَٱلْإِنسِ إِنِ ٱسْتَطَعْتُمْ أَن تَنفُذُوا۟ مِنْ أَقْطَارِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ فَٱنفُذُوا۟ لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلْطَٰنٍ
yâ ma`şera-lcinni vel'insi ini-steṭa`tüm en tenfüẕû min aḳṭâri-ssemâvâti vel'arḍi fenfüẕû. lâ tenfüẕûne illâ bisülṭân.
Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin uçlarından bucaklarından geçip gitmeye gücünüz yeterse geçip gidin. Büyük bir güç olmadıkça geçip gidemezsiniz.
Rahmân suresi, 34. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Rahmân suresi, 35. ayet. يُرْسَلُ عَلَيْكُمَا شُوَاظٌ مِّن نَّارٍ وَنُحَاسٌ فَلَا تَنتَصِرَانِ
yürselü `aleykümâ şüvâżum min nâriv venüḥâsün felâ tenteṣirân.
Üstünüze ateşten yalın bir alevle kıpkızıl bir duman gönderilir de kendinizi koruyamazsınız.
Rahmân suresi, 36. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Rahmân suresi, 37. ayet. فَإِذَا ٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتْ وَرْدَةً كَٱلدِّهَانِ
feiẕe-nşeḳḳati-ssemâü fekânet verdeten keldihân.
Gök yarılıp da, yanıp kızaran yağ gibi kırmızı gül haline geldiği zaman (haliniz ne olur?)
Rahmân suresi, 38. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Rahmân suresi, 39. ayet. فَيَوْمَئِذٍ لَّا يُسْـَٔلُ عَن ذَنۢبِهِۦٓ إِنسٌ وَلَا جَآنٌّ
feyevmeiẕil lâ yüs'elü `an ẕembihî insüv velâ cânn.
İşte o gün ne insana, ne cine günahı sorulmayacak.
Rahmân suresi, 40. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Rahmân suresi, 41. ayet. يُعْرَفُ ٱلْمُجْرِمُونَ بِسِيمَٰهُمْ فَيُؤْخَذُ بِٱلنَّوَٰصِى وَٱلْأَقْدَامِ
yü`rafü-lmücrimûne bisîmâhüm feyü'ḫaẕü binnevâṣî vel'aḳdâm.
Suçlular simalarından tanınır da, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.
Rahmân suresi, 42. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Rahmân suresi, 43. ayet. هَٰذِهِۦ جَهَنَّمُ ٱلَّتِى يُكَذِّبُ بِهَا ٱلْمُجْرِمُونَ
hâẕihî cehennemü-lletî yükeẕẕibü bihe-lmücrimûn.
İşte bu suçluların yalanladıkları cehennemdir.
Rahmân suresi, 44. ayet. يَطُوفُونَ بَيْنَهَا وَبَيْنَ حَمِيمٍ ءَانٍ
yeṭûfûne beynehâ vebeyne ḥamîmin ân.
Onlar, cehennem ateşi ile yüksek derecede kaynar su arasında gider gelirler.
Rahmân suresi, 45. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Rahmân suresi, 46. ayet. وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ جَنَّتَانِ
velimen ḫâfe meḳâme rabbihî cennetân.
Rabbinin huzurunda (hesap vermek üzere) duracağından korkan kimseye iki cennet vardır.
Rahmân suresi, 47. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Rahmân suresi, 48. ayet. ذَوَاتَآ أَفْنَانٍ
ẕevâtâ efnân.
İki cennet de (ağaçlar, meyveler, rengarenk bitkiler gibi) çeşit çeşit güzelliklerle bezenmiştir.
Rahmân suresi, 49. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Rahmân suresi, 50. ayet. فِيهِمَا عَيْنَانِ تَجْرِيَانِ
fîhimâ `aynâni tecriyân.
İçlerinde akan iki pınar vardır.
Rahmân suresi, 51. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Rahmân suresi, 52. ayet. فِيهِمَا مِن كُلِّ فَٰكِهَةٍ زَوْجَانِ
fîhimâ min külli fâkihetin zevcân.
İkisinde de her meyveden çift çift vardır.
Rahmân suresi, 53. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Rahmân suresi, 54. ayet. مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ فُرُشٍۭ بَطَآئِنُهَا مِنْ إِسْتَبْرَقٍ وَجَنَى ٱلْجَنَّتَيْنِ دَانٍ
müttekiîne `alâ füruşim beṭâinühâ min istebraḳ. vecene-lcenneteyni dân.
Onlar astarları kalın ipekten olan döşeklere yaslanırlar. Bu iki cennetin meyveleri (zahmetsizce alınacak kadar) yakındır.
Rahmân suresi, 55. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Rahmân suresi, 56. ayet. فِيهِنَّ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرْفِ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّ
fîhinne ḳâṣirâtu-ṭṭarfi lem yaṭmiŝhünne insün ḳablehüm velâ cânn.
Oralarda bakışlarını sadece eşlerine çevirmiş dilberler vardır. Onlara eşlerinden önce ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur.
Rahmân suresi, 57. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Rahmân suresi, 58. ayet. كَأَنَّهُنَّ ٱلْيَاقُوتُ وَٱلْمَرْجَانُ
keennehünne-lyâḳûtü velmercân.
Onlar sanki yakut ve mercandır.
Rahmân suresi, 59. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Rahmân suresi, 60. ayet. هَلْ جَزَآءُ ٱلْإِحْسَٰنِ إِلَّا ٱلْإِحْسَٰنُ
hel cezâü-l'iḥsâni ille-l'iḥsân.
İyiliğin karşılığı, yalnız iyiliktir.
Rahmân suresi, 61. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Rahmân suresi, 62. ayet. وَمِن دُونِهِمَا جَنَّتَانِ
vemin dûnihimâ cennetân.
Bu iki cennetten başka iki cennet daha vardır.
Rahmân suresi, 63. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Rahmân suresi, 64. ayet. مُدْهَآمَّتَانِ
müẕâmmetân.
O iki cennet koyu yeşil renktedir.
Rahmân suresi, 65. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Rahmân suresi, 66. ayet. فِيهِمَا عَيْنَانِ نَضَّاخَتَانِ
fîhimâ `aynâni neḍḍâḫatân.
İçlerinde kaynayan iki pınar vardır.
Rahmân suresi, 67. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Rahmân suresi, 68. ayet. فِيهِمَا فَٰكِهَةٌ وَنَخْلٌ وَرُمَّانٌ
fîhimâ fâkihetüv venaḫlüv verummân.
İçlerinde her türlü meyve, hurma ve nar vardır.
Rahmân suresi, 69. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Rahmân suresi, 70. ayet. فِيهِنَّ خَيْرَٰتٌ حِسَانٌ
fîhinne ḫayrâtün ḥisân.
Onlarda huyları güzel, yüzleri güzel dilberler vardır.
Rahmân suresi, 71. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Rahmân suresi, 72. ayet. حُورٌ مَّقْصُورَٰتٌ فِى ٱلْخِيَامِ
ḥûrum maḳṣûrâtün fi-lḫiyâm.
Onlar, çadırlara kapanmış hurilerdir.
Rahmân suresi, 73. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Rahmân suresi, 74. ayet. لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّ
lem yaṭmiŝhünne insün ḳablehüm velâ cânn.
Onlara, eşlerinden önce ne bir insan ne bir cin dokunmuştur.
Rahmân suresi, 75. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Rahmân suresi, 76. ayet. مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ رَفْرَفٍ خُضْرٍ وَعَبْقَرِىٍّ حِسَانٍ
müttekiîne `alâ rafrafin ḫuḍriv ve`abḳariyyin ḥisân.
Onlar yeşil yastıklara ve güzel yaygılara yaslanırlar, (nimetlenirler).
Rahmân suresi, 77. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Rahmân suresi, 78. ayet. تَبَٰرَكَ ٱسْمُ رَبِّكَ ذِى ٱلْجَلَٰلِ وَٱلْإِكْرَامِ
tebârake-smü rabbike ẕi-lcelâli vel'ikrâm.
Azamet ve ikram sahibi Rabbinin adı yücedir.