Diyanet İşleri
İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman, Rablerine yönelerek O'na dua ederler. Sonra Allah, onlara kendinden bir rahmet tattırınca da, bir bakarsın ki içlerinden bir grup, Rablerine ortak koşuyorlar.
Rûm suresi
Rûm suresi, 33. ayet. وَإِذَا مَسَّ ٱلنَّاسَ ضُرٌّ دَعَوْا۟ رَبَّهُم مُّنِيبِينَ إِلَيْهِ ثُمَّ إِذَآ أَذَاقَهُم مِّنْهُ رَحْمَةً إِذَا فَرِيقٌ مِّنْهُم بِرَبِّهِمْ يُشْرِكُونَ
veiẕâ messe-nnâse ḍurrun de`av rabbehüm münîbîne ileyhi ŝümme iẕâ eẕâḳahüm minhü raḥmeten iẕâ ferîḳum minhüm birabbihim yüşrikûn.
İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman, Rablerine yönelerek O'na dua ederler. Sonra Allah, onlara kendinden bir rahmet tattırınca da, bir bakarsın ki içlerinden bir grup, Rablerine ortak koşuyorlar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İnsanın nankörlüğü; akrabaya hak, faiz ve zekât Rûm 33–40 3
Hakka yönelen bir kimse olarak yüzünü dine çevir. Allah'ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata sımsıkı tutun. Allah'ın yaratmasında hiçbir değiştirme yoktur. İşte bu dosdoğru dindir. Fakat insanların çoğu bilmezler.
(31-32) Allah'a yönelmiş kimseler olarak yüzünüzü hak dine çevirin, O'na karşı gelmekten sakının, namazı dosdoğru kılın ve müşriklerden; dinlerini darmadağınık edip grup grup olan kimselerden olmayın. (Ki onlardan) her bir grup kendi katındaki (dini anlayış) ile sevinip böbürlenmektedir.
İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman, Rablerine yönelerek O'na dua ederler. Sonra Allah, onlara kendinden bir rahmet tattırınca da, bir bakarsın ki içlerinden bir grup, Rablerine ortak koşuyorlar.
Kendilerine verdiğimiz nimetleri inkar etsinler bakalım! Haydi (şimdilik) yararlanın, ama yakında bileceksiniz.
Yoksa biz kendilerine bir delil mi indirdik de o, Allah'a ortak koşmaları konusunda (isabetli olduklarını) söylüyor?
İnsanlara bir rahmet tattırdığımız zaman ona sevinirler. Eğer kendi işledikleri şeyler sebebiyle başlarına bir kötülük gelirse, bir de bakarsın ki ümitsizliğe düşerler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 33–34. ayetler için yazılmıştır.
33 - 34. “İnsanların başına” hastalık yahut helâk olmak korkusu vb. “bir sıkıntı gelince Rablerine yönelerek O’na dua ederler.” Bu sıkıntılarını Allah’tan başka giderecek kimse olmadığını kesinlikle bildiklerinden dolayı bu halde Allah’a koştukları ortakları unuturlar.
“Sonra onlara katından bir rahmet tattırınca” hastalıklarından sonra şifa verir, korkularından sonra güven verirse “bakarsın ki onlardan bir grup” kendilerinden sadır olan bu Allah’a yönelişi terk edip boşa çıkartırlar ve “Rablerine ortak koşarlar.” Kendilerini sıkıntıdan kurtaramayan, onlara fayda sağlayamayan, onları fakir de zengin de kılamayan varlıkları O’na ortak koşarlar.
Bütün bunlar ise Allah’ın kendilerine verdiklerine, O’nun lütuf ve ihsanlarına karşı bir nankörlüktür. Çünkü onları darlık ve sıkıntıdan kurtarmış, içinde bulundukları meşakkatleri gidermiştir. O halde onların bu üstün ve değerli nimete karşı şükretmeleri ve bütün hallerde yalnızca O’na ihlâsla ibadet etmeleri gerekmez mi?
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Müşriklere; fakirlik, hastalık, kuraklık gibi sıkıntılı bir durum isabet etse kendilerine isabet edeni kaldırması için yalnızca Rableri olan Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'ya boyun bükerek ve yönelerek dönerler. Sonra onlara rahmet ederek kendilerine isabet edeni kaldırdığında, onlardan bir grup dua ederken başkaları da Allah Teâlâ'ya ortak koşmaya geri dönerler.
Aynı kök: نوب (18 geçiş) · Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş)
İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra kendi tarafından ona bir nimet verdiği zaman daha önce O'na yalvardığını…
Aynı kök: نوب (18 geçiş) · Aynı kök: فرق (72 geçiş) · Ortak kavram: Şirk
"Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!" diye Nuh'a emrettiğini, sana vahyettiğini, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya emrettiğini size de din…
Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş)
Kendilerine dokunan bir sıkıntıdan sonra, insanlara bir rahmet (ferahlık ve mutluluk) tattırdığımız zaman, bir de bakarsın ki ayetlerimiz hakkında…
Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş)
Ama kendisine dokunan bir sıkıntıdan sonra, ona bir nimet tattırırsak mutlaka, "Kötülükler benden gitti" diyecektir. Çünkü o, şımarık ve böbürlenen…
Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş)
Andolsun! Başına gelen bir zarardan sonra kendisine tarafımızdan bir rahmet tattırsak mutlaka "Bu benim hakkımdır, Kıyametin kopacağını da…
Aynı kök: فرق (72 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş) · Ortak kavram: Şirk
Sonra sizden o sıkıntıyı giderince, bir de bakarsınız, içinizden bir kısmı Rablerine ortak koşar.
Aynı kök: نوب (18 geçiş) · Ortak kavram: Şirk
(31-32) Allah'a yönelmiş kimseler olarak yüzünüzü hak dine çevirin, O'na karşı gelmekten sakının, namazı dosdoğru kılın ve müşriklerden; dinlerini…
Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş)
İşte bugün birbirinize ne fayda ne de zarar verebilirsiniz. Zulmedenlere, "Yalanlamakta olduğunuz cehennem azabını tadın" deriz.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(33, 34) İnsanların başına bir sıkıntı gelince Rablerine yönelerek O'na yalvarırlar. Sonra (Allah) katından onlara bir rahmet (bolluk) tattırınca bakarsınız ki kendilerine verdiklerimize karşılık nankörlük etmeleri için onlardan bir grup, Rablerine yine ortak koşuyorlar. dipnot 1 Bir süre (daha) yararlanın! İleride bileceksiniz! dipnot 2
Ne zaman insanlara bir zarar ilişse, (hemen) Rablerine yönelerek O'na yalvarıp yakarırlar; fakat ardından O'nun katından kendilerine bir rahmet tattırılınca, hiç değilse bir kısmı başlarlar Rablerine şirk koşmaya;
Şimdi (vaki olduğu üzere) insanlar sıkıntıya uğradıklarında Rablerine dönerek (yardım için) O'na yalvarıp yakarırlar; fakat rahmetine nail olunca da bir kısmı, başka güçleri Rablerinin ilahlığına ortak koş(maya başl)arlar,
İnsanlara bir sıkıntı dokunduğunda, O'na yönelenlerden olarak Rablerine dua ederler. . . Sonra onlara kendinden bir rahmet tattırırsa, bir de bakarsın ki onlardan bir fırka Rablerine şirk koşuyorlar.
İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman, 'gönülden katıksız bağlılar' olarak, Rablerine dua ederler; sonra kendinden onlara bir rahmet taddırınca hemencecik bir grup Rablerine şirk koşarlar.
İnsanların başına bir sıkıntı gelince, Rablerine yönelerek O'na yalvarırlar. Sonra Allah, katından onlara bir rahmet (nimet ve bolluk) tattırınca, bakarsınız ki onlardan bir grup yine Rablerine ortak koşuyorlar.
İnsanlara bir zorluk dokunduğunda, Efendilerine yönelerek, O'na yakarışlarda bulunurlar. Kendisinden bir rahmet tattırdığında ise onların arasından bir küme, Efendilerine ortaklar koşarlar.
İnsanlara bir sıkıntı dokunduğunda, Rabblerine yönelerek yalnız O'na yalvarırlar. Fakat katından onlara bir rahmet/çözüm tattırınca, bir de bakarsın ki onlardan bir grup yine Rabblerine ortak koşuyorlar.
Halka bir zarar dokunduğu gün tümüyle Efendi'lerine yönelerek dua ederler. Fakat sonra, kendilerine bir rahmet tattırınca bazıları Efendi'lerine ortak koşar.
Halka bir zarar dokunduğu gün tümüyle Rab'lerine yönelerek dua ederler. Fakat sonra, kendilerine bir rahmet tattırınca bazıları Rab'lerine ortak koşar.
Bununla beraber insanlara bir keder dokunduğu zaman herşeyden geçerek Rablerine yalvarır, dua ederler; sonra tarafından bir rahmet tattırıverdiği zaman da bakarsın onlardan bir kısmı tutar, o Rablerine ortak koşarlar,
Bununla beraber insanlara bir keder dokunduğu vakıt her şeyden geçerek rablarına yalvarır, dua ederler, sonra tarafından bir rahmet tattırıverdiği vakıt da bakarsın onlardan bir kısmı tutar o rablarına şirk koşarlar
İnsanların başlarına bir sıkıntı gelince, Rabb'lerine yönelerek O'na dua ederler. Sonra, onlara kendinden bir rahmet tattırınca, onlardan bir kısmı Rabb'lerine şirk koşarlar.
İnsanların başlarına bir sıkıntı gelince, Rabb'lerine yönelerek O'na dua ederler. Sonra, onlara kendinden bir rahmet tattırınca, onlardan bir kısmı Rabb'lerine şirk dipnot 1 koşarlar.
İnsanların başlarına bir sıkıntı gelince, Rabb'lerine yönelerek O'na dua ederler. Sonra, onlara kendinden bir rahmet tattırınca dipnot 1 , onlardan bir kısmı Rabb'lerine şirk koşarlar.
İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman, 'gönülden katıksız bağlılar' olarak, rablerine dua ederler; sonra kendinden onlara bir rahmet tattırınca hemencecik bir grup rablerine şirk koşarlar.
İnsanlara bir zarar isaabet etdi mi Rablerine, (yalınız) Ona, dönerek, düa ederler. Sonra onlara kendi (canib) inden bir rahmet tatdırdığı vakit da, bakarsınız ki, onlardan bir güruh Rablerine şirk koşub durmakdadırlar,
İnsanlara bir zarar dokununca; Rabblarına dönerek O'na yalvarırlar. Sonra onlara katından bir rahmet tattırınca; bakarsınız ki, içlerinden bir grup Rabblarına şirk koşup durmaktadırlar.
(33-40) İnsana bir zarar dokunsa Rabbine dua eder ve ona içtenlikle yönelir, sonra onlara Allahtan bir rahmet tattırırsa onlardan bir fırka / onlar dan bir bölüm, onlara verdiklerimize yok sayarak Rablerine ortak koşarlar , geçinin / metalanın ileride bileceksiniz. Onlara bir delil / bir ispat göndermişiz de şirk koşmalarını onlara o delil mi söylüyor? Onlara bir rahmet tattırırsak onunla mutlu olur lar, o nlara ellerinin yapıp sundukları nedeniyle bir kötülük isabet ederse ümitlerini yitirirler.
İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman, Rablerine yönelerek O’na dua ederler. Sonra Allah, onlara kendinden bir rahmet tattırınca da, bir bakarsın ki içlerinden bir grup, Rablerine ortak koşuyorlar.
İnsanlara bir zarar dokundu mu, Rablerine yönelerek O'na yalvarırlar. Sonra (Rableri), onlara kendinden bir rahmet taddırınca, hemen onlardan bir grup, Rablerine ortak koşarlar.
İnsanlara bir zarar dokunduğunda Rablerine yönelerek yalvarıp yakarırlar. Sonra (Rableri) onlara kendinden bir ikram tattırsa bakarsın ki bir kısmı Rablerine ortak koşuyorlar dipnot 1 .
Bu insanlara bir zarar gelse dönüp rablerine yalvarırlar. Sonra onlara iyiliğinden tattırsa bakarsın ki, bir kısmı Rablerine ortak koşarlar dipnot 1 .
İnsanların başına bir sıkıntı gelse, Rablerine dönüp yalvarırlar, sonra onlara rahmetinden tattırınca, onlardan bır kısmı hemen Rablerine şirk koşarlar.
İnsanların başına bir sıkıntı gelse, Rab'lerine dönüp yalvarırlar, sonra onlara rahmetinden tattırınca, onlardan bır kısmı hemen Rab'lerine şirk koşarlar.
İnsanlara bir zorluk dokunduğunda, Rablerine yönelerek O'na yakarırlar. Sonra onlara bir rahmet tattırınca bakarsın ki, içlerinden bir grup Rablerine ortak koşuyor.
And when people are touched or befallen with a misfortune or wedded to a calamity they invoke Allah, their Creator, turning to Him exclusively and when He extends to them His mercy and delivers them from what was burdensome and exhaustive to the mind, some of them incorporate with Him other deities
When something bad happens to people, they cry to their Lord and turn to Him for help, but no sooner does He let them taste His blessing than- lo and behold!- some of them ascribe partners to their Lord,
When trouble touches men, they cry to their Lord, turning back to Him in repentance: but when He gives them a taste of Mercy as from Himself, behold, some of them pay part-worship to other god's besides their Lord,-
(Such are human beings) that when any misfortune befalls them, they cry to their Lord, penitently turning to Him. dipnot 1 But no sooner that He lets them have a taste of His Mercy than some of them begin associating others with their Lord in His Divinity dipnot 2
When harm touches people they call on their Lord, making tawba to Him. But then, when He gives them a taste of mercy from Him, a group of them immediately associate others with their Lord
And when harm touches men, they cry sincerely only to their Lord (Allâh), turning to Him in repentance; but when He gives them a taste of His Mercy, behold, a party of them associates partners in worship with their Lord.
When distress befalls people, they supplicate their Lord, turning to Him in penitence. Then, when He lets them taste His mercy, behold, a part of them ascribe partners to their Lord,
When some evil befalls the people they call on their Lord, turning sincerely to Him (in repentance). But no sooner He lets them enjoy mercy from Him than a section of them associate partners with Him (and starts worshipping gods besides Allâh),
When some affliction visits mankind, they call unto their Lord, turning to Him; then, when He lets them taste mercy from Him, lo, a party of them assign associates to their Lord,
when people are in trouble, they turn whole man needs to worship God. If he denies the Lord, he will end up worshipping false gods (idols, women, money, superiors, movie stars, ball players, etc.) heartedly to the Lord. When God, out of His mercy removes the hardship, some of them return to their practice of worshipping beside God.
And when distress touches men they call upon their Lord, repentant towards Him; then when He has made them taste mercy from Himself, behold! a party of them associate others with their Lord,
If harm afflicts the people, they call out sincerely to their Lord. But then, when He gives them a taste of His mercy, a group of them set up partners with their Lord!
When adversity befalleth men, they call upon their Lord, turning unto Him: Afterwards, when He hath caused them to taste of his mercy, behold, a part of them associate other deities with their Lord;
Of those who split their religion and became schismatic, every sect rejoicing in its own tenets.
And when adversity touches mankind, they invoke their Lord, turning penitent to Him. Thereafter when He makes them taste mercy from Him, only then do a group of them associate (others) with their Lord.
And when harm toucheth men they cry unto their Lord, turning to Him in repentance; then, when they have tasted of His mercy, behold! some of them attribute partners to their Lord
When misfortune befalls men they pray to their Lord and turn to Him; but afterwards when He has given them a taste of His benevolence a section of them begins to ascribe compeers to their Lord
NOW [thus it is:] when affliction befalls men, they cry out unto their Sustainer, turning unto Him [for help]; but as soon as He lets them taste of His grace, lo! some of them [begin to] ascribe to other powers a share in their Sustainer’s divinity,
When people are touched with hardship, they cry out to their Lord, turning to Him ˹alone˺. But as soon as He gives them a taste of His mercy, a group of them associates ˹others˺ with their Lord ˹in worship˺,
And if harm afflicts the people, they call out sincerely to their Lord. But then, when He gives them a taste of His mercy, a group of them set up partners with their Lord!
When adversity afflicts the people, they turn to their Lord, totally devoting themselves to Him. But then, as soon as He showers them with mercy, some of them revert to idol worship.
And when adversity touches the people, they call upon their Lord, turning in repentance to Him. Then when He lets them taste mercy from Him, at once a party of them associate others with their Lord,
And when affliction touches men, they call to their Lord, turning in repentance to Him; then when He lets them taste mercy from Him, then a faction among them ascribes a partnership to their Lord,
Now when harm touches people they call unto their Lord, turning to Him alone. But as soon as He lets them taste Grace from Him, behold, some of them revert to worshiping their 'idols'.
And when trouble comes to men, they call sincerely to their Lord, turning back to Him in repentance: But when He gives them a taste of Mercy, behold! Some of them do a part of their worship to other gods besides their Lord—
When the people are visited by some affliction, they invoke their Lord with exclusive concentration on Him. Then once He gives them a taste of His mercy, a group of them starts at once ascribing partners to their Lord,
And if harm afflicts the people, they call out sincerely to their Lord. But then, when He gives them a taste of His mercy, a group of them set up partners with their Lord!