Rûm suresi

Rûm suresi, 28. ayet

Rûm suresi, 28. ayet. ضَرَبَ لَكُم مَّثَلًا مِّنْ أَنفُسِكُمْ هَل لَّكُم مِّن مَّا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُكُم مِّن شُرَكَآءَ فِى مَا رَزَقْنَٰكُمْ فَأَنتُمْ فِيهِ سَوَآءٌ تَخَافُونَهُمْ كَخِيفَتِكُمْ أَنفُسَكُمْ كَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلْـَٔايَٰتِ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

ḍarabe leküm meŝelem min enfüsiküm. hel leküm mim mâ meleket eymânüküm min şürakâe fî mâ razaḳnâküm feentüm fîhi sevâün teḫâfûnehüm keḫîfetiküm enfüseküm. keẕâlike nüfeṣṣilü-l'âyâti liḳavmiy ya`ḳilûn.

Diyanet İşleri

Allah, size kendinizden şöyle bir örnek getirdi: Kölelerinizden, verdiğimiz rızıklarda sizinle eşit haklara sahip olan ve birbirinizden çekindiğiniz gibi kendilerinden çekindiğiniz ortaklarınız var mı? Düşünen bir topluluk için ayetleri böyle ayrı ayrı açıklıyoruz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Rûm 25–31 · surenin 28. ayeti / 60

Konu Köle örneği; fıtrat ve hak dine yöneliş Rûm 28–32 3

  1. Rûm 25

    Emriyle göğün ve yerin (kendi düzenlerinde) durması da O'nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Sonra sizi yerden (kalkmaya) bir çağırdı mı, bir de bakarsınız ki (dirilmiş olarak) çıkıyorsunuz.

  2. Rûm 26

    Göklerde ve yerde kim varsa yalnızca O'na aittir. Hepsi O'na boyun eğmektedirler.

  3. Rûm 27

    O, başlangıçta yaratmayı yapan, sonra onu tekrarlayacak olandır. Bu, O'na göre (ilk yaratmadan) daha kolaydır. Göklerde ve yerde en yüce ve eşsiz sıfatlar O'nundur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  4. 28

    Allah, size kendinizden şöyle bir örnek getirdi: Kölelerinizden, verdiğimiz rızıklarda sizinle eşit haklara sahip olan ve birbirinizden çekindiğiniz gibi kendilerinden çekindiğiniz ortaklarınız var mı? Düşünen bir topluluk için ayetleri böyle ayrı ayrı açıklıyoruz.

  5. Rûm 29

    Fakat, zulmedenler bilgisizce nefislerinin arzularına uydular. Allah'ın (bu şekilde) saptırdığı kimseleri kim doğru yola iletir? Onların hiçbir yardımcıları yoktur.

  6. Rûm 30

    Hakka yönelen bir kimse olarak yüzünü dine çevir. Allah'ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata sımsıkı tutun. Allah'ın yaratmasında hiçbir değiştirme yoktur. İşte bu dosdoğru dindir. Fakat insanların çoğu bilmezler.

  7. Rûm 31

    (31-32) Allah'a yönelmiş kimseler olarak yüzünüzü hak dine çevirin, O'na karşı gelmekten sakının, namazı dosdoğru kılın ve müşriklerden; dinlerini darmadağınık edip grup grup olan kimselerden olmayın. (Ki onlardan) her bir grup kendi katındaki (dini anlayış) ile sevinip böbürlenmektedir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

28. Bu, Yüce Allah’ın, şirkin çirkinliğine ve onun ne kadar fena olduğuna dair verdiği bir misaldir. Bu misal bizzat insanların kendi nefislerinden hareketle verilmiştir. Bunu anlayabilmek için uzağa gitmeye, sıkıntı ve meşakkat çekmeye gerek yoktur.

“Sahip olduğunuz köleler içinde size verdiğimiz rızıklarda size ortak olan” yani eliniz altındaki köle ve cariyelerinizden herhangi bir kimse rızkınızda size ortak mıdır? “ve (hürler olarak) birbirinizden çekindiğiniz gibi kendilerinden çekineceğiniz derecede” Yani pay almasından ve her şeyi kendine mal etmesinden korkulan gerçek manadaki hür ortaklar gibi midirler? “sizinle o rızıkta eşit (hakka sahip) olan kimse var mı?” bu hususta siz onlarla kendinizi eşit görüyor musunuz? Elbette ki hayır! Kölelerinizden Yüce Allah’ın vermiş olduğu rızıklarda size ortak olan hiç kimse yoktur. Üstelik onları yaratan ve rızıklandıran da sizler değilsiniz; zira onlar da aslında sizin gibi Allah’ın kullarıdırlar. Peki bu durumda Allah tarafından yaratılmış olan varlıkları, nasıl Allah’a ortak tutarsınız? Bu varlıkları nasıl Allah’ın konumuna yükseltir ve ibadette O’na denk kabul edersiniz? Oysa sizler kölelerinizin kendinize eşit olmasına razı olmuyorsunuz.

Şüphesiz ki bu, son derece şaşılacak bir husutur. Allah ile birlikte ortak koşanların kıt akıllı olduklarını ve onların edindikleri ortakların da batıl ve aslı olmayan uydurmalar olduklarını, hiçbir şekilde ibadete layık olmadıklarını, Allah’a kesinlikle eşit ve ibadette O’na ortak olamayacaklarını gösteren en açık delildir.

“İşte akıllarını kullanan” ve hakikatleri kavrayıp bilen “bir toplum için âyetleri” misalleri ile izah edip “böylece açıklarız.” Akıllarını kullanmayan kimselere gelince bu gibi kimselere bütün âyetler geniş geniş açıklansa ve belgeler beyan edilse dahi bunların yapılan bu açıklamaları basiretle izleyebilecek akılları ve onları kavrayabilecek zihinleri olmadığını için bu, hiçbir fayda sağlamaz. O nedenle bu sözlere ve bu hitaplara muhatap olanlar, olgun akıl sahibi olan kimselerdir.

Bu misalden Allah’tan başkasını ortak edinerek O’na ibadet eden, işlerinde O’na güvenip dayanan kimsenin hak namına hiçbir şeye sahip olmadığı açıkça ortaya çıktığına göre müşriklerin, batıl olduğu apaçık ortada bulunan ve batıllığına dair belgeler açıkça meydanda olan böyle bir işe kalkışmalarını gerektiren nedir? sorusu akıllara gelmektedir. İşte böyle akılsızca bir işi yapmalarına sebep olan şey, onların hevâlarına tâbi olmalarıdır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Müşrikler!- Allah size kendi içinizden bir örnek vermektedir. Bu, hür olan ortağınız ile malınızı taksim etmekten endişe duyduğunuz gibi kendileriyle mallarınızı taksim etmekten endişe duyduğunuz ve mallarınıza eşit olarak ortak olan köleleriniz örneğidir. Kendiniz için köleleriniz üzerinden verilen bu örnekten razı olur musunuz? Şüphesiz, siz bundan razı olmazsınız. Yüce Allah'ın da mülkünde mahlukatı ve kullarından böyle bir ortağa razı olması asla düşünülemez. Bu ve benzeri misaller getirerek apaçık delil ve hüccetleri akıl sahibi topluluklar için çeşitlendirerek açıklıyoruz. İşte onlar, bunlardan istifade edenlerin ta kendileridir.

Kelimeler

27 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ضَرَبَ derabe misal verdi kök: ضرب
  2. لَكُم lekum size
  3. مَّثَلًۭا meselen bir benzetmeyle kök: مثل
  4. مِّنْ min -den
  5. أَنفُسِكُمْ ۖ enfusikum kendiniz- kök: نفس
  6. هَل hel -mı dır?
  7. لَّكُم lekum sizin için var-
  8. مِّن min -dan
  9. مَّا ma
  10. مَلَكَتْ meleket malik olduklarınız kök: ملك
  11. أَيْمَـٰنُكُم eymanukum yeminlerinizle kök: يمن
  12. مِّن min -dan
  13. شُرَكَآءَ şuraka'e ortaklar- kök: شرك
  14. فِى fi
  15. مَا ma şeylerde
  16. رَزَقْنَـٰكُمْ razeknakum sizi rızıklandırdığımız kök: رزق
  17. فَأَنتُمْ feentum sizinle
  18. فِيهِ fihi onda
  19. سَوَآءٌۭ seva'un eşit olan kök: سوي
  20. تَخَافُونَهُمْ tehafunehum onlardan çekindiğiniz kök: خوف
  21. كَخِيفَتِكُمْ kehifetikum çekindiğiniz gibi kök: خوف
  22. أَنفُسَكُمْ ۚ enfusekum birbirinizden kök: نفس
  23. كَذَٰلِكَ kezalike işte böyle
  24. نُفَصِّلُ nufessilu biz açıklıyoruz kök: فصل
  25. ٱلْـَٔايَـٰتِ l-ayati ayetleri kök: ايي
  26. لِقَوْمٍۢ likavmin bir toplum için kök: قوم
  27. يَعْقِلُونَ yea'kilune aklını kullanan kök: عقل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Aynı kök: سوي (83 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş)

    Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak Allah yolunda…

  • Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş)

    Allah, şöyle bir kenti misal verdi: Orası güven ve huzur içinde idi. Oraya her taraftan bolca rızık gelirdi. Fakat Allah'ın nimetlerine nankörlük…

  • Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Aynı kök: سوي (83 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş)

    Allah, rızık konusunda kiminizi kiminizden üstün kıldı. Üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altındakilere vermezler ki rızıkta hep eşit olsunlar.…

  • Aynı kök: فصل (43 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    -Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya…

  • Aynı kök: عقل (49 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    (Ey Muhammed!) De ki: "Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya babaya iyi davranın. Fakirlik…

  • Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Aynı kök: سوي (83 geçiş) · Ortak kavram: Şirk

    Allah, birbiriyle çekişen ortak sahipleri bulunan bir (köle) adam ile yalnızca bir kişiye ait olan bir (köle) adamı örnek verdi. Bu iki adamın durumu…

  • Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helal olan (başka)…

  • Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    O vakti hatırlayın ki siz yeryüzünde güçsüz ve zayıf idiniz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz. Derken Allah sizi barındırdı,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

86 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Allah) size kendinizden şöyle bir örnek vermektedir: Sahibi olduğunuz köleler içinde, size verdiğimiz rızıklarda -birbirinizden çekindiğiniz gibi kendilerinden çekineceğiniz için sizinle eşit (haklara sahip)- ortaklarınız var mı? Akıl eden bir toplum için ayetleri işte böyle açıklıyoruz. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayetlerin açıkça ortaya konulmasıyla ilgili bkz. En‘âm 6:55, 97, 98, 114, 119, 126, 154; A‘râf 7:32, 52, 145, 174; Tevbe 9:11; Yûnus 10:5, 24, 37; Hûd 11:1; Yûsuf 12:111; Ra‘d 13:2; İsrâ 17:12; Fussilet 41:3, 44.

Mustafa İslamoğlu

O size kendinizden bir örnek verir: Otoriteniz altında bulunan kimseleri, size verdiğimiz servet üzerinde (söz sahibi) ortaklar olarak görüp onlarla (otoritenizi) eşit olarak paylaşır; size denk (statüde) olanlardan çekindiğiniz gibi onlardan da çekinir misiniz? İşte Biz, akleden bir topluluğa ayetlerimizi böyle açıklarız.

Muhammed Esed

O size kendi hayatınızdan örnek getirir: Sağ elinizin sahip olduğu kimseleri size verdiğimiz rızık üzerinde (tam yetki sahibi) ortaklarınız olarak görmeye ve böylece (onlarla) bu hakkı eşit olarak paylaşmaya razı olur musunuz? Ve (daha güçlü olan) emsallerinizden korktuğunuz gibi onlar(a danışmadan o hakkı kullanmak)tan korkar mısınız? İşte akıllarını kullanan insanlara mesajlarımızı böylece açıklarız.

Ahmed Hulusi

Size nefslerinizden bir misal verdi: Siz yaşam gıdalarınızda (mallarınızda), kölelerinizin ortaklığını kabul eder misiniz? Ki siz mallarda onlarla eşit olmayı kabullenip, kendi nefslerinizden korktuğunuz gibi onlardan korkuyor musunuz? Aklını kullanan bir toplum için dersleri böylece ayrıntılıyoruz.

Ali Bulaç

Size kendi nefislerinizden bir örnek verdi: "Size rızık olarak verdiğimiz şeylerde, sağ ellerinizin malik olduklarınızdan, sizinle eşit olup kendi kendinizden korktuğunuz gibi kendilerinden de korktuğunuz (veya çekinip saygı duyduğunuz) ortaklar var mıdır?" İşte biz, aklını kullanabilen bir kavim için ayetleri böyle birer birer açıklarız.

Ali Özek ve heyeti

Allah size kendi nefsinizden bir misal vermektedir: Emriniz altında bulunan kölelerden, size rızık olarak verdiklerimizde size ortak olan ve sizinle eşit hakka sahip bulunup birbirinizden korktuğunuz gibi kendilerinin istedikleri şekilde tasarruf etmelerinden korktuğunuz ortaklar var mı? İşte biz, aklını kullanan kimseler için âyetleri bu şekilde uzun uzun açıklarız.

Ali Rıza Safa

Kendi benliklerinizden size bir örnek veriyor: Emrinizde bulunan kimseleri, size verdiğimiz geçimliklerde sizinle denk olan ve birbirinizden çekindiğiniz gibi onlardan çekindiğiniz ortaklar olarak kabul eder misiniz? Aklını kullanan bir toplum için, ayetleri, işte böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz.

Bayraktar Bayraklı

Allah, kendinizden şöyle bir örnek verdi: "Size verdiğimiz mallarda hizmetçilerinizden ortaklarınız var mı? Siz ve hizmetçileriniz mallarda eşit misiniz? Bu konuda birbirinizden çekindiğiniz gibi onlardan da çekinir misiniz?" İşte biz akıllarını kullanan insanlara ayetlerimizi böyle açıklıyoruz.

Edip Yüksel

İşte size kendi içinizden bir örnek veriyor: Emriniz altındaki kimseleri, size verdiğimiz rızıklarda size eşit ortaklar olarak kabul eder misiniz? Birbirinizden çekindiğiniz gibi onlardan da çekinir misiniz? Aklını kullanan bir toplum için ayetleri böyle detaylı açıklarız. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Bak 16:71.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İşte size kendi içinizden bir örnek veriyor: Emriniz altındaki kimseleri, size verdiğimiz rızıklarda size eşit ortaklar olarak kabul eder misiniz? Birbirinizden çekindiğiniz gibi onlardan da çekinir misiniz? Aklını kullanan bir toplum için ayetleri b öyle detaylı açıklarız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(Allah) size kendinizden bir misal verdi: Hiç size kısmet ettiğimiz şeyde elleriniz altındaki kölelerinizden ortaklarınız bulunur da onlarla siz eşit olur, aranızda birbirinizi saydığınız gibi, onları da sayar mısınız? İşte düşünecek bir toplum için ayetleri böyle ayırdediyoruz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Size kendinizden bir temsil yaptı: hiç size kısmet ettiğimiz şeyde elleriniz altındaki milklerinizden ortaklarınız bulunur da onlarla siz müsavi olur kendilerinizi saydığınız gibi onları sayar mısınız? İşte akledecek bir kavm için ayetleri böyle ayırd ediyoruz

Erhan Aktaş

Kendinizden, size bir örnek vermektedir: "Size verdiğimiz mallarda yeminle hak sahibi olduğunuz dipnot 1 kimselerden ortaklarınız var mı? Siz ve onlar bu mallarda eşit misiniz? Onları, birbirinizi saydığınız gibi sayar mısınız? Aklını kullanan bir kavim için ayetleri işte böyle açıklıyoruz." dipnot 2

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 24:31. ayetin 6. dipnotu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ayette, Rabb'imiz; rızkı yaratan da rızkın gerçek sahibi olan da Ben'im diyor. Ve diyor ki: "Siz yeminle hak sahibi olduğunuz kimseleri malınıza ortak ediyor musunuz ki Ben kullarımı rızıklandırırken bu rızıklandırmamda ilahlarınızı (Lat, Uzza, Menat vb.) Kendime ortak edeyim? Ve onlar aracılığıyla veya onlarla birlikte size rızık vereyim." Diğer bir anlatımla, rızık verici olan yalnızca Ben'im demektedir. Hiçbir fabrika sahibi, fabrikasında çalışan bir işçiyi malda ve yönetimde kendisiyle eşit görmez. Aynı içerikte bir diğer ayet de şudur: "Allah, rızık konusunda kiminizi kiminize üstün kıldı. Üstün kılınanlar; rızıklarını yeminle hak sahibi oldukları kimselere aktarıyorlar da onlar, onda eşit oluyorlar mı? O halde, Allah'ın nimetini mi inkar ediyorlar (16:71)?"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kendinizden, size bir örnek vermektedir: "Size verdiğimiz mallarda yeminle hak sahibi olduğunuz dipnot 1 kimselerden ortaklarınız var mı? Siz ve onlar bu mallarda eşit misiniz? Onları, birbirinizi saydığınız gibi sayar mısınız? Aklını kullanan bir kavim için ayetleri işte böyle açıklıyoruz." dipnot 2

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yeminle hak sahibi olduğunuz. Sağ elinizin sahip olduğu. Eyman sağ el ve yeminler(sözleşmeler) anlamına gelen bir sözcüktür. Bu deyim, "antlaşma yoluyla sahip olunan" demektir. El, aynı zamanda deyim olarak "güç" demektir; güç yolu ile "üzerinde yetkili olma hakkına" sahip olduğunuz, antlaşma yoluyla sahip olunanlar, sorumluluğu üstlenilenler, bakmakla yükümlü olunanlar, meşru şekilde sahip olunanlar, himayeniz altında olan, sorumluluğunu üstlendiğiniz gibi anlamlara gelmektedir. Kur'an; kiminle olursa olsun, nikah yapmaksızın ilişkiye girmeyi zina olarak tanımlamaktadır. Diğer bir deyimle "nikahsız her birliktelik" zinadır. Toplumsal gerçekliğin verili kalıntısı olan kölelik ve cariyelik olgusu, İslam'ın kabul ettiği veya ön gördüğü bir olgu değildir. İslam, kölelik ve cariyeliği; cariye ve köle edinme yollarını ortadan kaldırarak kesinlikle yasaklamıştır. Verili durumun tasfiye edilmesi süreci olan uygulamaları ileri sürerek, İslam'da cariyeliğin ve köleliğin olduğunu söylemek, İslam'a iftira atmaktır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ayette, Rabb'imiz; rızkı yaratan da rızkın gerçek sahibi olan da Ben'im diyor. Ve diyor ki: Siz yeminle hak sahibi olduğunuz kimseleri malınıza ortak ediyor musunuz ki Ben kullarımı rızıklandırırken bu rızıklandırmamda ilahlarınızı (Lat, Uzza, Menat vb.) Kendime ortak edeyim? Ve onlar aracılığıyla veya onlarla birlikte size rızık vereyim. Diğer bir anlatımla, rızık verici olan yalnızca Benim demektedir. Hiçbir fabrika sahibi, fabrikasında çalışan bir işçiyi malda ve yönetimde kendisiyle eşit görmez. Aynı içerikte bir diğer ayet de şudur: "Allah, rızık konusunda kiminizi kiminize üstün kıldı. Üstün kılınanlar; rızıklarını yeminle hak sahibi oldukları kimselere aktarıyorlar da onlar, onda eşit oluyorlar mı? O halde, Allah'ın nimetini mi inkar ediyorlar? (16:71)"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kendinizden, size bir örnek vermektedir: Size verdiğimiz mallarda, sağ ellerinizin sahip olduğu dipnot 1 kimselerden ortaklarınız var mı? Siz ve onlar bu mallarda eşit misiniz? Onları, birbirinizi saydığınız gibi sayar mısınız? Aklını kullanan bir kavim için ayetleri işte böyle açıklıyoruz." dipnot 2

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Sağ ellerinizin sahip olduğu" deyimi, "güç yolu ile üzerinde tasarruf etme hakkına sahip olduğunuz" anlamına gelmektedir. Diğer bir anlatımla; antlaşma yoluyla sahip olunanlar, sorumluluğu üstlenilenler, bakmakla yükümlü olunanlar, meşru şekilde sahip olunanlar, üzerlerinde hak sahibi olunanlar gibi anlamlara gelmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ayette Rabb'imiz; rızkı yaratan da, rızkın gerçek sahibi olan da Ben'im diyor. Ve diyor ki: Siz yeminlerinizin mülkü olan kimseleri malınıza ortak ediyor musunuz ki Ben kullarımı rızıklandırırken bu rızıklandırmamda ilahlarınızı(Lat, Uzza, Menat vb.) Kendime ortak edeyim? Ve onlar aracılığıyla veya onlarla birlikte size rızık vereyim. Diğer bir anlatımla, rızık verici olan yalnızca Benim demektedir. Aktüel bir tanımlama ile hiçbir fabrika sahibi, fabrikasında çalışan bir işçiyi mal ve yönetimde kendisiyle eşit görmez. Aynı içerikte bir diğer ayet de şudur: Allah, rızık konusunda kiminizi kiminize üstün kıldı. Üstün kılınanlar, rızıklarını yeminlerinin mülkü olan kimselere aktarıyorlar da onlar onda eşit oluyorlar mı? O halde Allah'ın nimetini mi inkar ediyorlar? (16/Nahıl, 71)

Gültekin Onan

Size kendi nefslerinizden bir örnek verdi: "Size rızık olarak verdiğimiz şeylerde, sağ ellerinizin malik olduklarınızdan, sizinle eşit olup kendi kendinizden korktuğunuz gibi kendilerinden de korktuğunuz (veya çekinip saygı duyduğunuz) ortaklar var mıdır? İşte biz, akleden bir kavim için ayetleri böyle birer birer açıklarız.

Hasan Basri Çantay

O, size kendi nefislerinizden bir temsil getirdi: Sizi rızıklandırdığımız şeylerde sağ elinizin malik olduğu (köleler) den ortaklarınız olmasını ister de bu hususda siz (onlarla) müsavi olur, onları kendinizi saydığınız gibi sayar mısınız? İşte biz ayetleri, aklını kullanacak bir kavm için, böyle açıklarız.

İbni Kesir

O, size kendi nefislerinizden bir misal verdi: Size verdiğimiz rızıklarda sağ ellerinizin malik olduklarından ortaklarınız olmasını ister de onlarla, eşit olur ve birbirinizi saydığınız gibi bunları da sayar mısınız? İşte Biz, akleden bir kavim için ayetleri böyle açıklarız.

Mehmet Alagaş

(26-28) Semalarda ve arzda ne varsa O ’nundur, hepsi O’na boyun eğmiştir , O, yaratmaya ilk kez başlatır ve onu / yaratmayı tekrar eder, bu O’nun için çok kolaydır, semalarda ve arzda en yüce örnekler / misaller ona aittir , O, saygıdeğerdir ve hâkimdir / tahakküm edendir / gerekçeli yargılayandır. Allah size kendinizden örnek verdi, elinizin altında tuttuklarınız sizi rızıklandırdığımız şeylerde size ortak mı? Siz ortaklıkta onlarla eşit misiniz? Birbirinizden korktuğunuz gibi onlardan korkar mısınız? (Kendi çalışanlarınızdan örnek biçin onları kendinize ortak ediyor musunuz ki ben sizi kendime ortak edeyim) Böylece ayetleri kavmin akıl edebilmesi için detaylı anlattık.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Allah) size kendi nefislerinizden bir misal getirdi. Size rızık olarak verdiklerimizde elinizin altındaki kölelerinizin size ortak olup o rızıkta hep birlikte eşit olmayı ve kendiniz (gibi) hür olan diğer ortaklarınızdan çekindiğiniz gibi onlardan da çekinmeyi kabul eder misiniz? İşte akıllarını kullanan bir topluluk için ayetleri böyle açıklarız.

Süleyman Ateş

Size kendinizden bir misal verdi: (Bakın) size verdiğimiz rızıklarda; sizin ellerinizin altında bulunan(köleler, hizmetçi)lerden sizinle eşit derecede (yönetim hakkına sahip) olan, birbiriniz(in hakkına dokunmak)dan çekindiğiniz gibi onlar(ın hakkına dokunmak)dan da çekindiğiniz ortaklar var mı (ki tutup kendi mülkümüzde, saltanatımızda bize ortaklar atfediyorsunuz, kendi kullarımızı, yaratıklarımızı bize eş koşuyorsunuz)? İşte biz, aklını kullanan bir toplum için ayetleri böyle açıklıyoruz.

Süleymaniye Vakfı

Allah, size kendinizden örnek veriyor; hakimiyetiniz altındakilerden size verdiğimiz rızıklarda size ortak olup da sizinle eşit durumda olan var mı dipnot 1 ? Onlar için duyduğunuz kaygı, aynı kendiniz için duyduğunuz kaygı gibi midir? Ayetlerimizi, aklını kullanan bir topluluk için işte böyle ayrıntılı olarak açıklarız.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah size kendinizden örnek veriyor: Yönetiminiz altındakilerden size verdiğimiz rızıklara, sizinle eşit oranda ortak olanlar var mıdır? Onlar için duyduğunuz kaygı aynı kendiniz için duyduğunuz kaygı gibi midir? Ayetlerimizi, aklını kullanan bir topluluk için işte böyle açıklarız.

Şaban Britch

(Ey müşrikler) Allah, size kendi nefislerinizden şöyle örnek verir: Kölelerinizden, verdiğimiz rızıklarda sizinle eşit haklara sahip olan ve birbirinizden çekindiğiniz gibi kendilerinden çekindiğiniz ortaklarınız var mı? İşte ayetleri akleden bir toplum için böyle açıklıyoruz.

Şaban Piriş

Allah, size kendinizden örnek veriyor. Emriniz altında olan köleleri, size verdiğimiz rızıklara eşit olarak ortak eder misiniz? Kendiniz için çekindikleriniz gibi onlar için de çekinir misiniz? İşte ayetleri aklını kullanan bir toplum için böyle açıklıyoruz.

Yaşar Nuri Öztürk

Size öz benliklerinizden bir örnek verdi: Ellerinizin altında bulunanlarda, size verdiğimiz rızıklarda, sizinle aynı haklara sahip, birbirinizden çekindiğiniz gibi kendilerinden çekineceğiniz ortaklarınız var mı? İşte biz, aklını işletecek bir topluluk için ayetleri böyle açık açık sıralıyoruz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Do you -people- have part- owners among those you have on hand, be they captives or reduced to a servile state who go shares with you in what We bestowed on you of affluence and stand with you on equal terms and you fear them as you fear yourselves - for injustice and temptation for ill-gotten gain! Then how could you relate to Allah partners of His created beings?. Thus do We expound Our revelations distinctly expressing all that they meant leaving nothing merely implied to those who exercise sound judgment and have the ability to perceive and adopt the best means for accomplishing an end.

Abdul Haleem

He gives you this example, drawn from your own lives: do you make your slaves full partners with an equal share in what We have given you? Do you fear them as you fear each other? This is how We make Our messages clear to those who use their reason.

Abdullah Yusuf Ali

He does propound to you a similitude from your own (experience): do ye have partners among those whom your right hands possess, to share as equals in the wealth We have bestowed on you? Do ye fear them as ye fear each other? Thus do we explain the Signs in detail to a people that understand.

Abul A'la Maududi

He sets forth dipnot 1 for you a parable from your own lives. Do you have among your slaves some who share with you the sustenance that We have bestowed on you so that you become equals in it, all being alike, and then you would hold them in fear as you fear each other? dipnot 2 Thus do We make plain the Signs for those who use reason.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    In the forgoing section, arguments have been given both for Tauhid and for the Hereafter; now the discourse turns to only Tauhid.
  2. metne dön, dipnot 2
    The mushriks, even after admitting that Allah is the Creator and Master of the earth and heavens and all that they contain, held some of His creatures as associates in His attributes and powers, and prayed to them, presented offerings and performed rites of worship before them. Their belief regarding their self-made associates is found in the words of the Talbih that they used to pronounce while going round the Kabah. They said: "Here I am, O Allah, here I am in Thy presence! Thou hast no partner except the partner who is Thy own. Thou art his owner as well as owner of what he owns." (Tabarani on the authority of Ibn Abbas). Allah has refuted this kind of shirk in this verse. The argument is to this effect: “When you do not make your own slaves partners in your wealth, how do you think and believe that Allah will make His creatures partners in His Godhead?” (See (E.N. 62 of Surah An-Nahl).

Aisha Bewley

He has made an example for you from among yourselves. Are any of the slaves you own partners with you in what We have provided for you so that you are equal in respect of it, you fearing them the same as one another? In that way We make Our Signs clear for people who use their intellect.

Al-Hilali & Khan

He sets forth for you a parable from your ownselves: Do you have partners among those whom your right hands possess (i.e. your slaves) to share as equals in the wealth We have bestowed on you whom you fear as you fear each other? Thus do We explain the signs in detail to a people who have sense.[1]

Ali Quli Qarai

He draws for you an example from yourselves: Do you have among your slaves any partners [who may share] in what We have provided you, so that you are equal in its respect, and you revere them as you revere one another? Thus do We elaborate the signs for a people who apply reason.

Amatul Rahman Omar

He sets forth for you an illustration drawn from your own lives. Do any of those whom your right hands own equally share with you that which We have provided you with. It is, however, a fact that you all (the owner and the owned) are equal (partners) in it, so that you take care of them as you take care of your own selves. That is how We explain many of Our Messages to a people who make use of their understanding.

Arthur John Arberry

He has struck for you a similitude from yourselves; do you have, among that your right hands own, associates in what We have provided for you so that you are equal in regard to it, you fearing them as you fear each other? So We distinguish the signs for a people who understand.

Bijan Moeinian

Consider your own religious chants [the pagans were used to chant in their pilgrimage to Mecca: "O God, we worship you as well as those whom you have chosen as your partners!] Would you ever chose your own slaves as your partners? Then why should God choose his own creatures as His partner? This is the way that God presents His arguments so that the disbelievers use common sense [and not worship anyone beside the Lord. ]

E. Henry Palmer

He has struck out for you a parable from yourselves; have ye of what your right hand possess partners in what we have bestowed upon you, so that ye share alike therein? do ye fear them as ye fear each other?- Thus do we detail the signs unto a people who have sense.

Edip-Layth

An example is cited for you from among yourselves: are there any from among those who are still dependant that are partners to you in what provisions We have given you that you become equal therein? Would you fear them as you fear each other? It is such that We clarify the signs for a people who have sense.

George Sale

He propoundeth unto you a comparison taken from yourselves. Have ye, among the slaves whom your right hands possess, any partner in the substance which We have bestowed on you, so that ye become equal sharers therein with them, or that ye fear them as ye fear one another? Thus do We distinctly explain our signs, unto people who understand.

Hamid S. Aziz

And He it is Who originates the creation, then reproduces it, and it is easy for Him; and His is the Sublime Similitude (or the most exalted attributes) in the heavens and the earth, and He is the Mighty, the Wise.

Mahmoud Ghali

He has struck for you a similitude from yourselves: do you have, among what your right hands possess, any associates in what We have provided for you, so that you are equal in regard to it, you fearing them as you have fright of each other? (Literally: yourselves) Thus We expound the signs for a people who consider.

Marmaduke Pickthall

He coineth for you a similitude of yourselves. Have ye, from among those whom your right hands possess, partners in the wealth We have bestowed upon you, equal with you in respect thereof, so that ye fear them as ye fear each other (that ye ascribe unto Us partners out of that which We created)? Thus We display the revelations for people who have sense.

Mohamed Ahmed - Samira

He gives you an example from your own life: Do you possess among your dependants any partners in what We have bestowed on you, so that you and they have equal (share) in it, and that you fear them as you fear each other? That is how We explain Our signs clearly for those who comprehend.

Muhammad Asad

He propounds unto you a parable drawn from your own life: Would you [agree to] have some of those whom your right hands possess as [full-fledged] partners in whatever We may have bestowed upon you as sustenance, so that you [and they] would have equal shares in it, and you would fear [to make use of it without consulting] them, just as you might fear [the more powerful of] your equals? Thus clearly do We spell out these messages unto people who use their reason.

Mustafa Khattab

He sets forth for you an example ˹drawn˺ from your own lives: would you allow some of those ˹bondspeople˺ in your possession to be your equal partners in whatever ˹wealth˺ We have provided you, keeping them in mind as you are mindful of your peers?[1] This is how We make the signs clear for people who understand.

Progressive Muslims

An example is cited for you from among yourselves: are there any from among those who are still dependant that are partners to you in what provisions We have given you that you become equal therein Would you fear them as you fear each other It is such that We clarify the revelations for a people who have sense.

Rashad Khalifa

He cites for you herein an example from among yourselves: Do you ever elevate your servants or subordinates to the level where they rival you, and to the point that you pay them as much allegiance as is being paid to you? We thus explain the revelations for people who understand.

Sahih International

He presents to you an example from yourselves. Do you have among those whom your right hands possess any partners in what We have provided for you so that you are equal therein [and] would fear them as your fear of one another [within a partnership]? Thus do We detail the verses for a people who use reason.

Sam Gerrans

He strikes for you a similitude from yourselves: — have you from among those whom your right hands possess any partners in what We have provided for you, so that you are equal therein, you fearing them as you fear each other? Thus do We set out and detail the proofs for people who reason.

Shabbir Ahmed

He gives you an example from your own society. Would you agree to make your employees equal partners in the provision We have bestowed upon you? Are you as mindful of them as you are mindful of yourselves? (So do you conceive of a 'discriminating' God!) Thus do We explain Our Messages for people who use their intellect.

Syed Vickar Ahamed

He (Allah) brings out for you a similitude from your own selves (and thinking): Do you have partners from those whom your right hands possess, to be your equals to share in (your) wealth We have given to you? Do you fear them as you fear each other? Like this We explain the Signs in detail to those people who understand.

Taqi Usmani

He (Allah) gives you an example from yourselves: Do you have, from among your slaves, any partners in the wealth that We have given to you, so as they and you are equal in it, (and) so as you fear them like you fear each other? This is how We explain the signs for a people who understand.

The Monotheist Group

An example is put forth for you from among yourselves: are there any from among those who are maintained by your oaths that are partners to you in what provisions We have given you that you become equal therein? Would you fear them as you fear each other? It is such that We clarify the revelations for a people who have sense.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Rûm suresi, 28. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Rûm suresi, 28. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Rûm suresi, 28. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩