Diyanet İşleri
Andolsun, eğer (ekinlerine zararlı) bir rüzgar göndersek de o ekini sararmış görseler, ardından mutlaka nankörlük etmeye başlarlar.
Rûm suresi
Rûm suresi, 51. ayet. وَلَئِنْ أَرْسَلْنَا رِيحًا فَرَأَوْهُ مُصْفَرًّا لَّظَلُّوا۟ مِنۢ بَعْدِهِۦ يَكْفُرُونَ
velein erselnâ rîḥan feraevhü muṣferral leżallû mim ba`dihî yekfürûn.
Andolsun, eğer (ekinlerine zararlı) bir rüzgar göndersek de o ekini sararmış görseler, ardından mutlaka nankörlük etmeye başlarlar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Rüzgârlar ve yağmur; "sen ölülere işittiremezsin" Rûm 46–53 3
Allah, rüzgarları gönderendir. Onlar da bulutları harekete geçirir. Allah, onları dilediği gibi, (bazen) yayar ve (bazen) yoğunlaştırır. Nihayet yağmurun onların arasından çıktığını görürsün. Onu kullarından dilediklerine uğrattığı zaman bir de bakarsın sevinirler.
Oysa onlar daha önce kendilerine yağmur yağdırılmadan evvel kesin bir ümitsizliğe kapılmışlardı.
Allah'ın rahmetinin eserlerine bak! Yeryüzünü ölümünden sonra nasıl diriltiyor. Şüphe yok ki O, ölüleri de elbette diriltecektir. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
Andolsun, eğer (ekinlerine zararlı) bir rüzgar göndersek de o ekini sararmış görseler, ardından mutlaka nankörlük etmeye başlarlar.
Şüphesiz, sen ölülere işittiremezsin. Dönüp gittikleri zaman çağrıyı sağırlara da işittiremezsin.
Sen, körleri sapkınlıklarından çıkarıp doğru yola iletemezsin. Sen, çağrını ancak ayetlerimize inanıp müslüman olan kimselere işittirebilirsin.
Allah, sizi güçsüz olarak yaratan, sonra güçsüzlüğün ardından bir güç veren, sonra gücün ardından bir güçsüzlük ve yaşlılık verendir. O, dilediğini yaratır. O, hakkıyla bilendir, hakkıyla kudret sahibidir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
51. Yüce Allah, insanların halini, onların ölümünden sonra yeryüzünün diriltilmesi ve Allah’ın rahmetini genişçe yaymış olması nimetine rağmen nasıl bir tavır takındıklarını haber vermektedir. Şöyle ki bu yağmurdan dolayı yeşermiş ekinlerine ve bitkilere Allah, telef edici, zarar verici yahut da mahsulünü azaltıcı bir rüzgar gönderdiğinde ve “onlar ekinlerini sararmış” artık yok olmaya yüz tutmuş “bir halde görseler onun ardından muhakkak küfre/nankörlüğe saparlar.” Önceden sahip oldukları nimetleri unuturlar ve hemen küfre/nankörlüğe saparlar. İşte böylelerine ne öğüdün ne de azarlamanın hiçbir faydası yoktur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ekin ve ürünlerinin üzerine onları bozacak bir rüzgâr göndersek ve yeşil olduktan sonra bu ekinleri sararmış olarak görseler hemen bunun ardından nankörlük etmeye başlarlar. Hâlbuki, Yüce Allah'ın daha önceki nimetleri ne kadar da çoktur.
Aynı kök: صفر (5 geçiş)
Onlar, "Bizim için Rabbine dua et de, rengi neymiş? açıklasın" dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki, o, sapsarı; rengi, bakanların içini açan…
Aynı kök: صفر (5 geçiş)
Görmedin mi, Allah gökten su indirdi de onu yeryüzündeki kaynaklara ulaştırdı. Sonra onunla renkleri çeşit çeşit ekinler çıkarıyor. Sonra ekinler…
Aynı kök: صفر (5 geçiş)
Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda karşılıklı bir övünme, çok mal ve evlat sahibi olma yarışından ibarettir.…
Aynı kök: ظلل (33 geçiş) · Aynı kök: روح (57 geçiş)
O, dilerse rüzgarı durdurur da onlar denizin üstünde durakalırlar. Elbette bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.
Aynı kök: ظلل (33 geçiş)
Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar…
Aynı kök: ظلل (33 geçiş)
Onlar (böyle davranmakla), bulut gölgeleri içinde Allah'ın (azabının) ve meleklerin kendilerine gelmesini ve işin bitirilmesini mi bekliyorlar?…
Aynı kök: روح (57 geçiş)
Andolsun, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik. Ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya mucizeler verdik. Onu Ruhu'l-Kudüs…
Aynı kök: روح (57 geçiş)
Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki bir rüzgâr göndersek de onu (ekinleri) sararmış görseler, ardından elbette nankörlüğe başlarlar.
Ama Biz eğer bir sam yeli göndersek ve bu yüzden ekinlerinin sararıp solduğunu görseler, bunun ardından derhal inkarda ayak diremeye başlarlar.
İşte böyle: şayet (topraklarını kavuran) bir rüzgar göndersek ve ekinlerinin sararmaya başladığını görseler, (kısa süre önceki sevinçlerinden) vazgeçip (kudretimizi ve rahmetimizi) inkar etmeye kalkışırlar!
Andolsun ki eğer bir rüzgar irsal etsek de onu sararmış görseler, ondan sonra elbette nankörlüklerine dönerler.
Andolsun, biz bir rüzgar göndersek de onu(n ekinini) sararmış görseler, mutlaka ardından nankörlük ederler.
Andolsun ki, bir rüzgâr göndersek de onu (ekini) sararmış görseler, ardından muhakkak nankörlüğe başlarlar.
Güçlü bir rüzgar göndersek ve böylece ekinlerinin sararmaya başladığını görseler, hemen nankörlük etmeye başlarlar.
Biz onlara bir rüzgar göndersek de o bitkileri sapsarı olmuş görseler, kesinlikle inkarlarını sürdürürler.
Ancak, O bir fırtına gönderir de onlar (ekinlerin kuruyup) sarardığını görseler, hemen inkar ve nankörlük etmeye başlarlar.
Ancak, O bir fırtına gönderir de onlar (ekinlerin kuruyup) sarardığını görseler hemen inkar ve nankörlük etmeye başlarlar.
Andolsun ki, bir rüzgar göndersek de onun bitkilerinin sararmış olduğunu görseler, mutlaka onun arkasından nankörlüğe başlarlar.
Celalim hakkı için bir rüzgar göndersek de onu (o eseri) sararmış görseler mutlak onun arkasından küfrana başlarlar
Eğer rüzgar göndersek, ekini ve bitkileri sararmış görseler, nankörlük etmeye başlarlar.
Eğer rüzgar göndersek, ekini ve bitkileri sararmış görseler, nankörlük etmeye başlarlar.
Eğer rüzgar göndersek, ekini ve bitkileri sararmış görseler, nankörlük etmeye başlarlar.
Andolsun, biz bir rüzgar göndersek de onu(n ekinini) sararmış görseler, mutlaka ardından küfrederler.
Andolsun, biz bir rüzgar gönderir de Onu (n eserini) sararmış görürlerse ardından muhakkak ki küfraana başlarlar.
Andolsun ki; bir rüzgar gönderir de yeşillikleri sarartırsak; bunu görünce hemen nankörlüğe başlarlar.
(47-53) Kesin olan şu ki, onların kavimlerine senden önce de Resuller gönderdik, onlara açıklamalarla geldiler, suç işleyenlerden / cürüm işleyenlerden öç aldık / intikam aldık, müminlere yardım etmek ise üzerimizdeki bir hak / bir sorumluluk oldu. Allah Rüzgârı gönderir, bulutu sürükler, gökte onu nasıl istiyorsa yayar, onu parça parça yapar ve sen yağmuru onun aralığından çıkarken görürsün , O da / yağmur da kullarından istediklerine nasip olduğundaysa onlar sevinirler , oysa onun inmesinden / yağmurun inmesinden ö nce iyice ümidi kesmiş vaziyette idiler. Allah’ın rahmetine dair izlere / eserlere baksana, öldükten sonra nasıl arzı diriltiyor , ölülerin diriltilmesi bunun gibidir ve O her şeye güç yetirendir / muktedirdir. Biz Rüzgârı göndersek te onun / diri olan yerin sarardığını görseler d ahi onun ardından yine de kafir olurlardı, sen ölüye işittiremezsin, ardını dönüp giden sağıra da çağrını işittiremezsin, sapmaları sebebiyle körü de alıp yola iletecek değilsin, sen ancak ayetlerimize teslim olanlara işittirebilirsin.
Andolsun, eğer biz bir rüzgâr göndersek, onlar da ardından onu sararmış görürlerse bundan sonra onlar muhakkak inkâra saparlar.
Andolsun bir rüzgar, göndersek de o (eki)ni sararmış görseler, ondan sonra nankörlük etmeğe başlarlar.
Eğer başka bir rüzgar göndersek de yeryüzünü sararmış görseler bu kez de kesinlikle nankörlük ederler dipnot 1 .
Onlara bir rüzgar göndersek de, bitkinin sarardığını görseler tutar nankör kesilirler.
Şüphesiz, bir rüzgar göndersek de onu (ekini yeşil olduktan sonra) sararmış görseler, ardından muhakkak küfrederler.
Bir rüzgar göndersek de yeşillikleri sararttığımızı görseler hemen bunun ardından nankörlüğe başlarlar.
Yemin olsun, bir rüzgar göndersek de o yeri sararmış görseler, arkasından hiç şaşmadan nankörlük etmeye başlarlar.
And should We send a wind drying up moisture and depriving plants and fruits of their natural colour making it turn yellow, they would be actuated with the feeling of ingratitude and ungratefulness and turn renegades
Yet they will continue in their disbelief, even if We send a [scorching] wind and they see their crops turn yellow.
And if We (but) send a Wind from which they see (their tilth) turn yellow,- behold, they become, thereafter, Ungrateful (Unbelievers)!
But if We were to send a wind and then their tilth has become yellow, dipnot 1 they would never cease to disbelieve. dipnot 2
But if We send a wind, and they see it turning yellow, still they persist after that in being kafir.
And if We send a wind [which would spoil the green growth (tilth) brought up by the previous rain], and they see (their tilth) turn yellow - behold, they then (after their being glad,) would become unthankful (to their Lord Allâh as) disbelievers. [Tafsir At-Tabari]
And if We send a wind and they see it turn yellow, they will surely become ungrateful after that.
And if We send (another kind of blasting) wind and they see it turn yellow (for its having taken the form of punishment) they will even after that continue to disbelieve (for their being engrossed in evil doings).
But if We loose a wind, and they see it growing yellow, they remain after that unbelievers.
Now if I [try their belief and] send a [heat wave or frosty] wind to turn their crops [which is grown by the God sent rain at first place] yellow, they will become even more firm in their disbelief!
But if we should send a wind and they should see it yellow, they would after that become misbelievers.
If We chose to send a wind and they see it turn yellow, then they will continue to be ingrates after it.
Yet if We should send a blasting wind, and they should see their corn yellow and burnt up, they would surely become ungrateful, after our former favours.
Look then at the signs of Allah's mercy, how He gives life to the earth after its death; most surely He will raise the dead to life; and He has power over all things.
And indeed in case We send a wind and so they see it (turning) yellow, indeed they would even after that linger on disbelieving.
And if We sent a wind and they beheld it yellow, they verily would still continue in their disbelief.
If We send a (blighting) wind and they see (the earth) seared autumnal, they would surely become ungrateful.
But thus it is: if We send a wind [that scorches their land], and they see it turn yellow, they begin, after that [erstwhile joy], to deny the truth [of Our almightiness and grace]!
Then if We send a ˹harsh˺ wind which they see withering ˹their˺ crops, they will definitely deny ˹old favours˺ right after.
And if We chose to send a wind and they see it turn yellow, then they will continue to be rejecters after it.
Had we sent upon them instead a yellow sandstorm, they would have continued to disbelieve.
But if We should send a [bad] wind and they saw [their crops] turned yellow, they would remain thereafter disbelievers.
And if We send a wind, and they see it turn yellow, they would continue after that to deny.
But thus it is: if We send a wind and they behold it yellow (sand-storm), verily, they still continue in rejection of the Truth (that all things in the Universe take place according to Divine Laws).
And if We (only) send a wind by which they see (their crops) become yellow— Behold! They become disbelievers!
Should We send a (harmful) wind, and they see it (the tillage) turning yellow, then they will turn ungrateful, even after all the aforesaid (bounties of Allah).
And if We chose to send a wind and they see it turn yellow, they will continue to be rejecters after it.