Rûm suresi

Rûm suresi, 51. ayet

Rûm suresi, 51. ayet. وَلَئِنْ أَرْسَلْنَا رِيحًا فَرَأَوْهُ مُصْفَرًّا لَّظَلُّوا۟ مِنۢ بَعْدِهِۦ يَكْفُرُونَ

velein erselnâ rîḥan feraevhü muṣferral leżallû mim ba`dihî yekfürûn.

Diyanet İşleri

Andolsun, eğer (ekinlerine zararlı) bir rüzgar göndersek de o ekini sararmış görseler, ardından mutlaka nankörlük etmeye başlarlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Rûm 48–54 · surenin 51. ayeti / 60

Konu Rüzgârlar ve yağmur; "sen ölülere işittiremezsin" Rûm 46–53 3

  1. Rûm 48

    Allah, rüzgarları gönderendir. Onlar da bulutları harekete geçirir. Allah, onları dilediği gibi, (bazen) yayar ve (bazen) yoğunlaştırır. Nihayet yağmurun onların arasından çıktığını görürsün. Onu kullarından dilediklerine uğrattığı zaman bir de bakarsın sevinirler.

  2. Rûm 49

    Oysa onlar daha önce kendilerine yağmur yağdırılmadan evvel kesin bir ümitsizliğe kapılmışlardı.

  3. Rûm 50

    Allah'ın rahmetinin eserlerine bak! Yeryüzünü ölümünden sonra nasıl diriltiyor. Şüphe yok ki O, ölüleri de elbette diriltecektir. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

  4. 51

    Andolsun, eğer (ekinlerine zararlı) bir rüzgar göndersek de o ekini sararmış görseler, ardından mutlaka nankörlük etmeye başlarlar.

  5. Rûm 52

    Şüphesiz, sen ölülere işittiremezsin. Dönüp gittikleri zaman çağrıyı sağırlara da işittiremezsin.

  6. Rûm 53

    Sen, körleri sapkınlıklarından çıkarıp doğru yola iletemezsin. Sen, çağrını ancak ayetlerimize inanıp müslüman olan kimselere işittirebilirsin.

  7. Rûm 54

    Allah, sizi güçsüz olarak yaratan, sonra güçsüzlüğün ardından bir güç veren, sonra gücün ardından bir güçsüzlük ve yaşlılık verendir. O, dilediğini yaratır. O, hakkıyla bilendir, hakkıyla kudret sahibidir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

51. Yüce Allah, insanların halini, onların ölümünden sonra yeryüzünün diriltilmesi ve Allah’ın rahmetini genişçe yaymış olması nimetine rağmen nasıl bir tavır takındıklarını haber vermektedir. Şöyle ki bu yağmurdan dolayı yeşermiş ekinlerine ve bitkilere Allah, telef edici, zarar verici yahut da mahsulünü azaltıcı bir rüzgar gönderdiğinde ve “onlar ekinlerini sararmış” artık yok olmaya yüz tutmuş “bir halde görseler onun ardından muhakkak küfre/nankörlüğe saparlar.” Önceden sahip oldukları nimetleri unuturlar ve hemen küfre/nankörlüğe saparlar. İşte böylelerine ne öğüdün ne de azarlamanın hiçbir faydası yoktur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ekin ve ürünlerinin üzerine onları bozacak bir rüzgâr göndersek ve yeşil olduktan sonra bu ekinleri sararmış olarak görseler hemen bunun ardından nankörlük etmeye başlarlar. Hâlbuki, Yüce Allah'ın daha önceki nimetleri ne kadar da çoktur.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَئِنْ velein andolsun eğer
  2. أَرْسَلْنَا erselna göndersek kök: رسل
  3. رِيحًۭا rihen bir rüzgar kök: روح
  4. فَرَأَوْهُ fe raevhu ve (ekini) görseler kök: راي
  5. مُصْفَرًّۭا musferran sararmış kök: صفر
  6. لَّظَلُّوا۟ lezellu başlarlar kök: ظلل
  7. مِنۢ min
  8. بَعْدِهِۦ bea'dihi ondan sonra kök: بعد
  9. يَكْفُرُونَ yekfurune nankörlük etmeğe kök: كفر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صفر (5 geçiş)

    Onlar, "Bizim için Rabbine dua et de, rengi neymiş? açıklasın" dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki, o, sapsarı; rengi, bakanların içini açan…

  • Aynı kök: صفر (5 geçiş)

    Görmedin mi, Allah gökten su indirdi de onu yeryüzündeki kaynaklara ulaştırdı. Sonra onunla renkleri çeşit çeşit ekinler çıkarıyor. Sonra ekinler…

  • Aynı kök: صفر (5 geçiş)

    Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda karşılıklı bir övünme, çok mal ve evlat sahibi olma yarışından ibarettir.…

  • Aynı kök: ظلل (33 geçiş) · Aynı kök: روح (57 geçiş)

    O, dilerse rüzgarı durdurur da onlar denizin üstünde durakalırlar. Elbette bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.

  • Aynı kök: ظلل (33 geçiş)

    Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar…

  • Aynı kök: ظلل (33 geçiş)

    Onlar (böyle davranmakla), bulut gölgeleri içinde Allah'ın (azabının) ve meleklerin kendilerine gelmesini ve işin bitirilmesini mi bekliyorlar?…

  • Aynı kök: روح (57 geçiş)

    Andolsun, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik. Ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya mucizeler verdik. Onu Ruhu'l-Kudüs…

  • Aynı kök: روح (57 geçiş)

    Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki bir rüzgâr göndersek de onu (ekinleri) sararmış görseler, ardından elbette nankörlüğe başlarlar.

Mustafa İslamoğlu

Ama Biz eğer bir sam yeli göndersek ve bu yüzden ekinlerinin sararıp solduğunu görseler, bunun ardından derhal inkarda ayak diremeye başlarlar.

Muhammed Esed

İşte böyle: şayet (topraklarını kavuran) bir rüzgar göndersek ve ekinlerinin sararmaya başladığını görseler, (kısa süre önceki sevinçlerinden) vazgeçip (kudretimizi ve rahmetimizi) inkar etmeye kalkışırlar!

Ahmed Hulusi

Andolsun ki eğer bir rüzgar irsal etsek de onu sararmış görseler, ondan sonra elbette nankörlüklerine dönerler.

Ali Bulaç

Andolsun, biz bir rüzgar göndersek de onu(n ekinini) sararmış görseler, mutlaka ardından nankörlük ederler.

Ali Özek ve heyeti

Andolsun ki, bir rüzgâr göndersek de onu (ekini) sararmış görseler, ardından muhakkak nankörlüğe başlarlar.

Ali Rıza Safa

Güçlü bir rüzgar göndersek ve böylece ekinlerinin sararmaya başladığını görseler, hemen nankörlük etmeye başlarlar.

Bayraktar Bayraklı

Biz onlara bir rüzgar göndersek de o bitkileri sapsarı olmuş görseler, kesinlikle inkarlarını sürdürürler.

Edip Yüksel

Ancak, O bir fırtına gönderir de onlar (ekinlerin kuruyup) sarardığını görseler, hemen inkar ve nankörlük etmeye başlarlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ancak, O bir fırtına gönderir de onlar (ekinlerin kuruyup) sarardığını görseler hemen inkar ve nankörlük etmeye başlarlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, bir rüzgar göndersek de onun bitkilerinin sararmış olduğunu görseler, mutlaka onun arkasından nankörlüğe başlarlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Celalim hakkı için bir rüzgar göndersek de onu (o eseri) sararmış görseler mutlak onun arkasından küfrana başlarlar

Erhan Aktaş

Eğer rüzgar göndersek, ekini ve bitkileri sararmış görseler, nankörlük etmeye başlarlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer rüzgar göndersek, ekini ve bitkileri sararmış görseler, nankörlük etmeye başlarlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer rüzgar göndersek, ekini ve bitkileri sararmış görseler, nankörlük etmeye başlarlar.

Gültekin Onan

Andolsun, biz bir rüzgar göndersek de onu(n ekinini) sararmış görseler, mutlaka ardından küfrederler.

Hasan Basri Çantay

Andolsun, biz bir rüzgar gönderir de Onu (n eserini) sararmış görürlerse ardından muhakkak ki küfraana başlarlar.

İbni Kesir

Andolsun ki; bir rüzgar gönderir de yeşillikleri sarartırsak; bunu görünce hemen nankörlüğe başlarlar.

Mehmet Alagaş

(47-53) Kesin olan şu ki, onların kavimlerine senden önce de Resuller gönderdik, onlara açıklamalarla geldiler, suç işleyenlerden / cürüm işleyenlerden öç aldık / intikam aldık, müminlere yardım etmek ise üzerimizdeki bir hak / bir sorumluluk oldu. Allah Rüzgârı gönderir, bulutu sürükler, gökte onu nasıl istiyorsa yayar, onu parça parça yapar ve sen yağmuru onun aralığından çıkarken görürsün , O da / yağmur da kullarından istediklerine nasip olduğundaysa onlar sevinirler , oysa onun inmesinden / yağmurun inmesinden ö nce iyice ümidi kesmiş vaziyette idiler. Allah’ın rahmetine dair izlere / eserlere baksana, öldükten sonra nasıl arzı diriltiyor , ölülerin diriltilmesi bunun gibidir ve O her şeye güç yetirendir / muktedirdir. Biz Rüzgârı göndersek te onun / diri olan yerin sarardığını görseler d ahi onun ardından yine de kafir olurlardı, sen ölüye işittiremezsin, ardını dönüp giden sağıra da çağrını işittiremezsin, sapmaları sebebiyle körü de alıp yola iletecek değilsin, sen ancak ayetlerimize teslim olanlara işittirebilirsin.

Rowwad Tercüme Merkezi

Andolsun, eğer biz bir rüzgâr göndersek, onlar da ardından onu sararmış görürlerse bundan sonra onlar muhakkak inkâra saparlar.

Süleyman Ateş

Andolsun bir rüzgar, göndersek de o (eki)ni sararmış görseler, ondan sonra nankörlük etmeğe başlarlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara bir rüzgar göndersek de, bitkinin sarardığını görseler tutar nankör kesilirler.

Şaban Britch

Şüphesiz, bir rüzgar göndersek de onu (ekini yeşil olduktan sonra) sararmış görseler, ardından muhakkak küfrederler.

Şaban Piriş

Bir rüzgar göndersek de yeşillikleri sararttığımızı görseler hemen bunun ardından nankörlüğe başlarlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, bir rüzgar göndersek de o yeri sararmış görseler, arkasından hiç şaşmadan nankörlük etmeye başlarlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And should We send a wind drying up moisture and depriving plants and fruits of their natural colour making it turn yellow, they would be actuated with the feeling of ingratitude and ungratefulness and turn renegades

Abdul Haleem

Yet they will continue in their disbelief, even if We send a [scorching] wind and they see their crops turn yellow.

Abdullah Yusuf Ali

And if We (but) send a Wind from which they see (their tilth) turn yellow,- behold, they become, thereafter, Ungrateful (Unbelievers)!

Abul A'la Maududi

But if We were to send a wind and then their tilth has become yellow, dipnot 1 they would never cease to disbelieve. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, a frosty wind or a heat wave which ruins their crops after they started flourishing by the shower of rain.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, they start cursing God and blaming Him for all their misfortunes and troubles, whereas when God had showered His blessings on them, they had shown ingratitude instead of being grateful to Him. Here again there is a subtle allusion to the theme that when the Messengers of Allah bring the messages of mercy to the people, they do not listen to them and reject the blessing; then when God imposes tyrants and despots upon them in consequence of their disbelief, who persecute them severely, and destroy their humanity, the same people start abusing and blaming God for creating a world full of tyranny and cruelty.

Aisha Bewley

But if We send a wind, and they see it turning yellow, still they persist after that in being kafir.

Al-Hilali & Khan

And if We send a wind [which would spoil the green growth (tilth) brought up by the previous rain], and they see (their tilth) turn yellow - behold, they then (after their being glad,) would become unthankful (to their Lord Allâh as) disbelievers. [Tafsir At-Tabari]

Ali Quli Qarai

And if We send a wind and they see it turn yellow, they will surely become ungrateful after that.

Amatul Rahman Omar

And if We send (another kind of blasting) wind and they see it turn yellow (for its having taken the form of punishment) they will even after that continue to disbelieve (for their being engrossed in evil doings).

Arthur John Arberry

But if We loose a wind, and they see it growing yellow, they remain after that unbelievers.

Bijan Moeinian

Now if I [try their belief and] send a [heat wave or frosty] wind to turn their crops [which is grown by the God sent rain at first place] yellow, they will become even more firm in their disbelief!

E. Henry Palmer

But if we should send a wind and they should see it yellow, they would after that become misbelievers.

Edip-Layth

If We chose to send a wind and they see it turn yellow, then they will continue to be ingrates after it.

George Sale

Yet if We should send a blasting wind, and they should see their corn yellow and burnt up, they would surely become ungrateful, after our former favours.

Hamid S. Aziz

Look then at the signs of Allah's mercy, how He gives life to the earth after its death; most surely He will raise the dead to life; and He has power over all things.

Mahmoud Ghali

And indeed in case We send a wind and so they see it (turning) yellow, indeed they would even after that linger on disbelieving.

Marmaduke Pickthall

And if We sent a wind and they beheld it yellow, they verily would still continue in their disbelief.

Mohamed Ahmed - Samira

If We send a (blighting) wind and they see (the earth) seared autumnal, they would surely become ungrateful.

Muhammad Asad

But thus it is: if We send a wind [that scorches their land], and they see it turn yellow, they begin, after that [erstwhile joy], to deny the truth [of Our almightiness and grace]!

Mustafa Khattab

Then if We send a ˹harsh˺ wind which they see withering ˹their˺ crops, they will definitely deny ˹old favours˺ right after.

Progressive Muslims

And if We chose to send a wind and they see it turn yellow, then they will continue to be rejecters after it.

Rashad Khalifa

Had we sent upon them instead a yellow sandstorm, they would have continued to disbelieve.

Sahih International

But if We should send a [bad] wind and they saw [their crops] turned yellow, they would remain thereafter disbelievers.

Sam Gerrans

And if We send a wind, and they see it turn yellow, they would continue after that to deny.

Shabbir Ahmed

But thus it is: if We send a wind and they behold it yellow (sand-storm), verily, they still continue in rejection of the Truth (that all things in the Universe take place according to Divine Laws).

Syed Vickar Ahamed

And if We (only) send a wind by which they see (their crops) become yellow— Behold! They become disbelievers!

Taqi Usmani

Should We send a (harmful) wind, and they see it (the tillage) turning yellow, then they will turn ungrateful, even after all the aforesaid (bounties of Allah).

The Monotheist Group

And if We chose to send a wind and they see it turn yellow, they will continue to be rejecters after it.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Rûm suresi, 51. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Rûm suresi, 51. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Rûm suresi, 51. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩