Rûm suresi

Rûm suresi, 53. ayet

Rûm suresi, 53. ayet. وَمَآ أَنتَ بِهَٰدِ ٱلْعُمْىِ عَن ضَلَٰلَتِهِمْ إِن تُسْمِعُ إِلَّا مَن يُؤْمِنُ بِـَٔايَٰتِنَا فَهُم مُّسْلِمُونَ

vemâ ente bihâdi-l`umyi `an ḍalâletihim. in tüsmi`u illâ mey yü'minü biâyâtinâ fehüm müslimûn.

Diyanet İşleri

Sen, körleri sapkınlıklarından çıkarıp doğru yola iletemezsin. Sen, çağrını ancak ayetlerimize inanıp müslüman olan kimselere işittirebilirsin.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Rûm 50–56 · surenin 53. ayeti / 60

Konu Rüzgârlar ve yağmur; "sen ölülere işittiremezsin" Rûm 46–53 3

  1. Rûm 50

    Allah'ın rahmetinin eserlerine bak! Yeryüzünü ölümünden sonra nasıl diriltiyor. Şüphe yok ki O, ölüleri de elbette diriltecektir. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

  2. Rûm 51

    Andolsun, eğer (ekinlerine zararlı) bir rüzgar göndersek de o ekini sararmış görseler, ardından mutlaka nankörlük etmeye başlarlar.

  3. Rûm 52

    Şüphesiz, sen ölülere işittiremezsin. Dönüp gittikleri zaman çağrıyı sağırlara da işittiremezsin.

  4. 53

    Sen, körleri sapkınlıklarından çıkarıp doğru yola iletemezsin. Sen, çağrını ancak ayetlerimize inanıp müslüman olan kimselere işittirebilirsin.

  5. Rûm 54

    Allah, sizi güçsüz olarak yaratan, sonra güçsüzlüğün ardından bir güç veren, sonra gücün ardından bir güçsüzlük ve yaşlılık verendir. O, dilediğini yaratır. O, hakkıyla bilendir, hakkıyla kudret sahibidir.

  6. Rûm 55

    Kıyametin kopacağı gün suçlular, (dünyada) bir andan fazla kalmadıklarına yemin ederler. Onlar (dünyada haktan) işte böyle döndürülüyorlardı.

  7. Rûm 56

    Kendilerine ilim ve iman verilmiş olanlar ise onlara şöyle diyeceklerdir: "Andolsun, siz, Allah'ın yazısına göre, yeniden dirilme gününe kadar kaldınız. İşte bu yeniden dirilme günüdür. Fakat siz bilmiyordunuz."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

53. “Sen körleri de sapıklıklarından kurtarıp doğru yola erdiremezsin.” Çünkü onlar, körlüklerinden dolayı hakkı görmeyi kabul etmezler. Onların hakkı görme kabiliyetleri yoktur.

“Sen ancak âyetlerimize iman edip de teslim/müslüman olanlara (davetini) duyurabilirsin.” İşte hidâyeti işittirmenin kendilerine fayda sağlayacağı kimseler bunlardır. Kalpleriyle âyetlerimize iman eden, emirlerimize itaat eden ve bize teslim olan kimselerdir bunlar. Çünkü güzel öğütleri ve nasihatleri kabule elverişli güçlü sebeplere sahiptir onlar. Bunlar, Allah’ın bütün âyetlerine iman etmeye ve Allah’ın emirleri arasından da güçleri çerçevesinde olanları uygulamaya istidatlı kimselerdir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Dosdoğru yoldan sapan kimseyi doğru yolda muvaffak kılacak olan sen değilsin. Sen, ancak ayetlerimize iman eden kimselere faydalanacakları şeyleri duyurabilirsin. Çünkü sadece bu kimseler, senin söylediğinden istifade ederler. İşte onlar bizim emirlerimize itaat eden ve boyun eğenlerdir.

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمَآ ve ma ve değilsin
  2. أَنتَ ente sen
  3. بِهَـٰدِ bihadi yola getirecek kök: هدي
  4. ٱلْعُمْىِ l-umyi körleri kök: عمي
  5. عَن an -ndan
  6. ضَلَـٰلَتِهِمْ ۖ delaletihim sapıklıkları- kök: ضلل
  7. إِن in
  8. تُسْمِعُ tusmiu sen işittiremezsin kök: سمع
  9. إِلَّا illa başkasına
  10. مَن men kimseler(den)
  11. يُؤْمِنُ yu'minu inanan(lar) kök: امن
  12. بِـَٔايَـٰتِنَا biayatina ayetlerimize kök: ايي
  13. فَهُم fehum ve onlar
  14. مُّسْلِمُونَ muslimune müslüman olurlar kök: سلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عمي (33 geçiş) · Ortak kavram: İslâm · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola getiremezsin. Ancak ayetlerimize inanıp da müslüman olmuş olanlara duyurabilirsin.

  • Aynı kök: عمي (33 geçiş) · Ortak kavram: İslâm

    Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya da güçlük yoktur. Kendi evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya…

  • Aynı kök: عمي (33 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Kim bu dünyada körlük ettiyse ahirette de kördür, yolunu daha da şaşırmıştır.

  • Ortak kavram: İslâm · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Allah, her kimi doğruya erdirmek isterse, onun göğsünü İslam'a açar. Kimi de saptırmak isterse, onun da göğsünü göğe çıkıyormuşçasına daraltır,…

  • Nahl 87 olası

    Ortak kavram: İslâm · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Onlar o gün Allah'a teslim olurlar ve uydurdukları şeyler de onları yüzüstü bırakıp kaybolur.

  • Ortak kavram: İslâm · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Allah'ın, göğsünü İslam'a açtığı, böylece Rabbinden bir nur üzere bulunan kimse, kalbi imana kapalı kimse gibi midir? Allah'ın zikrine karşı kalpleri…

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    (6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Yine sen (kalbi) kör olanları sapıklıktan çevirip de doğru yola yöneltemezsin. Sen ancak ayetlerimize iman eden kimselere duyurabilirsin ve onlar da hemen teslim oluverirler.

Muhammed Esed

Ve yine, (kalpleri) kör olanları sapıklıklarından döndürüp doğru yola iletemezsin. Sen (davetini) ancak mesajlarımıza inan(mak istey)enlere ve böylece kendilerini Bize teslim edenlere duyurabilirsin.

Ahmed Hulusi

Sen basiretsizleri, sapık inançlarından çıkarıp, hakikati gösteremezsin! Sen ancak müslimler (teslim olmuşlar) olmaları dolayısıyla, varlıklarındaki işaretlerimize iman eden kimselere işittirirsin!

Ali Bulaç

Ve sen kendi sapıklıkları içinde kör olanları da doğruya iletici değilsin. Sen yalnızca, bizim ayetlerimize iman edenlere duyurabilirsin ki onlar müslümanlardır.

Ali Özek ve heyeti

Körleri de sapıklıklarından (vazgeçirip) doğru yola iletemezsin. Ancak teslimiyet göstererek âyetlerimize iman edenlere duyurabilirsin.

Ali Rıza Safa

Sapkınlık içindeki körleri de doğru yola eriştiremezsin. Sen, ancak, ayetlerimize inananlara duyurabilirsin. Teslim olanlar, işte onlardır.

Bayraktar Bayraklı

Manen körleri de sapıklıklarından doğru yola iletemezsin. Ancak teslimiyet göstererek ayetlerimize iman edebileceklere duyurabilirsin.

Edip Yüksel

Körü de sapıklığından kurtarıp yola getiremezsin. Sen ancak ayetlerimizi onaylayanlara işittirebilirsin ki onlar hemen teslim olurlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Körü de sapıklığından kurtarıp yola getiremezsin. Sen ancak ayetlerimize inananlara işittirebilirsin ki onlar hemen teslim olurlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Körleri de sapıklıktan doğru yola çıkaramazsın; sen ancak ayetlerimize iman edeceklere duyurabilirsin de onlar İslam'a gelir, selameti bulurlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Körlerin de şaşkınlıklarından yol göstericisi değilsin, ancak ayetlerimize iyman edeceklere işittirirsin de onlar islama gelir, selameti bulurlar

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sen, körleri dipnot 1 sapkınlıklarından kurtarıp doğru yola iletemezsin. Sen, ayetlerimizi ancak iman edeceklere duyurabilirsin; zira onlar teslim dipnot 2 olmuş kimselerdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gerçekleri görmeyenleri.
  2. metne dön, dipnot 2
    Gerçekleri yürekten arzulayan kimseler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sen, körleri dipnot 1 sapkınlıklarından kurtarıp doğru yola iletemezsin. Sen, ayetlerimizi ancak iman edeceklere duyurabilirsin; zira onlar teslim dipnot 2 olmuş kimselerdir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gerçekleri görmeyenleri.
  2. metne dön, dipnot 2
    Gerçekleri yürekten arzulayan kimseler.

Gültekin Onan

Ve sen kendi sapıklıkları içinde kör olanları da doğruya iletici değilsin. Sen yalnızca bizim ayetlerimize inananlara duyurabilirsin ki onlar müslümanlardır.

Hasan Basri Çantay

Sen körleri dahi sapıklıklarından ayırıb doğru yola iletici değilsin. Sen (başkalarına değil) ancak ayetlerimize iman edib de müslüman olanlara, (yalınız) onlara dinletebilirsin.

İbni Kesir

Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola döndüremezsin. Sen; ayetlerimizi ancak inananlara duyurabilirsin. İşte onlar, müslümanlardır.

Mehmet Alagaş

(47-53) Kesin olan şu ki, onların kavimlerine senden önce de Resuller gönderdik, onlara açıklamalarla geldiler, suç işleyenlerden / cürüm işleyenlerden öç aldık / intikam aldık, müminlere yardım etmek ise üzerimizdeki bir hak / bir sorumluluk oldu. Allah Rüzgârı gönderir, bulutu sürükler, gökte onu nasıl istiyorsa yayar, onu parça parça yapar ve sen yağmuru onun aralığından çıkarken görürsün , O da / yağmur da kullarından istediklerine nasip olduğundaysa onlar sevinirler , oysa onun inmesinden / yağmurun inmesinden ö nce iyice ümidi kesmiş vaziyette idiler. Allah’ın rahmetine dair izlere / eserlere baksana, öldükten sonra nasıl arzı diriltiyor , ölülerin diriltilmesi bunun gibidir ve O her şeye güç yetirendir / muktedirdir. Biz Rüzgârı göndersek te onun / diri olan yerin sarardığını görseler d ahi onun ardından yine de kafir olurlardı, sen ölüye işittiremezsin, ardını dönüp giden sağıra da çağrını işittiremezsin, sapmaları sebebiyle körü de alıp yola iletecek değilsin, sen ancak ayetlerimize teslim olanlara işittirebilirsin.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sen kör olanları sapıklıktan hidayete iletecek de değilsin. Sen ancak ayetlerimize iman edip, teslim olanlara işittirirsin.

Süleyman Ateş

Ve sen, körleri de sapıklıklarından çıkarıp yola getiremezsin. Sen ancak, ayetlerimize inananlara işittirirsin de onlar müslüman olurlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Körlere, yanlışlarından kurtaracak yolu gösteremezsin, sadece ayetlerimize inananlara dinletebilirsin. Sonra onlar teslim olurlar dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bakara 2/7: Bu kitap kendini koruyanlara rehber, kendini doğrulara kapatanlara nafiledir.

Şaban Britch

Körleri de sapıklıklarından doğru yola iletemezsin. Sen, ancak ayetlerimize iman edenlere sesini duyurabilirsin. Çünkü onlar teslim olmuşlardır.

Şaban Piriş

Körleri de sapıklıklarından doğru yola iletemezsin. Sen, ancak ayetlerimize inananlara sesini duyurabilirsin. Çünkü onlar teslim olmuşlardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve sen körleri de sapıklıklarından aydınlığa çıkaramazsın. Sen ancak, ayetlerimize iman edenlere dinletirsin de onlar müslüman oluverirler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Nor shall you be able to guide those who lack intellectual or spiritual perception and their minds' eyes are blind nor can you extricate them or disengage out of the entangled wood of error. You will be audible only to those who acknowledge Our signs and Our divine revelations betokening Omnipotence and Authority and they have conformed to Islam.

Abdul Haleem

you cannot lead the blind out of their error: the only ones you can make hear you are those who believe in Our revelations and devote themselves [to Us].

Abdullah Yusuf Ali

Nor canst thou lead back the blind from their straying: only those wilt thou make to hear, who believe in Our signs and submit (their wills in Islam).

Abul A'la Maududi

nor can you guide the blind out of their error. dipnot 1 You can make none hear (your call) except those who believe in Our Signs and have surrendered themselves (to Him).

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, "It is not for the Prophet that he should help and guide the blind by the hand to the right way all through the life. He can only show guidance to the right path. But guiding those whose hearts have been blinded and who do not at all see the way that the Prophet tries to show them, is not within the power of the Prophets."

Aisha Bewley

You will not guide blind men from their misguidance. You will not make anyone hear except for those who have iman in Our Signs and so are Muslims.

Al-Hilali & Khan

And you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) cannot guide the blind from their straying; you can make to hear only those who believe in Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.), and have submitted to Allâh in Islâm (as Muslims).

Ali Quli Qarai

nor can you lead the blind out of their error. You can make hear only those who have faith in Our signs, and thus have submitted.

Amatul Rahman Omar

Nor can you guide the blind out of their error. You can make only those hear who would believe in Our Messages and submit (to Us).

Arthur John Arberry

Thou shalt not guide the blind out of their error neither shalt thou make any to hear except for such as believe in Our signs, and so surrender.

Bijan Moeinian

Nor can you guide a blind [who is not willing to hold a guiding hand. ] Only those people hear you who believe in My revelations and chose to become [firmer and firmer] submitters (Muslims.)

E. Henry Palmer

nor hast thou to guide the blind out of their error; thou canst only make those to hear who believe in our signs and who are resigned.

Edip-Layth

Nor can you enlighten the blind from their straying; but you can only make those who acknowledge Our signs listen, for they have peacefully surrendered.

George Sale

neither canst thou direct the blind out of their error: Thou shalt make none to hear, except him who shall believe in our signs; for they are resigned unto Us.

Hamid S. Aziz

For surely you can not make the dead to hear and you can not make the deaf to hear the call when they have turned away (or their backs to flee).

Mahmoud Ghali

And in no way will you (even) be a guide to the blind out of their errancy; decidedly you will not make any to hear except for the ones who believe in Our signs, and so they are Muslims (i. e., those that surrender to Allah).

Marmaduke Pickthall

Nor canst thou guide the blind out of their error. Thou canst make none to hear save those who believe in Our revelations so that they surrender (unto Him).

Mohamed Ahmed - Samira

Nor can you make the blind see the way when they have gone astray. You can make none hear except those who believe Our signs and have come to submission.

Muhammad Asad

just as thou canst not lead the blind [of heart] out of their error: none canst thou make hear [thy call] save such as [are willing to] believe in Our messages, and thus surrender themselves unto Us.

Mustafa Khattab

Nor can you lead the blind out of their misguidance. You can make none hear ˹the truth˺ except those who believe in Our revelations, ˹fully˺ submitting ˹to Allah˺.

Progressive Muslims

Nor can you enlighten the blind from their straying; but you can only make those who believe in Our revelations listen, for they have surrendered.

Rashad Khalifa

Nor can you guide the blind out of their straying. You can only be heard by those who believe in our revelations, and decide to become submitters.

Sahih International

And you cannot guide the blind away from their error. You will only make hear those who believe in Our verses so they are Muslims [in submission to Allah ].

Sam Gerrans

And thou wilt not guide the blind out of their error. Thou wilt only make hear him who believes in Our proofs, so they are submitting.

Shabbir Ahmed

Nor can you bring the blind of heart out of their straying. You can make none to hear except those who believe in Our Messages (using their Vision) and are willing to live in submission to God.

Syed Vickar Ahamed

And you cannot guide (bring back) the blind from wandering (without knowing where he is going): Only those can you make (them) hear, who believe in Our Signs and submit (themselves to Allah in Islam).

Taqi Usmani

Nor are you (able) to show the right path to the blind against their straying. You can make none to listen except those who believe in Our signs, hence they submit.

The Monotheist Group

Nor can you enlighten the blind from their straying; but you can only make those who believe in Our revelations listen, for they have submitted.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Rûm suresi, 53. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Rûm suresi, 53. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Rûm suresi, 53. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩