Diyanet İşleri
Fakat inkar edenler bir büyüklenme ve ayrılık içindedirler.
Sâd suresi
Sâd suresi, 2. ayet. بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى عِزَّةٍ وَشِقَاقٍ
beli-lleẕîne keferû fî `izzetiv veşiḳâḳ.
Fakat inkar edenler bir büyüklenme ve ayrılık içindedirler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kur'an'a yemin; inkâr edenlerin büyüklenmesi Sâd 1–11 3
Sad. O şanlı, şerefli Kur'an'a andolsun (ki o, Allah sözüdür).
Fakat inkar edenler bir büyüklenme ve ayrılık içindedirler.
Biz onlardan önce nice nesilleri helak ettik. Onlar da feryat ettiler, ama artık kurtuluş zamanı değildi.
Kafirler, kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve şöyle dediler: "Bu, yalancı bir sihirbazdır."
"İlahları bir tek ilah mı yaptı? Gerçekten bu çok tuhaf bir şey!"
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
2. Kur’ân-ı Kerîm, bu niteliğe sahip olduğuna göre kulların ona olan ihtiyaçlarının, her bir zorunlu ihtiyacın üstünde olduğu da anlaşılmış olur. Onlara düşen de bu Kitabı, iman ve tasdikle karşılamaları ve bu Kitaptan kendisi ile öğüt alınabilecek hususları çıkarmak için bu kitaba yönelmeleridir.
Yüce Allah, bu yola dilediği kimseleri hidâyet eylediği halde onu ve onu indireni inkâr edenler, bu kitaptan yüz çevirdiler. Onlar bu Kitaba karşı “bir kibir ve muhalefet içindedirler.”
Ona iman etmeyi kabul etmemekte, ona karşı büyüklenmekte, onu reddetmek, çürütmek ve onu getireni tenkit etmek noktasında düşmanca ve ayrılıkçı bir tavır takınmaktadırlar.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Fakat müşrikler, Allah'ın tevhidine karşı kibir ve bir gurur içerisindedirler. Aynı zamanda Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e karşı da muhalefet ve düşmanlık içerisindedirler.
Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet
"Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…
Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet
Ona "Allah'tan kork" denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!
Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet
Size apaçık deliller geldikten sonra, eğer yine de yan çizerseniz, bilin ki Allah, gerçekten mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Aynı kök: شقق (28 geçiş)
Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…
Aynı kök: شقق (28 geçiş)
Eğer onlar böyle sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, gerçekten doğru yolu bulmuş olurlar; yüz çevirirlerse onlar elbette derin bir ayrılığa…
Aynı kök: شقق (28 geçiş)
Bu (azab) da, Allah'ın, Kitab'ı hak olarak indirmiş olması (ve onların bunu inkar etmesi) sebebiyledir. Kitap konusunda anlaşmazlığa düşenler ise…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Aslında kâfir olanlar, (haksız) bir gurur ve ayrılık (düşmanlık) içindedir.
Ama nerde! İnkarda direnenler (akletmek yerine) yersiz bir gurura ve tarifsiz bir nefrete gömülmüşlerdir.
Ama hakikati inkara şartlanmış olanlar, boş gurura kapılmış ve (bu sebeple) (doğru yolu bırakıp) yanlış ve eğri yollara sapmışlardır.
Bak kendilerini şerefli sanan o hakikat bilgisini inkar edenler, hakikatlerinden kopuk bir yaşam içindedirler!
Hayır; o inkar edenler (boş) bir gurur ve bir parçalanma içindedirler.
küfredenler, (iddia ettiklerinin) aksine, bir gurur ve tefrika içindedirler.
Hayır! Nankörlük edenler, büyüklenme ve ayrılık içindedirler.
- Sad. Şeref sahibi Kur'an'a yemin olsun ki, inkar edenler bir gurur ve ayrılık içindedirler.
Doğrusu, nankörler kibir ve ayrılık içindedir.
Doğrusu, inkar edenler kibir ve ayrılık içindedir.
Fakat o küfredenler bir onur ve ayrılık içindeler.
Fakat o küfredenler bir onur, bir şikak içindeler
Doğrusu Kafirler büyüklenmelerine yediremediklerinden muhalefet ediyorlar.
Doğrusu Kafirler dipnot 1 büyüklenmelerine yediremediklerinden muhalefet ediyorlar.
Doğrusu gerçeği yalanlayan nankörler, kibirlerine yediremediklerinden muhalefet ediyorlar.
Hayır; o küfredenler (boş) bir gurur ve bir parçalanma içindedirler.
(haal) küfredenler (in iddia etdikleri gibi değildir). Bil'akis (onların dışı boş) bir onur, (içi ise tam) bir tefrika içindedir.
Hayır, o küfredenler boş bir gurur ve bir parçalanma içindedirler.
(1-11) Sâd ve hatırlatıcı özelliği olan Kuran ’a andolsun. Doğrusu kafirler, gurur ve parçalanma içindedirler. Onlardan önce memleketlerden kaç tanesini / nicesini helak ettik, çağrıştılar / çığ rıştılar, ne yazık ki kurtuluş vakti değildi. Kendilerinden bir uyarıcı gelmesini tuhaf karşıladılar / acayip karşıladılar ve kafirler bu sihirbazdır, bu yalancıdır dediler. İlahları tekbir ilah yapacak, kesinlikle bu tuhaf / ucube bir şeydir dediler. Onlardan ileri gelenler , ortaya fırladılar ve yürüyün gidin, ilahlarınızda sabredin, mutlaka sizden murat edilen şey bu, b öylesini diğer herhangi bir millette de işitmedik, mutlaka bu bir uydurmadır / iltihaktır dediler. Hatırlatıcı aramızdan ona mı indirilir ? Doğrusu onlar hatırlatıcıdan şüpheleniyorlar. Bilakis henüz azabımı tatmadılar. Ya bağış yapan / hibe eden, saygı değer Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında? Yahut semaların ve arzın ve ikisi arasının egemenliği / mülkiyeti onların? (Mülkiyet; elinde olanla ilgili özgürce tasarrufta bulunma hakkı) Hadi araçlarla / sebeplerle göğe yükselsinler. Tamda bu noktada gruplardan oluşan ordular bozguna uğradılar. (Mülkiyet iddiası hezimet başlatır)
Hayır. O inkâr edenler bir büyüklenme ve ayrılık içindedirler.
İnkar edenler bir gurur ve ayrılık içindedirler.
kafirlik edenler, aslında kendilerini üstün görmekte dipnot 1 ve (Kur'an'a) karşı çıkmaktadırlar dipnot 2 .
Bu kitabı görmezlikten gelenler, aslında kendilerini güçlü görüp ayrı duranlardır.
Kâfir olanlar kibir ve ayrılık içindedirler.
Kafir olanlar kibir ve ayrılık içindedirler.
İş hiç de onların sandığı gibi değil! O küfre sapanlar bir gurur, ayrılık ve bütünden kopuş içindedirler.
But dissenting from the truth are those infidels who take pride in denying Allah, and their false pride puts them in a state of divided spiritual allegiance and makes them unable to find the concord for their discord.
Yet the disbelievers are steeped in arrogance and hostility.
But the Unbelievers (are steeped) in self-glory and Separatism.
Nay, but the unbelievers are steeped in arrogance and stubborn defiance. dipnot 1
But those who are kafir are full of vainglory and entrenched in hostility.
Nay, those who disbelieve are in false pride and opposition.
Yet the faithless dwell in conceit and defiance.
(There is nothing wrong with the Prophet, ) the only thing is that the disbelievers are suffering from a sense of (false) pride and are hostile (to him).
nay, but the unbelievers glory in their schism.
The reason for which Qur’an is being rejected is because of the false pride and hard headiness of the disbelievers.
nay, but those who misbelieve are in pride, schism!
Indeed, those who have rejected are in false pride and defiance.
Verily the unbelievers are addicted to pride and contention.
Nay! But those who disbelieve are in self-exaltation (pride) and separatism (schism).
No indeed, (but) the ones who have disbelieved are in might and opposition.
Nay, but those who disbelieve are in false pride and schism.
But the unbelievers are still full of pride and hostility.
But nay - they who are bent on denying the truth are lost in [false] pride, and [hence] deeply in the wrong.
˹This is the truth,˺ yet the disbelievers are ˹entrenched˺ in arrogance and opposition.
Indeed, those who have disbelieved are in false pride and defiance.
Those who disbelieve have plunged into arrogance and defiance.
But those who disbelieve are in pride and dissension.
The truth is, those who ignore warning are in pride and dissension.
But nay, the deniers are lost in false pride and opposition for the sake of opposition. Hence, they split their own personalities forcing themselves into maintaining double standards in life. ('Shiqaq' = Opposition, schism, splitting, split-personality. Double standards; since denial of a reality does not make it disappear).
No! Those who disbelieve are in arrogance and opposition (and think only about self-glory and separatism).
but those who disbelieve are (involved) in false pride and opposition.
Indeed, those who have disbelieved are in false pride and defiance.