Sâd suresi

Sâd suresi, 3. ayet

Sâd suresi, 3. ayet. كَمْ أَهْلَكْنَا مِن قَبْلِهِم مِّن قَرْنٍ فَنَادَوا۟ وَّلَاتَ حِينَ مَنَاصٍ

kem ehleknâ min ḳablihim min ḳarnin fenâdev velâte ḥîne menâṣ.

Diyanet İşleri

Biz onlardan önce nice nesilleri helak ettik. Onlar da feryat ettiler, ama artık kurtuluş zamanı değildi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâd 1–6 · surenin 3. ayeti / 88

Konu Kur'an'a yemin; inkâr edenlerin büyüklenmesi Sâd 1–11 3

  1. Sâd 1

    Sad. O şanlı, şerefli Kur'an'a andolsun (ki o, Allah sözüdür).

  2. Sâd 2

    Fakat inkar edenler bir büyüklenme ve ayrılık içindedirler.

  3. 3

    Biz onlardan önce nice nesilleri helak ettik. Onlar da feryat ettiler, ama artık kurtuluş zamanı değildi.

  4. Sâd 4

    Kafirler, kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve şöyle dediler: "Bu, yalancı bir sihirbazdır."

  5. Sâd 5

    "İlahları bir tek ilah mı yaptı? Gerçekten bu çok tuhaf bir şey!"

  6. Sâd 6

    (6-8) İçlerinden ileri gelenler, "Gidin, ilahlarınıza tapmaya devam edin. İşte bu istenen şeydir. Biz bunu son dinde (en son dini inanışlarda) duymadık. Bu ancak bir uydurmadır. O zikir (Kur'an) içimizden ona mı indirildi?" diyerek kalkıp gittiler. Hayır, onlar benim Zikrimden (Kur'an'dan) şüphe içindedirler. Hayır, henüz azabımı tatmadılar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

3. Bu sebeple Allah, onları peygamberleri yalanlamış olan geçmiş nesilleri helâk ettiğini bildirerek tehdit etmekte, helâk edilecekleri vakit geldiğinde de azabın kendilerinden uzaklaştırılması için feryat edip seslerini yükselttiklerini bildirmektedir. Ancak o vakit “kurtulma vakti” değildi. İçine düştükleri sıkıntılardan kurtuluş, başlarına gelen musibetin giderilme zamanı geride kalmıştı.

İşte bunlar da büyüklük taslamaları ve ayrılıkçı tavırları dolayısı ile önceki nesillerin başına gelen musibetin bir benzerinin kendi başlarına gelmesinden sakınmalıdırlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Biz onlardan önce resullerimizi yalanlayan nice nesilleri helak ettik. Başlarına azap indiği zaman feryat ettiler. Hâlbuki artık onlar için azaptan kurtulma zamanı değildi ki, feryatları kendilerine gelen azaba karşı faydalı olabilsin.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. كَمْ kem nicesini
  2. أَهْلَكْنَا ehlekna helak ettik kök: هلك
  3. مِن min
  4. قَبْلِهِم kablihim onlardan önceki kök: قبل
  5. مِّن min -den
  6. قَرْنٍۢ karnin nesiller- kök: قرن
  7. فَنَادَوا۟ fenadev feryad ettiler kök: ندو
  8. وَّلَاتَ velate fakat geçmişti kök: لوت
  9. حِينَ hine zamanı kök: حين
  10. مَنَاصٍۢ menasin kurtuluş kök: نوص

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قرن (36 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Onlardan önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkan ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bol yağmur…

  • Aynı kök: قرن (36 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri halde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helak ettik.…

  • Aynı kök: قرن (36 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Nuh'tan sonra da nice nesilleri helak ettik. Kullarının günahlarını hakkıyla bilici ve görücü olarak Rabbin yeter.

  • Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    (Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.

  • Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    O, (senin yanından) ayrılınca yeryüzünde bozgunculuk yapmağa, ekin ve nesli yok etmeğe çalışır. Allah ise bozgunculuğu sevmez.

  • Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Onların bu dünya hayatında harcadıkları malların durumu, kendilerine zulmeden bir topluluğun ekinlerini vurup mahveden kavurucu ve soğuk bir rüzgarın…

  • Aynı kök: حين (35 geçiş)

    Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin…

  • Aynı kök: حين (35 geçiş)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlardan önce nice nesilleri helak etmiştik de feryat etmişlerdi; (ancak) kurtulmaları mümkün değildi.

Mustafa İslamoğlu

Kendilerinden önce nice kuşakları helak ettik; tam bu sırada imdat dilediler, fakat kurtuluşun vakti çoktan geçmişti.

Muhammed Esed

Onlardan önce kaç nesli (bu günahlarından dolayı) yok ettik! Ve artık kaçmalarının mümkün olmadığını anladıklarında (nasıl) yalvarıyorlardı (Bize)!

Ahmed Hulusi

Onlardan önce, nice nesilleri feryat figan içinde helak ettik! Artık kurtulmaları mümkün değildi!

Ali Bulaç

Biz kendilerinden önce, nice kuşakları yıkıma uğrattık da onlar feryad ettiler; ancak (artık) kurtulma zamanı değildi.

Ali Özek ve heyeti

Onlardan önce nice nesilleri helâk ettik. O zaman feryat ettiler. Halbuki artık kurtulma zamanı değildi.

Ali Rıza Safa

Onlardan önceki nice kuşakları yıkıma uğrattık. Haykırışlara başladıklarında, artık kurtuluş zamanı geçmişti.

Bayraktar Bayraklı

Onlardan önce nice nesilleri helak ettik. O zaman yalvardılar, ama kurtuluş zamanı değildi.

Edip Yüksel

Onlardan önce nice nesilleri yok ettik. Feryat ettiler, ancak artık kurtuluş zamanı değildi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlardan önce nice nesilleri yok ettik. Feryat ettiler, ancak artık kurtuluş zamanı değildi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kendilerinden önce nicelerini helak ettik. Çığrıştılar; fakat kurtulma zamanı değildi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kendilerinden evvel nicelerini helak ettik! Çığırıştılar: Değildi fakat vaktı halas

Erhan Aktaş

Onlardan önce nice kuşakları yok ettik. O zaman feryat ettiler, ama artık kurtuluş vakti geçmişti.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlardan önce nice kuşakları yok ettik. O zaman feryat ettiler, ama artık kurtuluş vakti geçmişti.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlardan önce nice kuşakları yok ettik. O zaman feryat ettiler, ama artık kurtuluş vakti geçmişti.

Gültekin Onan

Biz kendilerinden önce, nice kuşakları yıkıma uğrattık da onlar feryad ettiler; ancak (artık) kurtulma zamanı değildi.

Hasan Basri Çantay

Biz kendilerinden evvel nice ümmet (ler) i helak etdik. O zaman (ne) çığlıklar kopardılar. Halbuki (o vakit, azabdan kaçıb) kurtulma vakti değildi...

İbni Kesir

Kendilerinden önce nice nesilleri helak ettik de onlar, çığlıklar kopardılar. Halbuki kurtulmak vakti değildi.

Mehmet Alagaş

(1-11) Sâd ve hatırlatıcı özelliği olan Kuran ’a andolsun. Doğrusu kafirler, gurur ve parçalanma içindedirler. Onlardan önce memleketlerden kaç tanesini / nicesini helak ettik, çağrıştılar / çığ rıştılar, ne yazık ki kurtuluş vakti değildi. Kendilerinden bir uyarıcı gelmesini tuhaf karşıladılar / acayip karşıladılar ve kafirler bu sihirbazdır, bu yalancıdır dediler. İlahları tekbir ilah yapacak, kesinlikle bu tuhaf / ucube bir şeydir dediler. Onlardan ileri gelenler , ortaya fırladılar ve yürüyün gidin, ilahlarınızda sabredin, mutlaka sizden murat edilen şey bu, b öylesini diğer herhangi bir millette de işitmedik, mutlaka bu bir uydurmadır / iltihaktır dediler. Hatırlatıcı aramızdan ona mı indirilir ? Doğrusu onlar hatırlatıcıdan şüpheleniyorlar. Bilakis henüz azabımı tatmadılar. Ya bağış yapan / hibe eden, saygı değer Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında? Yahut semaların ve arzın ve ikisi arasının egemenliği / mülkiyeti onların? (Mülkiyet; elinde olanla ilgili özgürce tasarrufta bulunma hakkı) Hadi araçlarla / sebeplerle göğe yükselsinler. Tamda bu noktada gruplardan oluşan ordular bozguna uğradılar. (Mülkiyet iddiası hezimet başlatır)

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlardan önce nice nesiller helâk ettik, onlar da feryat ettiler. Hâlbuki kurtulma vakti değildi.

Süleyman Ateş

Onlardan önce nice nesilleri helak ettik de feryad ettiler; fakat artık kurtuluş zamanı geçmişti.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlardan önce nice nesiller, etkisizleştirdiğimiz sırada yalvarıp yakardılar ama artık iş işten geçmişti.

Şaban Britch

Onlardan önceki nesillerden nicelerini helak ettik. Feryat ettiler ama vakit kurtuluş/kaçış vakti değildi.

Şaban Piriş

Onlardan önceki nesillerden nicelerini helak ettik. Feryat ettiler ama kurtuluş/kaçış vakti geçmişti.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlardan önce nice nesilleri helak ettik biz, bağrıştılar onlar, fakat kurtuluş yoktu; geçmişti zaman.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

How many generations who came to this world before them did We justly reduce to a useless form! In their distress they cried for mercy and help but that was not the time for either, it was too late.

Abdul Haleem

How many generations We have destroyed before them! They all cried out, once it was too late, for escape.

Abdullah Yusuf Ali

How many generations before them did We destroy? In the end they cried (for mercy)- when there was no longer time for being saved!

Abul A'la Maududi

How many a nation did We destroy before them! (When they approached their doom) they cried out (for deliverance), but the time for deliverance was already past.

Aisha Bewley

How many generations We have destroyed before them! And they cried out when it was too late to escape.

Al-Hilali & Khan

How many a generation have We destroyed before them! And they cried out when there was no longer time for escape.

Ali Quli Qarai

How many a generation We have destroyed before them! They cried out [for help], but it was no more the time for escape.

Amatul Rahman Omar

(Do they not see that) We have destroyed so many generations before them? (They did not care to listen to the warning at first) then (later) they cried (for help) but the time for escape had passed.

Arthur John Arberry

How many a generation We destroyed before them, and they called, but time was none to escape.

Bijan Moeinian

How many nations before them I (God) destroyed. At the time of their doom they cried for mercy but it was too late.

E. Henry Palmer

How many a generation have we destroyed before them, and they cried out, but it was no time to escape!

Edip-Layth

How many a generation have We destroyed before them. They called out when it was far too late.

George Sale

How many generations have We destroyed before them; and they cried for mercy, but it was not a time to escape.

Hamid S. Aziz

How many generations did We destroy before them, then they cried when there was no longer time to escape.

Mahmoud Ghali

How many a generation We caused to perish even before them, yet they called out, while time had lapsed for shirking (their doom).

Marmaduke Pickthall

How many a generation We destroyed before them, and they cried out when it was no longer the time for escape!

Mohamed Ahmed - Samira

How many generations have We destroyed before them who cried (for mercy) when it was too late for escape.

Muhammad Asad

How many a generation have We destroyed before their time [for this very sin]! And [how] they called [unto Us] when it was too late to escape!

Mustafa Khattab

˹Imagine˺ how many peoples We destroyed before them, and they cried out when it was too late to escape.

Progressive Muslims

How many a generation have We destroyed before them. And they called out when it was far too late.

Rashad Khalifa

Many a generation before them we annihilated. They called for help, in vain.

Sahih International

How many a generation have We destroyed before them, and they [then] called out; but it was not a time for escape.

Sam Gerrans

(How many a generation We destroyed before them! And they cried out when there was no time to escape.)

Shabbir Ahmed

How many a generation have We (Our Law of Requital) wiped out before them, and they cried out when it was too late to escape.

Syed Vickar Ahamed

How many generations before them did We destroy? In the end, they cried but there was no more time (for them) to be saved!

Taqi Usmani

How many a generation have We destroyed before them, so they cried out (for mercy), while no time was left for having any refuge.

The Monotheist Group

How many a generation have We destroyed before them. And they called out when it was far too late.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 3. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 3. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 3. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩