Diyanet İşleri
İşte bu bizim verdiğimiz rızıktır. Ona asla tükenme yoktur.
Sâd suresi
Sâd suresi, 54. ayet. إِنَّ هَٰذَا لَرِزْقُنَا مَا لَهُۥ مِن نَّفَادٍ
inne hâẕâ lerizḳunâ mâ lehû min nefâd.
İşte bu bizim verdiğimiz rızıktır. Ona asla tükenme yoktur.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sakınanların cenneti ve azgınların çekişmesi Sâd 50–64 3
Onlar orada koltuklara yaslanmış olarak pek çok meyveler ve içecekler isterler.
Yanlarında gözlerini kendilerinden ayırmayan yaşıt eşler vardır.
İşte bunlar, hesap günü için size vaad edilenlerdir.
İşte bu bizim verdiğimiz rızıktır. Ona asla tükenme yoktur.
(55-56) İşte böyle! Şüphesiz azgınlar için elbette kötü bir dönüş yeri, cehennem vardır. Onlar oraya girerler. Orası ne kötü bir yataktır!
İşte (azap), onu tatsınlar: Bir kaynar su ve bir irin.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
54. “İşte bu” nimet yurdunun sakinlerine ihsan ettiğimiz “bizim bitmez tükenmez rızkımızdır.” Ardı arkası kesilmez. Aksine o, bütün vakitlerde var olacak ve her an artıp duracaktır. Keremi sonsuz, çok şefkatli, pek merhametli son derece cömert, lütfu geniş, hiçbir kimseye muhtaç olmayan, her türlü hamde layık, Latif, Rahman, mutlak egemen, Celil, Cemil, pek lütufkar, göz kamaştırıcı ihsanların sahibi, nimetleri sayılamayacak, iyiliğinin bir kısmı dahi kuşatılamayacak kadar kesintisiz ve kapsamlı lütufların sahibi olan yüce Rab için bunlar, pek büyük şeyler değildir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şüphesiz bu zikrettiğiz mükâfat, kıyamet gününde muttaki kullarımıza verdiğimiz rızkımızdandır. İşte onlara verilen bu rızık devamlıdır, hiç kesintiye uğramaz ve sona erip bitmez.
Aynı kök: نفد (5 geçiş)
Sizin yanınızdaki tükenir, Allah katında olan ise kalıcıdır. Elbette sabredenlere, yapmakta olduklarının en güzeliyle mükafatlarını vereceğiz.
Aynı kök: نفد (5 geçiş)
De ki: "Rabbimin sözlerini yazmak için denizler mürekkep olsa ve bir o kadar da ilave etsek (denizlere deniz katsak); Rabbimin sözleri tükenmeden…
Aynı kök: نفد (5 geçiş)
Eğer yeryüzündeki ağaçlar kalem, deniz de mürekkep olsa, arkasından yedi deniz daha ona katılsa, Allah'ın sözleri (yazmakla) yine de tükenmez.…
Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.
Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah'a…
Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki bu(nlar), bitip tükenmek bilmeyen rızıklarımızdır. dipnot 1
elbet Bizim verdiğimiz bu rızık, asla tükenme riski taşımamaktadır.
Bu, (size) vereceğimiz tükenmeyen nimetimizdir!
Muhakkak ki işte bu bizim yaşam gıdamızdır. . . Hiç tükenmeyen!
Şüphesiz bu, Bizim rızkımızdır, bitip tükenmesi de yok.
Şüphesiz bu, bizim verdiğimiz rızıktır. Ona bitmek ve tükenmek yoktur.
Aslında, işte bu, tükenmeyen geçimliğimizdir.
Şüphesiz bu, bizim vaadimiz olan rızıktır. Onda tükenmek yoktur.
Bizim bu rızkımız tükenmez.
Bizim bu rızkımız tükenmez.
İşte bu bizim hiç tükenmeyecek rızkımızdır.
İşte ki bu bizim rızkımız, muhakkak ki ona hiç tükenmek yok
Bu, bitmez tükenmez rızkımızdır.
Bu, bitmez tükenmez rızkımızdır.
Bu, bitmez tükenmez rızkımızdır.
Şüphesiz bu, bizim rızkımızdır, bitip tükenmesi de yok.
Şübhe yok ki bü, bizim bitib tükenmeyecek rızkımızdır.
Doğrusu bu, Bizim rızkımızdır, onun için bitip tükenme yoktur.
(49-68) Bu bir hatırlatmadır. Kesinlikle, sakınanlar için / muttakiler için güzel bir varış yeri vardır. Onlara adn cennetleri nin kapıları açıktır. Onda yaslanarak otururlar. Orada çokça yiyecekler ve içecekler çağırırlar. Onların yanında bakışları zarflı yaşıtları/ akranları vardır. Hesap günü için sizlere vaad edilen budur. Muhakkak bu rızkımızdır , bunda bir tükeniş te yoktur. İşte bu, m uhakkak ki taşkınlara, fena / şerli bir varış yeri vardır. Cehennem; işte oraya salınacaklar ne kötü oturulacak yerdir / mahat’tır. İşte bu, artık tatsınlar onu, kaynar su ve irini. Ve onun şeklinden türdeş / eş başkasını da tatsınlar. İşte bu, sizinle beraber atılanlara, onlara merhaba yok, kesinlikle onlar da ateşe salınacaklar. Dediler ki bilakis sizlere merhaba olmasın, siz bunu bize sundunuz / takdim ettiniz, ne kötü durulacak yer. Dediler ki Rabbimiz bunu bize kim sundu ise / takdim etti ise ateşteki azabını bir kat daha artır / ziyadeleştir. Bize ne oldu da en fena / en şerli olarak saydığımız, onlarla dalga geçtiğimiz adamlardan göremiyoruz dediler. Yoksa gözümüzden mi kaçırdık. Ateş halkının bu çekişmesi / kavgası kesinlikle gerçekleşecektir. De ki muhakkak ben bir uyarıcıyım. Allahtan başka ilah yoktur. Tek ve kahredici (karşı konulamayan ezici güç) O’dur. Göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin rabbidir. Saygıdeğerdir, çok defa bağışlayandır. Deki size büyük / kocaman bir haber vereyim mi? Siz ondan yüz çeviriyorsunuz.
Şüphesiz bu, bizim (ihsan ettiğimiz) rızkımızdır, bitip tükenmesi de yok.
Doğrusu bizim bu rızkımızın bitip tükenmesi yoktur!
Bunlar, vereceğimiz rızıklardır; asla tükenmeyecektir dipnot 1 .
Bu rızık bizdendir; tükenecek değildir.
İşte bu hiç tükenmeyecek rızıklarımızdır.
İşte bu hiç tükenmeyecek rızıklarımızdır.
İşte bu, bizim verdiğimiz rızıktır elbette. Bitip tükenmesi yoktur onun.
This is Our provision of victuals, eatables and drinkables, the stores of which will never be exhausted.
Our provision for you will never end.’
Truly such will be Our Bounty (to you); it will never fail;-
This is Our provision for you, never to end.
This is Our provision which will never run out.
(It will be said to them)! Verily, this is Our Provision which will never finish.
This is indeed Our provision, which will never be exhausted.
Verily, this is Our provision which knows no end.
this is Our provision, unto which there is no end. '
in the Day of Judgment: an endless goodies.
'This is surely our provision, it is never spent!'
Such is Our provisions, it does not run out.
This is our provision; which shall not fail.
Verily, this in truth is Our provision which will never fail;
Surely this is indeed Our provision; in no way will it suffer depletion.
Lo! this in truth is Our provision, which will never waste away.
This is surely Our provision never-ending.
this, verily, shall be Our provision [for you], with no end to it!
This is indeed Our provision that will never end.
Such is Our provisions, it does not run out.
Our provisions are inexhaustible.
Indeed, this is Our provision; for it there is no depletion.
This is Our provision; it has no depletion.
This, verily, is Our Giving with no end to it.
Truly like this will be Our Rewards (to you, ) it (the Promise) will never fail—
Surely, that is provision provided by Us, to which there is no end.
Such is Our provisions, it does not run out.