Sâd suresi

Sâd suresi, 88. ayet

Sâd suresi, 88. ayet. وَلَتَعْلَمُنَّ نَبَأَهُۥ بَعْدَ حِينٍۭ

veleta`lemünne nebeehû ba`de ḥîn.

Diyanet İşleri

"Onun haberlerinin doğruluğunu bir süre sonra mutlaka öğreneceksiniz."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâd 85–88 · surenin 88. ayeti / 88

Konu Kapanış: bundan dolayı sizden bir ücret istemiyorum Sâd 86–88 3

  1. Sâd 85

    "Andolsun, cehennemi seninle ve onlardan sana uyanların hepsiyle dolduracağım."

  2. Sâd 86

    (Ey Muhammed!) De ki: "Bundan (tebliğ görevinden) dolayı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Ben kendiliğinden yükümlülük altına girenlerden değilim."

  3. Sâd 87

    "Bu Kur'an, alemler için ancak bir öğüttür."

  4. 88

    "Onun haberlerinin doğruluğunu bir süre sonra mutlaka öğreneceksiniz."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

88. “Onun haberini(n doğruluğunu) bir süre sonra” azap başınıza ineceği ve artık kurtuluş yolları tamamı ile kapanacağı vakit “kesinlikle bileceksiniz.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kur'an'ın haberini öğreneceksiniz, öldüğünüz zaman yakın bir vakitte doğruluğunu bileceksiniz.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَتَعْلَمُنَّ veletea'lemunne gayet iyi bileceksiniz kök: علم
  2. نَبَأَهُۥ nebeehu onun haberini kök: نبا
  3. بَعْدَ bea'de sonra kök: بعد
  4. حِينٍۭ hinin bir süre kök: حين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حين (35 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: حين (35 geçiş)

    Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin…

  • Aynı kök: حين (35 geçiş)

    Ey iman edenler! Size açıklandığı takdirde, sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın. Eğer Kur'an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size…

  • Ortak kavram: Nübüvvet

    Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini…

  • Ortak kavram: Nübüvvet

    Allah, şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını…

  • Ortak kavram: Nübüvvet

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Haberini bir süre sonra öğreneceksiniz. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu "haber"ler muhatapların inkâr durumuna göre bir tehdit olarak da düşünülebilir. Nebe' suresinin ilk ayetlerinde ve Tekâsür suresinde de bu konuya dikkat çekilmektedir. Nitekim bu gerçekleri bazı müşrikler dünyada ölümleri anında, bazıları Bedir'de, bazıları da mahşerde anlamış olacaklardır; ancak bunun onlara herhangi bir faydası olmayacaktır.

Mustafa İslamoğlu

Ama onun verdiği haberin (gerçek olduğunu) bir zaman sonra mutlaka öğreneceksiniz!"

Muhammed Esed

Ve onun anlamını bir süre sonra mutlaka kavrayacaksınız!"

Ahmed Hulusi

"Onun ne olduğunu bir süre sonra (ölüm anında) elbette anlayacaksınız!"

Ali Bulaç

"Gerçekten onun haberini bir zaman sonra öğreneceksiniz."

Ali Özek ve heyeti

Onun verdiği haberin doğruluğunu bir zaman sonra çok iyi öğreneceksiniz.

Ali Rıza Safa

"Ve Onun haberini, bir süre sonra kesinlikle öğreneceksiniz!"

Bayraktar Bayraklı

Onun verdiği haberlerin gerçek olduğunu, bir zaman sonra çok iyi anlayacaksınız.

Edip Yüksel

"Ve onun haberlerini bir süre sonra öğreneceksiniz."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Ve onun haberlerini bir süre sonra öğreneceksiniz.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve herhalde onun haberini bir zaman sonra bileceksiniz."

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve her halde onun haberini bir zaman sonra bileceksiniz

Erhan Aktaş

Onun haberini bir zaman sonra kesinlikle bileceksiniz dipnot 1 .

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Onun verdiği haberin, mutlaka doğru olduğunu, zamanı gelince görüp anlayacaksınız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onun haberini bir zaman sonra kesinlikle bileceksiniz. dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Onun verdiği haberin, mutlaka doğru olduğunu, zamanı gelince görüp anlayacaksınız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onun haberini bir zaman sonra kesinlikle bileceksiniz. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Onun verdiği haberin, mutlaka doğru olduğunu, zamanı gelince görüp anlayacaksınız.

Gültekin Onan

"Gerçekten onun haberini bir zaman sonra öğreneceksiniz."

Hasan Basri Çantay

"Her halde onun mühim haberini bir zaman sonra (hepiniz) bileceksiniz".

İbni Kesir

Onun haberini bir müddet sonra öğreneceksiniz.

Mehmet Alagaş

(69-88) Mele-i âlâ da / yüce mecliste niçin hasımlaştıklarına dair benim bir ilmim / bilgim yok. Sadece bana , benim kesinlikle apaçık bir uyarıcı olduğum vahyediliyor. Rabbin meleklere ben kurutulmuş çamurdan bir derili / bir beşer yaratacağım, onu düzenlediğimde ve ruhumdan üfürdüğüm vakit onun için hemen secdeye kapanın dedi. İblis hariç meleklerin hepsi toptan secde etti. O, büyüklendi / kibirlendi ve k âfirlerden oldu. Dedi ey İblis! Seni, benim elimle yaptığıma secde etmeye engel olan nedir? Büyüklendin mi? yahut yücelerden mi oldun? Ben ondan hayırlıyım dedi. Beni ateşten yarattın ve onu ise kurutulmuş çamurdan yarattın. De ki oradan çık, sen kesinlikle taşlandın / recm edildin. Din gününe kadar da üzerinde lanetim olacak. Dedi Rabbim, tekrar diriliş gününe kadar beni bekletebilir misin? Allah, muhakkak ki sen bilinen vakte / malum vakte kadar bekletilenlerdensin dedi. Şerefin / izzetin üzere söylüyorum ki onlardan saf / ihlaslı olan kulların hariç hepsini azdıracağım. Allah dedi ki bu gerçektir ve gerçeği de ben söylerim. Cehennemi senle ve onlardan sana uyan / tabii olan hepinizle dolduracağım. (Ey Resulüm) De ki size bir ücret sual etmiyorum (hani bunun ücreti demiyorum) ben böyle bir teklifte bulunan değilim. Muhakkak ki O / Kuran , evrenler için / alemler için bir hatırlatmadır. Onun haberini de az bir vakit sonra öğreneceksiniz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onun haberini bir süre sonra bileceksiniz.

Süleyman Ateş

Bir süre sonra "Onun haberi(nin doğruluğu)nu gayet iyi bileceksiniz!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Onun) verdiği haberi, bir süre sonra kesinlikle öğreneceksiniz."

Şaban Britch

Onun haberini bir süre sonra öğreneceksiniz.

Şaban Piriş

Onun haberini bir süre sonra öğreneceksiniz.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, bir süre sonra onun haberini bileceksiniz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"And you -people- who refuse to acknowledge it shall come to know in due course the truth of its precepts, its premises and promises and of its revelations the cosmic and the spiritual alike"

Abdul Haleem

In time you will certainly come to know its truth.’

Abdullah Yusuf Ali

"And ye shall certainly know the truth of it (all) after a while."

Abul A'la Maududi

You will know the truth of the matter after a while." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, those of you who live will see for themselves within a few years that what I am saying is fulfilled. Those who die will come to know as soon as they pass through the gate of death that the truth is the same which I am preaching.

Aisha Bewley

You will come to know what it is talking about after a while. ’

Al-Hilali & Khan

"And you shall certainly know the truth of it after a while".

Ali Quli Qarai

and you will surely learn its tidings in due time. ’

Amatul Rahman Omar

And you shall surely know (the truth of) the news thereof before long. '

Arthur John Arberry

and you shall surely know its tiding after a while. '

Bijan Moeinian

"Whether you believe me or not, you will see it yourself soon. "

E. Henry Palmer

and ye shall surely know its story after a time. '

Edip-Layth

"You will come to know its news after awhile."

George Sale

And ye shall surely know what is delivered therein to be true, after a season.

Hamid S. Aziz

"And you will, in time, come to know the truth thereof. "

Mahmoud Ghali

And indeed you will definitely know its tiding after a while. "

Marmaduke Pickthall

And ye will come in time to know the truth thereof.

Mohamed Ahmed - Samira

You will come to know its truth in time. "

Muhammad Asad

and you will most certainly grasp its purport after a lapse of time!"

Mustafa Khattab

And you will certainly know its truth before long."

Progressive Muslims

"And you will come to know its news after awhile. "

Rashad Khalifa

"And you will certainly find out in awhile."

Sahih International

And you will surely know [the truth of] its information after a time. "

Sam Gerrans

“And you will come to know its report after a time.”

Shabbir Ahmed

And you will most certainly know the Truth of it all after a lapse of time. "

Syed Vickar Ahamed

"And you will surely know the truth of it (all) after a while. "

Taqi Usmani

And you will come to know its reality after a while."

The Monotheist Group

"And you will come to know its news after awhile."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 88. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 88. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 88. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩