Diyanet İşleri
Hiç şüphe yok ki Allah, kendi yolunda, duvarları birbirine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.
Saf suresi
Saf suresi, 4. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلَّذِينَ يُقَٰتِلُونَ فِى سَبِيلِهِۦ صَفًّا كَأَنَّهُم بُنْيَٰنٌ مَّرْصُوصٌ
inne-llâhe yüḥibbü-lleẕîne yüḳâtilûne fî sebîlihî ṣaffen keennehüm bünyânüm merṣûṣ.
Hiç şüphe yok ki Allah, kendi yolunda, duvarları birbirine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yapmayacağınızı söylemeyin; kenetlenmiş saf Saf 1–4 3
Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ı tespih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?
Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük gazap gerektiren bir iştir.
Hiç şüphe yok ki Allah, kendi yolunda, duvarları birbirine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.
Hani Musa kavmine, "Ey kavmim! Allah'ın size gönderdiği peygamberi olduğumu bilip durduğunuz halde, niçin bana eziyet ediyorsunuz?" demişti. Onlar yoldan sapınca, Allah da kalplerini (doğru yoldan) saptırdı. Allah, fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez.
Hani, Meryem oğlu İsa, "Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ben, Allah'ın size, benden önce gelen Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, Ahmed adında bir peygamberi müjdeleyici (olarak gönderdiği) peygamberiyim" demişti. Fakat (İsa) onlara apaçık mucizeleri getirince, "Bu, apaçık bir sihirdir" dediler.
Kim, İslam'a davet olunduğu halde, Allah'a karşı yalan uydurandan daha zalimdir? Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
4. Bu buyrukla Yüce Allah, kullarını kendi yolunda cihâda teşvik etmekte, yolunda çarpışırken nasıl olmaları gerektiğini öğretmekte ve cihadda saflarda herhangi bir boşluk olmaksızın, dosdoğru ve birbirine iyice kenetlenmiş halde saf tutmaları gerektiğini bildirmektedir. Safları öyle bir düzen ve tertip içerisinde olacaktır ki, mücahidler birbirine destek olacak, omuz verecek, düşmanları korkutacak ve biri diğerine gayrete getirecektir.
Bundan dolayıdır ki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem savaşta ashabını saf yapar, onları kendi yerlerinde tertip eder ve düzene sokardı. Böylelikle birinin diğerine güvenerek gevşemesinin önüne geçmiş olurdu. Biri diğerine güvenip gevşeyecek yerde her bir kesim, bütün gücü ile kendi merkezini korumaya gayret eder, vazifesini ifa etmeye çalışırdı. İşte bu yolla da işler tamam olur ve mükemmellik elde edilir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şüphesiz Yüce Allah, kendi yolunda rızasını kazanmak arzusu ile yan yana birbirine kenetlenmiş bir yapı gibi saf halinde savaşan Müminleri sever.
Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet) · Ortak kavram: Yol (sebîl)
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…
Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet) · Ortak kavram: Yol (sebîl)
Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda siz de savaşın. Ancak aşırı gitmeyin. Çünkü Allah aşırı gidenleri sevmez.
Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet) · Ortak kavram: Yol (sebîl)
(Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.
Aynı kök: صفف (14 geçiş)
Hepsi saf saf Rabbinin huzuruna çıkarılırlar. Onlara, "Andolsun, sizi ilk önce yarattığımız gibi bize geldiniz. Oysa siz, sizin için hesaba…
Aynı kök: صفف (14 geçiş)
"Öyleyse, hilelerinizi toplayın (birbirinize destek olun) sonra sıra halinde gelin. Bu gün üstün gelen muhakkak başarıya ulaşmıştır."
Aynı kök: صفف (14 geçiş)
Kurbanlık büyük baş hayvanları da sizin için Allah'ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış…
Ortak kavram: Yol (sebîl)
Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru…
Ortak kavram: Yol (sebîl)
Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki Allah kendi yolunda kenetlenmiş bir bina gibi sıra halinde savaşanları sever. dipnot 1
Şüphesiz Allah, davası uğrunda sanki yekpare çelikten bir bina gibi saf disiplini içerisinde savaşanları sever.
Gerçek şu ki Allah (yalnızca) kendi davası uğrunda, sağlam ve yekpare bir bina gibi, kenetlenmiş saflar halinde savaşanları sever.
Allah, kendi yolunda çelik karkas blok bina bütünlüğünce saf bağlayarak savaşan kimseleri sever.
Şüphesiz Allah, kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.
Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir yapı gibi saf bağlayarak savaşanları sever.
Aslında, Allah, kenetlenmiş Düzenli Sıralar biçiminde, sağlam bir yapı gibi, Kendi yolunda çarpışanları sever.
Allah, kendi yolunda, malzemesi birbirine kaynamış binalar gibi saf bağlayarak savaşanları sever."
ALLAH kendi yolunda kenetlenmiş bir duvar gibi düzenli birlikler halinde savaşanları sever.
ALLAH kendi yolunda kenetlenmiş bir duvar gibi düzenli birlikler halinde savaşanları sever.
İyi bilin ki, Allah kendi yolunda kurşunlu bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.
Haberiniz olsun ki Allah kendi yolunda kurşunlu bir bina gibi saf bağlıyarak çarpışanları sever
Allah, kendi yolunda bir duvarın taşları gibi kenetlenip saf tutarak savaşanları sever.
Allah, kendi yolunda bir duvarın taşları gibi kenetlenip saf tutarak savaşanları sever.
Allah, kendi yolunda bir duvarın taşları gibi kenetlenip saf tutarak savaşanları sever.
Şüphesiz Tanrı, kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.
Şübhesiz ki Allah, kendi yolunda, birbirine kenedlenmiş (yekpare ve müstahkem) bir bina gibi, saf (lar) bağlayarak çarpışanları sever.
Muhakkak ki Allah; kendi uğrunda kenetlenmiş bir duvar gibi saf halinde savaşanları sever.
(2-4) Ey iman edenler, yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah yanında büyük bir nefret barındırır. Allah, O’nun yolunda tıpkı kenetlenmiş yapı gibi / bina gibi yan yana / saf halinde savaşanları sever. (Savaşacağım deyip sıvışanlardan nefret eder) (Birinin omzuna basarak yükselin diyen piramit modelinin islamcası, Allah için yan yana gelin diyen saf modeli, bu modelde herkesin ayakları omuzlara değil yere basar)
Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir yapı gibi saf halinde savaşanları sever.
Allah, kendi yolunda kenetlenmiş binalar gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.
Allah, kendi yolunda kurşunla kenetlenmiş bir yapı dipnot 1 gibi (kenetlenip) omuz omuza dipnot 2 savaşanları sever dipnot 3 .
Allah, kendi yolunda kurşunla kenetlenmiş bir yapı dipnot 1 gibi kenetlenerek savaşanları sever.
Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir yapı gibi saf halinde savaşanları sever.
Şüphesiz ki Allah, kendi yolunda, tuğlaları birbirine kenetlenmiş binalar gibi saf halinde savaşanları sever.
Allah kendi yolunda, duvarları birbine perçinlenmiş bir bina gibi, saf bağlıyarak çarpışanları sever.
Allah likes those who fight in His cause to be wedged together like bricks in the closest and most defensible array.
God truly loves those who fight in solid lines for His cause, like a well-compacted wall.
Truly Allah loves those who fight in His Cause in battle array, as if they were a solid cemented structure.
Allah indeed loves those who fight in His Way as though they are a solid wall cemented with molten lead. dipnot 1
Allah loves those who fight in His Way in ranks like well-built walls.
Verily, Allâh loves those who fight in His Cause in rows (ranks) as if they were a solid structure.[1]
Indeed Allah loves those who fight in His way in ranks, as if they were a compact structure.
Indeed, Allâh loves those who fight in His cause in compact ranks (so arrayed) as if they were a solid structure cemented with (molten) lead.
God loves those who fight in His way in ranks, as though they were a building well-compacted.
God is pleased with those who fight for His cause as disciplined soldiers who, in line of duty, look like unpenetratable wall.
Verily, God loves those who fight in His cause in ranks as though they were a compact building.
God loves those who fight in His cause as one column; they are like bricks in a wall.
Verily God loveth those who fight for his religion in battle array, as though they were a well compacted building.
Surely Allah loves those who fight (or strive) in His way in ranks as if they were a firm and compact wall.
Surely Allah loves the ones who fight in His way in rank (s) as if they were a compact structure.
Lo! Allah loveth them who battle for His cause in ranks, as if they were a solid structure.
Surely God loves those who fight in His cause in full formations as though they were a compact wall.
Verily, God loves [only] those who fight in His cause in [solid] ranks, as though they were a building firm and compact.
Surely Allah loves those who fight in His cause in ˹solid˺ ranks as if they were one concrete structure.
God loves those who fight in His cause as one column; they are like bricks in a wall.
GOD loves those who fight in His cause united in one column, like the bricks in one wall.
Indeed, Allah loves those who fight in His cause in a row as though they are a [single] structure joined firmly.
God loves those who fight in His cause in ranks, as though they were a compacted structure.
Verily, Allah loves those who fight in His Cause in columns as if they were a rock solid wall.
Truly Allah loves those who fight in His Cause in the battle array (rows), as if they were solid walls.
Surely Allah loves those who fight in His way in firm rows, as if they were solid edifice.
God loves those who fight in His cause as one column; they are like bricks in a wall.