Bakara suresi

Bakara suresi, 190. ayet

Bakara suresi, 190. ayet. وَقَٰتِلُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ ٱلَّذِينَ يُقَٰتِلُونَكُمْ وَلَا تَعْتَدُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ ٱلْمُعْتَدِينَ

veḳâtilû fî sebîli-llâhi-lleẕîne yüḳâtilûneküm velâ ta`tedû. inne-llâhe lâ yüḥibbü-lmü`tedîn.

Diyanet İşleri

Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda siz de savaşın. Ancak aşırı gitmeyin. Çünkü Allah aşırı gidenleri sevmez.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 187–193 · surenin 190. ayeti / 286

Konu Savaş hükümleri Bakara 190–195 3

  1. Bakara 187

    Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza yaklaşarak) kendinize zulmetmekte olduğunuzu bildi de tövbenizi kabul edip sizi affetti. Artık eşlerinize yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazıp takdir etmiş olduğu şeyi arayın. Şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar orucu tam tutun. Bununla birlikte siz mescitlerde itikafta iken eşlerinize yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın. Allah, kendine karşı gelmekten sakınsınlar diye, ayetlerini insanlara böylece açıklar.

  2. Bakara 188

    Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için onları hakimlere (rüşvet olarak) vermeyin.

  3. Bakara 189

    Sana, hilalleri soruyorlar. De ki: "Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. İyilik, evlere arkalarından girmeniz değildir. Ama iyi davranış, takva sahibi (Allah'a karşı gelmekten sakınan) insanın davranışıdır. Evlere kapılarından girin. Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.

  4. 190

    Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda siz de savaşın. Ancak aşırı gitmeyin. Çünkü Allah aşırı gidenleri sevmez.

  5. Bakara 191

    Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke'den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha ağırdır. Yalnız, Mescid-i Haram yanında, onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa (siz de onlarla savaşın) onları öldürün. Kafirlerin cezası böyledir.

  6. Bakara 192

    Eğer onlar (savaştan ve küfürden) vazgeçerlerse, (şunu iyi bilin ki) Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  7. Bakara 193

    Hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık yalnız zalimlere karşıdır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

190. Bu âyet-i kerimeler, Allah yolunda savaş emrini ihtiva etmektedir. Bu emir müslümanların Medine’ye hicret etmesinden sonra verilmişti. Daha önceleri savaştan ellerini çekmekle emrolundukları halde müslümanlar savaşacak gücü bulunca Allah da onlara savaşma emrini verdi. Savaşın “Allah yolunda” olmakla tahsis edilmesi cihadda ihlâsa bir teşviktir ve müslümanlar arasındaki fitnelerde savaşmayı yasaklamak içindir. “Sizinle savaşanlarla” yani sizinle savaşmaya hazır olanlarla demektir ki bunlar da mükellef erkeklerdir. Savaş hakkında görüş belirtemeyen ve savaşamayan yaşlılar bundan müstesnadır.

“Aşırı gitmeyin.” Aşırı gitmenin yasaklanması kadın, deli, çocuk, rahib ve bunlara benzer savaşmayan kimselerin öldürülmesi, öldürülenlerin azalarının kesilmesi, hayvanların öldürülmesi, müslümanlar lehine maslahatı olmadıkça ağaç ve benzeri şeylerin kesilmesi gibi bütün haksızlık ve aşırı gitme türlerini kapsamaktadır. Cizye vermek istemeleri halinde istekleri kabul edilmesi gereken kimselerle savaşmak da aşırı gitmek ve haksızlık kabilindendir. Çünkü böyle bir şey caiz değildir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sizi, Allah'ın dininden alıkoymak isteyerek sizlerle savaşan kâfirlerle -Allah'ın kelimesinin yükselmesini arzulayarak- siz de savaşın. Çocukları, kadınları ve yaşlıları öldürerek, cesetleri parçalayarak veya benzeri davranışlarda bulunarak Allah'ın sınırlarını aşmayın. Şüphesiz Allah, koyduğu kanun ve hükümlerde sınırlarını aşan kimseleri sevmez.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقَـٰتِلُوا۟ ve katilu ve savaşın kök: قتل
  2. فِى fi
  3. سَبِيلِ sebili yolunda kök: سبل
  4. ٱللَّهِ llahi Allah kök: اله
  5. ٱلَّذِينَ ellezine kimselerle
  6. يُقَـٰتِلُونَكُمْ yukatilunekum sizinle savaşan(lar) kök: قتل
  7. وَلَا ve la
  8. تَعْتَدُوٓا۟ ۚ tea'tedu aşırı gitmeyin kök: عدو
  9. إِنَّ inne şüphesiz
  10. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  11. لَا la
  12. يُحِبُّ yuhibbu sevmez kök: حبب
  13. ٱلْمُعْتَدِينَ l-mua'tedine aşırı gidenleri kök: عدو

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    Bir de Yahudiler, "Allah'ın eli bağlıdır" dediler. Söylediklerinden ötürü kendi elleri bağlansın ve lanete uğrasınlar! Hayır, O'nun iki eli de…

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    Ey iman edenler! Allah'ın size helal kıldığı iyi ve temiz nimetleri (kendinize) haram etmeyin ve (Allah'ın koyduğu) sınırları aşmayın. Çünkü Allah,…

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    Rabbinize alçak gönüllüce ve için için dua edin. Çünkü O, haddi aşanları sevmez.

  • Aynı kök: عدو (106 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve savaş atları hazırlayın. Onlarla Allah'ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve bunlardan başka sizin…

  • Aynı kök: عدو (106 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Medine halkı ve onların çevresinde bulunan bedevilere, Allah'ın Resulünden geri kalmak, kendi canlarını onun canından üstün tutmak yaraşmaz. Çünkü…

  • Aynı kök: عدو (106 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Halbuki onlar size gelen hakkı…

  • Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru…

  • Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Size karşı savaşanlarla siz de Allah yolunda savaşın! Sakın aşırı(ya) gitmeyin (saldırmayın)! Şüphesiz ki Allah aşırıları (saldıranları) sevmez. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet müslümanların kimlerle savaşması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır ki kastedilen şey saldırılara karşılık vermektir; asla ve asla saldıran taraf olmamak gerekmektedir. Bu ayet Bakara 2:191-193, 256, Nisâ 4:89-91, Enfâl 8:39-40, Tevbe 9:2-4, 12, 36, 73, 123; Hacc 22:39, Mümtehine 60:8-9, Tahrîm 66:9 gibi ayetlerle birlikte okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Size karşı savaş açanlarla siz de Allah yolunda savaşın, fakat saldırganlık yapmayın! Allah saldırganlık yapanları sevmez.

Muhammed Esed

Size savaş açanlara karşı Allah yolunda savaşın, ama (amacınızı aşıp) saldırganlık yapmayın; doğrusu Allah saldırganları sevmez.

Ahmed Hulusi

Sizi öldürmek amacıyla savaşanlarla siz de Allah için savaşın. Haddi aşmayın. Muhakkak Allah haddi aşanları sevmez.

Ali Bulaç

Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda savaşın, (ancak) aşırı gitmeyin. Elbette Allah aşırı gidenleri sevmez.

Ali Özek ve heyeti

Size karşı savaş açanlara, siz de Allah yolunda savaş açın. Sakın aşırı gitmeyin. Çünkü Allah aşırı gidenleri sevmez.

Ali Rıza Safa

Sizinle savaşanlarla, Allah'ın yolunda savaşın, ama aşırı gitmeyin. Kuşkusuz, Allah, aşırı gidenleri sevmez.

Bayraktar Bayraklı

Size savaş açanlara karşı Allah yolunda savaşınız, ama aşırı gitmeyiniz, doğrusu Allah aşırı gidenleri sevmez.

Edip Yüksel

Sizinle savaşanlarla ALLAH yolunda savaşın. Saldırgan olmayın. ALLAH saldırganları sevmez. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Savaşa, savunma amacıyla izin verilmiştir. Son peygamberin hayatında ve onu izleyen cumhurbaşkanları döneminde gerçekleşen fetihler, tebliğ sonucunda köy ve kentlerde yaşayan halkın gizlice tek tek veya gruplar halinde islam dinini, yani barış ve adalet içinde birlikte yaşama prensibini kabul etmeleriyle doğal olarak gerçekleşti. * Nitekim kısa bir süre içinde bu mesaj Fas'tan Malezya'ya kadar yayıldı. Muhammed hayattayken Mekke böyle fethedildi. * Kısa sürede Bizans ve Fars imparatorluklarının sömürgeci hegemonyası altındaki bölgelerde islamın özgürleştirici, adil ve barışçı mesajı aydınların ve kitlelerin ilgisini çekti. Savaşlar, islamı kabul eden halka karşı imparatorların valileri tarafından başlatılan baskı ve teröre karşı direnme biçiminde gerçekleşti. * Bak 60:8-9.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sizinle savaşanlarla ALLAH yolunda savaşın. Saldırgan olmayın. ALLAH saldırganları sevmez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Size savaş açanlarla siz de Allah yolunda çarpışın; fakat haksız taarruz etmeyin. Çünkü Allah, haksız taarruz edenleri sevmez.

Elmalılı Hamdi Yazır

Korunun da size kıtal edenlerle fisebilillah çarpışın, fakat haksız taarruz etmeyin çünkü Allah haksız taarruz edenleri sevmez

Erhan Aktaş

Sizinle savaşanlara karşı siz de Allah yolunda onlarla savaşın. Ama haddi aşmayın. Kuşkusuz Allah, haddi aşanları sevmez.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sizinle savaşanlara karşı siz de Allah yolunda onlarla savaşın. Ama haddi aşmayın. Kuşkusuz Allah, haddi aşanları sevmez.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sizinle savaşanlara karşı siz de Allah yolunda onlarla savaşın. Ama haddi aşmayın. Zira Allah, haddi aşanları sevmez.

Gültekin Onan

Sizinle savaşanlarla Tanrı yolunda savaşın (ancak) aşırı gitmeyin. Elbette Tanrı aşırı gidenleri sevmez.

Hasan Basri Çantay

Size harb açanlarla, Allah yolunda, sizde döğüşün (müdafaa harbi yapın. Ancak) aşırı gitmeyin. Şübhesiz ki Allah aşırı gidenleri sevmez.

İbni Kesir

Size harb açanlarla, Allah yolunda siz de harbedin. Ancak haddi aşmayın. Şüphesiz ki Allah, haddi aşanları sevmez.

Mehmet Alagaş

(190-195) Allah yolunda sizle savaşanlarla siz de savaşın , taşkınlık etmeyin, muhakkak ki Allah taşkınlık edenleri sevmez. Onları nerede bulursanız öldürün / katledin , sizi nereden çıkardılarsa sizde onları çıkarın. Fitne çıkarmak katletmekten daha şiddetlidir / daha kötüdür, onlar sizi Mescid-i Haram da savaşıncaya kadar siz onlarla Mescid -i Haram da savaşmayın, eğer sizinle savaşırlarsa siz de onlarla savaşın , kafirlerin cezası bu şekildedir , eğer son verirlerse Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Onlarla fitne olmayıncaya ve din Allah’ın oluncaya kadar savaşın. Şayet son verirlerse düşmanlık ancak zalimleredir. Haram Ay Haram Ay’a hürmetler / dokunulmazlıklar hürmetlere karşılıktır / kısastır. Her kim size saldırırsa saldırdığı kadar siz de ona saldırın, Allah’tan sakının şunu bilin ki Allah sakınanlarla beraberdir. Allah yolunda harcayın ellerinizle kendinizi tehlikeye / helake atmayın, güzel davranın Allah güzel davrananları sever.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah yolunda sizinle savaşanlarla siz de savaşın, fakat aşırı gitmeyin. Doğrusu Allah aşırı gidenleri sevmez.

Süleyman Ateş

Sizinle savaşanlarla Allah yolunda savaşın; fakat haksız yere saldırmayın, çünkü Allah, saldırganları sevmez.

Süleymaniye Vakfı

Size savaş açanlara karşı siz, Allah yolunda savaşın ama haksız saldırı yapmayın. dipnot 1 Allah, haksız saldırı yapanları sevmez.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Müslümanların savaşabilecekleri durumlar sadece şunlardır: Kendileriyle din sebebiyle savaşılması, yurtlarından çıkarılmaları veya çıkarılmalarına destek verilmesi (Tevbe 9/13, Hac 22/39, Mümtahine 60/8-9), ezilen toplumların çağrısı (Nisa 4/75), barış antlaşması yapılmış bir toplumun antlaşmayı bozacaklarından delile dayalı olarak endişe edilmesi (Enfal 8/58) ve barış antlaşmasının bozulması (Tevbe 9/13), savaşan iki mümin grubun aralarının düzeltilmesine rağmen birinin saldırılara devam etmesi (Hucurat 49/9).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah yolunda, sizinle savaşanlarla savaşın ve haksız saldırı yapmayın. dipnot 1 Allah, haksız saldırı yapanları sevmez.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bizimle savaşmayanlarla iyi ilişkiler içinde olmak gerekir.  (Bkz. Mümtahine 60/8-9)

Şaban Britch

Sizinle savaşanlarla, Allah yolunda siz de savaşın, (fakat) aşırı gitmeyin. Doğrusu Allah aşırı gidenleri sevmez.

Şaban Piriş

Sizinle savaşanlarla, Allah yolunda siz de savaşın, (fakat) haksız yere saldırmayın. Doğrusu Allah aşırı gidenleri sevmez.

Yaşar Nuri Öztürk

Sizinle çarpışmaya girenlerle Allah yolunda siz de çarpışın. Ama haksız yere saldırmayın/çarpışmada zulme sapmayın. Çünkü Allah, sınır tanımaz azgınları sevmiyor.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And make the heart of your purpose to fight those who wage war against you in Allah’s cause, but do not initiate transgression; Allah dislikes those who go beyond the limits prescribed by Him.

Abdul Haleem

Fight in God’s cause against those who fight you, but do not overstep the limits: God does not love those who overstep the limits.

Abdullah Yusuf Ali

Fight in the cause of Allah those who fight you, but do not transgress limits; for Allah loveth not transgressors.

Abul A'la Maududi

Fight in the way of Allah dipnot 1 against those who fight against you but do not transgress, dipnot 2 for Allah does not love transgressors.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The believers are asked to fight those who hindered their efforts in the cause of God, and acted with hostility towards them merely because they sought to fashion human life according to the revealed guidance of God. Earlier, when they were weak and scattered, the Muslims were asked merely to preach and be patient with the wrongful repression meted out to them by their opponents. However, now that a small city state had been established in Madina they were commanded for the first time to unsheathe their swords against those who had resorted to armed hostility against their movement of reform. It was some time after this injunction that the Battle of Badr took place, to be followed by several other battles.
  2. metne dön, dipnot 2
    The believers are told that material interests should not be the motivation for their fighting, that they should not take up arms against those who were not in opposition to the true faith, that they should not resort to unscrupulous methods or to the indiscriminate killing and pillage which characterized the wars of the pre-Islamic era, the Age of Ignorance. The excesses alluded to in this verse are acts such as taking up arms against women and children, the old and the injured, mutilation of the dead bodies of the enemy, uncalled-for devastation through the destruction of fields and livestock, and other similar acts of injustice and brutality. In the Hadith all these acts have been prohibited. The real intent of the verse is to stress that force should be used only when its use is unavoidable, and only to the extent that is absolutely necessary.

Aisha Bewley

Fight in the Way of Allah against those who fight you, but do not go beyond the limits. Allah does not love those who go beyond the limits.

Al-Hilali & Khan

And fight in the Way of Allâh[1] those who fight you, but transgress not the limits. Truly, Allâh likes not the transgressors. [This Verse is the first one that was revealed in connection with Jihâd, but it was supplemented by another (9:36)].

Ali Quli Qarai

Fight in the way of Allah those who fight you, but do not transgress. Indeed Allah does not like transgressors.

Amatul Rahman Omar

And fight in the cause of Allâh those who fight and persecute you, but commit no aggression. Surely, Allâh does not love the aggressors.

Arthur John Arberry

And fight in the way of God with those; who fight with you, but aggress not: God loves not the aggressors.

Bijan Moeinian

[Today, finally, you are given the permission to] fight in the cause of God against those who wage a war against. However, [as a peaceful nation that you are supposed to be by your very title,] do not begin the hostilities, for God does not like the aggressors.

E. Henry Palmer

Fight in God's way with those who fight with you, but transgress not; verily, God loves not those who do transgress.

Edip-Layth

Fight in the cause of God against those who fight you, but do not transgress, God does not like the aggressors.

George Sale

And fight for the religion of God against those who fight against you, but transgress not by attacking them first, for God loveth not the transgressors.

Hamid S. Aziz

Fight in the Cause of Allah with those who fight you, but transgress not the limits (or begin not hostilities); verily, Allah loves not those who transgress (or the aggressors).

Mahmoud Ghali

And fight in the way of Allah the ones who fight you, but do not transgress; surely Allah does not love the transgressors.

Marmaduke Pickthall

Fight in the way of Allah against those who fight against you, but begin not hostilities. Lo! Allah loveth not aggressors.

Mohamed Ahmed - Samira

Fight those in the way of God who fight you, but do not be aggressive: God does not like aggressors.

Muhammad Asad

AND FIGHT in God's cause against those who wage war against you, but do not commit aggression-for, verily, God does not love aggressors.

Mustafa Khattab

Fight in the cause of Allah ˹only˺ against those who wage war against you, but do not exceed the limits.[1] Allah does not like transgressors.

Progressive Muslims

And fight in the cause of God against those who fight you, but do not transgress, God does not like the aggressors.

Rashad Khalifa

You may fight in the cause of GOD against those who attack you, but do not aggress. GOD does not love the aggressors.

Sahih International

Fight in the way of Allah those who fight you but do not transgress. Indeed. Allah does not like transgressors.

Sam Gerrans

And fight in the cause of God those who fight you, but transgress not; God loves not the transgressors.

Shabbir Ahmed

Fight in the Cause of Allah those who wage war against you, but do not commit aggression. Behold, Allah loves not aggressors. (22:39).

Syed Vickar Ahamed

And fight in the cause of Allah those who fight you, but do not transgress limits: For Allah does not love those who exceed their rightful limits.

Taqi Usmani

Fight in the way of Allah against those who fight you, and do not transgress. Verily, Allah does not like the transgressors.

The Monotheist Group

And fight in the cause of God against those who fight you, but do not aggress, God does not love the aggressors.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 190. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 190. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 190. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩