Saf suresi

Saf suresi, 5. ayet

Saf suresi, 5. ayet. وَإِذْ قَالَ مُوسَىٰ لِقَوْمِهِۦ يَٰقَوْمِ لِمَ تُؤْذُونَنِى وَقَد تَّعْلَمُونَ أَنِّى رَسُولُ ٱللَّهِ إِلَيْكُمْ فَلَمَّا زَاغُوٓا۟ أَزَاغَ ٱللَّهُ قُلُوبَهُمْ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلْفَٰسِقِينَ

veiẕ ḳâle mûsâ liḳavmihî yâ ḳavmi lime tü'ẕûnenî veḳat ta`lemûne ennî rasûlü-llâhi ileyküm. felemmâ zâgû ezâga-llâhü ḳulûbehüm. vellâhü lâ yehdi-lḳavme-lfâsiḳîn.

Diyanet İşleri

Hani Musa kavmine, "Ey kavmim! Allah'ın size gönderdiği peygamberi olduğumu bilip durduğunuz halde, niçin bana eziyet ediyorsunuz?" demişti. Onlar yoldan sapınca, Allah da kalplerini (doğru yoldan) saptırdı. Allah, fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Saf 2–8 · surenin 5. ayeti / 14

Konu Mûsâ ve Îsâ; Allah'ın nurunu söndürmek isteyenler Saf 5–9 3

  1. Saf 2

    Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?

  2. Saf 3

    Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük gazap gerektiren bir iştir.

  3. Saf 4

    Hiç şüphe yok ki Allah, kendi yolunda, duvarları birbirine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.

  4. 5

    Hani Musa kavmine, "Ey kavmim! Allah'ın size gönderdiği peygamberi olduğumu bilip durduğunuz halde, niçin bana eziyet ediyorsunuz?" demişti. Onlar yoldan sapınca, Allah da kalplerini (doğru yoldan) saptırdı. Allah, fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez.

  5. Saf 6

    Hani, Meryem oğlu İsa, "Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ben, Allah'ın size, benden önce gelen Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, Ahmed adında bir peygamberi müjdeleyici (olarak gönderdiği) peygamberiyim" demişti. Fakat (İsa) onlara apaçık mucizeleri getirince, "Bu, apaçık bir sihirdir" dediler.

  6. Saf 7

    Kim, İslam'a davet olunduğu halde, Allah'a karşı yalan uydurandan daha zalimdir? Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.

  7. Saf 8

    Onlar ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kafirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

5. “Hani Mûsâ kavmine” yaptıkları dolayısı ile onları azarlayarak ve Allah’ın rasûlü olduğunu bildikleri halde kendisine eziyet etmiş olduklarından dolayı sitem ederek: “Ey kavmim! Benim Allah’ın size gönderdiği peygamberi olduğumu bildiğiniz halde” söz ve davranışlarınızla “niçin bana eziyet ediyorsunuz? demişti.” Oysa Allah’ın gönderdiği bir peygambere ikramda bulunmak, saygı göstermek, onu tazim etmek, emirlerini yerine getirmek ve verdiği hükümleri gerçekleştirmek için eli çabuk tutmak gerekir. Allah’ın ihsanından sonra insanlara herkesten daha çok iyilikte bulunan peygamberlere eziyet etmek, son derece çirkin bir iş ve küstâhlıktır. Bile bile dosdoğru yoldan sapmaktır.

İşte bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Onlar sapınca” yani kendi iradeleri ile haktan uzaklaşınca “Allah da” kendileri için tercih edip beğendikleri sapmalarına bir ceza olmak üzere “kalplerini saptırdı.” Hidâyete ulaşma tevfikini onlara vermedi. Çünkü hayır, onlara yakışmaz. Onlar ancak kötülüğe layık kimselerdir.

"Allah fâsık toplumu” Yani fâsıklık niteliğine sahip olan ve hidâyet bulmak gibi bir maksatları olmayanları “hidâyete iletmez.”

Bu âyet-i kerime, Allah’ın kulları saptırmasının, onlara haksızlık yapması demek olmadığını ve bu konuda onların Allah’a karşı sunacakları herhangi bir mazeretlerinin de olamayacağını göstermektedir. Çünkü buna sebep olanlar kendileridir. Hidâyeti tanıdıktan sonra onun kapısını yüzlerine kapatanlar bizzat kendileridir. Artık bu duruma geldikten sonra Allah da saptırmak ve kalplerini eğriltmek suretiyle onları cezalandırır. Bu da onlara verdiği adil bir cezadır. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “İlk defa ona iman etmedikleri gibi Biz de onların kalplerini ve gözlerini çeviririz de azgınlıkları içerisinde onları kör ve şaşkın bir halde bırakırız.” (el-En’âm, 6/110)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Musa -aleyhisselam-'ın kavmine şöyle dediği zamanı hatırla: "Ey kavmim! Benim size gönderilen Allah’ın elçisi olduğumu bildiğiniz halde ne diye emirlerime muhalefet ederek bana eziyet ediyorsunuz?" Onlar kendilerine gelen haktan meyledip sapınca, Allah da onların kalplerini haktan ve doğru yoldan saptırdı. Yüce Allah, taatinden çıkan bir kavmi hakka iletmez.

Kelimeler

23 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذْ ve iz bir zaman
  2. قَالَ kale demişti kök: قول
  3. مُوسَىٰ musa Musa
  4. لِقَوْمِهِۦ likavmihi kavmine kök: قوم
  5. يَـٰقَوْمِ ya kavmi kavmim kök: قوم
  6. لِمَ lime niçin?
  7. تُؤْذُونَنِى tu'zuneni beni incitiyorsunuz kök: اذي
  8. وَقَد vekad halde
  9. تَّعْلَمُونَ tea'lemune biliyorsunuz kök: علم
  10. أَنِّى enni gerçekten benim
  11. رَسُولُ rasulu elçisi (olduğumu) kök: رسل
  12. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  13. إِلَيْكُمْ ۖ ileykum size
  14. فَلَمَّا felemma zaman
  15. زَاغُوٓا۟ zagu onlar eğrildiği kök: زيغ
  16. أَزَاغَ ezaga eğriltti kök: زيغ
  17. ٱللَّهُ llahu Allah da kök: اله
  18. قُلُوبَهُمْ ۚ kulubehum kalblerini kök: قلب
  19. وَٱللَّهُ vallahu ve Allah kök: اله
  20. لَا la
  21. يَهْدِى yehdi doğru yola iletmez kök: هدي
  22. ٱلْقَوْمَ l-kavme kavmi kök: قوم
  23. ٱلْفَـٰسِقِينَ l-fasikine yoldan çıkan kök: فسق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: زيغ (9 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    O, sana Kitab'ı indirendir. Onun (Kur'an'ın) bazı ayetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir. Kalplerinde bir eğrilik…

  • Aynı kök: زيغ (9 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    (Onlar şöyle yakarırlar): "Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize katından bir rahmet bahşet. Şüphesiz sen çok…

  • Aynı kök: زيغ (9 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Andolsun Allah; Peygamber ile içlerinden bir kısmının kalpleri eğrilmeğe yüz tuttuktan sonra, sıkıntılı bir zamanda ona uyan muhacirlerle ensarın…

  • Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Ortak kavram: Fısk · Ortak kavram: Kalp

    Onların bir ahdi nasıl olabilir ki! Eğer onlar size üstün gelselerdi, sizin hakkınızda ne akrabalık (bağlarını), ne de antlaşma (yükümlülüğünü)…

  • Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Ortak kavram: Fısk · Ortak kavram: Kalp

    Bilin ki, aranızda Allah'ın elçisi bulunmaktadır. Eğer o, birçok işlerde size uysaydı, sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, size imanı sevdirmiş ve onu…

  • Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Ortak kavram: Fısk · Ortak kavram: Kalp

    İman edenlerin Allah'ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip…

  • Aynı kök: اذي (24 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber'in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman…

  • Aynı kök: اذي (24 geçiş)

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

57 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hani Musa, kavmine "Ey kavmim! Benim, Allah'ın size (gönderdiği) elçisi olduğumu bildiğiniz hâlde niçin bana eziyet ediyorsunuz?" dipnot 1 demişti. Onlar (gerçeklerden sapıp) kayınca, Allah da kalplerini kaydırmıştı. dipnot 2 Allah yoldan çıkanlar topluluğunu doğru yola ulaştırmaz.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet Bakara 2:55, Nisâ 4:153 ve Ahzâb 33:69. ayetlerle birlikte okunmalıdır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kur'an'da [hidayet] ve [dalalet]'le ilgili ayetler bu cümle ışığında anlaşılmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

(Sizin bu durumunuz), Musa'nın kavmine "Ey kavmim! Benim Allah'ın elçisi olduğumu çok iyi bildiğiniz halde niçin beni üzüyorsunuz?" (dediği) zaman ki durumu hatırlatıyor. Ve onlar ne zaman yoldan saptılarsa, Allah da onların kalplerinin sapmasına izin verdi: zira Allah, yoldan sapmış bir topluluğu (onun iradesi hilafına) asla rehberliğini bahşetmez.

Muhammed Esed

Vaktiyle Musa, kavmine: "Size Allah tarafından gönderilmiş bir elçi olduğumu bildiğiniz halde neden beni üzüyorsunuz?" dedi(ğinde kasdettiği şey işte bu gerçekti). Böylece onlar doğru yoldan saptıklarında Allah da kalplerinin hakikatten sapmasına izin verdi; çünkü Allah günaha gömülüp gitmiş bir toplumu doğru yola çıkarmaz.

Ahmed Hulusi

Hani Musa kavmine dedi ki: "Ey kavmim. . . Size (irsal olmuş) Rasulullah olduğumu bildiğiniz halde niçin bana eziyet ediyorsunuz?". . . Onlar (Hak'tan) saptıklarında, Allah onların kalplerini (Hak'tan) döndürdü (gerçeği algılayamazlar artık)! Allah, inancı bozulmuş toplumu hakikate erdirmez!

Ali Bulaç

Hani Musa, kavmine demişti ki: "Ey kavmim, gerçekten benim sizin için Allah'tan gönderilmiş bir elçi olduğumu bildiğiniz halde, niçin bana eziyet ediyorsunuz?" İşte onlar eğrilip sapınca Allah da onların kalplerini eğriltip saptırmış oldu. Allah, fasık bir kavmi hidayete erdirmez.

Ali Özek ve heyeti

Bir zaman Musa kavmine: Ey kavmim! Benim, Allah'ın size gönderdiği elçisi olduğumu bildiğiniz halde niçin beni incitiyorsunuz? demişti. Onlar yoldan sapınca, Allah da kalplerini saptırmıştı. Allah, fâsıklar topluluğunu doğru yola iletmez.

Ali Rıza Safa

Musa, toplumuna, şöyle demişti: "Ey toplumum! Aslında, Allah'ın elçisi olduğumu bilmenize karşın, neden beni incitiyorsunuz?" Onlar sapınca, Allah da yüreklerini saptırdı. Çünkü Allah, sapkın bir toplumu doğru yola eriştirmez.

Bayraktar Bayraklı

Bir zamanlar Musa, halkına şöyle demişti: "Ey kavmim! Niçin beni üzüyorsunuz? Oysa, siz benim Allah'ın size gönderdiği peygamber olduğumu biliyorsunuz." Onlar yoldan sapınca, Allah da kalplerini saptırmıştı. Allah günaha gömülüp giden bir toplumu doğru yola iletmez.

Edip Yüksel

Hani Musa, halkına: "Ey halkım, benim, ALLAH'ın bir elçisi olarak size geldiğimi bildiğiniz halde neden beni incitiyorsunuz?" demişti. Onlar eğrilince, ALLAH da kalplerini eğriltti. ALLAH yoldan çıkmış toplulukları doğruya ulaştırmaz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Hani Musa, halkına: 'Ey halkım, benim, ALLAH'ın bir elçisi olarak size geldiğimi bildiğiniz halde neden beni incitiyorsunuz?' demişti. Onlar eğrilince, ALLAH ta kalplerini eğriltti. ALLAH yoldan çıkmış toplulukları doğruya ulaştırmaz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hani bir zaman Musa kavmine: "Ey kavmim, benim size (gönderilmiş) Allah'ın peygamberi olduğumu bildiğiniz halde niçin bana eziyet ediyorsunuz?" demişti. Sonra onlar yamukluk edince, Allah'da kalplerini yamulttu. Öyle ya, Allah fasıklar güruhunu doğru yola çıkarmaz!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve hani bir vakıt Musa kavmına şöyle demişti: Ey kavmim! Benim size Allahın Resulü olduğumu bildiğiniz halde niçin bana eza ediyorsunuz? Sonra vakta ki yamıklık ettiler Allah da kalblerini yamılttı, öyle ya Allah fasıklar güruhunu doğru yola çıkarmaz.

Erhan Aktaş

Hani Musa, halkına: "Ey halkım! Benim, size Allah tarafından gönderilen bir Resul olduğumu bildiğiniz halde, niçin bana eziyet ediyorsunuz?" demişti. Ne zaman ki onlar eğrildiler, Allah da onların kalplerini eğriltti. Allah, fasıklar topluluğuna doğru yolu göstermez.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hani Musa, halkına: "Ey halkım! Benim, size Allah tarafından gönderilen bir resul olduğumu bildiğiniz halde, niçin bana eziyet ediyorsunuz?" demişti. Ne zaman ki onlar eğrildiler, Allah da onların kalplerini eğriltti. Allah, fasıklar topluluğuna doğru yolu göstermez.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hani Musa, halkına: "Ey halkım! Benim, size Allah tarafından gönderilen bir rasul olduğumu bildiğiniz halde, niçin bana eziyet ediyorsunuz?" demişti. Ne zaman ki onlar eğrildiler, Allah da onların kalplerini eğriltti. Allah, fasıklar topluluğuna doğru yolu göstermez.

Gültekin Onan

Hani Musa kavmine demişti ki: "Ey kavmim gerçekten benim sizin için Tanrı'dan gönderilmiş bir elçi olduğumu bildiğiniz halde, niçin bana eziyet ediyorsunuz?" İşte onlar eğrilip sapınca Tanrı da onların kalplerini eğriltip saptırmış oldu. Tanrı, fasıklar kavmini hidayete erdirmez.

Hasan Basri Çantay

Hani Musa, kavmine "Ey kavmim, benim, size hakıykaten Allahın peygamberi (olarak gönderilmiş) olduğumu bildiğiniz halde niçin beni ezalandırıyorsunuz"? demişdi. İşte onlar (Hakdan) sapıb eğrildikleri zaman Allah da onların kalblerini (hidayetden) döndürdü. Allah faasıklar güruhuna hidayet etmez.

İbni Kesir

Hani Musa, kavmine demişti ki: Ey kavmim, niçin bana eziyet verirsiniz? Halbuki benim size gerçekten Allah'ın rasulü olduğumu biliyorsunuz. Fakat onlar yoldan sapınca; Allah da onların kalblerini saptırmıştı. Ve Allah; fasıklar güruhunu hidayete erdirmez.

Mehmet Alagaş

(5-9) Musa kavmine dedi ki, Ey kavmim, niçin bana eziyet ediyorsunuz / incitiyorsunuz? Pekâlâ biliyorsunuz ki ben size yönelen Allah’ın elçisiyim / Resulüyüm, ne zaman ki kaydılar Allah da onların kalplerini kaydırdı. Allah yoldan çıkmış kavmi yola iletmez. (İlk kaypaklık eden onlar oldu devamını da Allah getirdi) Bir vakitte de Meryem oğlu İsa dedi ki, Ey İsrail oğulları, ben size yönelen Allah’ın elçisiyim , Tevrat’tan elinizde olana bağlıyım / tasdik ediyorum , benden sonra ismi Ahmet olacak bir Resulün de müjdecisiyim. (Tarihi olarak yerim belli) Ne zaman ki onlara açıklamalar geldi, dediler ki, bu apaçık bir etkileme sanatıdır / büyüdür / sihirdir. İslam’a / teslimiyete çağrıldığı halde Allah’a yalan bir şeyi ifti ra edenden daha zalim kimdir? (Yalanı gerçekmiş gibi gösterenden daha zalim kimse olamaz, sihirle ilerleyen bir Resul olmaz “bu sihirdir” diyerek siz zalim oldunuz) Allah zalim toplumu yola iletmez. (Sihir ve benzeri böyle şeyler söyleyerek) Allah’ın nurunu ağızları ile söndürmek istiyorlar , k afirler ho şlanmasalar da / kerih görseler de Allah nurunu tamamlayandır. O / Allah ki, ortak koşanların hoşuna gitmese de diğer dinlerin tümünün üzerine üstün gelmesi için gerçek din ile ve yol kılavuzları ile / yol rehberleri ile (rehber din kitapları ile) Resullerini gönderendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hani Mûsâ, kendi kavmine demişti ki: “Ey kavmim! Gerçekten benim sizin için Allah'tan gönderilmiş bir elçi olduğumu bildiğiniz halde, niçin bana eziyet ediyorsunuz?” demişti. Onlar (hak yoldan) sapınca, Allah da onların kalplerini saptırdı. Allah, fasık kavme hidayet etmez.

Süleyman Ateş

Bir zaman Musa, kavmine: "Ey kavmim, benim, Allah'ın size gönderdiği elçisi olduğumu bildiğiniz halde niçin beni incitiyorsunuz?" demişti. Onlar eğrilince Allah da kalblerini eğriltti. Allah, yoldan çıkanları doğru yola iletmez.

Süleymaniye Vakfı

Bir gün Musa halkına şöyle demişti: "Ey halkım! Benim, Allah'ın size gönderdiği elçisi olduğumu çok iyi bildiğiniz halde niçin beni incitiyorsunuz dipnot 1 !" Onlar (doğru yoldan) kayınca dipnot 2 Allah da onların kalplerini kaydırdı. Allah, yoldan çıkmış bir halkı yola getirmez.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Musa aleyhisselam 40 günlüğüne Sina dağına gittiğinde İsrailoğulları buzağıyı tanrı edinmiş, onun Musa'nın da tanrısı olduğunu ama unutup gittiğini söyleyerek Musa aleyhisselamı üzmüş ve öfkelendirmişlerdi (A'raf 7/152-154, Taha 20/86-88).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir gün Musa halkına şöyle demişti: "Ey halkım! Ne diye beni üzüyorsunuz; çok iyi biliyorsunuz ki ben, Allah'ın size gönderdiği elçiyim." Onlar yoldan çıkınca Allah da onların kalplerini kaydırdı. Yoldan çıkan bir topluluğu Allah yola getirmez.

Şaban Britch

Hani Musa, kavmine: Ey kavmim! Benim Allah’ın size gönderdiği elçisi olduğumu iyi bildiğiniz halde ne diye bana eziyet ediyorsunuz? demişti. Onlar (hak yoldan) sapınca, Allah da onların kalplerini saptırdı. Allah, fasık kavme hidayet etmez.

Şaban Piriş

Hani Musa, kavmine: -Ey kavmim, benim Allah'ın size gönderdiği elçisi olduğumu iyi bildiğiniz halde ne diye beni üzüyorsunuz? demişti. Onlar sapınca, Allah da onların kalplerini eğriltmişti. Allah, fasık kavme yol göstermez.

Yaşar Nuri Öztürk

Hani, Musa, toplumuna şöyle demişti: "Ey toplumum! Benim size gönderilen Allah elçisi olduğumu bilip durduğunuz halde, beni neden incitiyorsunuz?" Onlar bozulup sapınca Allah da onların kalplerini eğriltti. Çünkü Allah, sapıklardan oluşmuş bir topluluğu doğruya ve güzele kılavuzlamaz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

For once, Mussa said to his people: " My people: Why do you scorn me and hold me in disdain and cast at me all the contempts you could cast instead of regarding me with reverence when you know I am the Messenger of Allah who has been sent to you with a message? But when they deviated and disinclined their ears from any reverence and attention to him and counseled deaf, Allah deafened their hearts' ears Allah does not impress piety on the hearts of those who are wicked.

Abdul Haleem

Moses said to his people, ‘My people, why do you hurt me when you know that I am sent to you by God?’ When they went astray, God left their hearts to stray: God does not guide rebellious people.

Abdullah Yusuf Ali

And remember, Moses said to his people: "O my people! why do ye vex and insult me, though ye know that I am the messenger of Allah (sent) to you?" Then when they went wrong, Allah let their hearts go wrong. For Allah guides not those who are rebellious transgressors.

Abul A'la Maududi

And call to mind when Moses said to his people: "O my people, why do you torment me when you know well that I am Allah's Messenger to you?" dipnot 1 So when they deviated, Allah made their hearts deviant. Allah does not direct the evil-doers to the Right Way. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    At several places in the Quran details have been given of how the Israelites in spite of acknowledging the Prophet Moses (peace be upon him) as a Prophet of God and their own benefactor maligned him and proved disloyal to him. For this see (Surah Al Baqarah, Ayats 51, 55, 60, 67-71);(Surah An-Nisa, Ayat 153); (Surah Al-Maidah, Ayats 20-26);(Surah Al-Aaraf, Ayats 138-141; 148-151); (Surah TaHa, Ayats 86-98). In the Bible too, the Jewish history written by the Jews themselves is replete with such events; for instance, sec
    Exodus, 5: 20-21 — Eski Ahit, Mısır'dan Çıkış; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Mısır'dan Çıkış 5:20

    Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    , 14: 11- 12, 16: 2-3, 17: 3-4;
    Numbers, 11: 1-15 — Eski Ahit, Çölde Sayım; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Çölde Sayım 11:1

    Halk çektiği sıkıntılardan ötürü yakınmaya başladı. RAB bunu duyunca öfkelendi, aralarına ateşini göndererek ordugahın kenarlarını yakıp yok etti.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    , 14: 1-10, ch. l6, 20: 1-5. Here, allusion to these events is meant to warn the Muslims that they should not adopt the same attitude towards their Prophet as the Israelites had adopted towards their Prophet, otherwise they would meet the same fate as was met by the Israelites.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, it is not Allah’s way to force the people to follow the right way of guidance if they are bent upon following the crooked ways of sin and disobedience. From this it automatically follows that the deviation of a person or nation is not initiated by Allah but by the person or the nation itself. But the law of Allah is that He provides means of deviation only for the one who chooses deviation, so that be may go astray into whatever alleys he may like. Allah has granted man the freedom of choice. Now it is for every man and for every group of men to decide whether he or it wants to obey their Lord, or not, and whether he or it chooses the right way for it or one of the crooked ways. There is no compulsion from Allah in this choice. If somebody chooses the way of obedience and guidance, Allah does not push him forcibly towards deviation and disobedience; and if somebody is resolved to follow disobedience instead of the way of righteousness, it is not Allah’s way to make him adopt the way of obedience and guidance forcibly. But this also is the truth that a person who chooses a particular way for himself, cannot follow it practically unless Allah provides for him the ways and means and creates for him the conditions which are necessary for following it. This is Allah’s grace and favor without which no one’s efforts can be meaningful and productive. Now, if a person is not at all interested in seeking Allah’s grace for righteousness, but seeks His grace for adopting evil, he is given the same. And when he receives the grace for doing evil, he becomes temperamentally perverse accordingly and the course of his action and effort goes on becoming crooked until at last the capability to do and accept good in him is gradually lost and destroyed. This is what is meant by, when they adopted perverseness, Allah caused their hearts to become perverse. In this state it is against the law of Allah that the one who wants to adopt deviation, and is actively and earnestly engaged in seeking it, and is expending all his thought and energy to move further and further on towards it, should be forcibly turned towards guidance, for such an action would negate the object of the test and trial, for which man has been granted the freedom of choice in the world. For if a man adopts righteousness through such guidance, there is no reason why he should be entitled to any reward whatever. Rather in such a case, the one who was not guided forcibly and was left in deviation on that account, should not be subjected to any punishment, for the responsibility for his deviation would lie on Allah, and at the time of his accountability in the Hereafter, he could present the argument: When there existed the rule of granting guidance forcibly in the world, why was I deprived of that favor? This is the meaning of the words: Allah does not guide the transgressors. That is, Allah does not grant the favor of adopting the way of obedience to those, who have chosen the way of sin and disobedience for themselves of their own free will.

Aisha Bewley

Remember when Musa said to his people, ‘My people, why do you mistreat me when you know that I am the Messenger of Allah to you?’ So when they deviated, Allah made their hearts deviate. Allah does not guide people who are deviators.

Al-Hilali & Khan

And (remember) when Mûsâ (Moses) said to his people: "O my people! Why do you annoy me while you know certainly that I am the Messenger of Allâh to you? So when they turned away (from the Path of Allâh), Allâh turned their hearts away (from the Right Path). And Allâh guides not the people who are Fâsiqûn (the rebellious, the disobedient to Allâh).

Ali Quli Qarai

When Moses said to his people, ‘O my people! Why do you torment me, when you certainly know that I am Allah’s apostle to you?’ So when they swerved [from the right path] Allah made their hearts swerve, and Allah does not guide the transgressing lot.

Amatul Rahman Omar

(Recall the time) when Moses said to his people, `My people! why do you malign me when you know that I am certainly a Messenger from Allâh to you. ' But when they deviated from the right course, Allâh let their hearts deviate (as they were), for Allâh guides no transgressing people to success.

Arthur John Arberry

And when Moses said to his people, 'O my people, why do you hurt me, though you know I am the Messenger of God to you?' When they swerved, God caused their hearts to swerve; and God. guides never the people of the ungodly.

Bijan Moeinian

Do not forget how your Lord turned away from the Israelites as they turned away from Moses when he asked them why they were challenging him knowing (without any doubt) that he is sent to them by their Lord. God indeed does not guide evil people like them and that is why He made their heart so hard.

E. Henry Palmer

When Moses said to his people, 'O my people! why do ye hurt me, when ye know that I am the apostle of God to you?' and when they swerved, God made their hearts to swerve; for God guides not the people who work abomination!

Edip-Layth

When Moses said to his people: "O my people, why do you harm me, while you know that I am God's messenger to you?" But when they deviated, God diverted their hearts. God does not guide the wicked people.

George Sale

Remember when Moses said unto his people, O my people, why do ye injure me; since ye know that I am the apostle of God sent unto you? And when they had deviated from the truth, God made their hearts to deviate from the right way; for God directeth not wicked people.

Hamid S. Aziz

And when Moses said to his people, "O my people! Why do you vex me, though you know that I am the Messenger of Allah to you?" But when they turned away, Allah made their heart go astray, and Allah does not guide transgressing people.

Mahmoud Ghali

And (remember) as Mûsa (Moses) said to his people, "O my people, why do you hurt me, and you already know that I am the Messenger of Allah to you?" So as soon as they swerved, Allah caused their hearts to swerve; and Allah does not guide the immoral people.

Marmaduke Pickthall

And (remember) when Moses said unto his people: O my people! Why persecute ye me, when ye well know that I am Allah's messenger unto you? So when they went astray Allah sent their hearts astray. And Allah guideth not the evil-living folk.

Mohamed Ahmed - Samira

When Moses said to his people: "O my people, why do you afflict me though you know that I have been sent to you by God?" But when they turned aside God made their hearts turn farther away; for God does not show the transgressors the way.

Muhammad Asad

Now when Moses spoke to his people, [it was this same truth that he had in mind:] "O my people! Why do you cause me grief, the while you know that I am an apostle of God sent unto you?" And so, when they swerved from the right way, God let their hearts swerve from the truth: for God does not bestow His guidance upon iniquitous folk.

Mustafa Khattab

˹Remember, O  Prophet,˺ when Moses said to his people, "O my people! Why do you hurt me when you already know I am Allah’s messenger to you?" So when they ˹persistently˺ deviated, Allah caused their hearts to deviate. For Allah does not guide the rebellious people.

Progressive Muslims

And when Moses said to his people: "O my people, why do you harm me, while you know that I am God's messenger to you" But when they deviated, God diverted their hearts. And God does not guide the wicked people.

Rashad Khalifa

Recall that Moses said to his people, "O my people, why do you hurt me, even though you know that I am GOD's messenger to you?" When they deviated, GOD diverted their hearts. For GOD does not guide the wicked people.

Sahih International

And [mention, O Muúammad], when Moses said to his people, "O my people, why do you harm me while you certainly know that I am the messenger of Allah to you?" And when they deviated, Allah caused their hearts to deviate. And Allah does not guide the defiantly disobedient people.

Sam Gerrans

And when Moses said to his people: “O my people: why do you hinder me when you know that I am the messenger of God to you?” Then when they deviated, God caused their hearts to deviate; and God guides not the perfidious people.

Shabbir Ahmed

(The people of Moses so frequently said what they did not do that) Moses had to tell them, "O My people! Why do you hurt me, even though you know that I am Allah's Messenger to you?" But when they kept deviating, Allah let their hearts deviate. For, Allah shows not the Way to those who keep drifting away from their word. ('Fasiq' = One who drifts away - from? - depends on the context).

Syed Vickar Ahamed

And (remember), when Musa (Moses) said to his people: "O my people! Why do you hurt and insult me? Certainly, you know that I am a messenger of Allah (sent) to you?" So when they turned away (from the right path), Allah let their heart go wrong. And Allah does not guide those who are rebellious and disobedient.

Taqi Usmani

And (remember) when Mūsā said to his people, "O my people, why do you hurt me, while you know that I am a messenger of Allah sent towards you." So, when they adopted deviation, Allah let their hearts become deviate. And Allah does not guide the sinful people.

The Monotheist Group

And when Moses said to his people: "O my people, why do you harm me, while you know that I am a messenger of God to you?" But when they deviated, God diverted their hearts. And God does not guide the wicked people.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Saf suresi, 5. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Saf suresi, 5. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Saf suresi, 5. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩