Sâffât suresi

Sâffât suresi, 173. ayet

Sâffât suresi, 173. ayet. وَإِنَّ جُندَنَا لَهُمُ ٱلْغَٰلِبُونَ

veinne cündenâ lehümü-lgâlibûn.

Diyanet İşleri

"Şüphesiz ordularımız galip gelecektir."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 170–176 · surenin 173. ayeti / 182

Konu Meleklerin makamı, peygamberlere yardım vaadi ve kapanış Sâffât 161–182 3

  1. Sâffât 170

    Fakat (kitap gelince) onu inkar ettiler. Yakında (sonlarının ne olacağını) bilecekler.

  2. Sâffât 171

    Andolsun, peygamber olarak gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmişti:

  3. Sâffât 172

    "Onlara mutlaka yardım edilecektir."

  4. 173

    "Şüphesiz ordularımız galip gelecektir."

  5. Sâffât 174

    O halde, bir süreye kadar onlardan yüz çevir

  6. Sâffât 175

    Gözetle onları, yakında onlar da görecekler.

  7. Sâffât 176

    Yoksa onlar azabımızı acele mi istiyorlar?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 171–179. ayetler için yazılmıştır.

171-175. Bunlar, dünyada galip geleceklerini zannetmesinler. Aksine hiçbir şekilde geri çevrilemeyen ve muhalefet olunamayan, Allah’ın peygamber kulları ve kurtuluşa eren orduları lehine verilmiş bir sözü vardır: Muhakkak onlar, başkalarına galip gelecekler, Rableri tarafından pek şerefli bir yardım ve zafere mazhar olacaklardır. Bununla dinlerini dimdik ayakta tutacak ve dinlerini uygulama imkânı bulacaklardır.

Bu, “Allah’ın ordusu” olma vasfını taşıyanlara verilmiş ilâhî bir müjdedir. Bu da davranışları ve halleri istikamet üzere olmakla, Allah’ın kendileri ile savaşılmasını emrettiği kimselerle savaşanlar arasında bulunmakla olur. İşte böyleleri galip gelecekler ve Allah’ın yardımına mazhar olacaklardır.

Daha sonra Yüce Allah, peygamberine karşı koyan ve hakkı kabul etmeyen kimselerden yüz çevirmesini emretmekte, geriye artık onların başına inecek olan azabı beklemekten başka bir şey kalmadığını bildirmektedir. Bundan dolayı da şöyle buyurmaktadır: “Onları gözle, çünkü onlar da” ibretli cezanın kimin başına geleceğini “yakında göreceklerdir.” Şüphesiz ki bu azap, onların başına gelecektir.

176-177. “Onların alanlarına” yani onların üzerine ve onlara yakın bir yere azabımız “inince uyarılanların (ama iman etmeyenlerin) sabahı ne kötü olur!” Çünkü bu, kötü bir sabah olacaktır. Cezanın ve toptan imha edilmenin gerçekleştiği bir sabah olacaktır.

178-179. Bu buyruklarla onlardan yüz çevirme emri ve azabın gerçekleşeceği tehdidi tekrarlanmaktadır.

Bu sûrede müşriklerin, Yüce Allah’ı nitelendirdikleri pek çirkin vasıfların bir çoğu zikredildiğinden dolayı Yüce Allah, kendi zatını bunlardan tenzih ederek şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu metin 171–173. ayetler için yazılmıştır.

Ant olsun ki resullerimiz hakkında daha önceden Allah'ın onlara hüccet ve kuvvet lütfu ile düşmanlarına karşı muzaffer kılacakları sözü yerine gelmiştir. Şüphesiz zafer, Allah'ın kelimesi en üstün olması için Allah yolunda savaşan ordularımız içindir.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِنَّ ve inne ve mutlaka
  2. جُندَنَا cundena bizim ordumuz kök: جند
  3. لَهُمُ lehumu onlara
  4. ٱلْغَـٰلِبُونَ l-galibune galip gelecektir kök: غلب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جند (29 geçiş) · Aynı kök: غلب (31 geçiş)

    Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o…

  • Aynı kök: جند (29 geçiş)

    (Talut'un askerleri) Calut ve askerleriyle karşı karşıya gelince şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır ve…

  • Aynı kök: جند (29 geçiş)

    Sonra Allah, Resulü ile mü'minler üzerine kendi katından güven duygusu ve huzur indirdi. Bir de sizin göremediğiniz ordular indirdi ve inkar edenlere…

  • Aynı kök: غلب (31 geçiş)

    İnkar edenlere de ki: "Siz mutlaka yenilgiye uğrayacak ve toplanıp cehenneme doldurulacaksınız. Orası ne fena yataktır!"

  • Aynı kök: غلب (31 geçiş)

    Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size kim yardım edebilir? Mü'minler, ancak Allah'a tevekkül…

  • Aynı kök: غلب (31 geçiş)

    O halde, dünya hayatını ahiret hayatı karşılığında satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

elbet sonunda galip gelecek olan da Bizim ordumuz olacaktır.

Muhammed Esed

ve (sonunda) galip gelecek olan mutlaka Bizim ordumuz olacaktır.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki bizim ordumuz, onlar galiptirler!

Ali Bulaç

Ve hiç şüphesiz; bizim ordularımız, üstün gelecek olanlar onlardır.

Ali Özek ve heyeti

Bizim ordumuz şüphesiz üstün gelecektir.

Ali Rıza Safa

Ve kuşkusuz, Bizim ordumuz, kesinlikle üstün gelecektir.

Bayraktar Bayraklı

Bizim ordumuz şüphesiz üstün gelecektir.

Edip Yüksel

Bizim ordumuz kesinlikle üstün gelecektir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bizim ordumuz kesinlikle üstün gelecektir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve elbette Bizim askerlerimiz mutlaka onlar galip geleceklerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve elbette bizim askerlerimiz mutlak onlar galib geleceklerdir"

Erhan Aktaş

Bizim ordumuz onlara mutlaka galip gelecektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bizim ordumuz onlara mutlaka galip gelecektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bizim ordumuz onlara mutlaka galip gelecektir.

Gültekin Onan

Ve hiç şüphesiz; bizim ordularımız, üstün gelecek olanlar onlardır.

Hasan Basri Çantay

"Muhakkak bizim ordumuz, her halde onlar galebe edicidirler.

İbni Kesir

Ve şüphesiz ki Bizim askerlerimiz; onlar galiblerdir.

Mehmet Alagaş

(167-182) Eğer ki ilklerden / evvelkilerden yanımızda bir kitap olsaydı, Allah’ın katışıksız / halis kulları olurduk diyecek olurlarsa, onu da örtbas ettiler / küfrettiler, ileri de bilecekler , gönderilen kullarımıza (resul kullarımıza) yardım göreceksiniz , Ordularımız da onları yenecekler / onlara galip gelecekler sözümüz ü verdik, (Nil’in suyu, Musa’nın denizi, İbrahim’in ateşi orduya dahildir.) Belli bir süre onlardan yüz çevir, gözetle onları ilerde görecekler , azabımızı acele mi istiyorlar? Onların alanlarına / sahalarına indiğinde uyarılanların sabahı ne kötüdür, belli bir süre onlardan yüz çevir, gözetle ileride onlar da görecekler, Senin Rabbin ve Rabbinin onuru / izzeti, vasıflandırdıklarından üsttedir , g önderilenlere selam olsun, alemlerin Rabbine övgü olsun / hamdolsun. (Son üç ayeti Resulullah toplantı sonlarında okumayı tavsiye etti).

Rowwad Tercüme Merkezi

Ve galip gelecek olanlar, mutlaka bizim ordumuzdur.

Süleyman Ateş

"Ve galip gelenler, mutlaka bizim ordumuz olacaktır!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bizim askerlerimiz, kesinlikle galip geleceklerdir."

Şaban Britch

Bizim ordularımız galip gelecektir.

Şaban Piriş

Bizim ordularımız galip gelecektir.

Yaşar Nuri Öztürk

Ordularımız, galip gelenlerin ta kendileri olacaklar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And that Our forces shall in the end and at the right time be the winners and victory shall sit on their helm.

Abdul Haleem

and the ones who support Our cause will be the winners.

Abdullah Yusuf Ali

And that Our forces,- they surely must conquer.

Abul A'la Maududi

and that Our hosts shall triumph. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah’s army: implies the believers who obey Allah’s Messenger and side with him. This also includes those unseen powers by which Allah helps the followers of the truth.

Aisha Bewley

It is Our army which will be victorious.

Al-Hilali & Khan

And that Our hosts! they verily would be the victors.

Ali Quli Qarai

and indeed Our hosts will be the victors.

Amatul Rahman Omar

And (that) it is Our armies that shall gain clear supremacy.

Arthur John Arberry

and Our host -- they are the victors.

Bijan Moeinian

Victory belongs to the soldiers of God.

E. Henry Palmer

that, verily, our hosts should gain mastery for them.

Edip-Layth

That Our soldiers are the winners.

George Sale

and that our armies should surely be the conquerors.

Hamid S. Aziz

And most surely Our host alone shall be the victorious ones.

Mahmoud Ghali

And surely Our hosts, indeed they, will be the overcomers.

Marmaduke Pickthall

And that Our host, they verily would be the victors.

Mohamed Ahmed - Samira

And that certainly Our armies will be victorious.

Muhammad Asad

and that, verily, Our hosts - they indeed - would [in the end] be victorious!

Mustafa Khattab

and that Our forces will certainly prevail.

Progressive Muslims

And that Our soldiers are the winners.

Rashad Khalifa

Our soldiers are the winners.

Sahih International

And [that] indeed, Our soldiers will be those who overcome.

Sam Gerrans

And Our host — they will be the victors.

Shabbir Ahmed

And that Our soldiers - they indeed - would be the victors.

Syed Vickar Ahamed

And that Our forces— Surely, they would the be victors

Taqi Usmani

and verily it is Our army (of chosen servants) that prevails.

The Monotheist Group

And that Our soldiers are the winners.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 173. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 173. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 173. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩