Diyanet İşleri
(22-24) Allah, meleklere şöyle emreder: "Zulmedenleri, eşlerini ve Allah'ı bırakıp da tapmakta olduklarını toplayın, onları cehennemin yoluna koyun ve onları tutuklayın. Çünkü onlar sorguya çekileceklerdir."
Sâffât suresi
Sâffât suresi, 24. ayet. وَقِفُوهُمْ إِنَّهُم مَّسْـُٔولُونَ
veḳifûhüm innehüm mes'ûlûn.
(22-24) Allah, meleklere şöyle emreder: "Zulmedenleri, eşlerini ve Allah'ı bırakıp da tapmakta olduklarını toplayın, onları cehennemin yoluna koyun ve onları tutuklayın. Çünkü onlar sorguya çekileceklerdir."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Zulmedenlerin toplanması ve saptıranlarla çekişme Sâffât 22–39 3
Onlara, "İşte bu, yalanlamakta olduğunuz hüküm ve ayırım günüdür" denilir.
(22-24) Allah, meleklere şöyle emreder: "Zulmedenleri, eşlerini ve Allah'ı bırakıp da tapmakta olduklarını toplayın, onları cehennemin yoluna koyun ve onları tutuklayın. Çünkü onlar sorguya çekileceklerdir."
Onlara, "Ne diye yardımlaşmıyorsunuz?" denir.
Hayır, onlar bugün teslim olmuş kimselerdir.
Birbirlerine yönelip sorarlar (çekişirler).
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
24. Cehenneme götürülmeleri emrinin verilmesinden ve kendilerinin helâk yurduna gidecek kimseler olduklarını bilmelerinden sonra şöyle buyrulacaktır: “Onları” cehenneme ulaştırmadan önce “durdurun; çünkü onlar” dünya hayatında iftira edip uydurdukları yalanlardan dolayı “sorgulanacaklardır.” Ki yalan söyledikleri, herkesin tanık olacağı bir şekilde ortaya çıksın ve rezil rüsvay olsunlar. Onlara şöyle denilecektir:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onları cehenneme sokmadan önce sorguya çekmek için hapsedin. Çünkü onlar hesaba çekileceklerdir. Sonra da cehennem ateşine sürün.
Aynı kök: وقف (4 geçiş)
Ateşin karşısında durdurulup da, "Ah, keşke dünyaya geri döndürülsek de Rabbimizin ayetlerini yalanlamasak ve mü'minlerden olsak" dedikleri vakit…
Aynı kök: وقف (4 geçiş)
Rab'lerinin huzurunda durduruldukları vakit (hallerini) bir görsen! (Allah) diyecek ki: "Nasıl, şu (dirilmek) gerçek değil miymiş?" Onlar, "Evet,…
Aynı kök: وقف (4 geçiş)
İnkar edenler, "Biz bu Kur'an'a da ondan önceki kitaplara da asla inanmayız" dediler. Zalimler, Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman hallerini…
Aynı kök: سال (129 geçiş)
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Aynı kök: سال (129 geçiş)
Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru…
Aynı kök: سال (129 geçiş)
Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onları tutuklayın; şüphesiz ki onlar sorguya çekilecekler!"
ve onları orada alıkoyun: çünkü onlar sorgulanacaklar!
ve onları (orada) tutun!" (O zaman) böylelerine sorulacak:
"Durdurun onları! Muhakkak ki onlar sorumludurlar!"
"Ve onları durdurup tutuklayın, çünkü sorguya çekileceklerdir."
Onları tutuklayın, çünkü onlar sorguya çekilecekler!
"Ve onları tutun; kesinlikle sorgulanacaklardır!"
- Allah, meleklerine şöyle emreder: "Zalimleri, onların aynı yoldaki arkadaşlarını, Allah'tan başka taptıkları tanrılarını toplayınız. Onlara cehennemin yolunu gösteriniz. Onları tutuklayınız, çünkü onlar sorguya çekilecekler."
Ve durdurun onları; sorguya çekileceklerdir.
Ve durdurun onları; sorguya çekileceklerdir.
(22-24) O zulmedenleri, eşlerini ve Allah'tan başka taptıkları şeyleri toplayın mahşere, toplayın da götürün onları Sırat'a, cehennem köprüsüne doğru ve tutuklayın onları çünkü sorguya çekilecekler.
Ve tevkıyf edin onları, çünkü sorguya çekilecekler.
Onları durdurun! Kuşkusuz onlar sorumludurlar.
Onları durdurun! Kuşkusuz onlar sorumludurlar.
Onları durdurun! Kuşkusuz onlar sorguya çekilecekler.
"Ve onları durdurup tutuklayın, çünkü sorguya çekileceklerdir."
"Onları habsedin. Çünkü onlar mes'uldürler".
Durdurun onları. Çünkü onlar sorumludurlar.
(11-34) Şimdi onlara şu konuda kanaatlerini iste / fetva sor, kim yaratmaca şiddetli, onlar mı veya bizim yarattığımız kimseler mi? Gerçekten onları biz, yapışkan bir çamurdan yarattık, Bilakis sen bunu acayip buldun onlar dalga geçiyorlar, onlara hatırlatıldığında bile hatırlamazlar, bir ayet gördüklerinde onu alaya alırlar , derler ki bu sadece bir büyüdür / sihirdir , bizler ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman mı tekrar diriltileceğiz? Hatta evvel ki babalarımız da mı? de ki evet ve de hor ve hakir bir halde sizler de. O tek bir komuttur / çığlıktır, o vakit onlar bakar halde dururlar , derler ki vay bizim halimize işte bu, din günüymüş / hesaplaşma günüymüş, (Duyunu umumiye) işte bu yalanlayıp durduğununuz ayrışma günüymüş, bir araya gelin / Toparlanın ey zalimler ve türdeşleri / eş ve benzerleri ve de Allah’ın yerine ibadet ettikleri toparlanın, onlara cehenneme doğru yol gösterin / hidayet edin , alıkoyun tutuklayın onları , kesinlikle onlar sorguya çekilecekler. Size ne oldu ki yardımlaşmıyorsunuz? Bilakis onlar bugün teslim alınıyorlar. (Önceki günler maalesef teslim olmadılar) ve de bazıları bazılarına yanaşarak derler ki sizler de bize sağımızdan geldiniz (sureti haktan gözüktünüz) Onlarda derler ki sizler de iman eden olma dınız, sizin üzerinizde bir delile dayalı bir otorite / sultanlığımız da yoktu (serbest vaziyette idiniz) Bilakis sizler taşkınlık içinde /tuğyan içinde bir kavimdiniz ve de Rabbimizin üzerimizdeki sözü gerçekleşti, şimdi de tadacağız , s izleri azdırdık , bizler de zaten azgındık , onlar o gün azapta ortaktırlar / azapta müşterektirler, biz suçlulara / cürüm işleyenlere böyle yaparız.
Durdurun onları; çünkü onlar sorguya çekileceklerdir.
"Durdurun onları, çünkü onlar sorguya çekileceklerdir."
Onları (cehennemin yolunda) durdurun! Çünkü onlara şu sorulacak:
Orada durdurun. Onlara soru sorulacak:
Durdurun onları! Çünkü hesaba çekilecekler.
Durdurun onları, çünkü hesaba çekilecekler...
Durdurun onları, çünkü hepsi sorguya çekilecekler.
But stop them here for now they have much to answer for.
and halt them for questioning:
"But stop them, for they must be asked:
and detain them there; they will be called to account.
And call them to a halt. They will be asked:
"But stop them, verily they are to be questioned.
[But first] stop them! For they must be questioned. ’
`And hold them up for a while for they have to be questioned. '
And halt them, to be questioned:
"Then take a break and ask why they are not helping each other [as they were used to say:….
and stop them; verily, they shall be questioned.
Let them stand and be questioned:
And set them before God's tribunal; for they shall be called to account.
"And stop them, for they must be questioned:
And bid them stand; surely they are to be questioned,
And stop them, for they must be questioned.
And detain them, for they will be questioned. "
and halt them [there]!" [And then, ] behold, they shall be asked,
And detain them, for they must be questioned."
And let them stand and be questioned:
Stop them, and ask them:
And stop them; indeed, they are to be questioned. "
“But stop them — they are to be questioned:
Halt them! For, they must be questioned.
"But stop them, verily, they must be asked:
and stop them (for a while,) for they are to be asked some questions."
And let them stand and be questioned: