Diyanet İşleri
Sonra biz, diğerlerini suda boğduk.
Sâffât suresi
Sâffât suresi, 82. ayet. ثُمَّ أَغْرَقْنَا ٱلْـَٔاخَرِينَ
ŝümme agraḳne-l'âḫarîn.
Sonra biz, diğerlerini suda boğduk.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Nûh Sâffât 75–82 3
Alemler içinde Nuh'a selam olsun!
İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
Çünkü o, bizim mü'min kullarımızdandı.
Sonra biz, diğerlerini suda boğduk.
Şüphesiz İbrahim de O'nun taraftarlarından idi.
Hani o, Rabbine temiz bir kalple gelmişti.
Hani babasına ve kavmine şöyle demişti: "Siz neye tapıyorsunuz?"
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 75–82. ayetler için yazılmıştır.
75-82. Yüce Allah, kulu ve rasûlü, rasûllerin ilki Nuh aleyhisselam’ın haberini vermektedir. O, kavmini uzunca bir süre Allah’ın yoluna davet ettiği halde bu daveti, kendisinden kaçıp uzaklaşmalarından başka bir şeylerini artırmadı. O da Rabbine dua ederek şöyle yalvardı: “Rabbim, yeryüzünde kâfirlerden dönüp dolaşan tek bir kimse bırakma!” (Nuh, 71/26)
Yüce Allah da onun duasını kabul etti ve bu kabulden ötürü de zatını överek şöyle buyurdu: “Biz (duaya) ne güzel karşılık veririz!” Dua edenlerin duasını, onların yalvarıp yakarmalarını ne güzel işitiriz ve kabul ederiz!
Yüce Allah, duasını tıpkı istediği şekilde kabul etti. Kendisini ve aile halkını o büyük felaketten kurtardı, bütün kâfirleri de suda boğdu. Geride sadece onun soyundan gelenler kaldı. O nedenle bütün insanlar Nuh aleyhisselam’ın soyundandır.
Yüce Allah, ayrıca Kıyamete kadar devam edecek şekilde onun güzel bir surette övülmesini sağladı. Çünkü Nuh aleyhisselam Yüce Allah’a ihsan üzere ibadet etmiş, insanlara da ihsanda bulunmuş bir kimse idi. Yüce Allah’ın da ihsan sahiplerine uygulayageldiği kanunu şu şekildedir: İhsanlarına uygun olarak onların övgüsünü yaymak.
Yüce Allah’ın: “Gerçekten o, Bizim mü’min kullarımızdandır” buyruğu şunu göstermektedir: İman, kulların ulaşabildiği en yüksek mertebedir ve o, dinin bütün şer’î hükümlerini, itikadî esaslarını ve fer’î meselelerini tamamı ile kapsamaktadır. Çünkü Yüce Allah, yarattıklarının en üstün olanlarını iman ile övmüştür.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sonra biz diğer geri kalanları üzerlerine gönderdiğimiz büyük tufanda boğduk. Onlardan hiçbir kimse kalmadı.
Aynı kök: غرق (23 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Nûh
Derken kavmi onu yalanladı. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Çünkü onlar…
Aynı kök: غرق (23 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Nûh
"Gözetimimiz altında ve vahyimize göre gemiyi yap. Zulmedenler hakkında bana bir şey söyleme. Çünkü onlar suda boğulacaklardır."
Aynı kök: غرق (23 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Nûh
O, "Ben, kendimi sudan koruyacak bir dağa sığınacağım" dedi. Nuh, "Bugün Allah'ın rahmet ettikleri hariç, O'nun azabından korunacak hiç kimse yoktur"…
Aynı kıssa: Hz. Nûh
Andolsun, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Şüphesiz…
Aynı kıssa: Hz. Nûh
Kavminin ileri gelenleri, "Biz seni açıkça bir sapıklık içinde görüyoruz" dediler.
Aynı kıssa: Hz. Nûh
(Nuh onlara) şöyle dedi: "Ey kavmim! Bende herhangi bir sapıklık yok. Aksine ben, alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim."
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sonra diğerlerini (suda) boğmuştuk.
nihayet (inkarda direnen) diğerlerini boğulmaya terk ettik.
(böylece o'nu ve kendisini izleyenleri kurtardık) ve sonra ötekileri suda boğduk.
Sonra diğerlerini (şirk ehlini) suda boğduk.
Sonra diğerlerini suda boğduk.
Nihayet ötekileri (inanmayanları) suda boğduk.
Sonra, diğerlerini boğduk.
Sonra diğerlerini suda boğduk.
Sonra diğerlerini boğduk.
Sonra diğerlerini boğduk.
Sonra da diğerlerini suda boğduk.
Sonra da diğerlerini suya boğduk
Sonra diğerlerini boğduk.
Sonra diğerlerini boğduk.
Sonra diğerlerini boğduk.
Sonra diğerlerini suda boğduk.
Nihayet ötekilerini (suda) boğduk.
Sonra diğerlerini suda boğduk.
(75-82) Kesin olan şu ki, Nuh bize seslendi / nida etti; ne de güzel tepki vereniz / icabet edeniz, Onu ve yakın çevresini/ehlini kocaman bir sıkıntıdan / badireden / kerbten kurtardık, Onun soyunu / zürriyetini geriye kalanlar / baki olanlar yaptık, Onu gelen diğerlerine bıraktık, Nuh’a alemlerde selam olsun, işte biz güzel davrananlara / ihsanda bulunanlara böyle karşılık veririz, kesinlikle O, iman eden kullarımızdandı, sonra diğerlerini de boğduk.
Sonra ötekilerini suda boğduk.
Sonra ötekilerini suda boğduk.
Sonra diğerlerinin hepsini boğduk dipnot 1 .
Sonra öbürlerini suda boğduk.
Diğerlerini ise suda boğmuştuk.
Diğerlerini ise suda boğmuştuk.
Sonra ötekileri boğuverdik.
And We drowned the others who were at variance with Our system of faith and worship.
We drowned the rest.
Then the rest we overwhelmed in the Flood.
Thereafter We caused the others to be drowned.
Then We drowned the rest.
Then We drowned the others (disbelievers and polytheists).
Then We drowned the others.
And (whereas We saved him and his people) We drowned the rest.
Then afterwards We drowned the rest.
As to the wicked of Noah’s nation, I drowned them all.
Then we drowned the others.
Then We drowned the others.
Afterwards We drowned the others.
Then did We drown the others
Thereafter We drowned the others.
Then We did drown the others.
Afterwards We drowned the others.
[and so We saved him and those who followed him] and then We caused the others to drown.
Then We drowned the others.
Then We drowned the others.
We drowned all the others.
Then We drowned the disbelievers.
Then drowned We the others.
And We caused the others to drown.
Then We drowned the others (in the Flood).
Then, we drowned others.
Then We drowned the others.