Diyanet İşleri
Şüphesiz İlyas da peygamberlerden idi.
Sâffât suresi · 123–132. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Sâffât suresi, 123. ayet. وَإِنَّ إِلْيَاسَ لَمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ
Şüphesiz İlyas da peygamberlerden idi.
Şüphesiz ki İlyas dipnot 1 da elçilerdendi.
Şüphe yok ki İlyas da elçilerden biriydi.
Kuşkusuz, İlyas (da) elçilerimizden biriydi
Muhakkak ki İlyas da irsal olunanlardandı.
Gerçekten İlyas da, gönderilmiş (peygamber)lerdendi.
İlyas da şüphe yok ki, peygamberlerdendi.
Kuşkusuz, İlyas da gönderilenler arasındaydı.
Şüphesiz, İlyas da peygamberlerdendir.
İlyas elçilerden biriydi.
İlyas elçilerden biriydi.
Şüphesiz İlyas da gönderilen peygamberlerdendir.
Şübhesiz İlyas da mürselinden
İlyas da kesinlikle gönderilenlerdendir.
İlyas da kesinlikle gönderilenlerdendir.
İlyas da kesinlikle gönderilenlerdendir.
Gerçekten İlyas da gönderilmiş (peygamber)lerdendi.
İlyas da, şübhe yok ki, gönderilmiş peygamberlerdendi.
Muhakkak ki İlyas da peygamberlerdendi.
(114-148) Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya ve Harun’a güzel davrandık / ihsan da bulunduk , İkisini de boylarını / kavimlerini de kurtardık, onlara yardım ettik , yenenler oldular / galip gelenler oldular , O ikisine de açık ve net bir kitap verdik , her ikisini de doğru yola / istikameti olan yola ilettik, her ikisini de gelen diğerlerine bıraktık /terk ettik, Musa ve Harun’a selam olsun, işte, güzel davrananları böyle karşılıklandırırız , her ikisi de kesinlikle iman eden kullarımızdandı. İlyas’ta Gönderilenlerdendi, boyuna / kavmine dedi ki, sakınmaz mısınız? Baal’e mi ibadet ediyorsunuz? Sizi daha güzel yaratanı bırakıyor musunuz? Allah, sizin de evvel ki babalarınızın da Rabbidir. (İlyas, Süleyman’dan sonra ki Resulullahlardandır. Aramice bir kelimedir. Arapça değildir. Kavmi Kral Ahab zamanında arazi zulmü görmüştür. M.Ö.9.yy. da Kuzey İsrail Krallığına gönderilmiştir. Elişa da den ilir.) Onun dediklerini yapmadılar / Onu yalanladılar, zaten de Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç onlar da buna hazırdılar. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik , İlyas’a selam olsun, kesinlikle biz güzel davrananları böyle karşılıklandırırız. O, kesinlikle iman eden kullarımızdandı. Lut’ ta gönderilenlerdi, bir vakit Onu ve yakın çevresini / ehlini, azapta kalan bir yaşlı kadın hariç hepsini kurtarmıştık, sonra diğerlerini de yok ettik / demmer ettik , sizler de oralarda gezinip sabahl ıyorsunuz ve geceliyorsunuz , hâlâ akletmiyor musunuz? (Bu verilerle bağ kuramıyor musunuz?) Yunus da gönderilenlerdendi , bir vakit ağzına kadar dolu / yükü çok bir gemiye binerek kaçtı, (Ebeqa: efendisinden kaçan köle) kura da onu seçtiler, kura da kaybedenlerden oldu (kim denize atılacak kurası), büyük bir balık onu yuttu, o da kendini kınıyordu , eğer ki üstün edenlerden olmasaydı / tesbih edenlerden olmasaydı, onun karnında tekrar diriliş gününe kadar kalacaktı , Onu bitkin bir halde ıssız bir sahile attık , üzerinde de kabağa benzer bir bitki yeşerttik, Onu yüz binlercesine hatta daha fazlasına elçi gönderdik, iman ettiler, belli bir vakte kadar da onları geçindirdik / metalandırdık.
Muhakkak İlyas da gönderilmiş rasullerdendi.
İlyas da elçilerdendi.
Şüphesiz İlyas da elçi olarak gönderilenlerdendi dipnot 1 .
İlyas da elçilerimizden biriydi.
İlyas da peygamberlerden idi.
İlyas da peygamberlerden idi.
İlyas da elbette ki peygamberlerdendi.
Sâffât suresi, 124. ayet. إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِۦٓ أَلَا تَتَّقُونَ
Hani kavmine şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
Hani kavmine "(Allah'a karşı) takvâlı (duyarlı) olmuyor musunuz?
Hani kavmine demişti ki: "Ne o, sorumluluğunuzu idrak etmemekte direnecek misiniz?
ve kavmine şöyle seslenmişti: "Allah'a karşı sorumluluğunuzu idrak etmez misiniz?
Hani halkına: "Korunmaz mısınız?" dedi.
Hani kendi kavmine demişti ki: "Siz korkup sakınmaz mısınız?"
(İlyas) milletine: (Allah'a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?
Toplumuna, şöyle demişti: "Sorumluluk bilincine erişmeyecek misiniz?"
Bir zamanlar toplumuna şöyle demişti: "Sakınmıyor musunuz?"
Halkına, "Erdemli olmayacak mısınız?" dedi.
Halkına, 'Erdemli olmayacak mısınız?' dedi.
Kavmine şöyle demişti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız?
Zira kavmine demişti: siz Allahdan korkmaz mısınız?
Hani o, halkına: "Siz, takva dipnot 1 sahibi olmayacak mısınız?" demişti.
Hani o, halkına: "Siz, takva dipnot 1 sahibi olmayacak mısınız?" demişti.
Hani o, halkına: "Siz, takva sahibi olmayacak mısınız?" demişti.
Hani kendi kavmine demişti ki: "Siz korkup sakınmaz mısınız?"
O vakit kavmine (şöyle) demişdi: "Siz (Allahdan) korkmaz mısınız"?
Hani kavmine demişti ki: Siz, hiç korkmaz mısınız?
(114-148) Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya ve Harun’a güzel davrandık / ihsan da bulunduk , İkisini de boylarını / kavimlerini de kurtardık, onlara yardım ettik , yenenler oldular / galip gelenler oldular , O ikisine de açık ve net bir kitap verdik , her ikisini de doğru yola / istikameti olan yola ilettik, her ikisini de gelen diğerlerine bıraktık /terk ettik, Musa ve Harun’a selam olsun, işte, güzel davrananları böyle karşılıklandırırız , her ikisi de kesinlikle iman eden kullarımızdandı. İlyas’ta Gönderilenlerdendi, boyuna / kavmine dedi ki, sakınmaz mısınız? Baal’e mi ibadet ediyorsunuz? Sizi daha güzel yaratanı bırakıyor musunuz? Allah, sizin de evvel ki babalarınızın da Rabbidir. (İlyas, Süleyman’dan sonra ki Resulullahlardandır. Aramice bir kelimedir. Arapça değildir. Kavmi Kral Ahab zamanında arazi zulmü görmüştür. M.Ö.9.yy. da Kuzey İsrail Krallığına gönderilmiştir. Elişa da den ilir.) Onun dediklerini yapmadılar / Onu yalanladılar, zaten de Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç onlar da buna hazırdılar. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik , İlyas’a selam olsun, kesinlikle biz güzel davrananları böyle karşılıklandırırız. O, kesinlikle iman eden kullarımızdandı. Lut’ ta gönderilenlerdi, bir vakit Onu ve yakın çevresini / ehlini, azapta kalan bir yaşlı kadın hariç hepsini kurtarmıştık, sonra diğerlerini de yok ettik / demmer ettik , sizler de oralarda gezinip sabahl ıyorsunuz ve geceliyorsunuz , hâlâ akletmiyor musunuz? (Bu verilerle bağ kuramıyor musunuz?) Yunus da gönderilenlerdendi , bir vakit ağzına kadar dolu / yükü çok bir gemiye binerek kaçtı, (Ebeqa: efendisinden kaçan köle) kura da onu seçtiler, kura da kaybedenlerden oldu (kim denize atılacak kurası), büyük bir balık onu yuttu, o da kendini kınıyordu , eğer ki üstün edenlerden olmasaydı / tesbih edenlerden olmasaydı, onun karnında tekrar diriliş gününe kadar kalacaktı , Onu bitkin bir halde ıssız bir sahile attık , üzerinde de kabağa benzer bir bitki yeşerttik, Onu yüz binlercesine hatta daha fazlasına elçi gönderdik, iman ettiler, belli bir vakte kadar da onları geçindirdik / metalandırdık.
Halkına şöyle demişti: “Siz korkup sakınmaz mısınız?”
Kavmine demişti ki: "(Allah'ın azabından) Korunmaz mısınız?"
Bir gün halkına şöyle dedi: "Siz yanlışlardan sakınmaz mısınız? dipnot 1
Bir gün halkına şöyle dedi; "Siz hiç çekinmez misiniz?"
Halkına şöyle demişti: Sakınmıyor musunuz?
Halkına şöyle demişti: -Kokmuyor musunuz?
O da toplumuna şöyle demişti: "Hala korkup sakınmıyor musunuz?"
Sâffât suresi, 125. ayet. أَتَدْعُونَ بَعْلًا وَتَذَرُونَ أَحْسَنَ ٱلْخَٰلِقِينَ
(125-126) "Yaratıcıların en güzelini, sizin ve geçmiş atalarınızın Rabbi olan Allah'ı bırakarak "Ba'l'e mi tapıyorsunuz?"
(125, 126) Yaratanların en iyisini yani sizin de Rabbiniz, atalarınızın da Rabbi olan Allah'ı bırakıp da Ba‘l'e dipnot 1 mi yalvarıyorsunuz?" demişti.
Ba'le yalvarıp yakararak, Sanatkarların Mükemmelini göz ardı edeceksiniz, öyle mi;
Ba'l'e yalvarıp sanatkarların en güzelini, (Allah'ı) bırakır mısınız,
"Ba'l'e (dört yüzü olan altından heykel) tapınıp ve yaratanların en güzelini mi (Ahsen-ül Halikin) bırakıyorsunuz?"
"Siz Ba'le tapıp da yaratıcıların en güzeli (olan Allah'ı) mı bırakıyorsunuz?"
Yaratanların en iyisi olan, Rabbi olan Allah'ı bırakıp da Ba'l'e mi taparsınız? demişti.
"Yaratıcıların En Güzelini bırakıp, Ba'l'e yakarışlarda bulunuyorsunuz; öyle mi?" dipnot 379
Eski Ahit · 1. Krallar 18:21
İlyas halka doğru ilerleyip, “Daha ne zamana kadar böyle iki taraf arasında dalgalanacaksınız?” dedi, “Eğer RAB Tanrıysa, onu izleyin; yok eğer Baal Tanrıysa, onun ardınca gidin.” Halk İlyasa hiç… Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. Alıntı 200 karakterde kesilmiştir. tam metin
"Ba'l adlı puta tapıyorsunuz da, en güzel yaratıcıyı terk mi ediyorsunuz?"
En güzel Yaratanı bırakıp ErkekTanrı'ya mı hizmet edersiniz? dipnot 1
En güzel Yaratanı bırakıp Ba'le mi taparsınız?
O en güzel yaratanı bırakıp da Ba'le mi yalvarıyorsunuz?
Bir ba'le mi yalvarıyorsunuz bırakıb da o ahsenülhalikini
"Yaratanların en iyisini bırakıp da Ba'le dipnot 1 mi yöneliyorsunuz?"
"Yaratanların en iyisini bırakıp da Ba'le dipnot 1 mi yöneliyorsunuz?"
Yaratanların en iyisini bırakıp da Ba'le dipnot 1 mi yöneliyorsunuz?
"Siz Ba'l'e tapıp da yaratıcıların en güzeli (olan Tanrı'yı) mı bırakıyorsunuz?"
(125-126) "O en güzel Yaradanı, sizin de, evvelki atalarınızın da Rabbi olan Allahı bırakıb da "Ba'l" e mi tapıyorsunuz"?
Yaratıcıların en güzelini bırakıp da Ba'l'e mi taparsınız?
(114-148) Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya ve Harun’a güzel davrandık / ihsan da bulunduk , İkisini de boylarını / kavimlerini de kurtardık, onlara yardım ettik , yenenler oldular / galip gelenler oldular , O ikisine de açık ve net bir kitap verdik , her ikisini de doğru yola / istikameti olan yola ilettik, her ikisini de gelen diğerlerine bıraktık /terk ettik, Musa ve Harun’a selam olsun, işte, güzel davrananları böyle karşılıklandırırız , her ikisi de kesinlikle iman eden kullarımızdandı. İlyas’ta Gönderilenlerdendi, boyuna / kavmine dedi ki, sakınmaz mısınız? Baal’e mi ibadet ediyorsunuz? Sizi daha güzel yaratanı bırakıyor musunuz? Allah, sizin de evvel ki babalarınızın da Rabbidir. (İlyas, Süleyman’dan sonra ki Resulullahlardandır. Aramice bir kelimedir. Arapça değildir. Kavmi Kral Ahab zamanında arazi zulmü görmüştür. M.Ö.9.yy. da Kuzey İsrail Krallığına gönderilmiştir. Elişa da den ilir.) Onun dediklerini yapmadılar / Onu yalanladılar, zaten de Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç onlar da buna hazırdılar. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik , İlyas’a selam olsun, kesinlikle biz güzel davrananları böyle karşılıklandırırız. O, kesinlikle iman eden kullarımızdandı. Lut’ ta gönderilenlerdi, bir vakit Onu ve yakın çevresini / ehlini, azapta kalan bir yaşlı kadın hariç hepsini kurtarmıştık, sonra diğerlerini de yok ettik / demmer ettik , sizler de oralarda gezinip sabahl ıyorsunuz ve geceliyorsunuz , hâlâ akletmiyor musunuz? (Bu verilerle bağ kuramıyor musunuz?) Yunus da gönderilenlerdendi , bir vakit ağzına kadar dolu / yükü çok bir gemiye binerek kaçtı, (Ebeqa: efendisinden kaçan köle) kura da onu seçtiler, kura da kaybedenlerden oldu (kim denize atılacak kurası), büyük bir balık onu yuttu, o da kendini kınıyordu , eğer ki üstün edenlerden olmasaydı / tesbih edenlerden olmasaydı, onun karnında tekrar diriliş gününe kadar kalacaktı , Onu bitkin bir halde ıssız bir sahile attık , üzerinde de kabağa benzer bir bitki yeşerttik, Onu yüz binlercesine hatta daha fazlasına elçi gönderdik, iman ettiler, belli bir vakte kadar da onları geçindirdik / metalandırdık.
"Yaratıcıların en iyisini bırakıp Ba’l (adlı puta) mi ibadet ediyorsunuz?"
"Ba'l'e yalvarıyorsunuz da, bırakıyor musunuz, yaratıcıların en güzelini?"
Ba'l putuna dipnot 1 dua edip de yaratanların en güzelini bırakıyor musunuz?
Eski Ahit · Hakimler 2:1
RABbin meleği Gilgaldan Bokime gitti ve İsraillilere şöyle dedi: “Sizi Mısırdan çıkarıp atalarınıza söz verdiğim toprağa getirdim. ‹Sizinle yaptığım antlaşmayı hiçbir zaman bozmayacağım› dedim. Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
Eski Ahit · 1. Krallar 18:1
Uzun bir süre sonra kuraklığın üçüncü yılında RAB İlyasa, “Git, Ahavın huzuruna çık” dedi, “Toprağı yağmursuz bırakmayacağım.” Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
Eski Ahit · 2. Krallar 1:1
İsrail Kralı Ahavın ölümünden sonra Moavlılar İsraile karşı ayaklandı. Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
Eski Ahit · Hoşea 9:10
“İsrail çölde 2 Bir salkım üzüm gibi geldi bana, 2 Atalarıysa incir ağacının ilk ürünü gibi. 2 Ama Baal-Peora geldiklerinde 2 Utanç dolu puta adadılar kendilerini, 2 Sevdikleri şey kadar iğrenç… Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. Alıntı 200 karakterde kesilmiştir. tam metin
Eski Ahit · 1. Krallar 18:1
Uzun bir süre sonra kuraklığın üçüncü yılında RAB İlyasa, “Git, Ahavın huzuruna çık” dedi, “Toprağı yağmursuz bırakmayacağım.” Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
Yaratanların en güzelini bırakıp da yardımı Ba'l'dan mı istiyorsunuz?
Yaratıcıların en iyisini bırakıp Ba’l (adlı puta) mi dua ediyorsunuz?
Yaratıcıların en iyisini bırakıp Ba'l'e mi yalvarıyorsunuz?
"Bal'e yalvarıp yakarıyor, yaratıcıların en güzelini bırakıyor musunuz?"
Sâffât suresi, 126. ayet. ٱللَّهَ رَبَّكُمْ وَرَبَّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ
(125-126) "Yaratıcıların en güzelini, sizin ve geçmiş atalarınızın Rabbi olan Allah'ı bırakarak "Ba'l'e mi tapıyorsunuz?"
(125, 126) Yaratanların en iyisini yani sizin de Rabbiniz, atalarınızın da Rabbi olan Allah'ı bırakıp da Ba‘l'e dipnot 1 mi yalvarıyorsunuz?" demişti.
Allah'ı, hem sizin hem de önden giden atalarınızın Rabbi olanı?
Allah'ı, sizin ve evvelki atalarınızın Rabbini?"
"Rabbiniz Allah, önceki atalarınızın da Rabbi'dir!"
"Allah ki, sizin de Rabbiniz, önceki atalarınızın da Rabbidir."
Sizin de Rabbiniz, sizden önce gelen atalarınızın da.
"Allah, hem sizin Efendiniz hem de önceki atalarınızın Efendisidir!"
"Sizin ve atalarınızın Rabbi olan Allah'ı bırakıyorsunuz öyle mi?"
ALLAH sizin ve geçmişteki atalarınızın Efendisidir.
ALLAH sizin ve geçmişteki atalarınızın Rabbidir.
Rabbiniz ve önceki atalarınızın Rabbi olan Allah'ı" demişti.
O rabbınız ve evvelki atalarınızın da rabbı olan Allahı?
"Allah, sizin ve atalarınızın Rabb'idir."
"Allah, sizin ve atalarınızın Rabb'idir."
Allah, sizin ve atalarınızın Rabb'idir.
"Tanrı ki, sizin de rabbiniz, önceki atalarınızın da rabbidir."
(125-126) "O en güzel Yaradanı, sizin de, evvelki atalarınızın da Rabbi olan Allahı bırakıb da "Ba'l" e mi tapıyorsunuz"?
Sizin de Rabbınız, önceki babalarınızın da Rabbı olan Allah'ı.
(114-148) Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya ve Harun’a güzel davrandık / ihsan da bulunduk , İkisini de boylarını / kavimlerini de kurtardık, onlara yardım ettik , yenenler oldular / galip gelenler oldular , O ikisine de açık ve net bir kitap verdik , her ikisini de doğru yola / istikameti olan yola ilettik, her ikisini de gelen diğerlerine bıraktık /terk ettik, Musa ve Harun’a selam olsun, işte, güzel davrananları böyle karşılıklandırırız , her ikisi de kesinlikle iman eden kullarımızdandı. İlyas’ta Gönderilenlerdendi, boyuna / kavmine dedi ki, sakınmaz mısınız? Baal’e mi ibadet ediyorsunuz? Sizi daha güzel yaratanı bırakıyor musunuz? Allah, sizin de evvel ki babalarınızın da Rabbidir. (İlyas, Süleyman’dan sonra ki Resulullahlardandır. Aramice bir kelimedir. Arapça değildir. Kavmi Kral Ahab zamanında arazi zulmü görmüştür. M.Ö.9.yy. da Kuzey İsrail Krallığına gönderilmiştir. Elişa da den ilir.) Onun dediklerini yapmadılar / Onu yalanladılar, zaten de Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç onlar da buna hazırdılar. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik , İlyas’a selam olsun, kesinlikle biz güzel davrananları böyle karşılıklandırırız. O, kesinlikle iman eden kullarımızdandı. Lut’ ta gönderilenlerdi, bir vakit Onu ve yakın çevresini / ehlini, azapta kalan bir yaşlı kadın hariç hepsini kurtarmıştık, sonra diğerlerini de yok ettik / demmer ettik , sizler de oralarda gezinip sabahl ıyorsunuz ve geceliyorsunuz , hâlâ akletmiyor musunuz? (Bu verilerle bağ kuramıyor musunuz?) Yunus da gönderilenlerdendi , bir vakit ağzına kadar dolu / yükü çok bir gemiye binerek kaçtı, (Ebeqa: efendisinden kaçan köle) kura da onu seçtiler, kura da kaybedenlerden oldu (kim denize atılacak kurası), büyük bir balık onu yuttu, o da kendini kınıyordu , eğer ki üstün edenlerden olmasaydı / tesbih edenlerden olmasaydı, onun karnında tekrar diriliş gününe kadar kalacaktı , Onu bitkin bir halde ıssız bir sahile attık , üzerinde de kabağa benzer bir bitki yeşerttik, Onu yüz binlercesine hatta daha fazlasına elçi gönderdik, iman ettiler, belli bir vakte kadar da onları geçindirdik / metalandırdık.
Sizin Rabbiniz de, geçmiş atalarınızın da Rabbi Allah'tır.
"Sizin Rabbiniz ve önceki atalarınızın Rabbi olan Allah'ı?"
Hem sizin Rabbiniz hem de önceki atalarınızın Rabbi olan Allah'ı! dipnot 1 "
Allah sizin Rabbinizdir; geçmiş büyüklerinizin de Rabbi'dir."
Sizin Rabbinizin de, daha önceki atalarınızın Rabbi de Allah’tır.
Sizin Rabbiniz de, daha önceki atalarınızın Rabbi de Allah'tır.
"Sizin de Rabbiniz, önceki atalarınızın da Rabbi olan Allah'ı terk mi ediyorsunuz?"
Sâffât suresi, 127. ayet. فَكَذَّبُوهُ فَإِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَ
Onu yalanladılar. Bu sebeple onlar (cehenneme) götürüleceklerdir.
(Kavmi) onu (İlyas'ı) yalanlamıştı. Şüphesiz ki onlar (cehennemde) hazır kılınacaklardır.
Derken onu da yalanladılar; bu yüzden onlar elbette yargılanacaklar.
Fakat onlar (İlyas'ı) yalanladılar: bu nedenle (Hesap Günü) kesinlikle yargılanacaklardır,
Onu (İlyas'ı) yalanladılar! Muhakkak ki onlar zorunlu huzura çıktılar!
Fakat onu yalanladılar; bundan dolayı gerçekten onlar, (azab için getirilip) hazır bulundurulacak olanlardır.
Bunun üzerine İlyas'ı yalanladılar. Onun için (cehenneme) götürüleceklerdir.
Yine de yalanladılar. Kuşkusuz, sonunda kesinlikle yargılanacaklar.
Onu yalanladılar. Onlar bu sebeple sonunda cehenneme atılacaklardır.
Onu yalanladılar; onlar hesaba çekileceklerdir.
Onu yalanladılar; onlar hesaba çekileceklerdir.
O zaman onu yalanladılar. Şüphesiz ki onlar da (cehenneme atılmak üzere) hazır bulunduruldular.
O vakıt onu tekzib ettiler, şübhesiz ki onlar da ıhzar edildiler
Ancak onu yalanladılar. Kuşkusuz onlar hazır bulundurulacak olanlardır. dipnot 1
Ancak onu yalanladılar. Kuşkusuz onlar hazır bulundurulacak olanlardır. dipnot 1
Ancak onu yalanladılar. Kuşkusuz onlar hazır bulundurulacak olanlardır. dipnot 1
Fakat onu yalanladılar; bundan dolayı gerçekten onlar, (azab için getirilip) hazır bulundurulacak olanlardır.
Fakat bunlar onu tekzib etdiler. Şübhesiz bunlar da elbette (cehenneme) ihzaaren getirilenlerdir.
Fakat bunlar, onu yalanlamışlardı. Muhakkak ki onlar da cehenneme götürüleceklerdir.
(114-148) Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya ve Harun’a güzel davrandık / ihsan da bulunduk , İkisini de boylarını / kavimlerini de kurtardık, onlara yardım ettik , yenenler oldular / galip gelenler oldular , O ikisine de açık ve net bir kitap verdik , her ikisini de doğru yola / istikameti olan yola ilettik, her ikisini de gelen diğerlerine bıraktık /terk ettik, Musa ve Harun’a selam olsun, işte, güzel davrananları böyle karşılıklandırırız , her ikisi de kesinlikle iman eden kullarımızdandı. İlyas’ta Gönderilenlerdendi, boyuna / kavmine dedi ki, sakınmaz mısınız? Baal’e mi ibadet ediyorsunuz? Sizi daha güzel yaratanı bırakıyor musunuz? Allah, sizin de evvel ki babalarınızın da Rabbidir. (İlyas, Süleyman’dan sonra ki Resulullahlardandır. Aramice bir kelimedir. Arapça değildir. Kavmi Kral Ahab zamanında arazi zulmü görmüştür. M.Ö.9.yy. da Kuzey İsrail Krallığına gönderilmiştir. Elişa da den ilir.) Onun dediklerini yapmadılar / Onu yalanladılar, zaten de Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç onlar da buna hazırdılar. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik , İlyas’a selam olsun, kesinlikle biz güzel davrananları böyle karşılıklandırırız. O, kesinlikle iman eden kullarımızdandı. Lut’ ta gönderilenlerdi, bir vakit Onu ve yakın çevresini / ehlini, azapta kalan bir yaşlı kadın hariç hepsini kurtarmıştık, sonra diğerlerini de yok ettik / demmer ettik , sizler de oralarda gezinip sabahl ıyorsunuz ve geceliyorsunuz , hâlâ akletmiyor musunuz? (Bu verilerle bağ kuramıyor musunuz?) Yunus da gönderilenlerdendi , bir vakit ağzına kadar dolu / yükü çok bir gemiye binerek kaçtı, (Ebeqa: efendisinden kaçan köle) kura da onu seçtiler, kura da kaybedenlerden oldu (kim denize atılacak kurası), büyük bir balık onu yuttu, o da kendini kınıyordu , eğer ki üstün edenlerden olmasaydı / tesbih edenlerden olmasaydı, onun karnında tekrar diriliş gününe kadar kalacaktı , Onu bitkin bir halde ıssız bir sahile attık , üzerinde de kabağa benzer bir bitki yeşerttik, Onu yüz binlercesine hatta daha fazlasına elçi gönderdik, iman ettiler, belli bir vakte kadar da onları geçindirdik / metalandırdık.
Onu yalanladılar, bundan dolayı gerçekten onlar, (azap için getirilip) hazır bulundurulacak olanlardır.
Onu yalanladılar, bundan dolayı onlar (azaba) getirileceklerdir.
Ama onu yalancı saydılar. Şüphesiz onlar (cehenneme) atılacaklardır dipnot 1 .
Hemen onu yalancı saydılar; nasıl olsa onlar da yargı önüne çıkarılacaklardır.
Onu yalanladılar, bundan dolayı gerçekten onlar, (azap için getirilip) hazır bulundurulacak olanlardır.
Onu yalanladılar, bu yüzden onlar, azaba hazır olmuşlardır.
Sonunda onu yalanladılar. Bu yüzden onlar mutlaka huzura getirileceklerdir.
Sâffât suresi, 128. ayet. إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ
Ancak Allah'ın ihlaslı kulları başka.
Allah'ın samimi kulları hariç.
Ancak, Allah'ın inancını saf ve temiz tutma çabasını desteklediği samimi kullar hariç.
yalnız Allah'ın halis kulları hariç;
Sadece Allah'ın ihlasa (samimiyete, saflığa) erdirilmiş kulları müstesna.
Ancak, muhlis olan kullar başka.
Allah'ın ihlâslı kulları müstesna; onların hepsi
Allah'ın içten kulları böyle değildir.
Ancak Allah'ın samimi kulları hariç.
Kendilerini sadece ALLAH'a adayan kulları hariç.
Kendilerini sadece ALLAH'a adayan kulları hariç.
Allah'ın ihlaslı kulları müstesna.
Müstesna Allahın ıhlaslı kulları
Allah'ın muhles dipnot 1 kulları hariç.
Allah'ın muhles kulları hariç.
Allah'ın muhles dipnot 1 kulları hariç.
Ancak, muhlis olan kullar başka.
Allahın ihlasa erdirilmiş kulları (bunlardan) müstesna.
Yalnız Allah'ın ihlasa erdirilmiş kulları müstesna.
(114-148) Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya ve Harun’a güzel davrandık / ihsan da bulunduk , İkisini de boylarını / kavimlerini de kurtardık, onlara yardım ettik , yenenler oldular / galip gelenler oldular , O ikisine de açık ve net bir kitap verdik , her ikisini de doğru yola / istikameti olan yola ilettik, her ikisini de gelen diğerlerine bıraktık /terk ettik, Musa ve Harun’a selam olsun, işte, güzel davrananları böyle karşılıklandırırız , her ikisi de kesinlikle iman eden kullarımızdandı. İlyas’ta Gönderilenlerdendi, boyuna / kavmine dedi ki, sakınmaz mısınız? Baal’e mi ibadet ediyorsunuz? Sizi daha güzel yaratanı bırakıyor musunuz? Allah, sizin de evvel ki babalarınızın da Rabbidir. (İlyas, Süleyman’dan sonra ki Resulullahlardandır. Aramice bir kelimedir. Arapça değildir. Kavmi Kral Ahab zamanında arazi zulmü görmüştür. M.Ö.9.yy. da Kuzey İsrail Krallığına gönderilmiştir. Elişa da den ilir.) Onun dediklerini yapmadılar / Onu yalanladılar, zaten de Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç onlar da buna hazırdılar. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik , İlyas’a selam olsun, kesinlikle biz güzel davrananları böyle karşılıklandırırız. O, kesinlikle iman eden kullarımızdandı. Lut’ ta gönderilenlerdi, bir vakit Onu ve yakın çevresini / ehlini, azapta kalan bir yaşlı kadın hariç hepsini kurtarmıştık, sonra diğerlerini de yok ettik / demmer ettik , sizler de oralarda gezinip sabahl ıyorsunuz ve geceliyorsunuz , hâlâ akletmiyor musunuz? (Bu verilerle bağ kuramıyor musunuz?) Yunus da gönderilenlerdendi , bir vakit ağzına kadar dolu / yükü çok bir gemiye binerek kaçtı, (Ebeqa: efendisinden kaçan köle) kura da onu seçtiler, kura da kaybedenlerden oldu (kim denize atılacak kurası), büyük bir balık onu yuttu, o da kendini kınıyordu , eğer ki üstün edenlerden olmasaydı / tesbih edenlerden olmasaydı, onun karnında tekrar diriliş gününe kadar kalacaktı , Onu bitkin bir halde ıssız bir sahile attık , üzerinde de kabağa benzer bir bitki yeşerttik, Onu yüz binlercesine hatta daha fazlasına elçi gönderdik, iman ettiler, belli bir vakte kadar da onları geçindirdik / metalandırdık.
Allah’ın ihlaslı kulları müstesna.
Yalnız Allah'ın halis kulları azab dışındadırlar.
Samimiyeti Allah tarafından onaylanmış olan kulların dipnot 1 hali ise başkadır.
Allah'a yürekten bağlı kulların hali başka olur.
Allah’ın ihlaslı kulları başka.
Allah'ın arınmış kulları dışında.
Allah'ın samimi, seçkin kulları müstesna.
Sâffât suresi, 129. ayet. وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ
Sonradan gelenler içerisinde ona güzel bir ad bıraktık.
Sonrakiler arasında ona (iyi bir ün) bırakmıştık. dipnot 1
Ve geriden gelen herkesin zihninde ona ilişkin (örnek) bir hatıra bıraktık:
ve o'nun sonraki nesiller arasında yaşayıp anılmasını sağladık:
Sonrakiler içinde, Onun anılmasını sağladık.
Sonra gelenler arasında ona (hayırlı ve şerefli bir isim) bıraktık.
sonra gelenler içinde, kendisine bir ün bıraktık,
Ve sonrakiler arasında, Ona bıraktık.
Sonra gelenler içinde ona da iyi bir ün bıraktık.
Sonrakiler için onun tarihini koruduk.
Sonrakiler için onun tarihini koruduk.
O'na da sonrakiler içinde şunu bıraktık:
Ona da sonrakilerde şunu bıraktık
Gelecek nesiller arasında ona iyi bir ün bıraktık.
Gelecek nesiller arasında ona iyi bir ün bıraktık.
Gelecek nesiller arasında ona iyi bir ün bıraktık.
Sonra gelenler arasında ona (hayırlı ve şerefli bir isim) bıraktık.
Biz ona sonra gelen (peygamberler ve ümmet) ler içinde (iyi bir nam) bırakdık.
Sonrakiler arasında ona da bıraktık.
(114-148) Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya ve Harun’a güzel davrandık / ihsan da bulunduk , İkisini de boylarını / kavimlerini de kurtardık, onlara yardım ettik , yenenler oldular / galip gelenler oldular , O ikisine de açık ve net bir kitap verdik , her ikisini de doğru yola / istikameti olan yola ilettik, her ikisini de gelen diğerlerine bıraktık /terk ettik, Musa ve Harun’a selam olsun, işte, güzel davrananları böyle karşılıklandırırız , her ikisi de kesinlikle iman eden kullarımızdandı. İlyas’ta Gönderilenlerdendi, boyuna / kavmine dedi ki, sakınmaz mısınız? Baal’e mi ibadet ediyorsunuz? Sizi daha güzel yaratanı bırakıyor musunuz? Allah, sizin de evvel ki babalarınızın da Rabbidir. (İlyas, Süleyman’dan sonra ki Resulullahlardandır. Aramice bir kelimedir. Arapça değildir. Kavmi Kral Ahab zamanında arazi zulmü görmüştür. M.Ö.9.yy. da Kuzey İsrail Krallığına gönderilmiştir. Elişa da den ilir.) Onun dediklerini yapmadılar / Onu yalanladılar, zaten de Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç onlar da buna hazırdılar. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik , İlyas’a selam olsun, kesinlikle biz güzel davrananları böyle karşılıklandırırız. O, kesinlikle iman eden kullarımızdandı. Lut’ ta gönderilenlerdi, bir vakit Onu ve yakın çevresini / ehlini, azapta kalan bir yaşlı kadın hariç hepsini kurtarmıştık, sonra diğerlerini de yok ettik / demmer ettik , sizler de oralarda gezinip sabahl ıyorsunuz ve geceliyorsunuz , hâlâ akletmiyor musunuz? (Bu verilerle bağ kuramıyor musunuz?) Yunus da gönderilenlerdendi , bir vakit ağzına kadar dolu / yükü çok bir gemiye binerek kaçtı, (Ebeqa: efendisinden kaçan köle) kura da onu seçtiler, kura da kaybedenlerden oldu (kim denize atılacak kurası), büyük bir balık onu yuttu, o da kendini kınıyordu , eğer ki üstün edenlerden olmasaydı / tesbih edenlerden olmasaydı, onun karnında tekrar diriliş gününe kadar kalacaktı , Onu bitkin bir halde ıssız bir sahile attık , üzerinde de kabağa benzer bir bitki yeşerttik, Onu yüz binlercesine hatta daha fazlasına elçi gönderdik, iman ettiler, belli bir vakte kadar da onları geçindirdik / metalandırdık.
Sonradan gelenler arasında (güzel bir) nam bıraktık.
Biz, sonra gelenler arasında ona (İlyas'a da iyi bir ün) bıraktık:
İlyas'ın namını sonradan gelenler içinde sürdürdük.
Arkadan gelenlerce İlyas bu halleriyle anıldı.
Sonradan gelenler arasında (güzel bir) nam bıraktık.
(129-130) Ona, sonradan gelenler arasında: -İlyas'a selam! mirası bıraktık.
Sonrakiler içinde İlyas'ı hatırlatacak bir şey de bıraktık.
Sâffât suresi, 130. ayet. سَلَٰمٌ عَلَىٰٓ إِلْ يَاسِينَ
İlyas'a selam olsun.
İlyas'a selam olsun!
Selam olsun İlyas ve onun takipçilerine!
"İlyas'a ve o'nun yolundan gidenlere selam olsun!"
Selam olsun İlyasin yolundan gidenlere!
İlyas'a selam olsun.
«İlyas'a selâm!» dedik.
"İlyas'a selam olsun!"
İlyas'a da selam olsun.
İlyas ailesine selam olsun.
İlyasin'e salam olsun.
Selam İlyas'a!
Selam, ilyasine
İlyas'a selam olsun.
İlyas'a selam olsun.
İlyas'a selam olsun.
İlyas'a selam olsun.
(Bizden) selam İlyasa.
Selam olsun İlyas'a.
(114-148) Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya ve Harun’a güzel davrandık / ihsan da bulunduk , İkisini de boylarını / kavimlerini de kurtardık, onlara yardım ettik , yenenler oldular / galip gelenler oldular , O ikisine de açık ve net bir kitap verdik , her ikisini de doğru yola / istikameti olan yola ilettik, her ikisini de gelen diğerlerine bıraktık /terk ettik, Musa ve Harun’a selam olsun, işte, güzel davrananları böyle karşılıklandırırız , her ikisi de kesinlikle iman eden kullarımızdandı. İlyas’ta Gönderilenlerdendi, boyuna / kavmine dedi ki, sakınmaz mısınız? Baal’e mi ibadet ediyorsunuz? Sizi daha güzel yaratanı bırakıyor musunuz? Allah, sizin de evvel ki babalarınızın da Rabbidir. (İlyas, Süleyman’dan sonra ki Resulullahlardandır. Aramice bir kelimedir. Arapça değildir. Kavmi Kral Ahab zamanında arazi zulmü görmüştür. M.Ö.9.yy. da Kuzey İsrail Krallığına gönderilmiştir. Elişa da den ilir.) Onun dediklerini yapmadılar / Onu yalanladılar, zaten de Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç onlar da buna hazırdılar. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik , İlyas’a selam olsun, kesinlikle biz güzel davrananları böyle karşılıklandırırız. O, kesinlikle iman eden kullarımızdandı. Lut’ ta gönderilenlerdi, bir vakit Onu ve yakın çevresini / ehlini, azapta kalan bir yaşlı kadın hariç hepsini kurtarmıştık, sonra diğerlerini de yok ettik / demmer ettik , sizler de oralarda gezinip sabahl ıyorsunuz ve geceliyorsunuz , hâlâ akletmiyor musunuz? (Bu verilerle bağ kuramıyor musunuz?) Yunus da gönderilenlerdendi , bir vakit ağzına kadar dolu / yükü çok bir gemiye binerek kaçtı, (Ebeqa: efendisinden kaçan köle) kura da onu seçtiler, kura da kaybedenlerden oldu (kim denize atılacak kurası), büyük bir balık onu yuttu, o da kendini kınıyordu , eğer ki üstün edenlerden olmasaydı / tesbih edenlerden olmasaydı, onun karnında tekrar diriliş gününe kadar kalacaktı , Onu bitkin bir halde ıssız bir sahile attık , üzerinde de kabağa benzer bir bitki yeşerttik, Onu yüz binlercesine hatta daha fazlasına elçi gönderdik, iman ettiler, belli bir vakte kadar da onları geçindirdik / metalandırdık.
İlyas’a selam olsun!
"İlyas'a selam olsun."
Selam olsun İlyas'a! dipnot 1
İlyaslara selam olsun!
İlyas’a selam olsun!
(129-130) Ona, sonradan gelenler arasında: -İlyas'a selam! mirası bıraktık.
Selam olsun İlyas'a!
Sâffât suresi, 131. ayet. إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ
Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
Şüphesiz ki biz güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz.
İyileri Biz, işte böyle ödüllendiririz.
İyileri işte böyle ödüllendiririz,
Doğrusu biz, muhsinleri (Allah'a, görürcesine kulluk edenleri) böylece cezalandırırız.
Şüphesiz biz, ihsanda bulunanları böyle ödüllendiririz.
Şüphesiz biz, iyileri işte böyle mükâfatlandırırız.
Kuşkusuz, güzel davrananları, işte böyle ödüllendiririz.
Şüphesiz, iyi iş yapanları işte böyle ödüllendiririz.
İyi davrananları biz böyle ödüllendiririz.
İyi davrananları biz böyle ödüllendiririz.
İşte Biz güzel davrananları böyle mükafatlandırırız.
Biz böyle mükafat ederiz işte muhsinine
İşte Biz, iyilere böyle karşılık veririz.
İşte Biz, iyilere böyle karşılık veririz.
İşte Biz, iyileri böyle ödüllendiririz.
Şüphesiz biz, ihsanda bulunanları böyle ödüllendiririz.
Şübhe yok ki biz iyi hareket edenleri böyle mükafatlandırırız.
İşte Biz, ihsan edenleri böyle mükafatlandırırız.
(114-148) Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya ve Harun’a güzel davrandık / ihsan da bulunduk , İkisini de boylarını / kavimlerini de kurtardık, onlara yardım ettik , yenenler oldular / galip gelenler oldular , O ikisine de açık ve net bir kitap verdik , her ikisini de doğru yola / istikameti olan yola ilettik, her ikisini de gelen diğerlerine bıraktık /terk ettik, Musa ve Harun’a selam olsun, işte, güzel davrananları böyle karşılıklandırırız , her ikisi de kesinlikle iman eden kullarımızdandı. İlyas’ta Gönderilenlerdendi, boyuna / kavmine dedi ki, sakınmaz mısınız? Baal’e mi ibadet ediyorsunuz? Sizi daha güzel yaratanı bırakıyor musunuz? Allah, sizin de evvel ki babalarınızın da Rabbidir. (İlyas, Süleyman’dan sonra ki Resulullahlardandır. Aramice bir kelimedir. Arapça değildir. Kavmi Kral Ahab zamanında arazi zulmü görmüştür. M.Ö.9.yy. da Kuzey İsrail Krallığına gönderilmiştir. Elişa da den ilir.) Onun dediklerini yapmadılar / Onu yalanladılar, zaten de Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç onlar da buna hazırdılar. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik , İlyas’a selam olsun, kesinlikle biz güzel davrananları böyle karşılıklandırırız. O, kesinlikle iman eden kullarımızdandı. Lut’ ta gönderilenlerdi, bir vakit Onu ve yakın çevresini / ehlini, azapta kalan bir yaşlı kadın hariç hepsini kurtarmıştık, sonra diğerlerini de yok ettik / demmer ettik , sizler de oralarda gezinip sabahl ıyorsunuz ve geceliyorsunuz , hâlâ akletmiyor musunuz? (Bu verilerle bağ kuramıyor musunuz?) Yunus da gönderilenlerdendi , bir vakit ağzına kadar dolu / yükü çok bir gemiye binerek kaçtı, (Ebeqa: efendisinden kaçan köle) kura da onu seçtiler, kura da kaybedenlerden oldu (kim denize atılacak kurası), büyük bir balık onu yuttu, o da kendini kınıyordu , eğer ki üstün edenlerden olmasaydı / tesbih edenlerden olmasaydı, onun karnında tekrar diriliş gününe kadar kalacaktı , Onu bitkin bir halde ıssız bir sahile attık , üzerinde de kabağa benzer bir bitki yeşerttik, Onu yüz binlercesine hatta daha fazlasına elçi gönderdik, iman ettiler, belli bir vakte kadar da onları geçindirdik / metalandırdık.
Biz, iyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz.
İşte biz güzel davrananları böyle mükafatlandırırız.
Biz, güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz.
Biz, güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz.
İşte iyileri böyle ödüllendiririz.
İşte iyileri böyle ödüllendiririz.
Güzel düşünüp güzel davrananları böyle ödüllendiririz biz.
Sâffât suresi, 132. ayet. إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ
Çünkü o bizim mü'min kullarımızdandı.
Şüphesiz ki o, mümin kullarımızdandı.
Zira onlar, Bizim gerçek mü'min kullarımız arasındaydılar.
çünkü o, gerçekten inanmış kullarımızdan biriydi!
Muhakkak ki O, iman eden kullarımızdandır.
Şüphesiz o, bizim mü'min olan kullarımızdandı.
Çünkü o, bizim mümin kullarımızdandı.
Kuşkusuz, O, inanan kullarımızdandı.
O, inanmış kullarımızdandı.
O bizim gerçeği onaylayan kullarımızdandı.
O bizim inanan kullarımızdandı.
Çünkü o Bizim mü'min kutlarımızdandı.
Çünkü o bizim mü'min kullarımızdan
O, Bizim Mü'min kullarımızdandı.
O, Bizim Mü'min kullarımızdandı.
O, Bizim inanan kullarımızdandı.
Şüphesiz o, bizim inançlı kullarımızdandı.
Hakıykat o, mü'min kullarımdandı.
Muhakkak ki o, mü'min kullarımızdandı.
(114-148) Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya ve Harun’a güzel davrandık / ihsan da bulunduk , İkisini de boylarını / kavimlerini de kurtardık, onlara yardım ettik , yenenler oldular / galip gelenler oldular , O ikisine de açık ve net bir kitap verdik , her ikisini de doğru yola / istikameti olan yola ilettik, her ikisini de gelen diğerlerine bıraktık /terk ettik, Musa ve Harun’a selam olsun, işte, güzel davrananları böyle karşılıklandırırız , her ikisi de kesinlikle iman eden kullarımızdandı. İlyas’ta Gönderilenlerdendi, boyuna / kavmine dedi ki, sakınmaz mısınız? Baal’e mi ibadet ediyorsunuz? Sizi daha güzel yaratanı bırakıyor musunuz? Allah, sizin de evvel ki babalarınızın da Rabbidir. (İlyas, Süleyman’dan sonra ki Resulullahlardandır. Aramice bir kelimedir. Arapça değildir. Kavmi Kral Ahab zamanında arazi zulmü görmüştür. M.Ö.9.yy. da Kuzey İsrail Krallığına gönderilmiştir. Elişa da den ilir.) Onun dediklerini yapmadılar / Onu yalanladılar, zaten de Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç onlar da buna hazırdılar. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik , İlyas’a selam olsun, kesinlikle biz güzel davrananları böyle karşılıklandırırız. O, kesinlikle iman eden kullarımızdandı. Lut’ ta gönderilenlerdi, bir vakit Onu ve yakın çevresini / ehlini, azapta kalan bir yaşlı kadın hariç hepsini kurtarmıştık, sonra diğerlerini de yok ettik / demmer ettik , sizler de oralarda gezinip sabahl ıyorsunuz ve geceliyorsunuz , hâlâ akletmiyor musunuz? (Bu verilerle bağ kuramıyor musunuz?) Yunus da gönderilenlerdendi , bir vakit ağzına kadar dolu / yükü çok bir gemiye binerek kaçtı, (Ebeqa: efendisinden kaçan köle) kura da onu seçtiler, kura da kaybedenlerden oldu (kim denize atılacak kurası), büyük bir balık onu yuttu, o da kendini kınıyordu , eğer ki üstün edenlerden olmasaydı / tesbih edenlerden olmasaydı, onun karnında tekrar diriliş gününe kadar kalacaktı , Onu bitkin bir halde ıssız bir sahile attık , üzerinde de kabağa benzer bir bitki yeşerttik, Onu yüz binlercesine hatta daha fazlasına elçi gönderdik, iman ettiler, belli bir vakte kadar da onları geçindirdik / metalandırdık.
Çünkü o, Mümin kullarımızdan idi.
Çünkü o bizim mü'min kullarımızdandı.
O, bize inanıp güvenen kullarımızdandı.
Çünkü o, bize güvenmiş kullarımızdandı.
Çünkü o, mü’min kullarımızdan idi.
Çünkü O, mü'min kullarımızdan idi.
Bizim inanan kullarımızdandı o.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.