Sâffât suresi · 133–138. ayetler

Lût

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Sâffât suresi, 133. ayet — bütün mealleriyle aç

    Sâffât suresi, 133. ayet. وَإِنَّ لُوطًا لَّمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz Lut da peygamberlerdendi.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki Lut da elçilerdendi.

    Mustafa İslamoğlu

    Şüphe yok ki Lut da elçilerden biriydi.

    Muhammed Esed

    Şüphesiz, Lut da elçilerimizden biriydi;

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki Lut da irsal olunanlardandı.

    Ali Bulaç

    Gerçekten Lut da gönderilmiş (elçi)lerdendi.

    Ali Özek ve heyeti

    Lût da elbette peygamberlerdendi.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, Lut da gönderilenler arasındaydı.

    Bayraktar Bayraklı

    Şüphesiz, Lut da peygamberlerdendir.

    Edip Yüksel

    Lut da elçilerden biriydi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Lut da elçilerden biriydi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Şüphesiz Lut da gönderilen peygamberlerdendir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Şübhesiz Lut da mürselinden

    Erhan Aktaş

    Lut da kesinlikle gönderilenlerdendir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Lut da kesinlikle gönderilenlerdendir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Lut da kesinlikle gönderilenlerdendir.

    Gültekin Onan

    Gerçekten Lut da gönderilmiş (elçi)lerdendi.

    Hasan Basri Çantay

    Lut da gerçek ve şübhesiz gönderilmiş peygamberlerdendi.

    İbni Kesir

    Muhakkak ki Lut da peygamberlerdendi.

    Mehmet Alagaş

    (114-148) Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya ve Harun’a güzel davrandık / ihsan da bulunduk , İkisini de boylarını / kavimlerini de kurtardık, onlara yardım ettik , yenenler oldular / galip gelenler oldular , O ikisine de açık ve net bir kitap verdik , her ikisini de doğru yola / istikameti olan yola ilettik, her ikisini de gelen diğerlerine bıraktık /terk ettik, Musa ve Harun’a selam olsun, işte, güzel davrananları böyle karşılıklandırırız , her ikisi de kesinlikle iman eden kullarımızdandı. İlyas’ta Gönderilenlerdendi, boyuna / kavmine dedi ki, sakınmaz mısınız? Baal’e mi ibadet ediyorsunuz? Sizi daha güzel yaratanı bırakıyor musunuz? Allah, sizin de evvel ki babalarınızın da Rabbidir. (İlyas, Süleyman’dan sonra ki Resulullahlardandır. Aramice bir kelimedir. Arapça değildir. Kavmi Kral Ahab zamanında arazi zulmü görmüştür. M.Ö.9.yy. da Kuzey İsrail Krallığına gönderilmiştir. Elişa da den ilir.) Onun dediklerini yapmadılar / Onu yalanladılar, zaten de Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç onlar da buna hazırdılar. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik , İlyas’a selam olsun, kesinlikle biz güzel davrananları böyle karşılıklandırırız. O, kesinlikle iman eden kullarımızdandı. Lut’ ta gönderilenlerdi, bir vakit Onu ve yakın çevresini / ehlini, azapta kalan bir yaşlı kadın hariç hepsini kurtarmıştık, sonra diğerlerini de yok ettik / demmer ettik , sizler de oralarda gezinip sabahl ıyorsunuz ve geceliyorsunuz , hâlâ akletmiyor musunuz? (Bu verilerle bağ kuramıyor musunuz?) Yunus da gönderilenlerdendi , bir vakit ağzına kadar dolu / yükü çok bir gemiye binerek kaçtı, (Ebeqa: efendisinden kaçan köle) kura da onu seçtiler, kura da kaybedenlerden oldu (kim denize atılacak kurası), büyük bir balık onu yuttu, o da kendini kınıyordu , eğer ki üstün edenlerden olmasaydı / tesbih edenlerden olmasaydı, onun karnında tekrar diriliş gününe kadar kalacaktı , Onu bitkin bir halde ıssız bir sahile attık , üzerinde de kabağa benzer bir bitki yeşerttik, Onu yüz binlercesine hatta daha fazlasına elçi gönderdik, iman ettiler, belli bir vakte kadar da onları geçindirdik / metalandırdık.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şüphesiz Lût da gönderilmiş rasullerdendir.

    Süleyman Ateş

    Lut da gönderilen elçilerdendi.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Lut da elçilerimizdendir.

    Şaban Britch

    Lût da elbette peygamber idi.

    Şaban Piriş

    Lut da elbette peygamber idi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hiç kuşkusuz, Lut da peygamberlerdendi.

  2. Sâffât suresi, 134. ayet — bütün mealleriyle aç

    Sâffât suresi, 134. ayet. إِذْ نَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥٓ أَجْمَعِينَ

    Diyanet İşleri

    (134-135) Hani biz onu ve geride kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın (kafir olan eşi) dışında bütün ailesini kurtarmıştık.

    Mustafa İslamoğlu

    (Kavmi helak) olduğu zaman, onu ve (inanç) ailesini toptan kurtarmıştık;

    Muhammed Esed

    (dolayısıyla, o'nun günahkar ülkesini cezalandırırken) kendisini ve aile efradını kurtardık,

    Ahmed Hulusi

    Hani Onu ve Onun yakınlarını toptan kurtardık.

    Ali Bulaç

    Hani biz onu ve ailesini topluca kurtarmıştık.

    Ali Özek ve heyeti

    Lût'u ve ailesinin hepsini kurtardık.

    Ali Rıza Safa

    Onu ve ailesinin tümünü kurtardık.

    Bayraktar Bayraklı

    Biz, onu ve bütün ailesini kurtarmıştık.

    Edip Yüksel

    Onu ve ailesini topluca kurtardık.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onu ve ailesini topluca kurtardık.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onu ve bütün ailesini kurtardık;

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Zira kurtardık onu ve bütün ehlini

    Erhan Aktaş

    Hani onu ve yanında yer alanların tamamını kurtarmıştık.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hani onu ve yanında yer alanların tamamını kurtarmıştık.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hani onu ve yanında yer alanların tamamını kurtarmıştık.

    Gültekin Onan

    Hani biz onu ve ehlini (ailesini) topluca kurtarmıştık.

    Hasan Basri Çantay

    Hani biz hem onu, hem ehlini topdan kurtarmışdık.

    İbni Kesir

    Hani Biz, onu ve ailesini topluca kurtarmıştık.

    Mehmet Alagaş

    (114-148) Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya ve Harun’a güzel davrandık / ihsan da bulunduk , İkisini de boylarını / kavimlerini de kurtardık, onlara yardım ettik , yenenler oldular / galip gelenler oldular , O ikisine de açık ve net bir kitap verdik , her ikisini de doğru yola / istikameti olan yola ilettik, her ikisini de gelen diğerlerine bıraktık /terk ettik, Musa ve Harun’a selam olsun, işte, güzel davrananları böyle karşılıklandırırız , her ikisi de kesinlikle iman eden kullarımızdandı. İlyas’ta Gönderilenlerdendi, boyuna / kavmine dedi ki, sakınmaz mısınız? Baal’e mi ibadet ediyorsunuz? Sizi daha güzel yaratanı bırakıyor musunuz? Allah, sizin de evvel ki babalarınızın da Rabbidir. (İlyas, Süleyman’dan sonra ki Resulullahlardandır. Aramice bir kelimedir. Arapça değildir. Kavmi Kral Ahab zamanında arazi zulmü görmüştür. M.Ö.9.yy. da Kuzey İsrail Krallığına gönderilmiştir. Elişa da den ilir.) Onun dediklerini yapmadılar / Onu yalanladılar, zaten de Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç onlar da buna hazırdılar. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik , İlyas’a selam olsun, kesinlikle biz güzel davrananları böyle karşılıklandırırız. O, kesinlikle iman eden kullarımızdandı. Lut’ ta gönderilenlerdi, bir vakit Onu ve yakın çevresini / ehlini, azapta kalan bir yaşlı kadın hariç hepsini kurtarmıştık, sonra diğerlerini de yok ettik / demmer ettik , sizler de oralarda gezinip sabahl ıyorsunuz ve geceliyorsunuz , hâlâ akletmiyor musunuz? (Bu verilerle bağ kuramıyor musunuz?) Yunus da gönderilenlerdendi , bir vakit ağzına kadar dolu / yükü çok bir gemiye binerek kaçtı, (Ebeqa: efendisinden kaçan köle) kura da onu seçtiler, kura da kaybedenlerden oldu (kim denize atılacak kurası), büyük bir balık onu yuttu, o da kendini kınıyordu , eğer ki üstün edenlerden olmasaydı / tesbih edenlerden olmasaydı, onun karnında tekrar diriliş gününe kadar kalacaktı , Onu bitkin bir halde ıssız bir sahile attık , üzerinde de kabağa benzer bir bitki yeşerttik, Onu yüz binlercesine hatta daha fazlasına elçi gönderdik, iman ettiler, belli bir vakte kadar da onları geçindirdik / metalandırdık.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hani biz onu ve aile halkını birlikte kurtarmıştık.

    Süleyman Ateş

    Onu ve ailesini kurtardık.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bir gün onu ve ailesinin tamamını kurtarmıştık.

    Şaban Britch

    Onu ve ailesini topluca kurtarmıştık.

    Şaban Piriş

    Onu ve ailesini tamamen kurtarmıştık.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onu ve ailesini toptan kurtarmıştık biz.

  3. Sâffât suresi, 135. ayet — bütün mealleriyle aç

    Sâffât suresi, 135. ayet. إِلَّا عَجُوزًا فِى ٱلْغَٰبِرِينَ

    Diyanet İşleri

    (134-135) Hani biz onu ve geride kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın (kafir olan eşi) dışında bütün ailesini kurtarmıştık.

    Mustafa İslamoğlu

    geride kalıp toz olmayı tercih eden yaşlı bir kadın dışında,

    Muhammed Esed

    geride kalanlar arasında bulunan yaşlı bir kadın dışında;

    Ahmed Hulusi

    Sadece geride kalanlar içinde olan bir kocakarı (Lut a. s. ın iman etmeyen karısı) hariç.

    Ali Bulaç

    Geride bırakılanlar arasında bir yaşlı kadın dışında.

    Ali Özek ve heyeti

    Geridekiler arasında kalan yaşlı bir kadın dışında,

    Ali Rıza Safa

    Geride kalanlar arasında bulunan yaşlı bir kadın dışında.

    Bayraktar Bayraklı

    Sadece yaşlı bir kadın helak olanlar arasında kaldı.

    Edip Yüksel

    Ancak geride kalan yaşlı kadın hariç.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ancak geride kalan yaşlı kadın hariç.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    geride batanlar arasında kalan bir kadın hariç.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    kalan bir karıdan başka batanlar içinde

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ancak geride kalan acuze dipnot 1 bir kadın hariç.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yaşlı ve düşkün kadın, koca karı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ancak geride kalan acuze dipnot 1 bir kadın hariç.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yaşlı ve düşkün kadın, koca karı.

    Gültekin Onan

    Geride bırakılanlar arasında bir yaşlı kadın dışında.

    Hasan Basri Çantay

    (Azabda) kalanlar içinde bırakılan bir koca karı müstesna idi.

    İbni Kesir

    Geridekiler arasında kalan bir kocakarı müstesna.

    Mehmet Alagaş

    (114-148) Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya ve Harun’a güzel davrandık / ihsan da bulunduk , İkisini de boylarını / kavimlerini de kurtardık, onlara yardım ettik , yenenler oldular / galip gelenler oldular , O ikisine de açık ve net bir kitap verdik , her ikisini de doğru yola / istikameti olan yola ilettik, her ikisini de gelen diğerlerine bıraktık /terk ettik, Musa ve Harun’a selam olsun, işte, güzel davrananları böyle karşılıklandırırız , her ikisi de kesinlikle iman eden kullarımızdandı. İlyas’ta Gönderilenlerdendi, boyuna / kavmine dedi ki, sakınmaz mısınız? Baal’e mi ibadet ediyorsunuz? Sizi daha güzel yaratanı bırakıyor musunuz? Allah, sizin de evvel ki babalarınızın da Rabbidir. (İlyas, Süleyman’dan sonra ki Resulullahlardandır. Aramice bir kelimedir. Arapça değildir. Kavmi Kral Ahab zamanında arazi zulmü görmüştür. M.Ö.9.yy. da Kuzey İsrail Krallığına gönderilmiştir. Elişa da den ilir.) Onun dediklerini yapmadılar / Onu yalanladılar, zaten de Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç onlar da buna hazırdılar. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik , İlyas’a selam olsun, kesinlikle biz güzel davrananları böyle karşılıklandırırız. O, kesinlikle iman eden kullarımızdandı. Lut’ ta gönderilenlerdi, bir vakit Onu ve yakın çevresini / ehlini, azapta kalan bir yaşlı kadın hariç hepsini kurtarmıştık, sonra diğerlerini de yok ettik / demmer ettik , sizler de oralarda gezinip sabahl ıyorsunuz ve geceliyorsunuz , hâlâ akletmiyor musunuz? (Bu verilerle bağ kuramıyor musunuz?) Yunus da gönderilenlerdendi , bir vakit ağzına kadar dolu / yükü çok bir gemiye binerek kaçtı, (Ebeqa: efendisinden kaçan köle) kura da onu seçtiler, kura da kaybedenlerden oldu (kim denize atılacak kurası), büyük bir balık onu yuttu, o da kendini kınıyordu , eğer ki üstün edenlerden olmasaydı / tesbih edenlerden olmasaydı, onun karnında tekrar diriliş gününe kadar kalacaktı , Onu bitkin bir halde ıssız bir sahile attık , üzerinde de kabağa benzer bir bitki yeşerttik, Onu yüz binlercesine hatta daha fazlasına elçi gönderdik, iman ettiler, belli bir vakte kadar da onları geçindirdik / metalandırdık.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ancak bir kocakarı müstesna. O, geride kalanlardan oldu.

    Süleyman Ateş

    Yalnız (azabda) kalacaklar arasında bulunan acuze bir kadın hariç.

    Süleymaniye Vakfı

    (Bedeninin) kalıntısı kalacak olan dipnot 1 ihtiyar bir kadın (Lut'un karısı) hariç dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "(Bedeninin) Kalıntısı kalacak olan" anlamı verdiğimiz kelime ğabir (غابر)'dir (Lisan'ul-Arab). Bu kelime inanmadıkları için yanardağ patlaması sonucu lav külleri altında kalan Lut aleyhisselamın eşi ve diğerleri ile ilgili olarak bu ayetle birlikte toplam yedi ayette geçer (A'raf 7/83, Hicr 15/60, Şuara 26/171, Neml 27/57, Ankebut 29/32-33). Kur'an'da yanardağ patlaması ile helak olduğu bildirilen diğer topluluk Ashab-ı Fil'dir. Orada ğabir kelimesi yerine "içi yenmiş bitki kabuğu" sözü kullanılır (Fil 105/5). Bu da yanardağ külleri altında kalan cesetlerin içinin yok olduğunu, dışının kaldığını gösterir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Hicr 15/60, Şuara 26/171, Neml 27/57. Lut kavminin üzerlerine kükürt ve ateş yağarak yok edilişi Tevrat'ın Yaratılış 19. babında anlatılır. Orada Lut'un karısının tuz kesildiği bilgisi yer almaktadır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ama onlardan bir ihtiyar kadın küller altında kaldı.

    Şaban Britch

    Sadece geride kalanlardan olan yaşlı bir kadın dışında.

    Şaban Piriş

    Sadece geride kalanlardan olan yaşlı bir kadın dışında.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ancak terk edilenler içinde kalan kocakarı hariç.

  4. Sâffât suresi, 136. ayet — bütün mealleriyle aç

    Sâffât suresi, 136. ayet. ثُمَّ دَمَّرْنَا ٱلْـَٔاخَرِينَ

    Diyanet İşleri

    Sonra da diğerlerini yok ettik.

    Mustafa İslamoğlu

    En sonunda, diğerlerinin tamamını kahrettik;

    Muhammed Esed

    ve sonra diğerlerini tamamen yok ettik:

    Ahmed Hulusi

    Sonra diğerlerini yerle bir ettik!

    Ali Bulaç

    Sonra geride kalanları yerle bir ettik.

    Ali Özek ve heyeti

    sonra diğerlerini yok ettik.

    Ali Rıza Safa

    Sonra, diğerlerini yıkıma uğrattık.

    Bayraktar Bayraklı

    Sonra diğerlerini helak ettik.

    Edip Yüksel

    Sonra diğerlerini yok ettik.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sonra diğerlerini yok ettik.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sonra diğerlerini yerle bir ettik.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sonra diğerlerini tedmir eyledik

    Erhan Aktaş

    Sonra diğerlerini dumura uğrattık.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sonra diğerlerini dumura uğrattık.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sonra diğerlerini dumura uğrattık.

    Gültekin Onan

    Sonra geride kalanları yerle bir ettik.

    Hasan Basri Çantay

    Sonra biz diğerlerini kökünden helak etdik.

    İbni Kesir

    Sonra diğerlerini yerle bir etmiştik.

    Mehmet Alagaş

    (114-148) Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya ve Harun’a güzel davrandık / ihsan da bulunduk , İkisini de boylarını / kavimlerini de kurtardık, onlara yardım ettik , yenenler oldular / galip gelenler oldular , O ikisine de açık ve net bir kitap verdik , her ikisini de doğru yola / istikameti olan yola ilettik, her ikisini de gelen diğerlerine bıraktık /terk ettik, Musa ve Harun’a selam olsun, işte, güzel davrananları böyle karşılıklandırırız , her ikisi de kesinlikle iman eden kullarımızdandı. İlyas’ta Gönderilenlerdendi, boyuna / kavmine dedi ki, sakınmaz mısınız? Baal’e mi ibadet ediyorsunuz? Sizi daha güzel yaratanı bırakıyor musunuz? Allah, sizin de evvel ki babalarınızın da Rabbidir. (İlyas, Süleyman’dan sonra ki Resulullahlardandır. Aramice bir kelimedir. Arapça değildir. Kavmi Kral Ahab zamanında arazi zulmü görmüştür. M.Ö.9.yy. da Kuzey İsrail Krallığına gönderilmiştir. Elişa da den ilir.) Onun dediklerini yapmadılar / Onu yalanladılar, zaten de Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç onlar da buna hazırdılar. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik , İlyas’a selam olsun, kesinlikle biz güzel davrananları böyle karşılıklandırırız. O, kesinlikle iman eden kullarımızdandı. Lut’ ta gönderilenlerdi, bir vakit Onu ve yakın çevresini / ehlini, azapta kalan bir yaşlı kadın hariç hepsini kurtarmıştık, sonra diğerlerini de yok ettik / demmer ettik , sizler de oralarda gezinip sabahl ıyorsunuz ve geceliyorsunuz , hâlâ akletmiyor musunuz? (Bu verilerle bağ kuramıyor musunuz?) Yunus da gönderilenlerdendi , bir vakit ağzına kadar dolu / yükü çok bir gemiye binerek kaçtı, (Ebeqa: efendisinden kaçan köle) kura da onu seçtiler, kura da kaybedenlerden oldu (kim denize atılacak kurası), büyük bir balık onu yuttu, o da kendini kınıyordu , eğer ki üstün edenlerden olmasaydı / tesbih edenlerden olmasaydı, onun karnında tekrar diriliş gününe kadar kalacaktı , Onu bitkin bir halde ıssız bir sahile attık , üzerinde de kabağa benzer bir bitki yeşerttik, Onu yüz binlercesine hatta daha fazlasına elçi gönderdik, iman ettiler, belli bir vakte kadar da onları geçindirdik / metalandırdık.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sonra diğerlerini helâk ettik.

    Süleyman Ateş

    Sonra ötekileri kırdık (geçirdik).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonra diğerlerini ortadan kaldırdık.

    Şaban Britch

    Sonra da diğerlerini helak etmiştik.

    Şaban Piriş

    Sonra da diğerlerini helak etmiştik (yerin dipine geçirmiştik).

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sonra ötekileri yerle bir ettik.

  5. Sâffât suresi, 137. ayet — bütün mealleriyle aç

    Sâffât suresi, 137. ayet. وَإِنَّكُمْ لَتَمُرُّونَ عَلَيْهِم مُّصْبِحِينَ

    Diyanet İşleri

    (137-138) Şüphesiz sizler (yolculuklarınız sırasında) sabah akşam onların (harap olmuş) yurtlarına uğrayıp duruyorsunuz. Hala düşünmeyecek misiniz?

    Mehmet Okuyan

    (137, 138) Siz sabah ve gece onlara (şehirlerine) uğruyorsunuz. Akıl etmiyor musunuz?

    Mustafa İslamoğlu

    ve siz onların mekanlarından gelip geçmektesiniz; her sabah

    Muhammed Esed

    siz (bugüne kadar) onların yurtlarından gelip geçmektesiniz her sabah

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki siz sabahları onların yurtlarından geçersiniz. . .

    Ali Bulaç

    Siz onların üstünden muhakkak geçip gidiyorsunuz; sabah vakti.

    Ali Özek ve heyeti

    (Ey insanlar!) Elbette siz de sabah onlara uğruyorsunuz.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, her sabah, kesinlikle yanlarından geçiyorsunuz.

    Bayraktar Bayraklı

    Sizler sabahleyin, onların helak oldukları yerden geçersiniz.

    Edip Yüksel

    Siz yıkıntılarının yanından geçiyorsunuz; sabahleyin,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Siz yıkıntılarının yanından geçiyorsunuz; sabahleyin,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ve siz sabahları onlara uğrar ve üzerlerinden geçersiniz,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve siz elbette onlara uğrar ve üzerinden geçerseniz, sabahleyin

    Erhan Aktaş

    Siz, gündüz onların yanlarından geçip gidiyorsunuz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Siz, gündüz onların yanlarından geçip gidiyorsunuz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Siz, gündüz onların yanlarından geçip gidiyorsunuz.

    Gültekin Onan

    Siz onların üstünden muhakkak geçip gidiyorsunuz; sabah vakti.

    Hasan Basri Çantay

    (137-138) Elbet siz de sabah ve akşam onlar (ın yurdların) a uğruyorsunuz. Haala akıllanmayacak mısınız?.

    İbni Kesir

    Doğrusu siz, sabahleyin onlara uğrar üzerlerinden geçersiniz.

    Mehmet Alagaş

    (114-148) Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya ve Harun’a güzel davrandık / ihsan da bulunduk , İkisini de boylarını / kavimlerini de kurtardık, onlara yardım ettik , yenenler oldular / galip gelenler oldular , O ikisine de açık ve net bir kitap verdik , her ikisini de doğru yola / istikameti olan yola ilettik, her ikisini de gelen diğerlerine bıraktık /terk ettik, Musa ve Harun’a selam olsun, işte, güzel davrananları böyle karşılıklandırırız , her ikisi de kesinlikle iman eden kullarımızdandı. İlyas’ta Gönderilenlerdendi, boyuna / kavmine dedi ki, sakınmaz mısınız? Baal’e mi ibadet ediyorsunuz? Sizi daha güzel yaratanı bırakıyor musunuz? Allah, sizin de evvel ki babalarınızın da Rabbidir. (İlyas, Süleyman’dan sonra ki Resulullahlardandır. Aramice bir kelimedir. Arapça değildir. Kavmi Kral Ahab zamanında arazi zulmü görmüştür. M.Ö.9.yy. da Kuzey İsrail Krallığına gönderilmiştir. Elişa da den ilir.) Onun dediklerini yapmadılar / Onu yalanladılar, zaten de Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç onlar da buna hazırdılar. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik , İlyas’a selam olsun, kesinlikle biz güzel davrananları böyle karşılıklandırırız. O, kesinlikle iman eden kullarımızdandı. Lut’ ta gönderilenlerdi, bir vakit Onu ve yakın çevresini / ehlini, azapta kalan bir yaşlı kadın hariç hepsini kurtarmıştık, sonra diğerlerini de yok ettik / demmer ettik , sizler de oralarda gezinip sabahl ıyorsunuz ve geceliyorsunuz , hâlâ akletmiyor musunuz? (Bu verilerle bağ kuramıyor musunuz?) Yunus da gönderilenlerdendi , bir vakit ağzına kadar dolu / yükü çok bir gemiye binerek kaçtı, (Ebeqa: efendisinden kaçan köle) kura da onu seçtiler, kura da kaybedenlerden oldu (kim denize atılacak kurası), büyük bir balık onu yuttu, o da kendini kınıyordu , eğer ki üstün edenlerden olmasaydı / tesbih edenlerden olmasaydı, onun karnında tekrar diriliş gününe kadar kalacaktı , Onu bitkin bir halde ıssız bir sahile attık , üzerinde de kabağa benzer bir bitki yeşerttik, Onu yüz binlercesine hatta daha fazlasına elçi gönderdik, iman ettiler, belli bir vakte kadar da onları geçindirdik / metalandırdık.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Siz, sabah vakti onların (diyarından) muhakkak geçip gidiyorsunuz.

    Süleyman Ateş

    Siz onların yanlarından geçip gidiyorsunuz; sabahleyin,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Siz sabahları onların üzerlerinden geçiyorsunuz,

    Şaban Britch

    Siz sabah vakti onların üstünden (yanından) muhakkak geçip gidiyorsunuz.

    Şaban Piriş

    (137-138) Siz de sabah akşam onların üzerinden geçiyorsunuz da aklınızı kullanmıyor musunuz?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kuşkusuz ki, siz onların yanından sabahları geçiyorsunuz.

  6. Sâffât suresi, 138. ayet — bütün mealleriyle aç

    Sâffât suresi, 138. ayet. وَبِٱلَّيْلِ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

    Diyanet İşleri

    (137-138) Şüphesiz sizler (yolculuklarınız sırasında) sabah akşam onların (harap olmuş) yurtlarına uğrayıp duruyorsunuz. Hala düşünmeyecek misiniz?

    Mehmet Okuyan

    (137, 138) Siz sabah ve gece onlara (şehirlerine) uğruyorsunuz. Akıl etmiyor musunuz?

    Mustafa İslamoğlu

    ve her akşam... Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?

    Muhammed Esed

    ve her akşam. O halde (bakıp da) aklınızı kullanmıyor musunuz?

    Ahmed Hulusi

    Geceleri de. . . Hala aklınızı kullanmaz mısınız?

    Ali Bulaç

    Ve geceleyin. Yine de akıllanmayacak mısınız?

    Ali Özek ve heyeti

    Ve akşam, hâlâ akıllanmayacak mısınız?

    Ali Rıza Safa

    Geceleri de. Yine de aklınızı kullanmayacak mısınız?

    Bayraktar Bayraklı

    Akşamleyin de. Hiç düşünmez misiniz?

    Edip Yüksel

    Ve geceleyin. Aklınızı kullanmaz mısınız?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ve geceleyin. Aklınızı kullanmaz mısınız?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    geceleyin de; hala akıl edip düşünmez misiniz?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve geceleyin, ya akıl edip de düşünmez misiniz

    Erhan Aktaş

    Ve geceleyin de. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ve geceleyin de. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve geceleyin de. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?

    Gültekin Onan

    Ve geceleyin. Yine de akletmeyecek misiniz?

    Hasan Basri Çantay

    (137-138) Elbet siz de sabah ve akşam onlar (ın yurdların) a uğruyorsunuz. Haala akıllanmayacak mısınız?.

    İbni Kesir

    Geceleyin de. Hala akletmez misiniz?

    Mehmet Alagaş

    (114-148) Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya ve Harun’a güzel davrandık / ihsan da bulunduk , İkisini de boylarını / kavimlerini de kurtardık, onlara yardım ettik , yenenler oldular / galip gelenler oldular , O ikisine de açık ve net bir kitap verdik , her ikisini de doğru yola / istikameti olan yola ilettik, her ikisini de gelen diğerlerine bıraktık /terk ettik, Musa ve Harun’a selam olsun, işte, güzel davrananları böyle karşılıklandırırız , her ikisi de kesinlikle iman eden kullarımızdandı. İlyas’ta Gönderilenlerdendi, boyuna / kavmine dedi ki, sakınmaz mısınız? Baal’e mi ibadet ediyorsunuz? Sizi daha güzel yaratanı bırakıyor musunuz? Allah, sizin de evvel ki babalarınızın da Rabbidir. (İlyas, Süleyman’dan sonra ki Resulullahlardandır. Aramice bir kelimedir. Arapça değildir. Kavmi Kral Ahab zamanında arazi zulmü görmüştür. M.Ö.9.yy. da Kuzey İsrail Krallığına gönderilmiştir. Elişa da den ilir.) Onun dediklerini yapmadılar / Onu yalanladılar, zaten de Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç onlar da buna hazırdılar. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik , İlyas’a selam olsun, kesinlikle biz güzel davrananları böyle karşılıklandırırız. O, kesinlikle iman eden kullarımızdandı. Lut’ ta gönderilenlerdi, bir vakit Onu ve yakın çevresini / ehlini, azapta kalan bir yaşlı kadın hariç hepsini kurtarmıştık, sonra diğerlerini de yok ettik / demmer ettik , sizler de oralarda gezinip sabahl ıyorsunuz ve geceliyorsunuz , hâlâ akletmiyor musunuz? (Bu verilerle bağ kuramıyor musunuz?) Yunus da gönderilenlerdendi , bir vakit ağzına kadar dolu / yükü çok bir gemiye binerek kaçtı, (Ebeqa: efendisinden kaçan köle) kura da onu seçtiler, kura da kaybedenlerden oldu (kim denize atılacak kurası), büyük bir balık onu yuttu, o da kendini kınıyordu , eğer ki üstün edenlerden olmasaydı / tesbih edenlerden olmasaydı, onun karnında tekrar diriliş gününe kadar kalacaktı , Onu bitkin bir halde ıssız bir sahile attık , üzerinde de kabağa benzer bir bitki yeşerttik, Onu yüz binlercesine hatta daha fazlasına elçi gönderdik, iman ettiler, belli bir vakte kadar da onları geçindirdik / metalandırdık.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ve geceleyin (de onlara uğruyorsunuz). Yine de akıllanmayacak mısınız?

    Süleyman Ateş

    Ve geceleyin. Düşünmüyor musunuz?

    Süleymaniye Vakfı

    Geceleyin de (geçiyorsunuz). Hiç aklınızı kullanmayacak mısınız? dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Patlayan yanardağın külleri altında kalan o halkın üzerinden, gündüz vakti geçilmesinden söz edilmemesinin sebebi, oradaki gündüz sıcaklığının yüksekliği ile alakalı olabilir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Akşamları da öyle yapıyorsunuz. Aklınızı kullanmaz mısınız dipnot 1 ?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      O volkanik kalıntıları görmüyor musunuz?

    Şaban Britch

    Ve akşam da, aklınızı kullanmıyor musunuz?

    Şaban Piriş

    (137-138) Siz de sabah akşam onların üzerinden geçiyorsunuz da aklınızı kullanmıyor musunuz?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Geceleyin de. Hala aklınızı işletmeyecek misiniz?

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.