Diyanet İşleri
Yere ve onu yayıp döşeyene andolsun,
Şems suresi
Şems suresi, 6. ayet. وَٱلْأَرْضِ وَمَا طَحَىٰهَا
vel'arḍi vemâ ṭaḥâhâ.
Yere ve onu yayıp döşeyene andolsun,
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yeminler ve nefsin arındırılması Şems 1–10 3
Onu ortaya çıkardığında gündüze andolsun,
Onu bürüdüğünde geceye andolsun,
Göğe ve onu bina edene andolsun,
Yere ve onu yayıp döşeyene andolsun,
(7-9) Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma yeteneğini) ilham edene andolsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 1–6. ayetler için yazılmıştır.
Yüce Allah, kurtuluşa eren nefis ile bunun dışında kalan günahkâr nefisler hakkında bu pek büyük âyetlere/delillere yemin ederek şöyle buyurmaktadır:
1. “Andolsun güneşe ve aydınlığına” güneşin nuruna ve ondan meydana gelen menfaatlere;
2. “Onu takip ettiği zaman aya” yani konak ve aydınlığında onun arkasından giden aya.
3. “Yeryüzünü açığa çıkardığı zaman” yeryüzünde bulunanları aydınlatıp açık seçik hale getirerek gösteren “gündüze;”
4. “Onu bürüdüğü zaman” yeryüzünü örterek üzerindekileri karanlığa gömen “geceye.”
Böylelikle karanlık ve aydınlık, güneş ve ay, bu âlemde gâyet düzenli ve sağlıklı bir şekilde arka arkaya gelmekte, bu yolla kulların maslahatına olan pek çok husus gerçekleşmektedir. İşte bu, Yüce Allah’ın her şeyi bildiğine, her şeye kadir olduğuna ve yegane mabud olduğuna, O’nun dışındaki bütün mabudların ise batıl olduğuna en büyük delildir.
5-6. “Göğe ve onu bina edene” buradaki ifadenin: Semâya ve semâyı bina eden Yüce Allah’a yemin olması manasına gelmesi ihtimal dahilinde olduğu gibi semâya ve semânın son derece sağlam, mükemmel ve güzel yapısına yemin olma ihtimali de vardır. Aynı ihtimaller, Yüce Allah’ın: “Yere ve onu yayıp döşeyene” buyruğu hakkında da geçerlidir. Yüce Allah, yeri yayıp döşemiş ve genişletmiştir. Böylelikle oradaki varlıklar da bütün yollarla yeryüzünden istifade edebilme imkânını elde etmişlerdir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yeryüzüne ve insanların üzerinde yaşaması için onun yayıp döşenmesine yemin etmiştir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yere ve onu yayana,
yeryüzü ve onu çepeçevre kuşatan canlı örtü şahit olsun!
ve yeryüzünü, onun (uçsuz bucaksız) genişliğini!
Arza ve onu yayana;
Yere ve onu yayıp döşeyene,
yere ve onu yapıp döşeyene, yemin ederim ki,
Yeryüzüne ve onu yayıp döşeyene!
- Güneşe ve onun aydınlık veren parlaklığına; onu izlediğinde aya; güneşi açığa çıkardığında gündüze; güneşi örttüğünde geceye; göğe ve onu bina edene; yere ve onu döşeyene; nefse ve onu şekillendirene; nefse, kötülüğe ve korunmaya açık özelliklerini verene yemin olsun ki,
Yere ve onu yuvarlayıp döşeyene,
Yere ve onu yuvarlayıp döşeyene,
yere ve onu döşeyene,
Ve yere ve onu döşeyene
Ve yere ve onu döşeyene,
Ve yere ve onu döşeyene,
Ve yere ve onu döşeyene,
Yere ve onu yayıp döşeyene,
yere ve onu yayıb döşeyene,
Yere ve onu yayana,
(1-10) Güneşe ve parıltısına / aydınlığına yemin olsun . Ardından gelen / takip eden Aya, açığa çıktığı zaman / ortaya çık tığı zaman g ündüze, büründüğü / kapa ndığı zaman g eceye, semaya ve onu bina / kubbe edene, yere ve onu yayıp döşeyene, nefse ve onu düzenleyene, ona edepsizliği /fücuru ve sakınmayı /takvayı ilham edene yemin olsun ki, arınan / temizlenen kesinlikle kurtuluşa ermiştir /iflah olmuştur, dalan / gömülen /yumulan ise ziyana uğramıştır / umduğunu bulamamıştır.
Yeryüzüne ve onu yayıp döşeyene andolsun.
Yere ve onu yuvarlayıp döşeyene andolsun.
yeryüzüne ve onu yayana, dipnot 1
yeryüzü ve onu döşeyen dipnot 1 ,
Yere ve onu yayana,
Yere ve onu yayana.
Yere ve onu döşeyene.
And by the earth and the way its expanse was conducted. *
and by the earth and how He spread it,
By the Earth and its (wide) expanse:
and by the earth and by Him Who stretched it out;
and the earth and what extended it.
By the earth and Him Who spread it.
by the earth and Him who spread it,
And the earth and That (Great Being) Who expanded it,
and by the earth and That which extended it!
And by the earth and the One Who spread it.
And the earth and what spread it!
The earth and what He sustains.
by the earth, and Him who spread it forth;
And the earth and Who spread it!
And (by) the earth and That (i. e., The Command) which spread it (even),
And the earth and Him Who spread it,
The earth and its spreading out,
and the earth and all its expanse!
and the earth and ˹the One˺ Who spread it!
And the Earth and what He sustains.
The earth and Him who sustains it.
And [by] the earth and He who spread it
And by the earth and Him that extended it!
And the earth and its vast expanse!
And by the earth and its (vast) territory;
and by the earth, and the One who spread it,
And the earth and what He sustains.