Diyanet İşleri
Onu ortaya çıkardığında gündüze andolsun,
Şems suresi
Şems suresi, 3. ayet. وَٱلنَّهَارِ إِذَا جَلَّىٰهَا
vennehâri iẕâ cellâhâ.
Onu ortaya çıkardığında gündüze andolsun,
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yeminler ve nefsin arındırılması Şems 1–10 3
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 1–6. ayetler için yazılmıştır.
Yüce Allah, kurtuluşa eren nefis ile bunun dışında kalan günahkâr nefisler hakkında bu pek büyük âyetlere/delillere yemin ederek şöyle buyurmaktadır:
1. “Andolsun güneşe ve aydınlığına” güneşin nuruna ve ondan meydana gelen menfaatlere;
2. “Onu takip ettiği zaman aya” yani konak ve aydınlığında onun arkasından giden aya.
3. “Yeryüzünü açığa çıkardığı zaman” yeryüzünde bulunanları aydınlatıp açık seçik hale getirerek gösteren “gündüze;”
4. “Onu bürüdüğü zaman” yeryüzünü örterek üzerindekileri karanlığa gömen “geceye.”
Böylelikle karanlık ve aydınlık, güneş ve ay, bu âlemde gâyet düzenli ve sağlıklı bir şekilde arka arkaya gelmekte, bu yolla kulların maslahatına olan pek çok husus gerçekleşmektedir. İşte bu, Yüce Allah’ın her şeyi bildiğine, her şeye kadir olduğuna ve yegane mabud olduğuna, O’nun dışındaki bütün mabudların ise batıl olduğuna en büyük delildir.
5-6. “Göğe ve onu bina edene” buradaki ifadenin: Semâya ve semâyı bina eden Yüce Allah’a yemin olması manasına gelmesi ihtimal dahilinde olduğu gibi semâya ve semânın son derece sağlam, mükemmel ve güzel yapısına yemin olma ihtimali de vardır. Aynı ihtimaller, Yüce Allah’ın: “Yere ve onu yayıp döşeyene” buyruğu hakkında da geçerlidir. Yüce Allah, yeri yayıp döşemiş ve genişletmiştir. Böylelikle oradaki varlıklar da bütün yollarla yeryüzünden istifade edebilme imkânını elde etmişlerdir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ve yeryüzünün üzerinde bulunanları ışığıyla ortaya çıkaran gündüze yemin etmiştir.
Aynı kök: جلو (5 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş)
Açılıp aydınlandığı zaman gündüze andolsun,
Aynı kök: جلو (5 geçiş)
Musa, belirlediğimiz yere (Tur'a) gelip Rabbi de ona konuşunca, "Rabbim! Bana (kendini) göster, sana bakayım" dedi. Allah da, "Beni (dünyada) katiyen…
Aynı kök: جلو (5 geçiş)
Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O…
Aynı kök: نهر (113 geçiş)
İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…
Aynı kök: نهر (113 geçiş)
Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…
Aynı kök: نهر (113 geçiş)
Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onu açığa çıkarttığında gündüze,
Onun ışığını ortaya çıkarıp gösteren gündüz şahit olsun;
Dünyayı gün ışığına çıkaran gündüzü düşün,
Onu açığa çıkartan gündüze,
Onu (güneş) parıldattığı zaman gündüze,
onu açığa çıkarttığında gündüze, yemin ederim ki,
Onu ortaya çıkardığında gündüze!
- Güneşe ve onun aydınlık veren parlaklığına; onu izlediğinde aya; güneşi açığa çıkardığında gündüze; güneşi örttüğünde geceye; göğe ve onu bina edene; yere ve onu döşeyene; nefse ve onu şekillendirene; nefse, kötülüğe ve korunmaya açık özelliklerini verene yemin olsun ki,
Onu açığa çıkaran gündüze,
Onu açığa çıkaran gündüze,
onu açıp ortaya çıkardığında gündüze,
Ve gündüze: Açtığı zaman onu
Ve onu ortaya çıkaran gündüze,
Ve onu ortaya çıkaran gündüze,
Ve onu ortaya çıkaran gündüze,
Onu (güneş) parıldattığı zaman gündüze,
ona parlaklık verdiği zaman gündüze,
Onu açığa çıkardığında gündüze,
(1-10) Güneşe ve parıltısına / aydınlığına yemin olsun . Ardından gelen / takip eden Aya, açığa çıktığı zaman / ortaya çık tığı zaman g ündüze, büründüğü / kapa ndığı zaman g eceye, semaya ve onu bina / kubbe edene, yere ve onu yayıp döşeyene, nefse ve onu düzenleyene, ona edepsizliği /fücuru ve sakınmayı /takvayı ilham edene yemin olsun ki, arınan / temizlenen kesinlikle kurtuluşa ermiştir /iflah olmuştur, dalan / gömülen /yumulan ise ziyana uğramıştır / umduğunu bulamamıştır.
Onu ortaya çıkardığında gündüze andolsun.
Güneşi ortaya çıkaran gündüze andolsun.
yine onu açığa çıkardığında gündüze, dipnot 1
Onu gösterdiğinde gündüz önemlidir.
(Yeryüzünü) (ışığıyla) ortaya çıkaran gündüze,
Onu ortaya koyan gündüze.
Onu iyice açtığı vakit gündüze,
By the day which exposes the sun’s glory and exposes the earth to sight,
by the day as it displays the sun’s glory
By the Day as it shows up (the Sun's) glory;
and by the day as it displays the sun's glory,
and the day when it displays it,
By the day as it shows up (the sun’s) brightness.
by the day when it reveals her,
And the day when it reveals its (- the sun's) glory,
and by the day when it displays him
And by the day that takes over the darkness after sun appears.
And the day when it displays him!
The day which reveals.
by the day, when it sheweth his splendor;
And the day when it displays him!
And (by) the daytime when it manifests it,
And the day when it revealeth him,
The day when it reveals his radiance,
Consider the day as it reveals the world,
and the day as it unveils it,
And the day which reveals.
The day that reveals.
And [by] the day when it displays it
And by the day when it reveals it!
Witness is the day as it brightens the world.
And by the Day as it reveals (the sun’s) glory;
and by the day when it shows his brightness,
And the day when it reveals.