Şems suresi

Şems suresi, 11. ayet

Şems suresi, 11. ayet. كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِطَغْوَىٰهَآ

keẕẕebet ŝemûdü biṭagvâhâ.

Diyanet İşleri

Semud kavmi, azgınlığı sebebiyle yalanladı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şems 8–14 · surenin 11. ayeti / 15

Konu Semûd kavmi ve deve Şems 11–15 3

  1. Şems 8–9

    (7-9) Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma yeteneğini) ilham edene andolsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.

  2. Şems 10

    Onu kötülüklere gömüp kirleten kimse de ziyana uğramıştır.

  3. 11

    Semud kavmi, azgınlığı sebebiyle yalanladı.

  4. Şems 12

    Hani onların en bedbaht olanı (fesat çıkarmak için) ileri atılmıştı.

  5. Şems 13

    Allah'ın Resulü de onlara şöyle demişti: "Allah'ın devesini ve onun su içme hakkını koruyun."

  6. Şems 14

    Fakat onlar, onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, suçlarından dolayı onları helak etti ve kendilerini yerle bir etti.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 11–15. ayetler için yazılmıştır.

11. “Semûd, azgınlığı nedeniyle” azgınlaşmaları, hakka karşı büyüklük taslamaları ve rasûllerine karşı direnmeleri sebebi ile “yalanladı.”

12. “Hani onların en azılıları” o dişi deveyi kesmesi için üzerinde ittifak ettikleri şahıs olan kabilenin en bedbaht kişisi Kudâr b. Sâlif deveyi esmek üzere “öne atılmıştı” kabilesi ona bunu yapmasını söylemiş o da dediklerini yerine getirmişti.

13. “Allah’ın rasûlü” Salih aleyhisselam onları sakındırmak üzere “onlara: Allah’ın devesine zarar vermekten ve su hakkını engellemekten sakının, demişti.” Yani Allah’ın sizin için pek büyük bir mucize olarak yaratmış olduğu o deveyi kesmekten sakının. Allah’ın size ihsan etmiş olduğu onun sütünü içme nimetine onu kesmekle karşılık vermeyin.

14. Ancak onlar peygamberleri Salih aleyhisselam’ı “yalanladılar ve deveyi kestiler. Rableri de günahları sebebi ile onlara bir azap gönderdi.” Onların yurtlarını yıktı, gönderdiği azap onların hepsini kuşattı. Üzerlerine uğultulu esen fırtınayı, altlarından da sarsıntı ve zelzeleyi azap olarak gönderdi de hepsi yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar. Onlardan ses seda çıkmaz oldu. “birini bile ayırt etmeden hepsini helak etti.” Verdiği bu cezayı hepsine eşit olarak tattırdı.

15. “O, bunun akıbetinden korkacak değil ya!” Kâhir (her şeye emrini geçiren), hiçbir mahlukun kahır ve tasarrufunun dışında olmadığı, bütün hükümlerinde hikmeti sonsuz olan Allah, nasıl olur da bundan korkar ve çekinir ki?

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Semûd kavmi, sınırları çiğneyip, suç işlemeleri ve günahlara dalmaları sebebiyle peygamberi Salih’i yalanladı.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. كَذَّبَتْ kezzebet yalanladı kök: كذب
  2. ثَمُودُ semudu Semud
  3. بِطَغْوَىٰهَآ bitagvaha azgınlığı yüzünden kök: طغي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih

    Semud kavmine de kardeşleri Salih'i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka bir ilah yoktur.…

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih

    "Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup…

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih

    Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, küçük görülüp ezilen inanmışlara, "Siz, Salih'in, Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu…

  • Aynı kök: طغي (39 geçiş)

    Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.

  • Aynı kök: طغي (39 geçiş)

    Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O halde, kim tağutu tanımayıp Allah'a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir…

  • Aynı kök: طغي (39 geçiş)

    Allah, iman edenlerin dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Kafirlerin velileri ise tağuttur. (O da) onları aydınlıktan karanlıklara…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

58 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Semûd (kavmi) azgınlığı yüzünden (gerçeği) yalanlamıştı.

Mustafa İslamoğlu

Haddini aştığı için Semud (bu) hakikati yalanladı;

Muhammed Esed

Semud (kavmi,) kaba bir küstahlıkla (bu) hakikati yalan saydı;

Ahmed Hulusi

Semud (Salih'in toplumu), Nebiyi kabul etmemeleri ile (hakikatlerini ve sistemi) yalanladı.

Ali Bulaç

Semud (halkı) azgınlığı dolayısıyla yalanladı;

Ali Özek ve heyeti

Semûd kavmi azgınlığı yüzünden (Allah'ın elçisini) yalanladı.

Ali Rıza Safa

Semud, azgınlığı yüzünden yalanlamıştı.

Bayraktar Bayraklı

Semud toplumu, azgınlığı nedeniyle yalanladı.

Edip Yüksel

Semud (halkı), azgınlığı yüzünden yalanladı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Semud (halkı), azgınlığı yüzünden yalanladı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Semud kavmi azgınlığından inanmadı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Semud inanmadı azgınlığından

Erhan Aktaş

Semud halkı tağutluğu dipnot 1 nedeniyle yalanladı.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'a isyan etmek anlamına gelen "tağa" kökünden türemiştir. Despot, azgın, sapkın, kötülük önderi, zorba, şeytan, put, kahin; kaba kuvvetle hükmeden kişi, kurum veya yönetim demektir. Tuğyan, "Haddi aşma, zulüm, azgınlık, sapkınlık, isyan, küfür." Tağa fiilinin mastarıdır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Semud halkı tağutluğu dipnot 1 nedeniyle yalanladı.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'a isyan etmek anlamına gelen "tağa" kökünden türemiştir. Azgın, sapkın, kötülük önderi, zorba, şeytan, put, kahin; kaba kuvvetle hükmeden kişi, kurum ve yönetim demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Semud halkı tağutluğu dipnot 1 nedeniyle yalanladı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'a isyan etmek anlamına gelen "tağa" kökünden türemiştir. Azgın, sapkın, kötülük önderi, zorba, şeytan, put, kahin; Allah'ın buyruklarına itibar etmeyen kişi ve kurum anlamına gelmektedir.

Gültekin Onan

Semud (halkı) azgınlığı dolayısıyla yalanladı;

Hasan Basri Çantay

Semuud (kavmi), azgınlığı yüzünden (peygamberlerini) tekzibetdi,

İbni Kesir

Semud, azgınlığı yüzünden yalanladı.

Mehmet Alagaş

(11-15) Semud taşkınlığından dolayı yalanladı. En isyankarı ortaya çıktığında, Allah’ın Resulü / Resulullah onlara dedi ki Allah’ın devesine ve su hakkına karışmayın. Onu yalanladılar ve boğazlayarak deveyi öldürdüler. Suçlarını Rableri başlarına geçirdi ve o yeri düzledi / dümdüz etti. Allah onların sonucundan /akıbetinden korkmadı.

Rowwad Tercüme Merkezi

Semûd kavmi de nefislerinin azgınlığıyla (peygamberini) yalanladı.

Süleyman Ateş

Semud (kavmi), azgınlığı yüzünden (Hakk'ı) yalanladı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Semud halkı azgınlık ettiği için yalana dalmıştı.

Şaban Britch

Semud azgınlığı sebebiyle yalanladı.

Şaban Piriş

Semud azgınlığı sebebiyle yalanladı.

Yaşar Nuri Öztürk

Semud kavmi, azgınlığı yüzünden yalanladı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

The people of Thamud rejected the truth, brought to them by Allah's Messenger - Saleh -, through impudent transgression.

Abdul Haleem

In their arrogant cruelty, the people of Thamud called [their messenger] a liar,

Abdullah Yusuf Ali

The Thamud (people) rejected (their prophet) through their inordinate wrong-doing,

Abul A'la Maududi

In their presumptuous insolence the Thamud dipnot 1 called the Truth a lie dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The things stated in principle in the above verses are now being explained by an historical precedent. Of what it is a precedent and how it relates to what has been stated above, one should consider well in the light of the other statements of the Quran the two basic truths which have been expressed in (verses 7-10).
  2. metne dön, dipnot 2
    Firstly, in these it has been stated that after creating the human self on balanced and sound nature, Allah inspired it with its fujur and its taqva. The Quran along with stating this truth also makes explicit that this inspirational knowledge of fujur and taqva is not enough for every man that he may by himself obtain detailed guidance from it, but for this purpose Allah gave detailed guidance to the Prophets through revelation in which it was explained what is fujur and what it applies to, which one should avoid, and what is taqva which one should attain and develop. If man does not accept and acknowledge this clear and definite guidance sent down through Revelation, he can neither avoid fujur not find the way to taqva.

Aisha Bewley

Thamud denied in their excessive tyranny –

Al-Hilali & Khan

Thamûd (people) denied (their Prophet) through their transgression (by rejecting the true Faith of Islâmic Monotheism, and by following polytheism, and by committing every kind of sin).

Ali Quli Qarai

The [people of] Thamūd denied [Allah’s signs] out of their rebellion,

Amatul Rahman Omar

(The tribe of) Thamûd belied (Sâlih, ) because of their rebelliousness.

Arthur John Arberry

Thamood cried lies in their insolence

Bijan Moeinian

Be reminded that before you, people of Thamud rebelled against God and denied his criteria.

E. Henry Palmer

Thamud called the apostle a liar in their outrage,

Edip-Layth

Thamud denied their transgression.

George Sale

Thamud accused their prophet Saleh of imposture, through the excess of their wickedness:

Hamid S. Aziz

The Thamud people denied (the Messenger) in their rebellious pride (or outrage),

Mahmoud Ghali

Thamûd cried lies in their in ordinance,

Marmaduke Pickthall

(The tribe of) Thamud denied (the truth) in their rebellious pride,

Mohamed Ahmed - Samira

The Thamud denied (the truth) in their perverseness

Muhammad Asad

TO [THIS] TRUTH gave the lie, in their overweening arrogance, [the tribe of] Thamud,

Mustafa Khattab

Thamûd rejected ˹the truth˺ out of arrogance,

Progressive Muslims

Thamud denied their transgression.

Rashad Khalifa

Thamoud's disbelief caused them to transgress.

Sahih International

Thamud denied [their prophet] by reason of their transgression,

Sam Gerrans

(Thamūd denied in its transgression

Shabbir Ahmed

(Disregarding this principle) Thamud rejected (Saleh) while playing God. ('Tagha' = Being 'Taghut' = Becoming a false god = Playing God = Transgressing = Rebelling = Crossing bounds of decency = Extreme arrogance).

Syed Vickar Ahamed

The people of Samood (Thamud) rejected (their messenger) by their excessive wrong-doing.

Taqi Usmani

(The People of) Thamūd denied the truth because of their transgression,

The Monotheist Group

Thamud denied their transgression.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şems suresi, 11. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şems suresi, 11. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şems suresi, 11. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩