Diyanet İşleri
Onu bürüdüğünde geceye andolsun,
Şems suresi
Şems suresi, 4. ayet. وَٱلَّيْلِ إِذَا يَغْشَىٰهَا
velleyli iẕâ yagşâhâ.
Onu bürüdüğünde geceye andolsun,
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yeminler ve nefsin arındırılması Şems 1–10 3
Güneşe ve onun aydınlığına andolsun,
Onu izlediğinde Ay'a andolsun,
Onu ortaya çıkardığında gündüze andolsun,
Onu bürüdüğünde geceye andolsun,
Göğe ve onu bina edene andolsun,
Yere ve onu yayıp döşeyene andolsun,
(7-9) Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma yeteneğini) ilham edene andolsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 1–6. ayetler için yazılmıştır.
Yüce Allah, kurtuluşa eren nefis ile bunun dışında kalan günahkâr nefisler hakkında bu pek büyük âyetlere/delillere yemin ederek şöyle buyurmaktadır:
1. “Andolsun güneşe ve aydınlığına” güneşin nuruna ve ondan meydana gelen menfaatlere;
2. “Onu takip ettiği zaman aya” yani konak ve aydınlığında onun arkasından giden aya.
3. “Yeryüzünü açığa çıkardığı zaman” yeryüzünde bulunanları aydınlatıp açık seçik hale getirerek gösteren “gündüze;”
4. “Onu bürüdüğü zaman” yeryüzünü örterek üzerindekileri karanlığa gömen “geceye.”
Böylelikle karanlık ve aydınlık, güneş ve ay, bu âlemde gâyet düzenli ve sağlıklı bir şekilde arka arkaya gelmekte, bu yolla kulların maslahatına olan pek çok husus gerçekleşmektedir. İşte bu, Yüce Allah’ın her şeyi bildiğine, her şeye kadir olduğuna ve yegane mabud olduğuna, O’nun dışındaki bütün mabudların ise batıl olduğuna en büyük delildir.
5-6. “Göğe ve onu bina edene” buradaki ifadenin: Semâya ve semâyı bina eden Yüce Allah’a yemin olması manasına gelmesi ihtimal dahilinde olduğu gibi semâya ve semânın son derece sağlam, mükemmel ve güzel yapısına yemin olma ihtimali de vardır. Aynı ihtimaller, Yüce Allah’ın: “Yere ve onu yayıp döşeyene” buyruğu hakkında da geçerlidir. Yüce Allah, yeri yayıp döşemiş ve genişletmiştir. Böylelikle oradaki varlıklar da bütün yollarla yeryüzünden istifade edebilme imkânını elde etmişlerdir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ve yeryüzünü kaplayıp karanlık olduğunda geceye yemin etmiştir.
Aynı kök: غشو (29 geçiş) · Aynı kök: ليل (92 geçiş)
Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan ve Arş'a kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan,…
Aynı kök: غشو (29 geçiş) · Aynı kök: ليل (92 geçiş)
Kötü işler yapmış olanlara gelince, bir kötülüğün cezası misliyledir ve onları bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah'(ın azabın)dan koruyacak hiçbir…
Aynı kök: غشو (29 geçiş) · Aynı kök: ليل (92 geçiş)
O, yeri yayıp döşeyen, orada dağlar, nehirler meydana getiren, orada her türlü meyveden (erkekli-dişili) iki eş yaratandır. O, geceyi gündüze…
Aynı kök: ليل (92 geçiş)
Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.
Aynı kök: ليل (92 geçiş)
Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…
Aynı kök: ليل (92 geçiş)
Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onu kapladığında geceye,
yine o ışığı gizleyecek gece şahit olsun!
ve onu karanlığa boğan geceyi!
Onu örtüp kaplayan geceye;
Onu sarıp örttüğü zaman geceye,
onu örttüğünde geceye, yemin ederim ki,
Onu sardığında geceye!
- Güneşe ve onun aydınlık veren parlaklığına; onu izlediğinde aya; güneşi açığa çıkardığında gündüze; güneşi örttüğünde geceye; göğe ve onu bina edene; yere ve onu döşeyene; nefse ve onu şekillendirene; nefse, kötülüğe ve korunmaya açık özelliklerini verene yemin olsun ki,
Onu örten geceye,
Onu örten geceye,
onu sardığında geceye,
Ve geceye: Sararken onu
Ve onu örten geceye,
Ve onu örten geceye,
Ve onu örten geceye,
Onu sarıp örttüğü zaman geceye,
onu örtüb büründüğü zaman geceye,
Örtüp bürüdüğünde geceye,
(1-10) Güneşe ve parıltısına / aydınlığına yemin olsun . Ardından gelen / takip eden Aya, açığa çıktığı zaman / ortaya çık tığı zaman g ündüze, büründüğü / kapa ndığı zaman g eceye, semaya ve onu bina / kubbe edene, yere ve onu yayıp döşeyene, nefse ve onu düzenleyene, ona edepsizliği /fücuru ve sakınmayı /takvayı ilham edene yemin olsun ki, arınan / temizlenen kesinlikle kurtuluşa ermiştir /iflah olmuştur, dalan / gömülen /yumulan ise ziyana uğramıştır / umduğunu bulamamıştır.
Onu bürüdüğünde geceye andolsun.
Onu örten geceye andolsun.
ve yine onu kapladığında geceye yemin olsun! dipnot 1
Onu örttüğünde gece önemlidir.
(Yeryüzünü) örten geceye,
Onu örten geceye.
Ve onu sarıp sarmaladığı zaman geceye.
By the night which keeps the sun out of view and the earth veiled to sight,
and by the night as it conceals it,
By the Night as it conceals it;
and by the night as it envelopes the sun; dipnot 1
and the night when it conceals it
By the night as it conceals it (the sun).
by the night when it covers her,
And the night when it draws a veil over it,
and by the night when it enshrouds him!
And by the night that takes over the day.
And the night when it covers him!
The night which covers.
by the night, when it covereth him with darkness;
And the night when it covers him!
And (by) the night when it envelops it,
And the night when it enshroudeth him,
The night when it covers him over,
and the night as it veils it darkly!
and the night as it conceals it!
And the night which covers.
The night that covers.
And [by] the night when it covers it
And by the night when it covers it!
And the night that cloaks it.
And by the night as it conceals it
and by the night when it envelops him,
And the night when it covers.