Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 112. ayet

Şuarâ suresi, 112. ayet. قَالَ وَمَا عِلْمِى بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

ḳâle vemâ `ilmî bimâ kânû ya`melûn.

Diyanet İşleri

Nuh, şöyle dedi: "Onların yaptıklarına dair benim ne bilgim olabilir?"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 109–115 · surenin 112. ayeti / 227
  1. Şuarâ 109

    "Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir."

  2. Şuarâ 110

    "O halde, Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!"

  3. Şuarâ 111

    Dediler ki: "Sana hep aşağılık kimseler uymuş iken, biz hiç sana inanır mıyız?"

  4. 112

    Nuh, şöyle dedi: "Onların yaptıklarına dair benim ne bilgim olabilir?"

  5. Şuarâ 113

    "Onların hesaplarını görmek ancak Rabbime aittir. Bir anlayabilseniz!"

  6. Şuarâ 114

    "Ben inananları kovacak değilim."

  7. Şuarâ 115

    "Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 112–115. ayetler için yazılmıştır.

112-113. Yani amelleri de hesapları görmek de Allah’a düşer. Bana düşen ise sadece tebliğ etmektir. Siz onları bırakın da eğer benim size getirdiğim, hak ise ona itaatle boyun eğin. Zira herkes kendi amelinin karşılığını görecektir.

114. Kahrolasıcalar! Büyüklük tasladıkları ve üstün olduklarını zannettikleri için Nuh’un iman edenleri yanından uzaklaştırmasını, iman etmeleri için bir şart olarak ileri sürmüşlerdi. O da kendilerine: “Ben mü’minleri kovacak değilim” diye cevap vermişti. Çünkü onlar, herhangi bir şekilde kovulmayı, küçük düşürülmeyi hak eden kimseler değildir. Onlar, hem sözlü, hem fiili olarak üstün görülmeye, ikrama layık kimselerdir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Âyetlerimize iman edenler sana geldiğinde onlara de ki: “Selam sizlere! Rabbiniz kendi üzerine rahmeti yazdı....” (el-En’am, 6/54)

115. “Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.” Ben ancak uyaran bir kimseyim; Allah’tan aldığımı sizlere tebliğ eden ve kulların iyiliğini isteyen bir nasihatçiyim. Benim elimde bir yetki yoktur. İş, bütünüyle Allah’a aittir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Nuh -aleyhisselam- onlara şöyle dedi: "Müminlerin ne yaptıklarına dair benim ne bilgim olabilir? Onların yapmış oldukları amellerinin hesabını tutmakla görevli değilim."

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale dedi ki kök: قول
  2. وَمَا ve ma ve
  3. عِلْمِى ilmi ben bilmem kök: علم
  4. بِمَا bima şeyleri
  5. كَانُوا۟ kanu oldukları kök: كون
  6. يَعْمَلُونَ yea'melune onların yapıyor kök: عمل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh

    Andolsun, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Şüphesiz…

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh

    Kavminin ileri gelenleri, "Biz seni açıkça bir sapıklık içinde görüyoruz" dediler.

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh

    (Nuh onlara) şöyle dedi: "Ey kavmim! Bende herhangi bir sapıklık yok. Aksine ben, alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim."

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

83 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Nuh) şöyle demişti: "Onların (daha önce) neler yaptığına dair hiçbir bilgim yok.

Mustafa İslamoğlu

(Nuh): "Onların öteden beri ne yapıp ettiklerine dair benim bir bilgim yok;

Muhammed Esed

(Nuh:) "Ben onların (bana gelmeden önce) neler yaptıklarını bilmem" dedi.

Ahmed Hulusi

(Nuh) dedi ki: "Onların yaptıkları konusunda bilgim yok. . . "

Ali Bulaç

Dedi ki: "Onların yapmakta oldukları hakkında benim bilgim yoktur."

Ali Özek ve heyeti

Nuh dedi ki: Onların yaptıkları hakkında bilgim yoktur.

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Onların neler yaptıklarını ben bilemem!"

Bayraktar Bayraklı

- Nuh dedi ki: "Onların yaptıkları hakkında bilgim yoktur. Onların hesabı Rabbime aittir, düşünsenize! Ben iman edenleri kovacak değilim. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."

Edip Yüksel

Dedi ki, "Onların yaptıklarından bir bilgim yok."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dedi ki, 'Onların yaptıklarından bir bilgim yok.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(Nuh) "Benim onların ne yaptıklarına dair ne bilgim olabilir?

Elmalılı Hamdi Yazır

Benim ne ılmim olabilir? dedi: onlar ne yapıyorlarmış

Erhan Aktaş

"Onların tercihlerini belirleyici ben değilim. dipnot 1 " dedi.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tercihte bulunmada; İnsanların konumu ve statüsü ayrıcalık, imtiyaz nedeni olamaz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Onların tercihlerini belirleyici ben değilim. dipnot 1 " dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tercihte bulunmada; insanların konumu ve statüsü ayrıcalık, imtiyaz nedeni olamaz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Onların tercihlerini belirleyici ben değilim. dipnot 1 " dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tercihte bulunmada, insanların konumu bir ayrıcalık nedeni olamaz.

Gültekin Onan

Dedi ki: "Onların yapmakta oldukları hakkında benim bilgim yoktur."

Hasan Basri Çantay

(Nuuh): "Benim onların neler yapmakda olduklarına bilgim yokdur" dedi.

İbni Kesir

Dedi ki: Onların yapmakta oldukları şeyler hakkında bir bilgim yoktur.

Mehmet Alagaş

(105-122) Nuh kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı, Bir vakit kardeşleri Nuh onlara sakınmaz mısınız dedi , ben sizin için güvenilir bir elçiyim, Allah’tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, Allah'tan sakının ve bana itaat edin dedi. Onlar da sana düşük seviyedekiler tabi olmuşken biz sana iman eder miyiz ki dediler. Nuh, onların / o düşük seviyede dediklerinizin yaptıklarından hiçbir bilgim yok , onların hesapları da ancak rabbime aittir keşke bilincinde olsaydınız / şuurunda olsaydınız , ben iman edenleri kovacak değilim, ancak ben sadece apaçık bir uyarıcıyım dedi, Dediler ki ey Nuh , eğer ki vazgeçmezsen sen taşlanmış olacaksın / recm edilen olacaksın. Nuh da Rabbim kavmim beni yalanladı, onlarla benim aramı bir şekilde aç, beni ve benimle beraber Mümin olanları kurtar dedi. Dolu / yüklü bir gemi ile onu ve beraberindekileri kurtardık, Sonra da ardından geride bıraktıklarını boğduk , b unda bir gösterge / bir ayet vardır, onların çoğu iman eden olmadılar. Muhakkak ki senin Rabbin, O, azizdir, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Nûh, şöyle dedi: “Onların yaptıklarına dair benim ne bilgim olabilir?”

Süleyman Ateş

Dedi ki: "Ben onların yaptıklarını(n iç yüzünü) bilmem (ben ancak görünüşe göre hüküm veririm)."

Süleymaniye Vakfı

(Nuh:) "Onların ne yaptıkları hakkında bir bilgiye sahip değilim.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Onların gerçekte ne yaptıkları konusunda bir bilgim yoktur.

Şaban Britch

Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur.

Şaban Piriş

Nuh da: -Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur.

Yaşar Nuri Öztürk

Nuh dedi: "Onların yaptıklarına ilişkin bir ilmim yok."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"But how would I know", said Nuh, "what they were doing earlier or whether or not they had a purpose moving them and inviting their minds to the volition of conforming to Islam".

Abdul Haleem

He said, ‘What knowledge do I have of what they used to do?

Abdullah Yusuf Ali

He said: "And what do I know as to what they do?

Abul A'la Maududi

Noah said: "What knowledge do I have about their deeds?

Aisha Bewley

He said, ‘What do I know about what they have been doing?

Al-Hilali & Khan

He said: "And what knowledge have I of what they used to do?

Ali Quli Qarai

He said, ‘What do I know as to what they used to do?

Amatul Rahman Omar

He said, `I have no knowledge what (good) deeds they did (in the past that now they have the honour to accept the truth).

Arthur John Arberry

He said, 'What knowledge have I of that they have been doing?

Bijan Moeinian

Noah replied: "It is not up to me to judge them. "

E. Henry Palmer

He said, 'I did not know what they were doing;

Edip-Layth

He said, "What knowledge do I have of what they used to do?"

George Sale

Noah said, I have no knowledge of that which they did;

Hamid S. Aziz

They said, "Shall we believe in you, when the meanest follow you?"

Mahmoud Ghali

He said, "What knowledge have I of whatever they were doing?

Marmaduke Pickthall

He said: And what knowledge have I of what they may have been doing (in the past)?

Mohamed Ahmed - Samira

He said: "It is not for me to know what they were doing.

Muhammad Asad

Said he: "And what knowledge could I have as to what they were doing [before they came to me]?

Mustafa Khattab

He responded, "And what knowledge do I have of what they do?

Progressive Muslims

He said: "And what knowledge do I have of what they used to do"

Rashad Khalifa

He said, "How do I know what they did?

Sahih International

He said, "And what is my knowledge of what they used to do?

Sam Gerrans

He said: “And what knowledge have I of what they did?

Shabbir Ahmed

Said he, "I do not care what their professions are and what they have been doing before.

Syed Vickar Ahamed

He (Noah) said: "And what do I know about what they do?

Taqi Usmani

He said, "I do not know about what they do;

The Monotheist Group

He said: "And what knowledge do I have of what they used to do?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 112. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 112. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 112. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩