Diyanet İşleri
Şüphesiz senin Rabbin mutlak güç sahibi olandır, çok merhametli olandır.
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 122. ayet. وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ
veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.
Şüphesiz senin Rabbin mutlak güç sahibi olandır, çok merhametli olandır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Nûh Şuarâ 105–122 3
Derken biz onu ve beraberindekileri dolu geminin içinde (taşıyıp) kurtardık.
Sonra da geride kalanları suda boğduk.
Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.
Şüphesiz senin Rabbin mutlak güç sahibi olandır, çok merhametli olandır.
Ad kavmi de peygamberleri yalanladı.
Hani kardeşleri Hud, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
"Şüphesiz ben, size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 119–122. ayetler için yazılmıştır.
119. Yani insanlarla ve hayvanlarla dolu olan “o gemi içerisinde kurtardık.”
120. “Sonra da onların” yani Nuh aleyhisselam ile onunla beraber bulunan mü’minlerin “ardından geri kalanları” yani kavminin geri kalan bütün fertlerini “suda boğduk.”
121. “Şüphesiz bunda” yani Nuh aleyhisselam ve ona uyanların kurtarılıp onu yalanlayanların da helâk edilmesinde gönderdiğimiz peygamberlerin doğruluğuna, getirdiklerinin sıhhatine, buna karşılık onları yalanlayan düşmanların izledikleri yolun da batıl olduğuna delil teşkil “eden bir ibret vardır.”
122. “Şüphe yok ki Rabbin” izzetiyle düşmanlarını kahredip tufan ile onları suda boğan “Azizdir,” Gerçek dostlarına karşı da “Rahimdir.” Çünkü O, Nuh’u ve onunla birlikte bulunan iman ehlini kurtarmıştır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Şüphesiz ki senin Rabbin Azîz'dir. (Hiç kimse O'na galip gelemez.) Düşmanlarından intikam alandır. Onlardan tövbe edenlere de çokça merhamet edendir.
Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet
"Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…
Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet
Ona "Allah'tan kork" denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!
Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet
Size apaçık deliller geldikten sonra, eğer yine de yan çizerseniz, bilin ki Allah, gerçekten mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Aynı kıssa: Hz. Nûh
Andolsun, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Şüphesiz…
Aynı kıssa: Hz. Nûh
Kavminin ileri gelenleri, "Biz seni açıkça bir sapıklık içinde görüyoruz" dediler.
Aynı kıssa: Hz. Nûh
(Nuh onlara) şöyle dedi: "Ey kavmim! Bende herhangi bir sapıklık yok. Aksine ben, alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim."
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki Rabbin güçlüdür, çok merhametlidir. dipnot 1
Ne ki senin Rabbin sınırsız rahmet sahibi olan O yüceler yücesidir.
Ve şüphesiz senin Rabbin çok acıyıp esirgeyen O yüceler yücesidir!
Kesinlikle Rabbindir "HU"; El Aziyz'dir, Er Rahıym'dir.
Ve şüphesiz senin Rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir.
Şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
Ve kuşkusuz, Efendin, gerçekten, Üstündür; Merhametlidir.
- Bunun üzerine onu ve beraberinde olanları dolu bir gemi içinde taşıyarak kurtardık. Sonra geride kalanları suda boğduk. Doğrusu, bunda ders vardır, ama çoğu inanmamaktadır. Rabbin, şüphesiz güçlüdür, merhamet sahibidir.
Kuşkusuz senin Efendin Üstündür, Rahimdir.
Kuşkusuz senin Rabbin Üstündür, Rahimdir.
Ve şüphesiz ki Rabbin, çok güçlü, çok merhametlidir.
ve şübhesiz ki rabbın, o öyle aziz, öyle rahim
Rabb'in, elbette Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Rabbin, elbette Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Rabb'in, elbette Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Ve şüphesiz senin rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir.
Şübhesiz ki senin Rabbin, elbette O, mutlak gaalibdir, çok esirgeyicidir.
Ve muhakkak ki Rabbın, elbette o; Aziz'dir, Rahim'dir.
(105-122) Nuh kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı, Bir vakit kardeşleri Nuh onlara sakınmaz mısınız dedi , ben sizin için güvenilir bir elçiyim, Allah’tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, Allah'tan sakının ve bana itaat edin dedi. Onlar da sana düşük seviyedekiler tabi olmuşken biz sana iman eder miyiz ki dediler. Nuh, onların / o düşük seviyede dediklerinizin yaptıklarından hiçbir bilgim yok , onların hesapları da ancak rabbime aittir keşke bilincinde olsaydınız / şuurunda olsaydınız , ben iman edenleri kovacak değilim, ancak ben sadece apaçık bir uyarıcıyım dedi, Dediler ki ey Nuh , eğer ki vazgeçmezsen sen taşlanmış olacaksın / recm edilen olacaksın. Nuh da Rabbim kavmim beni yalanladı, onlarla benim aramı bir şekilde aç, beni ve benimle beraber Mümin olanları kurtar dedi. Dolu / yüklü bir gemi ile onu ve beraberindekileri kurtardık, Sonra da ardından geride bıraktıklarını boğduk , b unda bir gösterge / bir ayet vardır, onların çoğu iman eden olmadılar. Muhakkak ki senin Rabbin, O, azizdir, esirgeyendir.
Muhakkak Rabbin Azîz olandır, Rahîm olandır.
Şüphesiz Rabbin, işte üstün O'dur, merhamet eden O'dur.
Şüphesiz senin Rabbin /Sahibin daima üstün ve ikramı bol olandır.
Senin Rabbin pek güçlüdür, ikramı da boldur.
Şüphesiz Rabbin, çok güçlü, çok merhametli olan O’dur.
Şüphesiz Rabbin, güçlü olan, merhametli olan O'dur.
Kuşkusuz, senin Rabbindir o mutlak Aziz, mutlak Rahim.
And Allah, your Creator, is indeed the AL-Aziz and AL-Rahim,
your Lord alone is the Almighty, the Merciful.
And verily thy Lord is He, the Exalted in Might, Most Merciful.
Verily Your Lord is Immensely Mighty, Ever Compassionate.
Truly your Lord is the Almighty, the Most Merciful.
And verily your Lord, He is indeed the All-Mighty, the Most Merciful.
Indeed your Lord is the All-mighty, the All-merciful.
And indeed your Lord, He is the All-Mighty, the Ever Merciful.
Surely thy Lord, He is the All-mighty, the All-compassionate.
The fact is: your Lord is the Almighty, Most Merciful.
and, verily, thy Lord He is mighty and merciful.
Your Lord is the Noble, the Compassionate.
Thy Lord is the mighty, the merciful.
Verily, in this indeed is a sign, yet most of them are not believers;
And surely your Lord, He is indeed The Ever-Mighty, The Ever-Merciful.
And lo, thy Lord, He is indeed the Mighty, the Merciful.
But surely your Lord is mighty and merciful.
But, verily, thy Sustainer - He alone - is almighty, a dispenser of grace
And your Lord is certainly the Almighty, Most Merciful.
And your Lord is the Noble, the Merciful.
Most assuredly, your Lord is the Almighty, Most Merciful.
And indeed, your Lord - He is the Exalted in Might, the Merciful.
And thy Lord: He is the Exalted in Might, the Merciful.
But, verily, your Lord is Almighty, Merciful (His Rule is the Rule of Law, and not that of dictatorial whims).
And surely your Lord is He (Who is) the Almighty (Al-Aziz), the Most Merciful (Ar-Raheem).
and indeed your Lord is the Mighty, the Very-Merciful.
And your Lord is the Noble, the Merciful.