Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 49. ayet

Şuarâ suresi, 49. ayet. قَالَ ءَامَنتُمْ لَهُۥ قَبْلَ أَنْ ءَاذَنَ لَكُمْ إِنَّهُۥ لَكَبِيرُكُمُ ٱلَّذِى عَلَّمَكُمُ ٱلسِّحْرَ فَلَسَوْفَ تَعْلَمُونَ لَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُم مِّنْ خِلَٰفٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ أَجْمَعِينَ

ḳâle âmentüm lehû ḳable en âẕene leküm. innehû lekebîrukümü-lleẕî `allemekümü-ssiḥr. felesevfe ta`lemûn. leüḳaṭṭi`anne eydiyeküm veercüleküm min ḫilâfiv veleüṣallibenneküm ecme`în.

Diyanet İşleri

Firavun, "Ben size izin vermeden ona inandınız ha? Mutlaka o, size sihri öğreten büyüğünüzdür. Yakında bilip göreceksiniz siz! Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi asacağım" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 46–52 · surenin 49. ayeti / 227
  1. Şuarâ 46

    Bunun üzerine sihirbazlar derhal secdeye kapandılar.

  2. Şuarâ 47

    "Alemlerin Rabbine inandık" dediler.

  3. Şuarâ 48

    "Musa'nın ve Harun'un Rabbi'ne."

  4. 49

    Firavun, "Ben size izin vermeden ona inandınız ha? Mutlaka o, size sihri öğreten büyüğünüzdür. Yakında bilip göreceksiniz siz! Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi asacağım" dedi.

  5. Şuarâ 50

    Sihirbazlar şöyle dediler: "Zararı yok, mutlaka Rabbimize döneceğiz."

  6. Şuarâ 51

    "(Burada) ilk inananlar biz olduğumuz için şüphesiz Rabbimizin, hatalarımızı bağışlayacağını umuyoruz."

  7. Şuarâ 52

    Biz Musa'ya, "Kullarımı geceleyin yola çıkar, muhakkak ki takip edileceksiniz" diye vahyettik.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 49–51. ayetler için yazılmıştır.

49 - 51. Firavun sihirbazlara “dedi ki: Ben size izin vermeden önce mi ona iman ettiniz?” Firavun, sihirbazların kendine karşı gösterdikleri cesaretten, kendi izni olmadan ve ona danışmadan iman etmeye kalkışmalarından hem hayrete düşmüştü hem de kavmine bunun şaşılacak bir şey olduğunu ima etmişti. “Şüphesiz o, size sihri öğreten büyüğünüzdür.” Halbuki sihirbazları toplayan o idi. Onları bulundukları şehirlerden toplayıp getirme görüşünü ortaya koyanlar da onun ileri gelenler idi. Biliyorlardı ki Mûsâ ile sihirbazlar daha önce hiç bir araya gelmemişlerdi. Bundan önce onu görmemişlerdi bile. Buna karşılık görenleri hayrete ve dehşete düşürecek bir sihir ortaya koymuşlardı. Bununla birlikte onlar, kendilerinin bile batıl olduğuna inandıkları bu sözleri söylemekten geri kalmadılar. Aklî seviyeleri bu olan kimselerin apaçık hakka, göz kamaştırıcı belgelere iman etmeyişleri garip karşılanmamalıdır. Çünkü Firavun, bu yakın çevresine herhangi bir şey için gerçek şeklinden başka türlü olduğunu söyleyecek olsa onlar, yine de onu tasdik edeceklerdi.

iravun daha sonra sihirbazları tehdit ederek dedi ki: “Andolsun ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim.” Yani yeryüzünde fesat çıkartanlara uygulandığı gibi sağ el ile sol ayaklarını kesmekle tehdit etti onları. “ve hepinizi birden asacağım” böylelikle rezil ve zelil olmanızı sağlayacağım.

Sihirbazlar imanın ne kadar tatlı olduğunu anlayıp lezzetini aldıklarından dolayı: “Olsun, zararı yok” senin bize yaptığın bu tehdide aldırmıyoruz. “Zaten biz elbette Rabbimize döneceğiz, dediler. Biz” kavmin arasında Mûsâ’ya “ilk iman edenler olduğumuz için Rabbimizin” küfür, sihir ve buna benzer sair “günahlarımızı bağışlayacağını ümit ediyoruz.” Yüce Allah, böylelikle onlara sabır ve sebat verdi. Firavun’un otoritesi ve o dönemdeki iktidarı dolayısıyla onlara savurduğu bu tehdidi uygulamış olma ihtimali olduğu gibi Yüce Allah’ın sihirbazları ona karşı korumuş olması da muhtemeldir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Firavun ise, sihirbazların iman etmelerini kabul etmeyerek şöyle demişti: "Ben size izin vermeden Musa'ya iman mı ettiniz? Şüphe yoktur ki Musa, size sihri öğreten bir büyüğünüzdür. Mısır ahalisini oradan çıkarmak için gizli karar aldınız. Ama şimdi size vereceğim cezayı görecek ve bileceksiniz. Her birinizin sağ ayağını sol eli ile veyahut da tersi bir şekilde çaprazlama keseceğim. Hepinizi hurma ağaçlarının gövdelerine astıracağım. Sizden hiçbirinizi sağ bırakmayacağım."

Kelimeler

21 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale (Fir'avn) dedi kök: قول
  2. ءَامَنتُمْ amentum inandınız mı? kök: امن
  3. لَهُۥ lehu ona
  4. قَبْلَ kable önce kök: قبل
  5. أَنْ en
  6. ءَاذَنَ azene ben izin vermeden kök: اذن
  7. لَكُمْ ۖ lekum size
  8. إِنَّهُۥ innehu şüphesiz O
  9. لَكَبِيرُكُمُ lekebirukumu büyüğünüzdür kök: كبر
  10. ٱلَّذِى llezi
  11. عَلَّمَكُمُ allemekumu size öğreten kök: علم
  12. ٱلسِّحْرَ s-sihra büyüyü kök: سحر
  13. فَلَسَوْفَ felesevfe öyleyse yakında
  14. تَعْلَمُونَ ۚ tea'lemune bileceksiniz kök: علم
  15. لَأُقَطِّعَنَّ leukattianne mutlaka keseceğim kök: قطع
  16. أَيْدِيَكُمْ eydiyekum ellerinizi kök: يدي
  17. وَأَرْجُلَكُم ve erculekum ve ayaklarınızı kök: رجل
  18. مِّنْ min
  19. خِلَـٰفٍۢ hilafin çapraz olarak kök: خلف
  20. وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ veleusallibennekum ve asacağım kök: صلب
  21. أَجْمَعِينَ ecmeiyne hepinizi kök: جمع

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صلب (8 geçiş) · Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: سحر (63 geçiş)

    Firavun, "Demek, ben size izin vermeden önce ona (Musa'ya) inandınız ha! Şüphe yok, o size sihiri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi andolsun, sizin…

  • Aynı kök: صلب (8 geçiş) · Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: رجل (73 geçiş)

    Allah'a ve Resulüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve…

  • Aynı kök: صلب (8 geçiş) · Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: رجل (73 geçiş)

    "Mutlaka sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sonra da (ibret olsun diye) sizin tümünüzü elbette asacağım."

  • Aynı kök: اذن (102 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş)

    Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. O'nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her…

  • Aynı kök: رجل (73 geçiş) · Aynı kök: اذن (102 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)

    Onların yürüyecek ayakları mı var? Yahut tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var, ya da işitecek kulakları mı var? De ki: "Haydi, çağırın…

  • Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Kendisiyle dağların yürütüleceği veya yeryüzünün parçalanacağı, ya da ölülerin konuşturulacağı bir Kur'an olacak olsaydı (o yine bu kitap olurdu).…

  • Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    Kadın, bunların dedikodularını işitince haber gönderip onları çağırdı. (Ziyafet düzenleyip) onlar için oturup yaslanacakları yer hazırladı. Her…

  • Aynı kök: سحر (63 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    "Biz de mutlaka sana karşı onun gibi bir sihir yapacağız. Bunun için seninle bizim aramızda; uygun bir yerde, senin de, bizim de caymayacağımız bir…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Firavun) şöyle demişti: "Ben size izin vermeden ona iman ettiniz, (öyle mi)! Şüphesiz ki o (Musa), size büyü öğreten büyüğünüzdür (akıl hocanızdır). İleride (size neler yapacağımı) elbette bileceksiniz. Dönekliğ(iniz)den dolayı kesinlikle ellerinizi ve ayaklarınızı elbette kestireceğim ve hepinizi astıracağım!" dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Burada mesaj, [min hılâfin] ifadesi gereği el ve ayakların "çaprazlama" kesilmesinden ziyade, "döneklik" nedeniyle bu cezanın verilmesidir. El ve ayakların kesilmesiyle ilgili olarak benzer mesajlar: Mâide 5:33; A‘râf 7:124; Tâhâ 20:71.

Mustafa İslamoğlu

(Firavun) dedi ki: "Demek siz ben izin vermeden ona inandınız, öyle mi? Anlaşıldı ki o size büyüyü öğreten üstadınızdır; fakat pek yakında gününüzü göreceksiniz: dönekliğinizden dolayı ellerinizi ve ayaklarınızı mutlaka keseceğim ve topunuzu asacağım!"

Muhammed Esed

(Firavun:) "Ben size izin vermeden ona inanıyorsunuz, öyle mi?" diye çıkıştı, "Size büyüyü öğreten ustanız bu olmalı mutlaka! Fakat yakında (benim intikamımı) göreceksiniz: içinizden çoğunun ellerini ayaklarını kestireceğim, hepinizi astıracağım!"

Ahmed Hulusi

(Firavun) dedi ki: "Ben size izin vermeden mi Ona iman ettiniz? Kesinlikle O, size sihri öğreten büyüğünüzdür. . . Yakında bileceksiniz. . . Ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestirip, kesinlikle hepinizi toptan astıracağım. "

Ali Bulaç

(Firavun) Dedi ki: "Ona, ben size izin vermeden önce mi inandınız? Şüphesiz, o, size büyüyü öğreten büyüğünüzdür; öyleyse yakında bileceksiniz. Şüphesiz ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim ve sizin hepinizi gerçekten asıp sallandıracağım."

Ali Özek ve heyeti

Firavun, (kızgınlık içinde) dedi ki: Ben size izin vermeden ona iman ettiniz ha! Demek ki size sihri öğreten büyüğünüzmüş o! Ama şimdi (size yapacağımı görecek ve) bileceksiniz. Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim, hepinizi astıracağım!

Ali Rıza Safa

"Size izin vermeden Ona inandınız; öyle mi?" dedi; "Aslında, O, büyücülüğü size öğreten ustanız olmalı. Madem öyle, yakında görürsünüz; ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim ve hepinizi kesinlikle astıracağım!"

Bayraktar Bayraklı

Firavun, "Ben size izin vermeden ona inanıyorsunuz, öyle mi?" diye çıkıştı. "Doğrusu o, size sihri öğreten büyüğünüzdür. Andolsun, yakında bileceksiniz, bana karşı gelip döneklikyapmanız yüzünden ellerinizi ve ayaklarınızı doğrayacağım, hepinizi asacağım" dedi.

Edip Yüksel

Dedi ki, "Ben size izin vermeden mi onu onayladınız? O, size büyücülüğü öğreten ustanız olmalı. Şimdi göreceksiniz: Ellerinizi, ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi asacağım."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dedi ki, 'Ben size izin vermeden mi ona inandınız? O, size büyücülüğü öğreten ustanız olmalı. Şimdi göreceksiniz: Ellerinizi, ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi asacağım.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(Firavun) dedi ki: "Ben size izin vermeden O'na iman ettiniz! Anlaşıldı ki, o size sihri öğreten büyüğünüzmüş! O halde kesinlikle yakında anlayacaksınız; çaresiz ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim, hepinizi muhakkak çarmıha gerdireceğim!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Ona, dedi: ben size izin vermeden iyman ettiniz, anlaşıldı ki o size sihri ta'lim eden büyüğünüzmüş, o halde mutlak yakında bileceksiniz, çaresiz ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazına kestireceğim, hem muhakkak hepinizi çarmıha gerdireceğim.

Erhan Aktaş

Firavun, "Ben izin vermeden O'na iman mı ettiniz? Kuşkusuz o, size sihir öğreten hocanızdır. Şunu kesin olarak bilin ki ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim ve kesinlikle hepinizi astıracağım!" dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Firavun, "Ben izin vermeden ona iman mı ettiniz? Kuşkusuz o, size sihir öğreten hocanızdır. Şunu kesin olarak bilin ki ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim ve kesinlikle hepinizi astıracağım!" dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Benden izinsiz ona iman ettiniz. Kesinlikle o size sihir öğreten büyüğünüzdür! Şunu kesin olarak bilin ki yakında ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim ve kesinlikle hepinizi astıracağım!" dedi.

Gültekin Onan

(Firavun) Dedi ki: "Ona, ben size izin vermeden önce mi inandınız? Şüphesiz, o, size büyüyü öğreten büyüğünüzdür; öyleyse yakında bileceksiniz. Şüphesiz ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim ve sizin hepinizi gerçekten asıp sallandıracağım."

Hasan Basri Çantay

(Fir'avn) dedi ki: "Ben size izin vermeden siz ona iman etdiniz ha! Hakıykat size büyüyü öğreten büyüğünüzmüş o! O halde yakında bileceksiniz. Herhalde sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kesdireceğim, sizin topunuzu behemehal çarmıha gerdireceğim"!

İbni Kesir

Ben size izin vermezden önce mi ona inandınız? Şüphesiz size büyü öğreten büyüğünüzdür. Şimdi bileceksiniz; elbette ben, ellerinizi ve ayaklarınızı andolsun ki çaprazlama kestireceğim ve hepinizi astıracağım, dedi.

Mehmet Alagaş

(4, 7, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68) Rabbin Musa ya dedi ki , zalim topluluğa git, Firavun kavmine git , sakınmazlar mı? Dedi ki Rabbim beni yalanlamalarından korkuyorum, göğsüm daralır, dilim / lisanım dolaşır, Harun'u da yolla / gönder. Onlara karşı bir ayıbım da var, dolayısıyla beni öldürmelerinden korkarım. Dedi ki hayır! ikiniz de ayetlerimizle varın / ulaşın muhakkak ki sizinle beraberiz, sizi işitenleriz. Firavun boyuna / kavmine ulaşın / varın , deyin ki bizler alemlerin Rabbinin İsrailoğullarını bizimle beraber göndermen için gönderdikleriyiz / elçileriyiz. Dedi ki evlatken sana yetiştiricilik / mürebbiyelik yapmadık mı? Ömründe n seneleri içimizde geçirdin v e ayrıca O yaptığın şeyi de yaptın işte (ayıbını hatırlattı) asıl sen yok sayansın / kafirsin. Dedi ki o nu (o öldürme olayını) yaptığım vakit, ben ne yaptığını bilmez biri idim / delalette idim, sizden korktuğumdan hemen kaçtım, Rabbim bana hüküm verme yeteneği bağışladı / hibe etti, beni gönderilenlerden / elçilerden yaptı , b enim başıma kaktığın / bana minnet ettiğin nimet ise İsrailoğullarını kul edinmen içindi / kul edinmek için kullandın. (Hz. Musa’nın o zamana kadar ki hayat serüveni, saraya su yolu ile geliş, evlat edinilerek prens olarak büyüyüş, Habeş ordusuna komuta edecek kadar yükseliş, ardından cinayet ve kaçış) Firavun dedi ki alemlerin rabbi de nedir? (Firavun kişisel olarak saldırdı olmayınca bu defa içerikten saldıracak) Eğer ki yakinen bilirseniz / yaşayarak anlayabilirseniz, göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir dedi. Firavun etrafındakilere işitiyor musunuz? Dedi, Musa devamla, sizin de rabbinizdir evvelki babalarınızın da Rabbidir dedi. Firavun evet size bir Resul gönderilmiş ama Mecnun bir Resul gönderilmiş dedi. Musa, eğer akledebilirseniz doğunun da batının da ve bu ikisi arasının da rabbidir dedi. Firavun dedi ki; eğer benden başka bir ilah edinirsen seni zindanlık biri yaparım dedi. Musa, şayet sana, apaçık bir şey getirsem de mi dedi? Firavun, eğer sözüne bağlı biri isen hemen onu getir dedi. O da asasını bıraktı ve birde baktı ki o apaçık bir yılan oldu. (Bu bırakmak almak için yapılan bırakmak fırlatıp atmak değil) elini çekti çıkardı birden o, bakanlara beyaz göründü. Firavun, çevresindeki ileri gelenlere dedi ki kesinlikle bu, bilge bir sihirbazdır, sizi sihri ile yerinizden çıkarmak istiyor, şimdi ne iş yapayım/ ne emredersiniz dedi. Dediler ki onu ve kardeşine alıkoy, şehirlerde toplayıcıları harekete geçir, bilge tüm sihirbazları sana getirsinler. Bilinen günün belirlenmiş vaktinde sihirbazlar bir araya toplandılar. İnsanlara da sizler de toplanır mısınız? Denildi, onlarda böylelikle belki bizler de eğer ki galip olurlar ise sihirbazlara tabi oluruz dediler. Sihirbazlar geldikleri zaman firavuna dediler ki, eğer galip olur isek bize bir ödül / bir ecir var mı? Firavun evet var, işte o zaman sizler benim yakınım / akrabam olacaksınız dedi. Musa onlara, neyi bırakacaksanız bırakın dedi. Onlar da iplerini ve sopalarını / âsâlarını bıraktılar ve bırakırken de Firavunun itibarı / izzeti için muhakkak ki bizler galip geleceğiz dediler . Musa da sopasını / asasını bıraktı birden o, onların uydurdukları şeyleri yutmaya başladı. Sihirbazlar hemen kendilerini secdeye bıraktılar, dediler ki Harun ve Musa'nın Rabbi olan alemlerin Rabbine iman ettik. Firavun, ben izin vermeden önce siz, iman mı ettiniz? kesinlikle o, sizin büyüğünüz ve size de sihri öğret endir dedi. (Sihirbazlar mucize ile sihir arasındaki farkı bildiklerinden dolayı inandılar, firavun hâlâ inanamadı çünk ü sihirbazlar ve Musa’nın bir şekilde usta çırak iş birliği içinde olduklarını düşünüyor. ) İleride bileceksiniz, kesinlikle sizin e llerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi de kesinlikle asacağım dedi. Sihirbazlar z iyanı yok /zararı yok, biz muhakkak ki Rabbimize döneceğiz , ilk inananlar arasında olmamızdan dolayı , Rabbimiz hatalarımızı bağışlar , diye arzuluyoruz dediler. Musa'ya, geceleyin kullarımla yürü, muhakkak ki sizler onlar tarafından takip edileceksiniz diye vahyettik. Firavun şehirlere toplayıcılar gönderdi, onlar kesinlikle az bir zümredir ve bizleri de kızdırıyorlar /öfkelendiriyorlar, biz ise dikkatli ve de uyanık bir topluluğuz dediler. Onları / Firavun kavmini, bahçelerinden, gözelerinden, hazinelerinden ve verilmiş pozisyonlarından / makamlarından bu şekilde çıkardık ve o yerlere İsrailoğullarını mirasçı ettik. Güneş doğarken / işrak vakti onların peşine düştüler, İki cemaat birbirini gördü, Musa'nın arkadaşları dedi ki kesinlikle biz yakalanacağız / yetiştiler, dedi ki asla! Muhakkak ki Rabbim benimledir ve beni yönlendirecektir. Musa'ya sopanı / asanı denize vur diye vahyettik ve de deniz yarıldı / infilak etti, h er parçası kocaman bir dağ gibi oldu , diğerlerini de / Firavun kavmini de iyice yaklaştırdık, Musa'yı ve beraberindekilerinin hepsini kurtardık, diğerlerini ise suda boğduk. Bunda kesinlikle bir ayet vardı , onların çoğu da iman eden olmadı. Muhakkak ki Rabbim O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Dedi ki: “Ben size izin vermeden önce mi ona iman ettiniz? Demek ki o, size sihri öğreten büyüğünüzmüş. Yakında bileceksiniz. Mutlaka el ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi toptan asacağım.”

Süleyman Ateş

(Fir'avn) dedi: "Ben size izin vermeden mi ona inandınız? O, size büyü öğreten büyüğünüzdür. Öyleyse (size ne yapacağımı) yakında bileceksiniz: Ellerinizi ve ayaklarınızı çapraz olarak keseceğim ve hepinizi asacağım!"

Süleymaniye Vakfı

(Firavun:) "Ben size izin vermeden ona inandınız öyle mi! Demek ki size sihri öğreten büyüğünüz oymuş. Yakında dipnot 1 öğreneceksiniz; kesinlikle ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi mutlaka asacağım!" dedi dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yakında anlamı vermemize sebep olan sevfe (سوف) edatı, Arap dilinde uzak geleceği ifade eder. Demek ki Firavun o anda bu gücü kendinde bulamıyor. Zaten sihirbazlara böyle bir ceza uygulandığına dair bir bilgi de yoktur.
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Ben izin vermeden ona inadınız öyle mi? Demek ki, o sizin büyüğünüz, size büyüyü öğreten adam. Göreceksiniz; kesinlikle ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlamasına kesecek ve hepinizi asacağım" dedi.

Şaban Britch

Ben size izin vermeden önce ona iman mı ettiniz? Anlaşıldı ki o, size sihri öğreten büyüğünüzdür. Öyleyse yakında bileceksiniz elleriniz ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim ve tümünüzü astıracağım! dedi.

Şaban Piriş

-Ben size izin vermeden önce ona iman mı ettiniz? Anlaşıldı ki o, size sihri öğreten büyüğünüzdür, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireyim ve sizi çarmıha gerdireyim de görün siz! dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Firavun haykırdı: "Ben size izin vermeden ona inandınız ha! Anlaşıldı, o sizin hepinize sihirbazlığı öğreten büyüğünüz. Yakında bileceksiniz. Yemin olsun, ellerinizi, ayaklarınızı çaprazlamasına keseceğim ve yemin olsun sizi toptan asacağım."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And here said Pharaoh to them: "Have you yielded to his claims and surrendered yourselves to his Ilah without my permission!" "This is indeed, " he added, a deceitful plan designed by your master who taught you magic and you shall bear the consequences and soon come to know how heavily you shall pay for this!" "I will amputate your hands and your feet on opposite sides and I will have you all crucified. "

Abdul Haleem

Pharaoh said, ‘How dare you believe in him before I have given you permission? He must be the master who taught you sorcery! Soon you will see: I will cut off your alternate hands and feet and then crucify the lot of you!’

Abdullah Yusuf Ali

Said (Pharaoh): "Believe ye in Him before I give you permission? surely he is your leader, who has taught you sorcery! but soon shall ye know! Be sure I will cut off your hands and your feet on opposite sides, and I will cause you all to die on the cross!"

Abul A'la Maududi

Pharaoh said: "You accepted the word of Moses even before I granted you the leave to do so. Surely he is your chief who has taught you magic. dipnot 1 Soon shall you come to know. I shall cut off your hands and feet on opposite sides and shall crucify all of you." dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This only shows the extreme obstinacy and obduracy of Pharaoh, who even after witnessing a clear miracle and the testimony of the magicians on it, was still insisting that it was magic. But according to(Surah Al-Aaraf, Ayat 123), Pharaoh said: Indeed it was a plot you conspired in the capital to deprive the rightful owners of their power. Thus he tried to make the people believe that the magicians had yielded to Moses (peace be upon him) not because of the miracle but due to a conspiracy with Moses (peace be upon him) before they entered the contest, so that they might seize political power and enjoy its fruits together.
  2. metne dön, dipnot 2
    This horrible threat was held out by Pharaoh to justify his thinking that the magicians had entered a conspiracy with Moses (peace be upon him). He thought that the magicians, in order to save their lives, would confess the plot and thus the effect produced by their falling prostrate and believing in Moses (peace be upon him) in front of thousands of spectators would be gone.

Aisha Bewley

He said, ‘Have you had iman in him before I authorised you? He is your chief who taught you magic. But you will soon know! I will cut off your alternate hands and feet and I will crucify every one of you.’

Al-Hilali & Khan

[Fir‘aun (Pharaoh)] said: "You have believed in him before I give you leave. Surely, he indeed is your chief, who has taught you magic! So verily, you shall come to know. Verily, I will cut off your hands and your feet on opposite sides, and I will crucify you all."

Ali Quli Qarai

He said, ‘Do you profess faith in Him before I permit you? He is indeed your chief who has taught you magic! Soon you will surely know! Surely I will cut off your hands and feet from opposite sides, and I will surely crucify you all. ’

Amatul Rahman Omar

(Pharaoh) said, `Have you believed in him before I gave you leave? Indeed he is your chief, the same who taught you sorcery. So you will soon know (your horrible end). I will most surely cut off your hands and your feet on alternate sides for (your this) opposition (to me); and I will crucify you to death one and all.'

Arthur John Arberry

Said Pharaoh, 'You have believed him before I gave you leave. Why, he is the chief of you, the same that taught you sorcery; now you shall know! I shall assuredly cut off alternately your hands and feet, then I shall crucify you all together.'

Bijan Moeinian

Pharaoh said: "How dare you to believe in Moses before getting permission from me? Now I see; he is your master and has taught you the art of magic. You will surely find out when I cut your hands and feet on alternate sides. I will crucify you all."

E. Henry Palmer

Said he, 'Do ye believe in Him ere I give you leave? Verily, he is your chief who has taught you sorcery, but soon ye shall know. I will surely cut off your hands and your feet from opposite sides, and I will crucify you all together!'

Edip-Layth

He said, "Have you acknowledged him before I permitted you? He is surely your great one who has taught you magic. So you shall come to know. I will cut off your hands and feet from alternate sides, and I will crucify you all."

George Sale

Pharaoh said unto them, have ye believed on him, before I have given you permission? Verily he is your chief, who hath taught you magic: But hereafter ye shall surely know my power. I will cut off your hands and your feet, on the opposite sides, and I will crucify you all.

Hamid S. Aziz

"The Lord of Moses and Aaron. "

Mahmoud Ghali

He (Firaawn) said, "You have believed him before I give you permission. Surely he is indeed your great (master) who taught you sorcery. Yet indeed you will eventually know! Indeed I will definitely cut off (The form of the verb implies something done repeatedly, or to a high degree or great extent. (cf. sûrat yûsuf 3 1) your hands and legs alternately, and indeed I will definitely crucify you all together."

Marmaduke Pickthall

(Pharaoh) said: Ye put your faith in him before I give you leave. Lo! he doubtless is your chief who taught you magic! But verily ye shall come to know. Verily I will cut off your hands and your feet alternately, and verily I will crucify you every one.

Mohamed Ahmed - Samira

Said (the Pharaoh): "You have come to believe in him before I gave you leave. He is surely your chief, who taught you magic. You will soon come to know: I will have your hands and feet cut off on alternate sides, and have every one of you crucified."

Muhammad Asad

Said [Pharaoh]: "Have you come to believe in him ere I have given you permission? Verily, he must be your master who has taught you magic! But in time you shall come to know [my revenge]: most certainly shall I cut off your hands and your feet in great numbers, because of [your] perverseness, and shall most certainly crucify you in great numbers, all together!"

Mustafa Khattab

Pharaoh threatened, "How dare you believe in him before I give you permission? He must be your master who taught you magic, but soon you will see. I will certainly cut off your hands and feet on opposite sides, then crucify you all."

Progressive Muslims

He said: "Have you believed to him before I permitted you He is surely your great one who has taught you magic. So you shall come to know. I will cut-off your hands and feet from alternate sides, and I will crucify you all."

Rashad Khalifa

He said, "Did you believe with him before I give you permission? He must be your teacher, who taught you magic. You will surely find out. I will sever your hands and feet on alternate sides. I will crucify you all."

Sahih International

[Pharaoh] said, "You believed Moses before I gave you permission. Indeed, he is your leader who has taught you magic, but you are going to know. I will surely cut off your hands and your feet on opposite sides, and I will surely crucify you all."

Sam Gerrans

Said he: “You have believed him before I gave you leave. He is your chief who taught you sorcery. And you will come to know! I will cut off your hands and your feet on opposite sides, and crucify you all together.”

Shabbir Ahmed

Pharaoh said, "You believe in him before I grant my permission? He is surely your chief who has taught you spellbinding eloquence. You shall find out soon. I will cut off your hands and feet alternately and verily I will crucify you everyone."

Syed Vickar Ahamed

Said (Firon): "Will you believe in Him (Allah) before I give you permission? Surely, he (Musa) is your chief, who has taught you magic! But you will know soon! Be sure I will cut off your hands and your feet on opposite sides, and I will cause you all to die on the cross!"

Taqi Usmani

He (Pharaoh) said, "You have believed in him before I permit you. Surely, he (Mūsā) is the chief of you all, who has taught you sorcery. So you will soon know (your fate). I will cut off your hands and feet from different sides, and will crucify you all together.

The Monotheist Group

He said: "Have you believed unto him before I permitted you? He is surely your great one who has taught you magic. So you shall come to know, I will cut off your hands and feet from alternate sides, and I will crucify you all."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 49. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 49. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 49. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩