Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 88. ayet

Şuarâ suresi, 88. ayet. يَوْمَ لَا يَنفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَ

yevme lâ yenfe`u mâlüv velâ benûn.

Diyanet İşleri

"O gün ki ne mal fayda verir ne oğullar!"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 85–91 · surenin 88. ayeti / 227

Konu İbrâhim'in duası ve mahşer sahnesi Şuarâ 69–104 3

  1. Şuarâ 85

    "Beni Naim cennetinin varislerinden eyle."

  2. Şuarâ 86

    "Babamı da bağışla. Çünkü o gerçekten yolunu şaşıranlardandır."

  3. Şuarâ 87

    "(Kulların) diriltilecekleri gün beni utandırma!"

  4. 88

    "O gün ki ne mal fayda verir ne oğullar!"

  5. Şuarâ 89

    "Allah'a arınmış bir kalp ile gelen başka."

  6. Şuarâ 90

    Cennet, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara yaklaştırılacak.

  7. Şuarâ 91

    (91-93) Cehennem de azgınlara gösterilecek ve onlara, "Allah'ı bırakıp da tapmakta olduklarınız nerede? Size yardım ediyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?" denilecek.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 87–89. ayetler için yazılmıştır.

87-88. “(İnsanların) diriltilecekleri günde” bazı günahlar dolayısı ile azarlamak, cezalandırmak ve rüsvay kılmak sûretiyle “beni rezil etme!” Aksine “ne malın ne de evladın hiçbir faydası” olmayacağı o gün beni mutlu ve bahtiyar kıl!

89. “Ancak Allah’a selim bir kalple gelmiş olanlar müstesnâ” İşte senin nezdinde kendisine faydalı olacak şeyleri bulunan kimse bu olacaktır. İşte cezadan kultularak pek büyük mükâfatlara layık olacak olanlar da böyleleridir. “Selim kalp”; şirkten, şüpheden, kötülük sevgisinden, bidat ve günahlar üzerinde ısrar etmekten uzak ve selamette olan kalp demektir. Bu kalbin, sözü edilen hususlardan uzak olması onların zıddı ile yani Allah’a ihlas, ilim, yakin, hayrı sevmek vb. gibi sıfatlara sahip olmasını, iradesinin ve sevgisinin Yüce Allah’ın muhabbetine, arzularının da Allah’ın emirlerine tâbi olmasını gerektirir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Zira o gün, insanın dünyada topladığı ne mal ve ne de kendilerinden yardım aldığı çocukları kendisine fayda verir.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَوْمَ yevme o gün kök: يوم
  2. لَا la
  3. يَنفَعُ yenfeu fayda vermez kök: نفع
  4. مَالٌۭ malun (ne) mal kök: مول
  5. وَلَا ve la ne de
  6. بَنُونَ benune oğullar kök: بني

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نفع (50 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    İbrahim, şöyle dedi: "Öyle ise siz, (hala) Allah'ı bırakıp da, size hiçbir fayda, hiçbir zarar veremeyecek şeylere mi tapacaksınız?"

  • Aynı kök: نفع (50 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    "Yahut size fayda veya zararları dokunur mu?"

  • Aynı kök: نفع (50 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)

    Bedevilerin (savaştan) geri bırakılanları sana, "Bizi mallarımız ve ailelerimiz alıkoydu; Allah'tan bizim için af dile" diyecekler. Onlar kalplerinde…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…

  • Aynı kök: مول (86 geçiş)

    Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.

  • Aynı kök: مول (86 geçiş)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

87 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(87, 88, 89) Samimi bir kalp ile gelenlerin dışında, mal ve çocukların (kişiye) yarar sağlayamayacağı gün, yani (insanların) diriltilecekleri gün beni rezil etme!"

Mustafa İslamoğlu

O gün ne malın mülkün bir yararı olur ne de evladın;

Muhammed Esed

o Gün ki, ne malın mülkün, ne de çoluk çocuğun bir yararı olmayacaktır;

Ahmed Hulusi

"O süreçte zenginlik de fayda vermez, oğullar da (fayda vermez). "

Ali Bulaç

'Malın da, çocukların da bir yarar sağlayamadığı günde."

Ali Özek ve heyeti

O gün, ne mal fayda verir ne de evlât.

Ali Rıza Safa

O gün, mal ve oğullar yarar sağlamaz.

Bayraktar Bayraklı

-"Sonraki nesiller arasında benim doğrulukla anılmamı sağla. Beni nimet cennetine varis olaylardan eyle. Babamı da bağışla; o, doğrusu şaşırmışlardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allah'a temiz bir kalple gelenden başkasına mal ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni utandırma!"

Edip Yüksel

O gün, paranın ve çocukların yararı olmayacaktır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O gün, paranın ve çocukların yararı olmayacaktır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O gün ki, ne mal fayda verir, ne oğullar!

Elmalılı Hamdi Yazır

O gün ki ne mal faide verir ne oğullar,

Erhan Aktaş

"Evladın ve malın yarar sağlamadığı gün."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Evladın ve malın yarar sağlamadığı gün."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Evladın ve malın yarar sağlamadığı gün."

Gültekin Onan

"Malın da, çocukların da bir yarar sağlayamadığı günde."

Hasan Basri Çantay

"O günde ki ne mal faide eder, ne de oğullar".

İbni Kesir

O gün ki mal da fayda vermez, çocuklar da.

Mehmet Alagaş

(69-88) Onlara İbrahim'in haberini oku, bir vakit, kavmine ve babasına dedi ki neye tapıyorsunuz? Neye ibadet ediyorsunuz? Dediler ki putlara tapıyoruz ve bun a da tutkulu / adanmış bir halde devam edeceğiz. İbrahim, ç ağırdığınızda sizi duyuyorlar mı? dedi ya da size bir faydaları veya zararları var mı? dediler ki biz babalarımızı da bu şekilde yaparlarken bulduk. İbrahim dedi ki, eski babalarınızın ve de sizlerin nelere tapındığınızı gördünüz mü? Alemlerin rabbi hariç, onlar kesinlikle benim düşmanlarımdır, ki O / Allah beni yarattı, bana yol gösterir, ayrıca beni doyurur, bana su verir, hasta olduğum vakit bana şifa verir, beni O öldürecek ve sonra tekrar diriltecek , hesap günü de / din günü de beni ve hatalarımı bağışlayacağını bekliyorum / umuyorum. Rabbim bana hüküm b ağışla / hibe et. Beni düzelticilere / onarıcılara / ıslah edicilere / salihlere kat / ilhak et. (Hüküm; gerekçeli karar verme yeteneği) Sonrakiler içinde beni sözüne bağlı biri yap, beni naim cennetine mirasçı kıl (dünya gibi bitmediği için cennete, halife değil mirasçı olunur) Babamı bağışla, muhakkak ki o sapmışlardandır. Ne malın ne de oğulların fayda vermediği yalnızca Allah'a teslim olmuş bir kalp sunmanın fayda vereceği o günde, yeniden dirileceğimiz o günde, beni utandırma / rezil etme.

Rowwad Tercüme Merkezi

“O gün ki ne mal fayda verir, ne oğullar!”

Süleyman Ateş

"O gün ki, ne mal, ne de oğullar yarar vermez."

Süleymaniye Vakfı

O gün ne malın bir faydası olacak, ne de evladın!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O gün ne malın yararı olur ne oğulların.

Şaban Britch

O gün, ne mal fayda verir ve ne de çocuklar...

Şaban Piriş

O gün, ne mal fayda verir ve ne de çocuklar...

Yaşar Nuri Öztürk

"Bir gündür ki o, ne mal fayda verir ne oğullar."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"The Day when neither wealth nor progeny shall be of advantage. "

Abdul Haleem

the Day when neither wealth nor children can help,

Abdullah Yusuf Ali

"The Day whereon neither wealth nor sons will avail,

Abul A'la Maududi

the Day when nothing will avail, neither wealth nor offspring,

Aisha Bewley

the Day when neither wealth nor sons will be of any use –

Al-Hilali & Khan

The Day whereon neither wealth nor sons will avail,

Ali Quli Qarai

the day when neither wealth nor children will avail,

Amatul Rahman Omar

`The day when wealth will not avail, nor sons (be of any good),

Arthur John Arberry

the day when neither wealth nor sons shall profit

Bijan Moeinian

the day in which neither money, nor children, is of any help. "

E. Henry Palmer

the day when wealth shall profit not, nor sons,

Edip-Layth

"The day when no money or children can help."

George Sale

on the day in which neither riches nor children shall avail,

Hamid S. Aziz

"And disgrace me not on the Day when they are raised;

Mahmoud Ghali

The Day when neither money nor sons will profit (anyone),

Marmaduke Pickthall

The day when wealth and sons avail not (any man)

Mohamed Ahmed - Samira

The day when neither wealth nor children will be of any avail

Muhammad Asad

the Day on which neither wealth will be of any use, nor children,

Mustafa Khattab

the Day when neither wealth nor children will be of any benefit.

Progressive Muslims

"The Day when no money or children can help. "

Rashad Khalifa

That is the day when neither money, nor children, can help.

Sahih International

The Day when there will not benefit [anyone] wealth or children

Sam Gerrans

“The day wealth and sons benefit not

Shabbir Ahmed

The Day when wealth and children will not avail anyone.

Syed Vickar Ahamed

The Day when neither wealth nor sons will be of (any) use,

Taqi Usmani

the Day when neither wealth will be of any use (to any one) nor sons,

The Monotheist Group

"The Day when no money or sons can help."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 88. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 88. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 88. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩