Diyanet İşleri
"(Kulların) diriltilecekleri gün beni utandırma!"
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 87. ayet. وَلَا تُخْزِنِى يَوْمَ يُبْعَثُونَ
velâ tuḫzinî yevme yüb`aŝûn.
"(Kulların) diriltilecekleri gün beni utandırma!"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim'in duası ve mahşer sahnesi Şuarâ 69–104 3
"Sonra gelecekler arasında beni doğrulukla anılanlardan kıl."
"Beni Naim cennetinin varislerinden eyle."
"Babamı da bağışla. Çünkü o gerçekten yolunu şaşıranlardandır."
"(Kulların) diriltilecekleri gün beni utandırma!"
"O gün ki ne mal fayda verir ne oğullar!"
"Allah'a arınmış bir kalp ile gelen başka."
Cennet, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara yaklaştırılacak.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 87–89. ayetler için yazılmıştır.
87-88. “(İnsanların) diriltilecekleri günde” bazı günahlar dolayısı ile azarlamak, cezalandırmak ve rüsvay kılmak sûretiyle “beni rezil etme!” Aksine “ne malın ne de evladın hiçbir faydası” olmayacağı o gün beni mutlu ve bahtiyar kıl!
89. “Ancak Allah’a selim bir kalple gelmiş olanlar müstesnâ” İşte senin nezdinde kendisine faydalı olacak şeyleri bulunan kimse bu olacaktır. İşte cezadan kultularak pek büyük mükâfatlara layık olacak olanlar da böyleleridir. “Selim kalp”; şirkten, şüpheden, kötülük sevgisinden, bidat ve günahlar üzerinde ısrar etmekten uzak ve selamette olan kalp demektir. Bu kalbin, sözü edilen hususlardan uzak olması onların zıddı ile yani Allah’a ihlas, ilim, yakin, hayrı sevmek vb. gibi sıfatlara sahip olmasını, iradesinin ve sevgisinin Yüce Allah’ın muhabbetine, arzularının da Allah’ın emirlerine tâbi olmasını gerektirir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
"İnsanların hesap için tekrardan diriltilecekleri gün beni rezil etme!"
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş
"Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş
Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…
Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş
Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.
Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş
İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…
Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş
Musa'dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi (ne yaptılar)? Hani, peygamberlerinden birine, "Bize bir hükümdar gönder de Allah…
Aynı kök: خزي (26 geçiş)
Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…
Aynı kök: خزي (26 geçiş)
Allah'ın mescitlerinde onun adının anılmasını yasak eden ve onların yıkılması için çalışandan kim daha zalimdir. Böyleleri oralara (eğer girerlerse)…
Aynı kök: خزي (26 geçiş)
"Rabbimiz! Sen kimi cehennem ateşine sokarsan, onu rezil etmişsindir. Zalimlerin hiç yardımcıları yoktur."
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(87, 88, 89) Samimi bir kalp ile gelenlerin dışında, mal ve çocukların (kişiye) yarar sağlayamayacağı gün, yani (insanların) diriltilecekleri gün beni rezil etme!"
Ve beni herkesin diriltilip kaldırılacağı o gün mahcup eyleme!"
"Ve o herkesin kaldırılacağı Gün beni utandırma;
"Ba's sürecinde beni rezil - rüsva etme!"
"Ve beni (insanların) diriltilecekleri gün küçük düşürme,"
(İnsanların) dirilecekleri gün, beni mahcup etme.
"Yeniden yaşama döndürülecekleri gün, beni utandırma!"
-"Sonraki nesiller arasında benim doğrulukla anılmamı sağla. Beni nimet cennetine varis olaylardan eyle. Babamı da bağışla; o, doğrusu şaşırmışlardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allah'a temiz bir kalple gelenden başkasına mal ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni utandırma!"
"Diriliş gününde beni utandırma."
'Diriliş gününde beni utandırma.'
Yaratıkların diriltilecekleri gün, beni utandırma,
Ve utandırma beni ba's olunacakları gün
"Yeniden dirilme gününde beni utandırma."
"Yeniden dirilme gününde beni utandırma."
"Yeniden dirilme gününde beni utandırma."
"Ve beni (inananların) diriltilecekleri gün küçük düşürme."
"(Kulların) kabirlerinden kaldırılacakları gün beni rüsvay etme".
Diriltilecekleri günde beni rezil etme.
(69-88) Onlara İbrahim'in haberini oku, bir vakit, kavmine ve babasına dedi ki neye tapıyorsunuz? Neye ibadet ediyorsunuz? Dediler ki putlara tapıyoruz ve bun a da tutkulu / adanmış bir halde devam edeceğiz. İbrahim, ç ağırdığınızda sizi duyuyorlar mı? dedi ya da size bir faydaları veya zararları var mı? dediler ki biz babalarımızı da bu şekilde yaparlarken bulduk. İbrahim dedi ki, eski babalarınızın ve de sizlerin nelere tapındığınızı gördünüz mü? Alemlerin rabbi hariç, onlar kesinlikle benim düşmanlarımdır, ki O / Allah beni yarattı, bana yol gösterir, ayrıca beni doyurur, bana su verir, hasta olduğum vakit bana şifa verir, beni O öldürecek ve sonra tekrar diriltecek , hesap günü de / din günü de beni ve hatalarımı bağışlayacağını bekliyorum / umuyorum. Rabbim bana hüküm b ağışla / hibe et. Beni düzelticilere / onarıcılara / ıslah edicilere / salihlere kat / ilhak et. (Hüküm; gerekçeli karar verme yeteneği) Sonrakiler içinde beni sözüne bağlı biri yap, beni naim cennetine mirasçı kıl (dünya gibi bitmediği için cennete, halife değil mirasçı olunur) Babamı bağışla, muhakkak ki o sapmışlardandır. Ne malın ne de oğulların fayda vermediği yalnızca Allah'a teslim olmuş bir kalp sunmanın fayda vereceği o günde, yeniden dirileceğimiz o günde, beni utandırma / rezil etme.
“(Kulların yeniden) diriltilecekleri gün beni utandırma!”
"(Kulların) diriltilecekleri gün, beni utandırma."
Tekrar diriltilecekleri gün beni rezil etme!"
Tekrar dirilecekleri gün beni mahcup etme."
İnsanların yeniden diriltilecekleri gün beni rezil etme!
İnsanların yeniden diriltilecekleri gün beni rezil etme!
"Herkesin diriltileceği gün beni utandırma."
"And do not confound me nor occasion me to fall from grace in Day of Judgement, "
and do not disgrace me on the Day when all people are resurrected:
"And let me not be in disgrace on the Day when (men) will be raised up;-
and disgrace me not on the Day when people will be raised to life, dipnot 1
and do not disgrace me on the Day they are raised up,
And disgrace me not on the Day when (all the creatures) will be resurrected.
Do not disgrace me on the day that they will be resurrected,
`And do not put me to shame and disgrace on the day when people will be resurrected,
Degrade me not upon the day when they are raised up,
"I beg you not to abandon me on the Day of Resurrection:…
and disgrace me not on the day when they are raised up again;
"Do not disgrace me on the day when they are resurrected."
And cover me not with shame on the day of resurrection;
"And forgive my father. Verily, he is of those who err;
And do not disgrace me the Day when they are made to rise (again),
And abase me not on the day when they are raised,
And do not disgrace me on the day when they are raised from the graves,
and do not put me to shame on the Day when all shall be raised from the dead:
And do not disgrace me on the Day all will be resurrected—
"And do not disgrace me on the Day when they are resurrected. "
"And do not forsake me on the Day of Resurrection."
And do not disgrace me on the Day they are [all] resurrected -
“And disgrace Thou me not the day they are raised:
And put me not to embarrassment the Day when people are raised.
"And let me not be in disgrace on the Day when (men) will be raised up;"—
and do not put me to disgrace on the Day when all will be raised to life,
"And do not disgrace me on the Day when they are resurrected."