Diyanet İşleri
"Beni Naim cennetinin varislerinden eyle."
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 85. ayet. وَٱجْعَلْنِى مِن وَرَثَةِ جَنَّةِ ٱلنَّعِيمِ
vec`alnî miv veraŝeti cenneti-nne`îm.
"Beni Naim cennetinin varislerinden eyle."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim'in duası ve mahşer sahnesi Şuarâ 69–104 3
"O, hesap gününde, hatalarımı bağışlayacağını umduğumdur."
"Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat."
"Sonra gelecekler arasında beni doğrulukla anılanlardan kıl."
"Beni Naim cennetinin varislerinden eyle."
"Babamı da bağışla. Çünkü o gerçekten yolunu şaşıranlardandır."
"(Kulların) diriltilecekleri gün beni utandırma!"
"O gün ki ne mal fayda verir ne oğullar!"
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
85. “Beni Naim cennetinin mirasçılarından kıl.” Yüce Allah’ın kendilerine cenneti miras olarak verdiği kimselerden eyle! Allah onun bu duasını da kabul buyurarak Naim cennetlerinde onun mevkiini oldukça yükseltmiştir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
"Mümin kullarının nimetlerden istifade edip, içinde yaşadığı cennet konaklarının varislerinden eyle ve beni orada oturanlardan kıl."
Aynı kök: ورث (35 geçiş) · Ortak kavram: Nimet · Ortak kavram: Cennet
Onlar şöyle derler: "Hamd, bize olan vaadini gerçekleştiren ve bizi cennetten dilediğimiz yere konmak üzere bu yurda varis kılan Allah'a mahsustur.…
Aynı kök: ورث (35 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
Biz onların kalplerinde kin namına ne varsa söküp attık. Altlarından da ırmaklar akar. "Hamd, bizi buna eriştiren Allah'a mahsustur. Eğer Allah'ın…
Aynı kök: ورث (35 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
İşte bu, kullarımızdan Allah'a karşı gelmekten sakınanlara miras kılacağımız cennettir.
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: Cennet
Üzerine gece karanlığı basınca, bir yıldız gördü. "İşte Rabbim!" dedi. Yıldız batınca da, "Ben öyle batanları sevmem" dedi.
Ortak kavram: Nimet · Ortak kavram: Cennet
İşte onların mükafatı Rab'leri tarafından bağışlanma ve içinden ırmaklar akan cennetlerdir ki orada ebedi kalacaklardır. (Allah yolunda) çalışanların…
Ortak kavram: Nimet · Ortak kavram: Cennet
Eğer kitap ehli iman etseler ve Allah'a karşı gelmekten sakınsalardı, muhakkak onların kötülüklerini örterdik ve onları Naim cennetlerine koyardık.
Ortak kavram: Nimet · Ortak kavram: Cennet
Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen…
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Beni, nimet cennetinin mirasçılarından kıl!
Ve beni ölümsüz nimetlerle dolu cennetin varislerinden kıl!
ve beni o nimetlerle dolu bahçenin varislerinden biri yap!
"Beni nimetler cennetinin varislerinden kıl!"
"Beni nimetlerle donatılmış cennetin mirasçılarından kıl,"
Beni, Naîm cennetinin vârislerinden kıl.
"Beni, nimet cennetinin kalıtçılarından yap!"
-"Sonraki nesiller arasında benim doğrulukla anılmamı sağla. Beni nimet cennetine varis olaylardan eyle. Babamı da bağışla; o, doğrusu şaşırmışlardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allah'a temiz bir kalple gelenden başkasına mal ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni utandırma!"
"Beni, Nimetler Bahçesine varis olanlardan yap."
'Beni, Nimetler Cennetine varis olanlardan yap.'
Ve beni Naim cennetinin varislerinden eyle!
Ve beni naıym cennetinin varislerinden eyle
"Ve beni nimeti bol Cennet'in mirasçılarından kıl."
"Ve beni nimeti bol Cennet'in mirasçılarından kıl."
"Ve beni nimeti bol Cennet'in mirasçılarından kıl."
"Beni nimetlerle donatılmış cennetin mirasçılarından kıl."
"Beni Naıym cennetinin varislerinden kıl".
Beni Naim cennetinin varislerinden kıl.
(69-88) Onlara İbrahim'in haberini oku, bir vakit, kavmine ve babasına dedi ki neye tapıyorsunuz? Neye ibadet ediyorsunuz? Dediler ki putlara tapıyoruz ve bun a da tutkulu / adanmış bir halde devam edeceğiz. İbrahim, ç ağırdığınızda sizi duyuyorlar mı? dedi ya da size bir faydaları veya zararları var mı? dediler ki biz babalarımızı da bu şekilde yaparlarken bulduk. İbrahim dedi ki, eski babalarınızın ve de sizlerin nelere tapındığınızı gördünüz mü? Alemlerin rabbi hariç, onlar kesinlikle benim düşmanlarımdır, ki O / Allah beni yarattı, bana yol gösterir, ayrıca beni doyurur, bana su verir, hasta olduğum vakit bana şifa verir, beni O öldürecek ve sonra tekrar diriltecek , hesap günü de / din günü de beni ve hatalarımı bağışlayacağını bekliyorum / umuyorum. Rabbim bana hüküm b ağışla / hibe et. Beni düzelticilere / onarıcılara / ıslah edicilere / salihlere kat / ilhak et. (Hüküm; gerekçeli karar verme yeteneği) Sonrakiler içinde beni sözüne bağlı biri yap, beni naim cennetine mirasçı kıl (dünya gibi bitmediği için cennete, halife değil mirasçı olunur) Babamı bağışla, muhakkak ki o sapmışlardandır. Ne malın ne de oğulların fayda vermediği yalnızca Allah'a teslim olmuş bir kalp sunmanın fayda vereceği o günde, yeniden dirileceğimiz o günde, beni utandırma / rezil etme.
“Beni Naîm Cenneti'nin varislerinden eyle.”
"Beni ni'met(i bol olan) cennetinin varislerinden kıl."
Beni nimetlerle dolu Cennet'in varislerinden eyle!
Beni nimetlerle dolu Cennet'e mirasçı kıl.
Beni Naîm cennetlerinin varislerinden kıl!
Beni nimet cennetlerinin varislerinden kıl!
"Beni, nimetlerle dolu cennetin mirasçılarından kıl."
"And if you destine me I will be one of those inheriting the Garden of the supreme bliss and blessedness".
make me one of those given the Garden of Bliss-
"Make me one of the inheritors of the Garden of Bliss;
and make me of those who will inherit the Garden of Bliss,
and make me one of the inheritors of the Garden of Delight;
And make me one of the inheritors of the Paradise of Delight.
and make me one of the heirs to the paradise of bliss.
`And make me one of the heirs of the Garden of Great Bliss.
Make me one of the inheritors of the Garden of Bliss
"Please include me among those who will have the pleasure of ending up in the Paradise. "
and make me of the heirs of the paradise of pleasure;
"Make me of the inheritors of the gardens of bliss."
and make me an heir of the garden of delight:
"And give me a good report amongst the later generations;
And make me among the heirs of the Garden of Bliss.
And place me among the inheritors of the Garden of Delight,
And put me among the inheritors of Paradise.
and place me among those who shall inherit the garden of bliss!
Make me one of those awarded the Garden of Bliss.
"And make me of the inheritors of the gardens of bliss. "
"Make me one of the inheritors of the blissful Paradise.
And place me among the inheritors of the Garden of Pleasure.
“And make Thou me among the inheritors of the Garden of Bliss.
And include me among those who will inherit the Garden of Bliss.
"And make me one of the inheritors of the Garden of (Eternal) Joy (the Paradise);
and make me among those who will inherit the Garden of Bliss,
"And make me of the inheritors of gardens of bliss."