Diyanet İşleri
Rabbin tarafından daha önce söylenmiş bir hüküm ve belirlenmiş bir süre olmasaydı, onlar da hemen cezalandırılırlardı.
Tâhâ suresi
Tâhâ suresi, 129. ayet. وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِن رَّبِّكَ لَكَانَ لِزَامًا وَأَجَلٌ مُّسَمًّى
velevlâ kelimetün sebeḳat mir rabbike lekâne lizâmev veecelüm müsemmâ.
Rabbin tarafından daha önce söylenmiş bir hüküm ve belirlenmiş bir süre olmasaydı, onlar da hemen cezalandırılırlardı.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Öncekilerden ibret; sabret ve namazı emret Tâhâ 128–135 3
Allah, "Evet, öyle. Ayetlerimiz sana geldi de sen onları unuttun. Aynı şekilde bugün de sen unutuluyorsun" der.
Haddi aşan ve Rabbi'nin ayetlerine inanmayanları işte böyle cezalandırırız. Şüphesiz ahiret azabı daha şiddetli ve daha kalıcıdır.
Yurtlarında dolaşıp durdukları, kendilerinden önceki nice nesilleri helak etmiş olmamız, onları doğru yola iletmedi mi? Şüphesiz bunda akıl sahipleri için ibretler vardır.
Rabbin tarafından daha önce söylenmiş bir hüküm ve belirlenmiş bir süre olmasaydı, onlar da hemen cezalandırılırlardı.
O halde, onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ile tespih et. Gece vakitlerinde ve gündüzün uçlarında da tespih et ki hoşnut olasın.
Onlardan bazı kesimlere, kendilerini sınamak için dünya hayatının süsü olarak verdiğimiz şeylere gözünü dikme. Rabbinin rızkı daha hayırlı ve daha kalıcıdır.
Ailene namazı emret ve kendin de ona devam et. Senden rızık istemiyoruz. Sana da biz rızık veriyoruz. Güzel sonuç, Allah'a karşı gelmekten sakınmanındır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
129. Bu buyruklar, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e bir teselli ve yalanlayıp yüz çevirenlerin çabucak helâk edilmesi isteğine karşı sabırlı davranmasına dair bir irşaddır. Şüphesiz onların küfürleri ve yalanlamaları, azabın başlarına gelip çatmasına ve azabın onlardan ayrılmamasına yeterli bir sebeptir. Çünkü Yüce Allah, günahları cezaya sebep kılmıştır. Ceza, günahlardan dolayıdır ve günahlardan ayrı değildir. İşte bunlar da cezanın sebebini yerine getirmiş bulunuyorlar. Fakat bu cezanın onlara gelmesini geciktiren sebep, onlara mühlet verip onları ertelemeyi ve onların helâki için belli bir vakit tayin etmiş olmayı ihtiva eden Rabbinin sözüdür. O halde onlara gelecek cezayı tayin edilmiş olan vakte kadar erteleyen, bu husustaki Allah’ın sözünün yerine gelmesi ve onlar için tayin edilmiş bulunan belli bir vadenin bulunmasıdır. Belki Allah’ın emrine dönerler, Allah da onların tevbelerini kabul eder ve üzerlerine azap sözü hak olmayınca da onlardan cezayı kaldırır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Hiçbir kimseye hüccet ikame edilmeden azap edilmeyeceğine dair Rabbin tarafından söylenmiş bir söz ve O'nun katında takdir edilen bir ecel olmasaydı onlar azabı hak ettiklerinden dolayı bir an önce azapla cezalandırılırlardı.
Aynı kök: سبق (37 geçiş) · Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: كلم (75 geçiş)
Onlar, kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Eğer (azabın) belli bir süreye kadar (ertelenmesi ile…
Aynı kök: لزم (5 geçiş) · Aynı kök: كلم (75 geçiş)
Hani inkar edenler kalplerine taassubu, cahiliye taassubunu yerleştirmişlerdi. Allah ise, Peygamberine ve inananlara huzur ve güvenini indirmiş ve…
Aynı kök: سبق (37 geçiş) · Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Ortak kavram: Ecel
Hiçbir toplum ecelini geçemez ve ondan geri de kalamaz.
Aynı kök: سبق (37 geçiş) · Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Ortak kavram: Ecel
Hiçbir ümmet, kendi ecelinin önüne geçemez, onu geciktiremez de.
Aynı kök: لزم (5 geçiş)
Nuh dedi ki: "Ey Kavmim! Söyleyin bakalım; şayet ben Rabbimden gelen apaçık bir delil üzerinde isem ve O, kendi katından bana bir rahmet vermiş de…
Aynı kök: لزم (5 geçiş)
Her insanın amelini boynuna yükledik. Kıyamet günü kendisine, açılmış olarak karşılaşacağı bir kitap çıkaracağız.
Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Ortak kavram: Ecel
Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman, ya onları iyilikle tutun yahut iyilikle bırakın. Haklarına tecavüz edip…
Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Ortak kavram: Ecel
Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman kendi aralarında aklın ve dinin gereklerine uygun olarak güzellikle…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Rabbinin sözü ve belirlenmiş bir süre olmasaydı (azap) kaçınılmaz olurdu.
Ve eğer Rabbin tarafından -belirli bir süreye kadar (fırsat tanınacağına) dair- başlangıçta konulmuş bir yasa olmasaydı, (günahkarları) hemen cezalandırmak kaçınılmaz olurdu.
Rabbinin (her günahkara tevbe için tanınan) belirli süre konusunda önceden verilmiş bir kararı olmasaydı, (günah işleyenlerin derhal cezalandırılması) kaçınılmaz olurdu.
Eğer Rabbinden, önceden verilmiş bir hüküm ve tayin edilmiş bir ömür olmasaydı, azap (vefat derhal) kaçınılmaz olurdu!
Eğer Rabbinden geçmiş bir söz ve adı konulmuş (belirlenmiş) bir süre (ecel) olmasaydı muhakkak (yıkım azabı) kaçınılmaz olurdu.
Eğer Rabbinden, daha önce sâdır olmuş bir söz ve tayin edilmiş bir vâde olmasaydı, (ceza onlar için de dünya da) kaçınılmaz olurdu.
Efendin tarafından önceden verilmiş bir söz ve belirlenmiş bir süre olmasaydı, kesinlikle kaçınılmaz olurdu.
Eğer Rabbin tarafından önceden verilmiş bir söz ve belirlenmiş bir süre olmasaydı, onlar dünyada da kesinlikle azap görürlerdi.
Efendinin verilmiş bir sözü ve önceden belirlediği plan olmasaydı bunların da icabına hemen bakılırdı.
Rabbinin verilmiş bir sözü ve önceden belirlediği plan olmasaydı bunların da icabına hemen bakılırdı.
Eğer Rabbin tarafından önceden vermiş bir söz olmasaydı, mutlaka azap derhal yapışırdı; fakat belirlenmiş bir süre var.
Rabbından bir kelime sebketmiş olmasa idi her halde azab lizam olurdu fakat müsemma bir ecel var
Ve eğer Rabb'inden daha önce kararlaştırılmış bir hüküm ve adı konmuş bir süre olmasaydı elbette ceza kaçınılmaz olurdu. dipnot 1
Ve eğer Rabbinden daha önce kararlaştırılmış bir hüküm ve adı konmuş bir süre olmasaydı elbette ceza kaçınılmaz olurdu. dipnot 1
Ve eğer Rabb'inden daha önce kararlaştırılmış bir hüküm ve adı konmuş bir süre olmasaydı elbette ceza kaçınılmaz olurdu. dipnot 1
Eğer rabbinden geçmiş bir söz ve adı konulmuş bir ecel olmasaydı muhakkak (yıkım azabı) kaçınılmaz olurdu.
Eğer Rabbinden geçmiş bir söz ve ta'yin edilmiş bir va'de olmasaydı her halde (onlara da azab) gelib yapışırdı.
Şayet Rabbının verilmiş bir sözü ve tayin ettiği bir vakit olmasaydı; hemen azaba uğrarlardı.
(124-129) Kim benim hatırlatmamdan / zikrimden yüz çevirirse muhakkak ki ona dar / sıkışık bir geçim var ve de onu kıyamet günü kör olarak / gözünün akı çıkmış şekilde toparlayacağız / haşredeceğiz. Der ki niçin beni kör olarak / âmâ olarak toparladın / haşrettin. Halbuki ben görebilen biri idim. Bir şekilde sana ayetlerimiz geldi , sen de onu unuttun dedi Bugün de aynı şekilde sen unutulacaksın. Kim aşırılık eder / israf eder ve de Rabbinin ayetlerine iman etmez ise bu şekilde cezalandırırız. Ahiretteki işkence / sonraki azap daha şiddetli ve süreklidir. Onlardan önceki memleketlerden nicelerini ki onlar da meskenlerinde gezip dolaşıyorlardı helak etmemiz onları yola iletmedi mi / hidayete erdirmedi mi? Kesinlikle bunda merak edenler için ayetler vardır (nehimün meraklı demek) Rabbinin daha önceden söylenmiş belli bir süre verileceğine dair sözü olmasa onlara gereken yapılırdı.
Eğer Rabbinden geçmiş bir söz ve belirlenmiş bir süre/ecel olmasaydı, kuşkusuz (azap) kaçınılmaz olurdu.
Eğer Rabbin tarafından söylenmiş bir söz ve belirtilmiş bir süre olmasaydı. (bunların da hemen helak edilmeleri) gerekli olurdu.
Rabbin tarafından evvelce verilmiş bir söz dipnot 1 ve belirlenmiş bir ecel dipnot 2 olmasaydı gereken mutlaka yapılırdı.
Rabbinin tarafından evvelce verilmiş bir söz ve belirlenmiş bir ecel dipnot 1 olmasaydı hemen yakalarına yapışılırdı.
Eğer Rabbinden geçmiş bir söz ve belirlenmiş bir süre/ecel olmasaydı, kuşkusuz (azab) kaçınılmaz olurdu.
Eğer, Rabbinden verilmiş bir söz ve belirlenmiş bir süre olmasaydı, hemen yakalarına yapışılırdı.
Eğer Rabbin tarafından daha önce söylenmiş bir söz, belirlenmiş bir süre olmasaydı, bunlar için de helak kaçınılmaz olurdu.
Had it not been for Allah's word proclaimed beforehand -to put punishment in respite- it would have been timely to plant their Hereafter in the now, but We grant them respite up to a predetermined point of time.
If it were not for a preordained Word from your Lord [Prophet], they would already have been destroyed. Their time has been set,
Had it not been for a Word that went forth before from thy Lord, (their punishment) must necessarily have come; but there is a Term appointed (for respite).
Were it not for a word already gone from your Lord, the decree (of their destruction) would have come to pass.
And were it not for a prior word from your Lord, and a specified term, it would inevitably have already taken place.
And had it not been for a Word that went forth before from your Lord, and a term determined, (their punishment) must necessarily have come (in this world).
And were it not for a prior decree of your Lord and a specified time, it was inevitable.
But for a word (of promise) already made by your Lord and the term (already) fixed (for them), the inevitable would surely have befallen them by now.
And but for a word that preceded from thy Lord, and a stated term, it had been fastened.
If it was not in account of a pre-determined plan of your Lord (to give man some time and try him in his freedom of choice, ) they would have immediately been sentenced.
And had it not been for thy Lord's word already passed (the punishment) would have been inevitable and (at) an appointed time.
Had it not been for a word already given by your Lord, they would have been held to account immediately.
And unless a decree had previously gone forth from thy Lord for their respite, verily their destruction had necessarily followed: But there is a certain time determined by God for their punishment.
Is it not guidance for them to know how many generations We have destroyed before them, amidst whose dwelling-places they walk? Verily, in that are signs to men of thought (or intelligence).
And had it not been for a Word that had gone before from your Lord and a stated term, indeed (torment) (i. e., torment for disobedience) would have been an imposition.
And but for a decree that had already gone forth from thy Lord, and a term already fixed, the judgment would have been inevitable (in this world).
If the decree (of respite) had not been pronounced by your Lord, (the inevitable judgement would have ensued); but a term is fixed (for everything).
Now were it not for a decree that has already gone forth from thy Sustainer, setting a term [for each sinner's repentance], it would inescapably follow [that all who sin must be doomed at once].
Had it not been for a prior decree from your Lord[1] ˹O Prophet˺ and a term already set, their ˹instant˺ doom would have been inevitable.
And had it not been for a word already given by your Lord, they would have been held to account immediately.
If it were not for your Lord's predetermined plan, they would have been judged immediately.
And if not for a word that preceded from your Lord, punishment would have been an obligation [due immediately], and [if not for] a specified term [decreed].
And were it not for a word that preceded from thy Lord and a stated term it would have been requisite.
Now if it were not for a decree that has already been issued by your Lord, setting a term, (the Law of Respite), the Ultimate Requital would have come upon them at once.
And if it was not for a Word that came before from your Lord, (the punishment) must necessarily have come: But there is a time appointed (for respite).
But for a word from your Lord that had passed earlier, and an appointed time that had been fixed, it (the punishment) would have been inevitable (for them).
And had it not been for a word already given by your Lord, they would have been held to account immediately.