Diyanet İşleri
(36-37) Yoksa, Musa'nın ve Allah'ın emirlerini bütünüyle yerine getiren İbrahim'in sahifelerindeki şu hakikatler kendisine haber verilmedi mi?
Necm suresi
Necm suresi, 36. ayet. أَمْ لَمْ يُنَبَّأْ بِمَا فِى صُحُفِ مُوسَىٰ
em lem yünebbe' bimâ fî ṣuḥufi mûsâ.
(36-37) Yoksa, Musa'nın ve Allah'ın emirlerini bütünüyle yerine getiren İbrahim'in sahifelerindeki şu hakikatler kendisine haber verilmedi mi?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Herkes çalıştığının karşılığını görür Necm 31–41 3
(33-34) Şimdi yüz çevireni; pek az verip de kaskatı cimrileşeni gördün mü?
Gayb'ın ilmi kendi yanında da o gerçeği mi görüyor?
(36-37) Yoksa, Musa'nın ve Allah'ın emirlerini bütünüyle yerine getiren İbrahim'in sahifelerindeki şu hakikatler kendisine haber verilmedi mi?
Hiçbir günahkar, başkasının günah yükünü yüklenmez.
İnsan için ancak çalıştığı vardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 36–37. ayetler için yazılmıştır.
36-37. “Yoksa onun” bu iddiada bulunan kimsenin “Mûsâ’nın ve vazifesini eksiksiz yerine getiren” Allah’ın kendisini sınayıp kendisine emretmiş olduğu bütün şer’î hükümleri, dinin esaslarının ve feri hükümlerinin tümünü yerine getirmiş olan “İbrahim’in sahifelerinde olan (şu gerçeklerden) haberi yok mu?”
Bu sahifelerde pek çok hükümler vardır. Bunların en önemlilerini Cenab-ı Allah şu buyrukları ile zikretmiş bulunmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yoksa o Allah'a iftira mı atıyor? Yoksa Allah adına yalan uyduran bu kimseye Yüce Allah'ın Musa'ya indirdiği ilk sahifelerde olanlar haber verilmedi mi?
Aynı kök: صحف (9 geçiş)
İnanmayanlar, "Doğru söylediğine dair bize Rabbinden açık bir delil (bir mucize) getirse ya!" dediler. Önceki kitaplarda olanların apaçık delili…
Aynı kök: صحف (9 geçiş)
Onlar için altın tepsiler ve kadehler dolaştırılır. Canlarının istediği ve gözlerinin hoşlandığı her şey oradadır. Siz orada ebedi olarak…
Aynı kök: صحف (9 geçiş)
Hatta onlardan her bir kişi, kendisine açılmış sahifeler verilmesini istiyor.
Ortak kavram: Nübüvvet
Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini…
Ortak kavram: Nübüvvet
Allah, şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını…
Ortak kavram: Nübüvvet
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(36, 37) Yoksa Musa'nın ve çok vefalı İbrahim'in sahifelerinde bulunan(lar, ona) bildirilmedi mi? dipnot 1
Yoksa ona bildirilmedi mi Musa'ya gelen vahiyde nelerin yer aldığı?
Yoksa henüz kendisine bildirilmedi mi Musa'ya gelen vahiylerde ne vardı,
Yoksa Musa'nın sayfalarında olanlar (bilgiler - hükümler) haber verilmedi mi?
Yoksa Musa'nın sahifelerinde olan kendisine haber verilmedi mi?
Yoksa, Musa’nın ve ahdine vefa gösteren kendisine haber verilmedi mi?
Yoksa Musa'nın sayfalarında olan şey, ona haber verilmedi mi?
Yoksa ona Musa'nın sayfalarındaki şu bilgiler haber verilmedi mi?
Ona Musa'nın öğretisi hakkında bilgi verilmedi mi?
Ona Musa'nın öğretisi hakkında bilgi verilmedi mi?
Yoksa haber mi verilmedi Musa'nın sahifelerinde yazılı olanlar?
Yoksa haber mi verilmedi Musanın suhufundaki
Musa'nın sayfalarında olanlar haber verilmedi mi?
Musa'nın sayfalarında olanlar haber verilmedi mi?
Musa'nın sayfalarında olanlar haber verilmedi mi?
Yoksa Musa'nın sahifelerinde olan kendisine haber verilmedi mi?
(36-37) Yoksa Musanın ve (Allahdan aldığı emri) vazifesini tastamam ifa eden İbrahimin sahifelerinde olan (şun) lardan haberdar mı edilmedi?
Yoksa kendisine bildirilmedi mi Musa'nın sahifelerinde olanlar?
(31-42) Göklerde ve yerde her ne varsa Allah içindir. Kötülük yapanları yaptıklarından dolayı karşılıklandıracak güzeli de daha güzeli ile karşılıklandıracak. (Sûe; cahillikle yapılan kötülük, seyyie; bile bile yapılan, devamlılık arz eden kötülük) Öyleler ki kötülüğün büyüklerinden ve iğrençliklerden / fahişeliklerden ufak tefek kusurlar / lemmeler hariç kaçınırlar. Rabbinin mağfireti / bağışlaması kesinlikle geniştir. O, arzdan sizi inşaa ettiği vakitte de annelerinizin karnında siz cin / cenin iken de sizleri biliyor. Asla nefislerinizi / kendilerinizi temize çıkarmayın, O, takvalıyı / sakınanı en iyi bilendir. Hele ki şu yüz çevireni gördün mü? az cık vereni ve vermekte direneni de gördün mü? Sanki gaybın / bilinemeyenin ilmi onda ve o da görüyor. Ayrıca ona Musa ’nın ve vefalı İbrahim’in sahifelerindekilerin haberi verilmedi mi? Asla bir günah yüklü kişi, başkasının yükünü yüklenemez. İnsan için ancak kendi çalışması vardır. Muhakkak çalışması ilerde ona gösterilecektir. Sonra onun karşılığı vefalı bir karşılık olacaktır. Muhakkak ki nihayet / son Rabbinedir.
Yoksa ona Mûsâ'nın sahifelerinde olan haber verilmedi mi?
Yoksa kendisine haber mi verilmedi: Musa'nın sahifelerinde bulunan,
Yoksa Musa'nın sayfalarında olanlar ona haber verilmedi mi,
Yoksa Musa'nın sayfalarında yazanlar ona haber verilmemiş mi?
Yoksa kendisine haber verilmedi mi? Musa'nın sahifelerinde bulunan…
Yoksa, Musa'nın sahifelerinde olan şeyin haberi gelmedi mi?
Yoksa haber verilmedi mi ona, Musa'nın sayfalarındakiler?
Has he not been informed of the contents of the Books of Mussa (Moses),
Has he not been told what was written in the Scriptures of Moses
Nay, is he not acquainted with what is in the Books of Moses-
Has he not been informed of what is in the Scrolls of Moses,
Or has he not been informed what is in the texts of Musa
Or is he not informed with what is in the Pages (Scripture) of Mûsâ (Moses),
Has he not been informed of what is in the scriptures of Moses,
Has he not been informed of the contents of the Scriptures of Moses,
Or has he not been told of what is in the scrolls of Moses,
Has such a person not heard about what is mentioned [about charity] in the book sent down to Moses?
Has he not been informed of what is in the pages of Moses
Or was he not informed of the teachings in the book of Moses?
hath he not been informed of that which is contained in the books of Moses,
Or, has he not been informed of what is in the scriptures of Moses?
Or even has he not been fully informed of what is in the Scrolls of Mûsa (Moses).
Or hath he not had news of what is in the books of Moses
Has he not heard what is contained in the Book of Moses,
Or has he never yet been told of what was [said] in the revelations of Moses,
Or has he not been informed of what is in the Scripture of Moses,
Or was he not informed of the teachings in the Scriptures of Moses
Was he not informed of the teachings in the scripture of Moses?
Or has he not been informed of what was in the scriptures of Moses
If he has not been informed of what is in the scriptures of Moses,
Nay, did he never hear of what was in the Scrolls of Moses?
No! Is he not familiar with what is in the books of Musa (Moses)—
Has he not been told of what was (revealed) in the scriptures of Mūsā
Or was he not informed of the teachings in the scripts of Moses?