Tâhâ suresi

Tâhâ suresi, 37. ayet

Tâhâ suresi, 37. ayet. وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَيْكَ مَرَّةً أُخْرَىٰٓ

veleḳad menennâ `aleyke merraten uḫrâ.

Diyanet İşleri

"Andolsun, biz sana bir kere daha iyilikte bulunmuştuk."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tâhâ 34–40 · surenin 37. ayeti / 135

Konu Mûsâ'nın çağrılışı ve Firavun'a gönderilişi Tâhâ 9–48 3

  1. Tâhâ 34

    "Seni çok zikredelim diye."

  2. Tâhâ 35

    "Çünkü sen bizi hakkıyla görmektesin."

  3. Tâhâ 36

    Allah, şöyle dedi: "İstediğin sana verildi ey Musa!"

  4. 37

    "Andolsun, biz sana bir kere daha iyilikte bulunmuştuk."

  5. Tâhâ 38

    "Hani annene ilham edilmesi gereken şeyleri ilham etmiştik:"

  6. Tâhâ 39

    "Onu (bebek Musa'yı) sandığın içine koy ve denize (Nil'e) bırak ki, deniz onu kıyıya atsın da kendisini, hem bana düşman, hem de ona düşman olan birisi (Firavun) alsın. Sana da, ey Musa, sevilesin ve gözetimimizde yetiştirilesin diye tarafımızdan bir sevgi bırakmıştım."

  7. Tâhâ 40

    "Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve "size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?" diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin diye seni annene döndürdük. (Sana baktı, büyüdün) ve (kazara) bir cana kıydın da biz seni kederden kurtardık, seni sıkı bir denemeden geçirdik (ve kaçıp Medyen'e gittin). Medyen halkı içinde yıllarca kaldın, sonra (peygamber olman için) takdir edilmiş bir zamanda (Tur'a) geldin ey Musa!"

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 37–39. ayetler için yazılmıştır.

37-38. Yüce Allah, kulu ve rasûlü İmrân oğlu Mûsâ’ya din, vahiy, risalet ve dileklerini kabul etmek suretiyle ihsan ettiği lütuflarını söz konusu ettikten sonra onun yetişmesi ve hayatının çeşitli aşamalarındaki nimetlerini de zikrederek şöyle buyurmaktadır: “Andolsun ki sana başka bir sefer de” henüz süt emdiğin yaşlarda iken Firavun’dan korkan annene, seni sandığa koymasını ilham ettiğimizde de “lütufta bulunmuştuk.” Zira Firavun İsrailoğullarının çocuklarının boğazlanmasını emretmişti. Annesi de onu saklamış ve boğazlanacağından çok korkmuştu. Daha sonra onu sandığa bırakmış, bu sandığı da Mısır’daki Nil nehrine atmıştı. Yüce Allah, suya o sandığı kıyıya bırakmasını emretmişti. Allah’ın ve Mûsâ’nın en ileri derecedeki düşmanının onu almasını ve onun çocukları arasında beslenip büyümesini takdir edip şartlarını hazırlamıştı.

39. Ayrıca onu görenin gözdesi olmasını da sağlamıştı. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Üzerine tarafımdan bir sevgi/sevimlilik koydum.” O nedenle onu gören herkes mutlaka severdi. “Gözümün önünde yetiştirilesin diye…” Yani benim nezaretim, korumam ve himayem altında terbiye edilip büyütülesin diye. Son derece şefkat ve merhamet sahibi, kulunun menfaatlerini gerçekleştirmeye ve ona gelecek her türlü zararı def etmeye kadir olanın himayesinden daha üstün bir himaye ve daha mükemmel bir gözetim olabilir mi? Mûsâ, bir halden başka bir hale geçti mi mutlaka Yüce Allah, bu hali onun menfaatine yönlendirirmiştir. Yüce Allah’ın Mûsâ’nın işlerini, onun faydasına yönlendirmesinin güzel örneklerinden birisi de şudur:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ant olsun, biz sana bir kere daha lütufta bulunmuştuk.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَقَدْ velekad zaten
  2. مَنَنَّا menenna biz lutufta bulunmuştuk kök: منن
  3. عَلَيْكَ aleyke sana
  4. مَرَّةً merraten bir kez kök: مرر
  5. أُخْرَىٰٓ uhra daha kök: اخر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: منن (27 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar…

  • Aynı kök: منن (27 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Biz ise, istiyorduk ki yeryüzünde ezilmekte olanlara lütufta bulunalım, onları önderler yapalım ve onları varisler kılalım.

  • Aynı kök: منن (27 geçiş)

    Mallarını Allah yolunda harcayan, sonra da harcadıklarının peşinden (bunları) başa kakmayan ve gönül incitmeyenlerin, Rab'leri katında mükafatları…

  • Aynı kök: مرر (35 geçiş)

    (Dönüş yapılabilecek) boşama iki defadır. Sonrası, ya iyilikle geçinmek, ya da güzellikle bırakmaktır. (Evlilikte) tarafların Allah'ın belirlediği…

  • Aynı kök: مرر (35 geçiş)

    Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…

  • Aynı kök: مرر (35 geçiş)

    Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geldiniz. Size verdiğimiz dünyalık nimetleri de arkanızda bıraktınız. Hani hakkınızda…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki sana bir kez daha bir lütufta bulunmuştuk.

Mustafa İslamoğlu

ve zaten geçmişte bir kez daha sana (bu şekilde) ikramda bulunmuştuk.

Muhammed Esed

"Zaten sana geçmişte bir kere daha lütufda bulunmuştuk;

Ahmed Hulusi

"Andolsun ki (bundan önce) sana bir kere daha lütufta bulunmuştuk. "

Ali Bulaç

"Andolsun, biz sana bir defa daha lütufta bulunmuştuk."

Ali Özek ve heyeti

Andolsun biz sana bir defa daha lütufta bulunmuştuk.

Ali Rıza Safa

"Gerçek şu ki, sana, bir kez daha lütufta bulunmuştuk!"

Bayraktar Bayraklı

"Andolsun biz sana bir defa daha lütufta bulunmuştuk."

Edip Yüksel

"Sana bir kez daha lütufta bulunduk."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Sana bir kez daha lütufta bulunduk.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şanıma andolsun ki, Biz sana diğer bir defa daha lütufta bulunmuştuk.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şanım hakkı için biz lutfeylemiştik sana diğer bir def'a daha

Erhan Aktaş

"Gerçek şu ki, Biz sana daha önce de lütufta bulunmuştuk."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Gerçek şu ki, Biz sana daha önce de lütufta bulunmuştuk."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gerçek şu ki, Biz sana daha önce de lütufta bulunmuştuk.

Gültekin Onan

"Andolsun, biz sana bir defa daha lütufta bulunmuştuk."

Hasan Basri Çantay

(37-38-39) "Andolsun ki biz sana diğer bir zamanda, anana vahyolunacak şey'i ilham etdiğimiz vakıtda da lutf etmiş ve (kendisine): — Onu tabuta koy da denize at ki deniz onu kıyıya bıraksın, onu benim de, kendisinin de düşmanı olan biri alacak diye (emreylemişdik). Sana karşı (Ey Musa) gözümün önünde yetişdirilmen için kendimden bir sevgi bırakmışdım.

İbni Kesir

Zaten sana, başka bir defa daha lutufta bulunmuştuk.

Mehmet Alagaş

(9-41) Sana Musa anlatısı \ hadisesi ulaştı mı? Ateş gördüğü vakit, yakın çevresine dedi ki , siz durun ben bir ateş fark ettim. Belki ondan bir kor parçası getiririm yahut Ateş'in yanında bir yol gösterici bulurum . Ona ulaştığında, Ey Musa! diye seslenildi. Şüphesiz senin Rabbin benim, ayakkabılarını / nalınlarını çıkar, sen kutsal Tuva vadisindesin. Ben seni seçtim, sana vahyedileni dinle. Ben Allah'ım, benden başka ilah yoktur, bana ibadet et, beni hatırlamak için namaz kıl Muhakkak saate ulaşılacaktır, her nefsin yaptığıyla cezalandırılması için nerede / ne zaman ulaşılacağını gizledim. Ona inanmayan ve keyfine / hevasına tabi olan kişi, ona / saate inanmaktan seni alıkoymasın sonra helak olursun. Ey Musa! şu elindeki nedir? Dedi. O asamdır dedi ben ona dayanırım Davarlarıma onunla yaprak silkelerim. Onunla başka hacetlerimi de gideririm. Ey Musa! Onu Bırak dedi. Onu bıraktığında o hareketli bir yılan oldu. Korkma ve al onu dedi. Onu ilk durumuna geri döndüreceğiz. Elini koynuna sok bembeyaz kusursuz bir şekilde çıksın bu da diğer bir ayetimiz. Sana daha büyük ayetlerimizden göstermemiz için Firavuna git, o gerçekten azgınlaştı. Musa Rabbim göğsümü genişlet dedi. İşimi bana kolaylaştır. Dilimden düğümü çöz. Sözümü anlasınlar. Yakın çevremden bana sorumluluk alabilecek birini ver. Kardeşim Harun'u. Cesaretimi güçlendir. Onu İşime ortak eyle. Seni çok üstün tutalım. Seni çok hatırlayıp analım. Muhakkak ki sen bizi görmektesin. Sana istediğin verildi Ey Musa! dedi. Zaten sana bir kere daha minnette bulunmuştuk. Bir vakit annene, vahy edeceğimiz şeyleri şöyle vahy etmiştik. Onu / Musa’yı tabuta ve tabutu da deryaya koy, Derya onu sahile bıraksın. Onun ve benim düşmanım olan kişinin seni alması ve gözetimim de yetiştirilebilmen için, senin üzerine benden bir sev ecenlik te bıraktım. Ardından kız kardeşin yürüyerek gitmiş onlara size bu çocuğun bakımını üstlenecek birini göstereyim mi demişti. Böylece s eni annene geri döndürdük, ki annenin gözleri aydınlansın ve de hüzünlenmesin. Ve sen bir nefsi de / bir kişiyi de öldürdün. Seni gamdan / kederden kurtardık. Seni çeşitli sınamalarla sınadık. Medyen halkı içinde senelerce kaldın sonra kaderin üzere buraya / Tuva vadisine geldin. Ey Musa, seni kendime seçtim.

Rowwad Tercüme Merkezi

"Andolsun ki sana başka bir sefer daha lütufta bulunmuştuk.''

Süleyman Ateş

"Zaten biz sana bir kez daha lutufta bulunmuştuk."

Süleymaniye Vakfı

Sana bir iyilik daha yapmıştık:

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sana bir iyiliğimiz daha olmuştu.

Şaban Britch

Sana bir defa daha lütufta bulunmuştuk.

Şaban Piriş

Sana bir defa daha iyilikte bulunmuştuk.

Yaşar Nuri Öztürk

"Yemin olsun, sana bir kez daha lütufta bulunmuştuk."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"And We have been gracious to you O Mussa", Allah said, "on another occasion",

Abdul Haleem

Indeed We showed you favour before.

Abdullah Yusuf Ali

"And indeed We conferred a favour on thee another time (before).

Abul A'la Maududi

We have again bestowed Our favour upon you. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah recounts the favors He had shown to Prophet Moses (peace be upon him) since his birth in order to impress upon him the fact that he had been brought up under divine care right from his birth for the purpose of appointing him as a Messenger. Here mere references have been made but in Surah Al-Qasas details of the favors have been given.

Aisha Bewley

We were gracious to you another time

Al-Hilali & Khan

"And indeed We conferred a favour on you another time (before).

Ali Quli Qarai

Certainly, We have done you a favour another time,

Amatul Rahman Omar

`And We did confer on you a favour once before;

Arthur John Arberry

Already another time We favoured thee,

Bijan Moeinian

"I want you to know that this is not the first time that I shower you with My blessings. "

E. Henry Palmer

and we have already shown favours unto thee at another time.

Edip-Layth

"We Have graced you another time."

George Sale

And we have heretofore been gracious unto thee,

Hamid S. Aziz

He said, "You are granted your request, O Moses.

Mahmoud Ghali

And indeed already another time We have been bounteous to you,

Marmaduke Pickthall

And indeed, another time, already We have shown thee favour,

Mohamed Ahmed - Samira

We have bestowed Our favour on you before this

Muhammad Asad

"And, indeed, We bestowed Our favour upon thee at a time long since past,

Mustafa Khattab

And surely We had shown you favour before,

Progressive Muslims

"And We Have graced you another time. "

Rashad Khalifa

"We have blessed you another time.

Sahih International

And We had already conferred favor upon you another time,

Sam Gerrans

“And We bestowed favour upon thee another time,

Shabbir Ahmed

We have blessed you before and prepared you for this day, (since you were born).

Syed Vickar Ahamed

"And indeed, We have truly granted a favor on you another time (before).

Taqi Usmani

And We had bestowed Our favour on you another time,

The Monotheist Group

"And We have graced you another time."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 37. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 37. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 37. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩