Tâhâ suresi

Tâhâ suresi, 70. ayet

Tâhâ suresi, 70. ayet. فَأُلْقِىَ ٱلسَّحَرَةُ سُجَّدًا قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا بِرَبِّ هَٰرُونَ وَمُوسَىٰ

feülḳiye-sseḥaratü sücceden ḳâlû âmennâ birabbi hârûne vemûsâ.

Diyanet İşleri

(Musa'nın değneği, sihirbazların ipleriyle değneklerini yutunca) sihirbazlar hemen secdeye kapandılar ve, "Harun ve Musa'nın Rabbine inandık" dediler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tâhâ 67–73 · surenin 70. ayeti / 135

Konu Firavun'la konuşma ve sihirbazların iman edişi Tâhâ 49–76 3

  1. Tâhâ 67

    Bunun üzerine Musa, içinde bir korku hissetti.

  2. Tâhâ 68

    Şöyle dedik: "Korkma (ey Musa!). Çünkü, sensin en üstün olan."

  3. Tâhâ 69

    "Sağ elindekini (değneğini) at ki, onların yaptıklarını yutsun. Şüphesiz yaptıkları bir sihirbaz hilesidir. Sihirbaz ise nereye varsa kurtuluşa eremez."

  4. 70

    (Musa'nın değneği, sihirbazların ipleriyle değneklerini yutunca) sihirbazlar hemen secdeye kapandılar ve, "Harun ve Musa'nın Rabbine inandık" dediler.

  5. Tâhâ 71

    Firavun, "Demek, ben size izin vermeden önce ona (Musa'ya) inandınız ha! Şüphe yok, o size sihiri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi andolsun, sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve mutlaka sizi hurma dallarına asacağım. Hangimizin azabı daha şiddetli ve daha kalıcıymış, mutlaka göreceksiniz."

  6. Tâhâ 72

    Sihirbazlar şöyle dediler: "Bize gelen apaçık delillere ve bizi yaratana seni asla tercih etmeyeceğiz. Artık sen vereceğin hükmü ver. Sen ancak bu dünya hayatında hüküm verirsin."

  7. Tâhâ 73

    "Şüphesiz ki biz; günahlarımızı ve bize zorla yaptırdığın sihri affetmesi için, Rabbimize inandık. Allah'ın vereceği mükafat daha hayırlı ve daha kalıcıdır."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

70. Mûsâ da asasını yere attı. Asası onların yaptıkları her bir şeyi yakalayıp yuttu. Herkes de bu olanları kendi gözleriyle görüyordu. Böylelikle sihirbazlar kesin olarak bu işin sihir olmadığını, Allah’tan olduğunu bildiler, inandılar ve hemen iman ettiler. “Hârûn ile Mûsâ’nın Rabbi” olan âlemlerin Rabbine “iman ettik, dediler.” Böylelikle hak ortaya çıktı, üstün geldi ve bütün parlaklığıyla gözleri kamaştırdı. Bu büyük kalabalık karşısında, sihir, hile ve tuzaklar da çürüyüp gitti. Bu, mü’minler için apaçık bir delil ve rahmet, inatçılara karşı da kesin bir delil oldu.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Musa asasını attı ve hemen yılana dönüştü. Büyücülerin yaptıklarını yuttu. Bunun üzerine büyücüler, Musa'nın yaptığının sihir olmadığını anlayarak Allah'a secde ettiler. Çünkü o Allah katındandı. "Musa'nın, Harun'un ve bütün mahlukatın Rabbine iman ettik." dediler.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَأُلْقِىَ feulkiye sonra kapandılar kök: لقي
  2. ٱلسَّحَرَةُ s-seharatu büyücüler kök: سحر
  3. سُجَّدًۭا succeden secdeye kök: سجد
  4. قَالُوٓا۟ kalu dediler kök: قول
  5. ءَامَنَّا amenna inandık kök: امن
  6. بِرَبِّ birabbi Rabbine kök: ربب
  7. هَـٰرُونَ harune Harun'un
  8. وَمُوسَىٰ ve musa ve Musa'nın

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سحر (63 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: سجد (92 geçiş)

    Sihirbazlar ise secdeye kapandılar.

  • Aynı kök: سحر (63 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Firavun'un kavminden ileri gelenler, dediler ki: "Şüphesiz bu adam usta bir sihirbazdır."

  • Aynı kök: سحر (63 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    "Bütün usta sihirbazları (toplayıp) sana getirsinler."

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: سجد (92 geçiş)

    Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki,…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

  • Aynı kök: سجد (92 geçiş)

    Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük…

  • Aynı kök: سجد (92 geçiş)

    Allah'ın mescitlerinde onun adının anılmasını yasak eden ve onların yıkılması için çalışandan kim daha zalimdir. Böyleleri oralara (eğer girerlerse)…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Nihayet sihirbazlar secdeye kapanarak dediler ki: "Biz Harun ve Musa'nın Rabbine iman ettik!"

Muhammed Esed

(Ve sonuç Musa'ya bildirdiğimiz gibi oldu,) bunun üzerine büyücüler saygıyla hemen yere kapandılar; ve "Biz artık Musa ile Harun'un Rabbine inanıyoruz!" diye çağırıştılar.

Ahmed Hulusi

Bu sebeple sihirbazlar, önünde yere kapandılar. . . "Harun ve Musa'nın Rabbine (B işareti kapsamında) iman ettik" dediler.

Ali Bulaç

Bunun üzerine büyücüler, secdeye kapandılar: "Harun'un ve Musa'nın Rabbine iman ettik" dediler.

Ali Özek ve heyeti

(Mûsâ elindeki asasını atıp da âsâ yılan olup sihirbazların yaptıklarını yutunca)sihirbazlar hemen secdeye kapanmışlar ve şöyle demişlerdi:"Harûn ve Musâ'nın Rabbine iman ettik."

Ali Rıza Safa

Sonunda, büyücüler secdeye kapandılar; şöyle dediler: "Harun'un ve Musa'nın Efendisine inandık!"

Bayraktar Bayraklı

Sonunda büyücüler, "Biz Hârûn ve Mûsâ'nın Rabbine inandık" deyip secdeye kapandılar.

Edip Yüksel

Büyücüler, "Harun'un ve Musa'nın Efendisini onayladık" diyerek secdeye kapandılar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Büyücüler, 'Harun'un ve Musa'nın Rabbine inandık,' diyerek secdeye kapandılar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonunda bütün sihirbazlar secdeye kapandılar: "Harun ile Musa'nın Rabbine iman ettik." dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Binnetice bütün sihirbazlar secdeye kapandılar, Harun ile Musanın rabbına iyman ettik dediler

Erhan Aktaş

Bunun üzerine sihirbazlar, secde edenler dipnot 1 olarak atıldılar. Biz: "Harun'un ve Musa'nın Rabb'ine iman ettik." dediler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gerçeği içtenlikle kabul edenler, gerçeğe teslim olanlar.

Gültekin Onan

Bunun üzerine büyücüler secdeye kapandılar: "Harun'un ve Musa'nın rabbine inandık" dediler.

Hasan Basri Çantay

Neticede sihirbazlar secdeye kapandı, "Harun ile Musanın Rabbine iman etdik" dediler.

İbni Kesir

Sonunda sihirbazlar secdeye kapanarak dediler ki: Biz, Musa ve Harun'un Rabbına inandık.

Mehmet Alagaş

(56-76) Kesinlikle ona / firavuna ayetlerimizin hepsini gösterdik yalanladı ve di klendi. Ey Musa! Sihrinle bizi arzımızdan çıkarmaya mı geldin? dedi. Senin sihrinin benzerini biz de getireceğiz. Bizimle sen, aramızda ihtilaf etmeyeceğimiz uygun bir mekânda randevulaşalım. Buluşma günümüz / randevu günümüz insanların toplandığı süs gününün / ziynet gününün kuşluk vakti olsun dedi ve f iravun sırtını döndü gitti , sonrasında tuzak kurgusunu toparlayıp randevuya geldi. Musa onlara dedi ki yazıklar olsun / veyl olsun size, yalanı Alla h'a iftira etmeyin azapla kökünüzü kurutur, kim iftira ederse asla umduğuna ulaşamaz. Aralarında işleri ile ilgili tartıştılar gizli gizli fısıldaştılar. Dediler ki her hâlükârda bu iki sihirbaz, sihirleri ile sizi yerinizden çıkarmak, örnek aldığınız yolunuzu gidermek istiyorlar. Kurduğunuz tuzakları toparlayın sonra saf haline gelin, bugün yüce olan başarıya ulaşır. Dediler ki ey Musa ya sen bırak veya ilk bırakan biz olalım. Tamam siz bırakın dedi. İplerine ve asaları na, sihirleriyle, onlara doğru koştukları hayalini verdi rdiler. Musa kendisinde bir korku hissetti. Biz de ona korkma dedik , sen yücesin. Bırak elindekini, onların tüm ürettiklerini yutacaktır. Onların ürettikleri sadece büyücülerin kurgusal bir tuzağıdır. S ihirbazlar hangi tarafa ulaşırlarsa ulaşsınlar, hiçbir şekilde iflah olmazlar. Sihirbazlar kendilerini secdeye bıraktılar, Harun ve Musa'nın Rabbine iman ettik dediler. Firavun s ize izin vermeden önce iman mı ettiniz dedi ? Kesinlikle o size sihri öğreten büyüğünüzdür. Ellerinizi ve ayaklarınızı çapraz olarak keseceğim hurma direklerinde sizi asarak idam edeceğim. Hangimizin azabı şiddetlidir ve kalıcıdır bileceksiniz. Dediler ki açıklamaların bize gelmesi üzerine, artık seni asla tercih etmeyeceğiz ki O bizi yarattı, neyi gerçekleştireceksen gerçekleştir artık. Muhakkak ki sen bu dünya hayatındakileri gerçekleştirebilirsin. Günahlarımızdan ve bizi zorladığın sihirle alakalı şeylerden dolayı, bizleri bağışlaması amacıyla Rabbimize güvendik / O’na iman ettik, Allah hayırlıdır ve baki olandır. Muhakkak ki suç işlemiş olarak Rabbine gelen kim ise kesinlikle onun için cehennem vardır, içerisinde ne ölür ne de diri kalır. Kim de mümin olarak ve salih amel işlemiş olarak gelirse işte onlara yüce dereceler vardır. Altlarından n ehirler akan ebedi kalınan adn cennetleri , işte bu, arınanların karşılığıdır / cezasıdır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Derken büyücüler secdeye kapandılar. “Hârûn ve Mûsâ ’nın Rabbine iman ettik.” dediler.

Süleyman Ateş

Bunun üzerine büyücüler secdeye kapandılar: "Harun'un ve Musa'nın Rabbine inandık!" dediler.

Süleymaniye Vakfı

(Yaptıklarının yutulduğunu gören) Sihirbazlar bir anda kendilerini secdede buldular. "Bizler Harun'un ve Musa'nın Rabbine inandık." dediler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Büyücüler hemen secdeye kapandılar. Dediler ki "Bizler Harun'un ve Musa'nın Rabbine inandık."

Şaban Britch

Sonunda sihirbazlar secdeye kapanıp: Harun ve Musa’nın Rabbine iman ettik, dediler.

Şaban Piriş

Sonunda sihirbazlar secdeye kapanıp: -Harun ve Musa'nın Rabbine iman ettik, dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Bunun üzerine büyücüler secdelere kapanıp şöyle seslendiler: "Harun'un ve Musa'nın Rabbine inandık!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

There and then fell the necromancers prostrate in adoration and they prostrated their reason to divine revelation and said: "We do recognize Allah, the Creator, of Mussa and Harun".

Abdul Haleem

[So it was, and] the sorcerers threw themselves down in submission. ‘We believe,’ they said, ‘in the Lord of Aaron and Moses.’

Abdullah Yusuf Ali

So the magicians were thrown down to prostration: they said, "We believe in the Lord of Aaron and Moses".

Abul A'la Maududi

Eventually the magicians were impelled to fall down prostrate dipnot 1 and said: "We believe in the Lord of Moses and Aaron." dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    When they saw the power of the staff of Moses (peace be upon him), they involuntarily fell prostrate as if someone had made them do so, because they were convinced that it was a miracle and not a feat of magic.
  2. metne dön, dipnot 2
    This profession of faith by the magicians shows that everyone was aware of the basic object of the encounter. It was not an encounter between the feats of the magicians and those of Prophet Moses (peace be upon him), but it was to decide whether the claim of Prophet Moses (peace be upon him) that he was a Messenger of Allah was true or not. If this staff was actually turned into a dragon, it was by means of a miracle. On the other hand, Pharaoh intended to prove by the feats of his magicians that it was not a miracle but a feat of magic. Incidentally, this also shows that Pharaoh and his magicians and the common people fully understood the distinction between a miracle and a feat of magic. ,That is why when the magicians saw that it was a miracle shown by the power of Allah which had exposed their magic, they did not say that Moses (peace be upon him) was a more skillful magician, but straightway fell prostrate, saying: We believe in the Lord of Aaron and Moses.

Aisha Bewley

The magicians threw themselves down in prostration. They said, ‘We have iman in the Lord of Harun and Musa.’

Al-Hilali & Khan

So the magicians fell down prostrate. They said: "We believe in the Lord of Hârûn (Aaron) and Mûsâ (Moses)."

Ali Quli Qarai

Thereat the magicians fell down prostrating. They said, ‘We have believed in the Lord of Aaron and Moses!’

Amatul Rahman Omar

Then (it so happened that) the sorcerers were instantly made to fall down prostrate. They said, `We believe in the Lord of Aaron and Moses.'

Arthur John Arberry

And the sorcerers cast themselves down prostrating. 'We believe, ' they said, 'in the Lord of Aaron and Moses.'

Bijan Moeinian

The magicians {were so impressed with the truth that they] fell down prostrate and said: "We believe in the Lord of Aaron and Moses. "

E. Henry Palmer

And the magicians were cast down in adoration; said they, 'We believe in the Lord of Aaron and of Moses!'

Edip-Layth

So the magicians went down in prostration. They said, "We acknowledge the Lord of Aaron and Moses."

George Sale

And the magicians, when they saw the miracle which Moses performed, fell down and worshipped, saying, we believe in the Lord of Aaron and of Moses.

Hamid S. Aziz

"Throw what is in your right hand; and it shall devour what they have made. Verily, that which they have made is but a magician's trick; and no magician shall prosper whatever skill he has."

Mahmoud Ghali

Then the sorcerers were (all) cast down constantly prostrating. They said, "We believe in The Lord of Harûn (Aaron) and Mûsa."

Marmaduke Pickthall

Then the wizards were (all) flung down prostrate, crying: We believe in the Lord of Aaron and Moses.

Mohamed Ahmed - Samira

The magicians, (seeing the miracle), fell down in prostration, saying: "We believe in the Lord of Moses and Aaron. "

Muhammad Asad

[And so it happened and down fell the sorcerers, prostrating themselves in adoration, [and] exclaimed: "We have come to believe in the Sustainer of Moses and Aaron!"

Mustafa Khattab

So the magicians fell down in prostration, declaring, "We believe in the Lord of Aaron and Moses."

Progressive Muslims

So the magicians went down in prostration. They said: "We believe in the Lord of Aaron and Moses."

Rashad Khalifa

The magicians fell prostrate, saying, "We believe in the Lord of Aaron and Moses."

Sahih International

So the magicians fell down in prostration. They said, "We have believed in the Lord of Aaron and Moses."

Sam Gerrans

And the sorcerers cast themselves down in submission. They said: “We have believed in the Lord of Aaron and Moses.”

Shabbir Ahmed

Then down fell the debaters prostrating themselves, and exclaimed "We have come to believe in the Lord of Aaron and Moses!"

Syed Vickar Ahamed

So the magicians were laid down to prostration: They said: "We believe in the Lord of Haroon (Aaron) and Musa (Moses). "

Taqi Usmani

So, the magicians were led (by the truth) to fall in prostration. They said, "We have (now) believed in the Lord of Hārūn and Mūsā."

The Monotheist Group

So the magicians went down in prostration. They said: "We believe in the Lord of Aaron and Moses."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 70. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 70. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 70. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩