Diyanet İşleri
Onlar orada ebedi kalacaklardır. Şüphesiz, Allah katında büyük bir mükafat vardır.
Tevbe suresi
Tevbe suresi, 22. ayet. خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا إِنَّ ٱللَّهَ عِندَهُۥٓ أَجْرٌ عَظِيمٌ
ḫâlidîne fîhâ ebedâ. inne-llâhe `indehû ecrun `ażîm.
Onlar orada ebedi kalacaklardır. Şüphesiz, Allah katında büyük bir mükafat vardır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mescidlerin imarı; akrabayı Allah'a tercih etmemek Tevbe 17–24 3
Siz hacılara su dağıtmayı ve Mescid-i Haram'ın bakım ve onarımını, Allah'a ve ahiret gününe iman edip Allah yolunda cihad eden kimse(lerin amelleri) gibi mi tuttunuz? Bunlar Allah katında eşit olmazlar. Allah, zalim topluluğu doğru yola erdirmez.
İman edip hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad eden kimselerin mertebeleri, Allah katında daha üstündür. İşte onlar, başarıya erenlerin ta kendileridir.
Rableri onlara, kendi katından bir rahmet, bir hoşnutluk ve kendilerine içinde tükenmez nimetler bulunan cennetler müjdelemektedir.
Onlar orada ebedi kalacaklardır. Şüphesiz, Allah katında büyük bir mükafat vardır.
Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ederlerse, babalarınızı ve kardeşlerinizi bile dost edinmeyin. İçinizden kim onları dost edinirse, işte onlar, zalimlerin ta kendileridir.
De ki: "Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz bir ticaret ve beğendiğiniz meskenler size Allah'tan, peygamberinden ve O'nun yolunda cihattan daha sevgili ise, artık Allah'ın emri gelinceye kadar bekleyin! Allah, fasık topluluğu doğru yola erdirmez."
Andolsun, Allah birçok yerde ve Huneyn savaşı gününde size yardım etmiştir. Hani, çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, fakat (bu çokluk) size hiçbir yarar sağlamamış, yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti. Nihayet (bozularak) gerisin geriye dönüp kaçmıştınız.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
22. “Onlar orada ebediyen kalacaklardır.” Oradan başka bir yere gitmezler ve yerlerinin değiştirilmesini de istemezler. “Şüphesiz ki Allah katında büyük bir mükâfat vardır.” Bu mükâfatın büyüklüğü, Allah’ın lütfuna kıyasla garipsenmez. Zira dilediği şeyi “Ol!” deyip var eden yüce Zat’a nispetle bu lütuf ve ihsanının büyüklüğü ve güzelliği şaşılacak bir şey değildir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onlar, o cennetlerde, dünyada yapmakta oldukları salih amellerinin karşılığı olarak sonu gelmeyecek şekilde devamlı olarak kalacaklardır. Şüphesiz emirlerini yerine getirip yasakladıklarından sakınan ve dini Allah Teâlâ'ya halis kılan kimselerin Yüce Allah katındaki mükâfatları çok büyüktür.
Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
İşte onların mükafatı Rab'leri tarafından bağışlanma ve içinden ırmaklar akan cennetlerdir ki orada ebedi kalacaklardır. (Allah yolunda) çalışanların…
Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
İman edip salih amel işleyenler var ya, onları içinden ırmaklar akan ve içinde ebedi kalacakları cennet köşklerine yerleştireceğiz. Çalışanların…
Aynı kök: ابد (28 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
İman edip salih ameller işleyenleri ise, içinden ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacakları cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz eşler vardır.…
Aynı kök: ابد (28 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
İman edip salih ameller işleyenleri de ebedi olarak kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur.…
Aynı kök: ابد (28 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
(Allah onları) ancak içinde ebedi kalacakları cehennemin yoluna iletir. Bu ise Allah'a çok kolaydır.
Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…
Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir
Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve…
Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir
Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlar orada ebedî kalacaklardır. Şüphesiz ki büyük ödül yalnızca Allah'ın katındadır.
Onlar orada ebedi kalacaklar; çünkü, katında yüce ödül(ler) bulunan yalnızca Allah'tır.
İçlerinde ebediyyen yerleşip kalacakları (bahçelerle). Demek ki, katında en büyük ödülü koyan Allahtır!
Onlar orada sonsuza dek kalırlar. . . Allah ki, çok büyük mükafat O'nun indindedir!
Onda ebedi kalıcıdırlar. Şüphesiz Allah, büyük mükafaat katında olandır.
Onlar orada ebedî kalacaklardır. Şüphesiz ki Allah katında büyük mükâfat vardır.
Sürekli orada kalacaklardır. Kuşkusuz, büyük ödül, Allah'ın katındadır.
Onlar orada süreli kalacaklardır. Şüphesiz en büyük ödül, Allah katında olandır.
Orada ebedî kalıcılar. Büyük ödül ALLAH katındadır.
Orada ebedi kalıcılar. Büyük ödül ALLAH katındadır.
Sonsuza dek sürekli kalacaklar onlar orada; çünkü en büyük mükafat ancak Allah katındadır.
Ebedi kalmak üzere orada onlar, çünkü Allah, onun yanındadır ancak azim bir ecir
Onlar, orada sürekli kalıcıdırlar. Kuşkusuz büyük ödül Allah'ın katındadır.
Onlar, orada sürekli kalıcıdırlar. Kuşkusuz büyük ödül Allah katındadır.
Onlar, orada sürekli kalıcıdırlar. Kuşkusuz büyük ödül Allah katındadır.
Onda ebedi kalıcıdırlar. Şüphesiz Tanrı, büyük mükafaat katında olandır.
Onlar orada ebedi ve sermedi kalıcıdırlar. Çünkü Allah katında büyük ecir (ve mükafatlar) vardır muhakkak.
Orada temelli kalıcıdırlar. Muhakkak ki Allah katında büyük mükafat vardır.
(17-22) Müşriklerin, hele de kendilerinin kafir olduklarına şahit olanların, mescitleri imar etmeleri olacak şey değildir, işte onların amelleri boşa gitmiştir, onlar ateşte kalıcıdırlar , Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a iman edenler, ahirete iman edenler, namazı kalkıp kılanlar ve zekât verenler imar ederler, ancak Allah’tan tedirgin olun , umulur ki onlar , yola iletilenlerdirler. Hac da su dağıtmayı, Mescid-i Haram’ı imar etmeyi Allah’a ve ahiret gününe iman edip te Allah yolunda cihat eden kimse gibi mi yaptın ız? Bunlar Allah yanında aynı seviyede değildirler, Allah zalim topluluğu yola iletmez (önce zulmetmeyi bırakacaksın) İman edenler hicret edenler ve Allah yolunda mallarıyla canlarıyla ceht gösterenlerin Allah’ın yanında ki dereceleri daha büyüktür, işte onlar başarıya ulaşanlardır. Rableri olan Allah, onları, katından bir rahmet ve hoşnutluk ile ve de içinde daimî nimet olan cennetler ile müjdeler, orada ebedi kalıcıdırlar, muhakkak ki Allah’ın yanındaki ödül / ecir daha büyüktür.
İçlerinde ebedî ve sürekli kalacaklar. Doğrusu Allah katında büyük mükâfat vardır.
Orada ebedi kalacaklardır. Şüphesiz büyük mükafat Allah katındandır!
Onlar orada ölümsüz olarak sonsuza dek kalacaklardır dipnot 1 . Şüphesiz büyük ödül Allah katındadır.
Bunlar ölümsüz olarak hep orada kalacaklardır. Çünkü Allah katındaki ödül büyüktür.
İçlerinde ebedi ve sürekli kalacaklar. Doğrusu Allah katında büyük mükâfat vardır.
(21-22) Rab'leri onlara katından bir rahmet, hoşnutluk ve içinde tükenmez nimetler bulunan, içlerinde ebedi ve sürekli kalacakları cennetleri müjdeler! Doğrusu büyük mükafat Allah katındadır.
Onlara orada sonsuza dek kalacaklardır. Hiç kuşkusuz, Allah'ın katında büyük bir ödül daha vardır.
Their stay, in terms of state, is that of bliss, and in terms of time, is that vast; forever, and in heaven's realm does Allah have excellent rewards.
and where they will remain for ever: truly, there is a tremendous reward with God.
They will dwell therein for ever. Verily in Allah's presence is a reward, the greatest (of all).
[9:22] Therein they shall abide forever. Surely with Allah a mighty reward awaits them.
remaining in them timelessly, for ever and ever. Truly there is an immense reward with Allah.
They will dwell therein forever. Verily, with Allâh is a great reward.
to remain in them forever. With Allah indeed is a great reward.
They shall abide therein for ever and ever. Indeed Allâh is He with Whom there awaits a great reward (for them).
therein to dwell forever and ever; surely with God is a mighty wage.
They will stay in the Paradise for ever. Yes; with God there is a great reward.
to dwell therein for aye! Verily, God, with Him is mighty here.
They will abide in it eternally. God has a great reward.
they shall continue therein for ever: For with God is a great reward.
There they shall abide forever. Verily, Allah, with Him is mighty reward.
Eternally therein (abiding) forever; surely in the Providence of Allah is a magnificent reward. .
There they will abide for ever. Lo! with Allah there is immense reward.
Which they will enjoy for ever. Indeed God has greater rewards with Him.
therein to abide beyond the count of time. Verily, with God is a mighty reward!
to stay there for ever and ever. Surely with Allah is a great reward.
They will abide in it eternally. God has a great reward.
Eternally they abide therein. GOD possesses a great recompense.
[They will be] abiding therein forever. Indeed, Allah has with Him a great reward.
They abiding eternally therein forever; with God is a great reward.
They will live there forever. Verily, with Allah is immense Reward.
They will live in there forever. Surely, in Allah’s Presence is reward, the greatest (reward of all).
where they shall dwell forever. Surely, it is Allah with whom lies a great reward.
Abiding therein eternally. With God there is a great reward.